Finike İlçesi Umumi Hıfzıssıhha Kurulu, Arif Mahallesi Aykırıçay mevkiinde karayolları kenarında bulunan işletmelerin 14 (ondört) gün süre ile kapatılarak karantina altına alınmasına karar verirken, mola yeri de araç girişine kapatıldı
Elmalı-Finike karayolu üzerinde bulunan, Elmalı’dan Finike’ye giden ya da Finike’den Elmalı’ya gelen vatandaşların kimi zaman balıkçı lokantalarında durup alabalık yedikleri, kimi zaman ise mola yerinde durup meyvalarını aldıkları, su-çay içtip, gözleme yeri olan Arif Mahallesi Aykırıçay mevkiindeki mola yeri ile karayolu kenarında bulunan işletmeler 7 Ağustos tarihi itibarityle 14 gün süreyle karantinaya alındılar.
Konu ile ilgili Finike İlçesi Umumi Hıfzıssıhha Kurulu’nun açıklaması şöyle:
“İlçemiz Umumi Hıfzıssıhha Kurulu’nca Arif Mahallesi Aykırıçay mevkiinde 2 Covit-19 pozitifli hastanın hastaneye yatışı sağlanmış olup 22 temaslı vatandaşlarımız filyasyona alınmış ve takipleri yapılmaktadır. Bu doğrultuda vaka kaynağı olarak görülen Aykırıçay mevkiinde karayolları kenarında bulunan işletmeler hakkında gerekli kararların alınması istenmiş;
Kurulumuzca yapılan görüşme sonucunda;
İlçemiz Arif Mahallesi Aykırıçay mevkiinde karayolları kenarında bulunan işletmelerin 14
(ondört) gün süre ile kapatılarak karantina altına alınması;
Karantinaya alınan bu yerin dezenfeksiyonu ve temizliğinin Büyük Şehir Belediyesi ASAT birimince yapılması;
Karantinaya alınan bölgenin güvenliğinin İlçe Jandarma Komutanlığınca alınmasına; İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulumuzca, 07.08.2020 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.
Alev alev yanan tarihi ev mahalleliyi sokağa döktü
Antalya’nın Kaleiçi bölgesinde kullanılmayan tarihi kerpiç ev alev alev yandı, bitişikteki ev sahibi kadın büyük korku yaşadı.
Yangın, saat 14. sırasında Kaleiçi Haşim İşcan Mahallesi Arık Caddesi üzerinde kullanılmayan tarihi bir yapıda çıktı. Koruma altındaki kerpiç yapıdan alevlerin yükseld..
Antalya’nın Kaleiçi bölgesinde kullanılmayan tarihi kerpiç ev alev alev yandı, bitişikteki ev sahibi kadın büyük korku yaşadı.
Yangın, saat 14. sırasında Kaleiçi Haşim İşcan Mahallesi Arık Caddesi üzerinde kullanılmayan tarihi bir yapıda çıktı. Koruma altındaki kerpiç yapıdan alevlerin yükseldiğini gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla bölgeye itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Havanın sıcak yapının ahşap olması nedeniyle alevler kısa sürede binayı sardı. Ekiplerin zamanında müdahalesiyle yangın bitişikteki sağlam yapıya sıçramadan kontrol altına alındı. Bir vatandaşın ise kendi imkanlarıyla çeşme hortumu ile yangına müdahale ettiği görüldü. Çevredeki vatandaşlar da yangını endişeli gözlerle izledi. Korkuyla dışarı çıkan bitişikteki evin sahibi kadın büyük panik yaşadı. Söndürme çalışmasının ardından itfaiye yaklaşık bir saate yakın soğutma çalışması yaptı. Yapıda satılık yazısının yanı sıra, çok sayıda duvar yazısının yazıldığı görüldü.
"Yan komşular korku yaşadı"
Yangını gören Şenol Hakal, “Biraz önce damdan gördük yangını. Hemen itfaiyeyi aradık. Müdahale ettiler. Şu an yangın sönmüş durumda. Boş bir tarihi binaydı. Giren çıkanın belli olmadığı bir yerdi. Yan komşular büyük korku yaşadılar, hemen evden çıktılar” dedi.
