SON DAKİKA

logo

MHP Elmalı İlçe Kongresi 26 Eylül’de

MHP An­tal­ya İl Baş­ka­nı Hilmi Dur­gun, ilçe kong­re­le­ri­nin alı­nan ku­ral­lar doğ­rul­tu­sun­da 5 Eylül Cu­mar­te­si günü Mu­rat­pa­şa’dan baş­la­ya­ca­ğı­nı be­lir­te­rek, “Kong­re­le­ri­mi­zi 27 Eylül’de Ga­zi­pa­şa’da son­lan­dı­ra­ca­ğız” dedi.

MHP’nin ilçe kong­re tak­vi­mi şu şe­kil­de: “5 Eylül Cu­mar­te­si günü Mu­rat­pa­şa - Kon­ya­al­tı, 6 Eylül Pazar günü Ke­pez-Ke­mer, 9 Eylül Çar­şam­ba günü Ak­se­ki-Gün­doğ­muş, 12 Eylül Cu­mar­te­si günü Kaş-Dem­re, 13 Eylül Pazar günü Kum­lu­ca-Fi­ni­ke, 19 Eylül Cu­mar­te­si günü Ak­su-Dö­şe­me­al­tı, 20 Eylül Pazar günü Ma­nav­gat-Se­rik, 26 Eylül Cu­mar­te­si günü Kor­ku­te­li-El­ma­lı, 27 Eylül Pazar günü Alan­ya-Ga­zi­pa­şa” 
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.08.21 07:30:05
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Yaşlı ve kimsesizler için de huzur şehri Antalya

Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalya’nın bir huzur şehri olması konusunda önemli hizmetler gerçekleştiriyor. Yaşlı lokali, yaşlı bakım merkezi, Alzheimer hasta merkezi, hasta yakınları merkezi, huzur evi projeleri ile kimsenin çaresiz hissetmemesini sağlayan Başkan Türel, daha fazlasını yapmak için çalışıyor.

    Tam bir Antalya aşığı olan Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, 2004-2009 ve 2014’ten bu yana görevde bulunduğu süre içerisinde halkın daha rahat, daha huzurlu bir yaşam sürmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Vizyon projeleri ile Antalya’nın bir dünya kenti olması yönünde önemli hizmetler gerçekleştiren Başkan Türel,  kültür, sanat, eğitim, sağlık ve sosyal projeleri ile halkın her ihtiyacına cevap veriyor… Antalya’nın engelli, spor, kadın, eğitim, sağlık şehri olması yönünde önemli hedefler koyan ve bu hedeflerini yaptığı hizmetlerle gerçekleştirmeyi başaran Başkan Türel ‘Huzur şehri Antalya’  hedefi ile de yüzleri güldürüyor.

Huzurevi huzur veriyor

    “Huzurun şehri Antalya” hedefleri kapsamında hizmet veren Halil Akyüz Huzurevi, 60 yaş üzeri bedensel ihtiyaçlarını karşılayabilen, akıl ve ruh sağlığı yerinde, geçim sıkıntısı yaşayan, korunmaya muhtaç durumdaki bireyleri ağırlıyor. Huzurevinde ‘Belediyeniz ailenizin bir ferdidir’ anlayışı ile hizmet veriliyor.

Kimse minnet etmeyecek

    Antalya’da hiç kimse kendisini kimsesiz ve çaresiz hissetmesin diye, yatalak hastalar için palyatif bakım merkezi kuran, yaşlı bireyler için tazelenme üniversitesini desteklemeye başlayan Büyükşehir Belediyesi aynı zamanda parkinson okuluna da destek veriyor. Her fırsatta ‘Yaşlılarımızın yalnız, bakıma muhtaç kalmasına izin vermeyeceğiz. Antalya’da kimse minnet etmeyecek’  ifadelerini kullanan Başkan Türel’in büyük önem verdiği Mavi Ev projesi de huzurun şehrine örnek hizmetlerden.

Ücretsiz hizmet

    Alzheimer hastalarının günlük aktivitelerini geliştirebileceği aktif yaşam sürdürmelerini, var olan rezervlerinin korunmasını sağlayan ve hasta yakınlarının bilgi alışverişinde bulunabilmelerine imkân veren Mavi Ev’de sağlık hizmeti, önleyici ve aktifleştirici bakım modeli, ergoterapi, demans mobil servis hizmeti, hasta yakınlarına psiko-sosyal destek hizmetleri ücretsiz veriliyor.

