SON DAKİKA

logo

Elmalı Büyüksöğle Mah. de 11625 m2 tarla icradan satılıktır

Elmalı İcra Dairesince Elmalı ilçesi Büyüksöğle Mahallesi Yenikuyu mevkinde konumlu 902 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı itibariyle tarla vasfındaki 11.625 m2 ölçümündeki tarla açık artırma suretiyle satılacaktır.

Basın İlan Kurumu’nun ilan portalı ilan.gov.tr’de yer alan ilana göre satış 18.05.2021 tarihinde 10:00 - 10:05 saatleri arasında Elmalı belediye başkanlığı binası en üst kat(4.kat) ihale salonu adresinde yapılacak. Detaylar için TIKLAYINIZ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.03.11 07:46:50
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






BAŞKAN BAHAR: GIDA ENFLASYONUNA ÖNLEM ALINMALI

Nisan ayı enflasyon oranlarını değerlendiren ATSO Başkanı Ali Bahar, “Tüketici fiyatında yıllık enflasyon yüzde 43.68 olurken, fiyatı en çok artan ürün kuzu eti oldu” dedi. 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) nisan ayında, aylık bazda yüzde 2.39, yıllık bazda yüzde 43.68 artış gösterdiğini açıkladı. Yıllık enflasyonun ise yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 52.11 olduğu belirtildi. Nisan ayı enflasyon oranlarına göre fiyatı en çok artan ürünün kuzu eti olduğuna dikkati çeken Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Ali Bahar, “Madde bazında fiyatı en çok artan gıda ürünü yüzde 21.47 ile kuzu eti oldu. Özellikle kırmızı ve beyaz et fiyatlarındaki artış gıda enflasyonunda belirleyici olmuştur” diye konuştu.

GIDADA GÜVENCE SORUNU
Gıda enflasyonunun vatandaşın yaşam kalitesini düşürdüğüne işaret eden Başkan Bahar, “Bu ülkemize özgü bir gıda güvencesi sorununa dönüşmeye başlamıştır. Yapılan kamuoyu araştırmaları, vatandaşın öğün sayısını düşürürken, yüzde 62’sinin de et tüketimini azalttığını ortaya koymuştur” dedi. Tarımsal girdi maliyetlerinin artışı ve TL’nin değer kaybetmesinin gıda enflasyonunda önemli bir rol oynadığına dikkati çeken Başkan Bahar, “Güncel kuraklık ve iklim değişikliği sorunları eğer önlem alınmaz ise “gıda enflasyonu” ve “gıda güvencesi” sorunlarını daha da şiddetlendirecektir. Tarımsal gıda piyasalarında uzun vadeli, üretim planlaması, verimlilik artışı, etkin destek politikasını içeren yapısal politikalara ihtiyaç vardır” diye konuştu.

EN YÜKSEK AYLIK ARTIŞ HABERLEŞME GRUBUNDA
TÜFE ve aylık harcama grupları itibariyle en yüksek artışın yüzde 5.93 ile haberleşmede olduğunu dile getiren Başkan Ali Bahar, “Yıllık bazda en yüksek artış yüzde 66.62 ile sağlık, yüzde 66.41 ile lokanta ve otel harcama gruplarında olduğu görülmüştür. Ayrıca TÜİK’in TÜFE verilerine göre yıllık enflasyon gıdada yüzde 53.92, eğitimde yüzde 44,07, konutta yüzde 43,18 ve giyimde yüzde 13,82 düzeyinde gerçekleşmiştir” dedi. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi’nin (Yİ-ÜFE) nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 0,8 artış gösterdiğini belirten Başkan Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü; “Yıllık yüzde 52.11 düzeyinde gerçekleşmiştir. Yıllık ÜFE içeceklerde yüzde 113,06, ecza ürünlerinde yüzde 93,61, gıda ürünlerinde yüzde 72,19 düzeyinde olurken, yıllık enerji fiyatlarında ise artış hızında gerileme görülmüştür. Bunun nedeni aralık 2022’den itibaren küresel enerji fiyatlarında yaşanan aşağı yönlü trend ve yurtiçinde elektrik ve doğal gaz fiyatlarına yapılan indirimlerdir.”

ENFLASYON GERİLEMEYE DEVAM ETSE DE BASKI SÜRÜYOR 
Döviz kurlarının son 6 aylık dönemdeki yatay seyri, küresel enerji ve emtia fiyatlarındaki düşüşün enflasyonun hızını yavaşlattığını kaydeden Başkan Bahar, “Enflasyon mart ayında olduğu gibi baz etkisine bağlı olarak gerilemesini sürdürse de yıllık ortalama enflasyonun cari hızı TÜFE’de yüzde 65-70, ÜFE’de yüzde 120 bandında seyretmiştir. Ancak mevcut dış ticaret açığı yanı sıra enflasyonun temel belirleyicilerinden olan ithal hammadde fiyatları USD bazında tüm dünyada düşmesine rağmen ülkemizde TL bazında artışı enflasyonla mücadeleyi güçleştirmektedir. Bunun yanı sıra ABD’de FED’in sert faiz artışı politikası da uluslararası sermaye akımlarını etkilediğinden Türkiye’de Merkez Bankası’nın hem fiyat ve hem de döviz kuru istikrarına yönelik politikaları üzerinde baskı yaratmaktadır” dedi. 