"Oturup ağlayacağız"
Haşim İşcan Mahalle Muhtarı Halil Ay ise, bir ay içinde ikinci tarihi yapının yandığını belirterek, “Herkes panik halinde. Her pazar bu tür hadiseleri yaşıyoruz. Biz bıktık artık, bundan sonra sanırım nöbete geçeceğiz. Bir tarihi ev daha yok oldu. Yaka yaka bitiremediler ama bizi bitirdiler. Üzülüyoruz, oturup ağlayacağız. Buradaki evlerin çoğu sit alanında ve koruma altındadır. Burası metruktu, yan binaya sıçrasaydı yangın 4 yapıyı da yakardı. İnsanlarımız mahallemizden korkar hale geldi. Kimse sesimizi duymuyor, üzülüyoruz. Ne yapılacaksa yapılsın bir an önce” diye konuştu.
Yangın, saat 14. sırasında Kaleiçi Haşim İşcan Mahallesi Arık Caddesi üzerinde kullanılmayan tarihi bir yapıda çıktı. Koruma altındaki kerpiç yapıdan alevlerin yükseldiğini gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla bölgeye itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Havanın sıcak yapının ahşap olması nedeniyle alevler kısa sürede binayı sardı. Ekiplerin zamanında müdahalesiyle yangın bitişikteki sağlam yapıya sıçramadan kontrol altına alındı. Bir vatandaşın ise kendi imkanlarıyla çeşme hortumu ile yangına müdahale ettiği görüldü. Çevredeki vatandaşlar da yangını endişeli gözlerle izledi. Korkuyla dışarı çıkan bitişikteki evin sahibi kadın büyük panik yaşadı. Söndürme çalışmasının ardından itfaiye yaklaşık bir saate yakın soğutma çalışması yaptı. Yapıda satılık yazısının yanı sıra, çok sayıda duvar yazısının yazıldığı görüldü.
"Yan komşular korku yaşadı"
Yangını gören Şenol Hakal, “Biraz önce damdan gördük yangını. Hemen itfaiyeyi aradık. Müdahale ettiler. Şu an yangın sönmüş durumda. Boş bir tarihi binaydı. Giren çıkanın belli olmadığı bir yerdi. Yan komşular büyük korku yaşadılar, hemen evden çıktılar” dedi.
"Oturup ağlayacağız"
Haşim İşcan Mahalle Muhtarı Halil Ay ise, bir ay içinde ikinci tarihi yapının yandığını belirterek, “Herkes panik halinde. Her pazar bu tür hadiseleri yaşıyoruz. Biz bıktık artık, bundan sonra sanırım nöbete geçeceğiz. Bir tarihi ev daha yok oldu. Yaka yaka bitiremediler ama bizi bitirdiler. Üzülüyoruz, oturup ağlayacağız. Buradaki evlerin çoğu sit alanında ve koruma altındadır. Burası metruktu, yan binaya sıçrasaydı yangın 4 yapıyı da yakardı. İnsanlarımız mahallemizden korkar hale geldi. Kimse sesimizi duymuyor, üzülüyoruz. Ne yapılacaksa yapılsın bir an önce” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.13 17:22:09
Son Düzenlenme Tarihi :
Lösemili çocuklar bayramı erken kutladı
ANTALYA (İHA) - Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaşayan lösemili çocuklar ve aileleri, gönüllü anneleri 3 kez kanseri yenen 2 çocuk annesi Çiçek Akçay sayesinde Ramazan Bayramını 1 gün önce kutladılar. Akçay, lösemili çocukları pamuk şekeriyle karşılarken, onlarla birlikte pasta kesip hediyeler dağıttı.
Manavgat'ta yaşayan ve 3 kez kanseri yenen 2 çocuk annesi Çiçek Akçay Lösemi konusunda farkındalık oluşturmak ve gönüllü anneleri olarak lösemili çocuklara moral desteği olmaya devam ediyor.