Hobi Bahçesi nefes aldırıyor

    Emekli bireylerin de Antalya’da huzurla yaşaması için yapılan hizmetlerin başında gelen ‘Hobi Bahçesi ‘ projesi ‘Ben köyümü özledim, ama gidemiyorum’ diyenlerin ikinci evi oldu. Emekli bireylerin şehirden topraktan kopmaması amacıyla kurulan hobi bahçelerinde emekli vatandaşlar huzurla sebzesini yetiştiriyor, sporunu yapıyor, güneşini alıyor, komşularıyla yardımlaşıp, torunlarının yüzme havuzunda ve oyun parklarında eğlenmesini izliyor. Hobi bahçesi yoğun kent yaşamının içerisinde nefes aldıran bir mekân olarak dikkat çekiyor.

Emekli indirim kartı

    Öte yandan Huzur Şehri Antalya kapsamında yine emekli bireyler için ulaşımda indirim kartı imkânı getirildi.Emekli indirim kartı Türkiye’de bir tek Antalya’da var. Antalyalı emekliler başvurmaları durumunda emekli indirim kartı ile tüm ulaşım hizmetlerinden indirimli faydalanıyor.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2018.08.03 16:05:43
Son Düzenlenme Tarihi :





Yukarı Pazar bugünkü atıl halinden kurtarılmalı, bölgeye ve ilçeye kazandırılmalı

Yukarı Pazar bugünkü atıl halinden kurtarılmalı, bölgeye ve ilçeye kazandırılmalı

Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk ile aramızda buz gibi bir hava esiyor. Ekim ayı meclis toplantısında meclis salonundaki kamerayı kapattırıp üzerime yürümesi ve ardı sıra hakaretleri sıralaması elbette şahsım tarafından ne o makamda olduğu sürece, ne de sonrasında unutulmayacak. 
Elbette o’nun o hal ve davranışı beni ne bir adım geri attırır, ne de bir adım ona yaklaştırır. 
Ekim ayı meclis toplantısında yaşanılanlardan sonra birçok kişi, “Kasım Meclis toplantısına gidecek misin ?” sorusunu yöneltti.  39 yıllık gazetecilik  hayatımda korkarak geri adım attığım hiç olmamıştır. Nitekim, Kasım ayı meclis toplantısında da izleyenler arasındaydım. Elbette buradan gerek telefonla arayarak, gerekse salona kadar gelip bana destek olan özellikle siyasi partilerin ilçe başkanlarına (İYİ Parti hariç)  teşekkür ederim. 
Ekim ayı meclis toplantısında mevcut başkanla yaşanılanlardan “ Bak bakalım bundan sonra”  diye başladığı cümleden sonra “bakalım ne olacak” diye beklerken,  Yukarı Pazar’da kiracısı olduğum dükkanların boşaltılması ile ilgili resmi bir yazı zabıta marifetiyle tarafıma gönderildi.  
Sözkonusu yazıda  Antalya Valiliği ile birlikte ortak bir projeden bahsediliyor, ama projenin ne olduğu ve ne zaman başlayacağı konusunda bilgi verilmiyordu. 
Bunun üzerine Belediye Başkanlığı makamına bir yazı yazarak, 
Mülkiyeti belediyenize ait 10024 ve 10025 müfredat nolu dükkanların kiracıyım. Belediyeniz ve Antalya Valiliği’nce yürütülecek ortak bir proje kapsamında kiracısı olduğum dükkanların belediyeniz tarafından kullanılacağından dolayı 31 Aralık 2019  tarihi itibariyle boşaltarak tarafınıza teslim etmem  14 Ekim 2019 tarih  8017056-756.2-E.4326  sayılı yazı ile tarafıma bildirildi.
Öncelikle  gerek pazar içindeki dükkanların, gerekse Hal ve Demircilik Caddesine bakan dükkanların bulundukları atıl durumdan kurtarılması konusunda burada bölgeye ticari bir hareketlilik kazandıracak bir projenin uygulanmasını ben de savunuyorum ve zaman zamanda gazetemdeki köşe yazılarımda ve haberlerde bu konuyu gündemde tutuyorum.
Ancak, ortada daha henüz bir protokol yokken, nasıl bir proje uygulanacağı bilinmezken ve üstelik projenin ne zaman başlayacağı konusunda kesin bir tarih olmamasına rağmen  Yukarı Pazar’da  sadece benim büromun açık olup, diğer tüm işyerlerinin depo olarak kullanılması ya da boş olmaları dikkate alınmadan, hatta tuvalet sırasındaki içleri yosun tutmuş, kapıları-pencereleri kırık dükkanların bile tadilat yapılıp ilgili yazıda belirttiğiniz gibi belediyeniz tarafından kullanılması düşünülmeden açık tek büronun da belediyeniz tarafından kullanılacağı gerekçesiyle yıl sonuna kadar boşaltılmasını istemenizi değişik bir şekilde yorumlamak istemiyorum.
Kaldı ki sözkonusu dükkanlar için muhasebe kayıtlarında da varolan ciddi bir harcama yapmış bulunmaktayım.
Proje ortaya çıkmadan, projenin başlama tarihi  belli olmadan, onca depo olarak kullanılan ya da boş olan dükkanlar varken, öncelikle  belediyeniz tarafından bu dükkanların kullanılması mümkünken, benim dükkanları belirttiğiniz tarihte boşaltmam mümkün değildir ve yaptığım masrafların boşa gitmesi demektir.
Proje kesinleşene kadar Elmalı Belediyesi’nin kiracısı olmaya devam etmemi, projenin kesinleşmesi ve başlama tarihinin belirlenmesi halinde dükkanları boşaltmak için süre verilmesini talep ediyorum,” diyerek itirazda bulundum. 
Ancak Halil Öztürk’ten gelen ikinci mektupta dükkanların askıda elbise projesi kapsamında kullanılacağı kaydedilerek, bir kez daha 31 Aralık 2019 tarihi itibariyle dükkanları boşaltmam istendi.
Yani proje başlayana kadar bir süre verilmedi.
Gazetemde yazdıklarım ile farklı davranış içinde hiç bulunmadım. 31 Aralık 2019 tarihi itibariyle belediyeye ait kiracısı olduğum dükkanları elbette  boşaltacağım. 
Ve ortaya çıkacak projeyi görmeden bu konu ile ilgili olumlu ya da olumsuz hiçbir görüşte bulunmayacağım.
Halil Öztürk’ün dediği ve umduğu gibi “Askıda Elbise Projesi” nin bölgeninin hareketlenmesini sağlayıp-sağlamayacağını hep birlikte göreceğiz. 
Doğal olarak o andan itibaren de yorumlarımı yapacağım.
Bölgeye hareketlilik getirme babında dükkanının önüne kurulan Tuhafiyeciler Çarşısı’nı Hanönü’ne getirmeye kalkan ama bu konuda kendi meclis üyelerini bile ikna edemeyen Halil Öztürk’ün , bölgedeki hareketliliği sağlaması için ürettiği “askıda elbise” projesinin bölgeye ciddi bir hareketlilik sağlayacak adım olmasını canı gönülden isteyen biri olarak, 
Şu sorularla yazımı noktalıyorum:
Kiracınız (belediyenin) olan CK Akdeniz’in, Yukarı Pazar’ın karşısındaki size ait binada artık fatura tahsilatı yapmadığını biliyor musunuz ?
Yukarı Pazar’da ciddi bir insan sirkülasyonu sağlayan bu konuda  ( tahsilatların tekrar burada yapılması konusunda) bugüne kadar bir adım attınız mı ? 
Hanönü’nde bulunan, Elmalı’yı ziyaret edecekler için Hanönü’ne gelme nedeni olacak olan  Elmalı’ya özgü bakliyat ve yiyeceklerin satılacağı Elmalı Pazar’ını ne zaman açmayı düşünüyorsunuz ? 
Yukarı Pazar’da boş olan ardiyelerden haberiniz var mı ? Varsa buraları nasıl değerlendireceksiniz..
Önceki başkan döneminde cephe giydirmesi yapılan Hal ve Demircilik içindeki dükkanların hemen hemen tamamı boş iken, bu dükkanların bölgeye kazandırılması konusunda bir projeniz var mı ?
Bölgenin gerçekten sosyal bir proje olan “Askıda Elbise” projesi ile mi canlanmasını bekliyorsunuz. ? Sadece kapalı pazar yerinde bulunan dükkanların açılmasının ve ticari bir faaliyet içerisinde olmasının bölgedeki ticari hareketliliği sağlayacağına inanmıyor musunuz ?                ERKİN ÖZGÜNSÜR


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.11.07 09:27:33
Son Düzenlenme Tarihi :