GELİR- YAŞAM MAKASI AÇILIYOR
Yüksek enflasyonun gelir-yaşam maliyeti makasını daha da açtığını dile getiren Başkan Bahar, “TÜİK’in açıkladığı gıda, eğitim, sağlık ve konut gruplarındaki fiyat artışları özellikle alt ve orta gelirli ailelerin harcamaları içinde ağırlıklı alanları oluşturduğundan bu grupta yer alan vatandaşların hayat pahalılığını yoğun bir şekilde hissetmelerine neden olmaktadır.  Türkiye’de yüksek enflasyon bir yandan döviz girişini zora sokarken diğer yandan vatandaşı döviz alımına yönlendirerek dolarizasyonu beslemektedir. Bu durum da kurların daha da yükselmesine ve sonuçta tekrar enflasyona neden olmaktadır” diye konuştu. Enflasyonla kalıcı mücadelenin önemini vurgulayan Başkan Bahar, “Hükümetin başlattığı enerji fiyatlarında indirim uygulamasının devam etmesi, temel girdi fiyatlarının düşüşü ve döviz kurunun da makul seviyelere gerilemesi ve cari açık seviyesinin gerilemesi enflasyon ile mücadele için önem arz etmektedir. Ancak yüksek cari açık, döviz işlemlerindeki devam eden kısıtlamalar ve piyasada döviz kurunun yükseleceğine dair güçlü beklentiler enflasyon ataletinin kırılmasını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle toplumda enflasyonun düşeceğine dair olumlu beklenti ortamının oluşturulmasına ve reel sektöre döviz ihtiyacının karşılanması bu mücadelenin önemli bir parçasıdır” dedi. 

-BLD.BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.05 11:21:49
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya'da çam fıstığı yetişiyor mu?

Antalya Özlü, Beldibi, Göynük köyleriyle Serik ilçesi Kumköy dolaylarında 1000 hektarı özel mülkiyete ait olmak üzere 3.000 hektar kadar fıstık çamı ormanı var.
Dolmadan, pilava, helvadan, türlü türlü tatlılara kadar mutfağımızdaki pek çok lezzetin ortak noktası olan çam fıstığı, mutfaktaki rolünün yanı sıra tıbbi ve ekonomik açıdan da oldukça önemli bir değere sahip.
Çam fıstığı gerek iç, gerekse dış piyasalarda yüksek ekonomik değeri olan ve üretildiği bölgelerde yarattığı katma değerle dünyada önemli bir odun dışı orman ürünüdür. Dünyada yirmiden fazla çam türünün fıstığı yenilebilmekte olup  dünya ticaretinde yeri bulunmakta.
Fıstık çamı ülkemizde Akdeniz havzasında ılıman iklime ve deniz kenarına bağlı olarak 860 metre rakıma kadar yükselmekte ve denizden 70 km  içerilere kadar Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde yayılış göstermektedir. En çok üretim yapılan ilk beş Orman Bölge Müdürlüğü olarak ise  Balıkesir, İzmir, Bursa , Adana, Muğla Orman Bölge Müdürlükleri yer almaktadır.
Fıstık Çamı hasadı ise meşakkatli bir süreçten geçmekte. Metrelerce yükseklikte bulunan kozalaklar ağaçlardan toplanıyor, toplanan kozalaklardan çam fıstıkları çıkarılıyor, çıkarıldıktan sonra kabuk kırma makinelerinde kırılmakta ve pazara ulaşmakta. Uzun ve meşakkatli bu süreç ise çam fıstığının değerini oldukça arttırmakta. Fıstık Çamı yayılışının yoğun olduğu bölgelerde orman köylümüzün geçim kaynağı oluyor, orman köylüsünün yüzünü güldürüyor.
​Türkiye'de çam fıstığı üreticisi ürününü kooperatiflere, toptancılara, fabrikalara pazarlamaktadır. Üretimin bir kısmı iç pazarlarda değerlendirilirken, üretilen çam fıstığının %85'i ihraç edilmektedir. 
En önemli üretici konumunda olan Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre yapılan envanter çalışmaları sonucunda 84.809  hektar alanda 27.880 ton faydalanılabilir çam fıstığı bulunmakta. 2023 yılı içerisinde 1.141 ton çam fıstığı üretimi gerçekleşmiştir. 
TÜİK verilerine göre çam fıstığının son 3 yıldaki ihracat miktarları incelendiğinde ortalama 565 ton çam fıstığı ihracatına karşılık 33.107.813 dolar ülke ekonomisine döviz girdisi sağlandı.
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.09 10:30:10
Son Düzenlenme Tarihi :