Ramazan ayı boyunca ‘Yoksul bir aileye dokunmak hasta bir çocuğun yanında olabilmek ibadetlerin en güzelidir’ düsturundan yola çıkarak Manavgat’ta yaşayan ve ekonomik olarak zor durumda olan kanser hastalarına yardımseverlerin destekleriyle gıda paketleri ulaştıran Çiçek Akçay, yine Manavgat’ta yaşayan Lösemili çocuklara moral hedefli bayram kutlaması düzenledi.
Lösemili çocuklar, gönüllü annelerinin organizasyonuyla Ramazan Bayramını bir gün önce kutlamaya başladı. Hisar Caddesinde bulunan bir kafede düzenlenen etkinliğe lösemili çocuklar aileleriyle birlikte katıldı.
“Hastane süreci mutlaka zorluydu”
Lösemili çocuklar ve ailelerine hitaben bir konuşma yapan Akçay, gözlerinin yaşardığı konuşmasını şöyle sürdürdü “Benim hikayem, sizlerin hikayesiyle beraber kendim olmayı başardıktan sonra aslında hayat buldu. Kendim de kanseri yenmiş olmanın verdiği onur ve gururla, gururdan kastım insan olmayı başarabilmeye gayret göstermem. Yoksa sizleri fark etmem dışında diğer insanlardan beni farklı kılan hiçbir şey yok. Hastane süreci mutlaka zorluydu. Ama evlatlarıma her dokunduğumda her tutunduğumda iyileştiğimi gördüm. Zenginiyle, orta gelirlisiyle, hastanede zorluk çeken, ulaşımda zorluk çekenlerle bir türlü derdini anlatamayan insanlarla bir araya geldiğimde tek istekleri, farkında olunup fark edilmek. Yani bizde varız” dedi.
“Teslimiyetten sonra her şey mutlaka ama mutlaka oluyor”
Tedavi sürecinde yaşadıklarını anlatan Akçay, “Parka gittiğimde 4 yıl önce anne-babalar ‘Çiçek hanım ne olur bize öyle bakmasınlar. Çocuğum hasta olduğu için maske takmak zorundayız. Ama bize öyle bakıyorlar ki anlatamam’ diyorlardı. Bu en büyük sıkıntılarımızdan bir tanesiydi. Allah her birimizi öyle bir sınavdan geçirdi ki, pandemi ile yüzleşirken o maskeleri herkes takmak zorunda kaldı. Görüyorum ki hiç yaşamaz denilen ama yaşamlarını sürdüren çok güzel evlatlarım ya da büyüklerim var benim. Aslında her şey inanmak ve teslimiyet. Teslimiyetten sonra her şey mutlaka ama mutlaka oluyor. Ben her farkındalıkta ne diyorum; önce inanacağız, teslim olacağız ve umut edeceğiz. Çünkü sizler umudun goncasısınız. Sizler yaşadığınız sürece, dünyada güzellikler ve iyilikler artacak” dedi.
“Ben nefes aldıkça sizlerin büyüdüğünü göreceğim”
Akçay konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Biz tek iyi olmayacağız, hepimiz iyiysek iyi olacağız. Birimizin iyi olması veya birimizin güzel günler görmesi gibi bir dilek olamaz. Hep birlikte iyileşeceğiz ve hep birlikte güzel günler göreceğiz. İyileşecek ve iyileştireceksiniz. Sizler iyileştikçe ben nefes alacağım. Ben nefes aldıkça sizlerin büyüdüğünü göreceğim, benim hayatıma girdiğinizde birçoğunuz daha bebektiniz. Evlatlarımın büyük bölümü bugün burada çeşitli nedenlerle yok ama hepsi çok iyi olacak. Hayatımdan hiç çıkmamanız dileğiyle sizleri çok seviyorum. Ben ne bir derneğe, ne bir siyasi bünyeye bağlı birisi olmayıp, gönüllü anneliği 2 evladıyla tadan, ama anneliğin gerçekten doğurmak mı emek etmek mi, sevmekten mi ibaret olduğunu görüp yaşayan tek insan olabilirim. Belki benden bir sürü insan vardır ama ben sizlerle olduğum için onur duyuyorum.”
Akçay’ın konuşmasının ardından hep birlikte kesilen pasta ve hediyeler çocukları oldukça mutlu etti.

