SON DAKİKA

Elmalı Yukarı Pazar’a HOŞGELDİNİZ !

Mevcut Belediye yönetimi tarafından da Yukarı Pazar’a bir çivi bile çakılmaz ve adeta kaderine terk edilmişken, özellikle pazarın kurulduğu pazartesi günleri Elmalı’ya yakışmayan görüntüler ortaya çıkıyor.

    Modern ve çağdaş bir ilçe olmaktan son derece uzak görüntülerde gelişi güzel konulan gölgelikler, sadece görsel çirkinlik oluşturmuyor, aynı zamanda pazara gelen vatandaşların  rahat alışveriş etmelerini de önlüyor.
PAZAR YERİNİN HALİ İÇLER ACISI
YUKARI PAZARIN İÇİ DIŞI MEZBERE YUVASI
    Mbvcut yönetimin “Yukarı Pazar’la ilgili düşüncesinde, bu alana ne yapılacağı dahi şekillenip kamuoyu ile paylaşılmazken, bazı vatandaşlar, “Biz buraya birşey yapılmasından vazgeçtik, umudu da kestik. Pazar içindeki ve dışındaki dükkanlar bu haliyle sembolik rakamlarla kiraya verirse, proje netleşene kadar hiç olmazsa Yukarı Pazar yıkılmadan ayakta kalır.  Şu andaki çirkin görüntü kısmen ortadan kalkar. Yukarı Pazar gibi çevresindeki  pazar kurulan alana da belediye bir el atmak zorunda. Elmalı’ya hiç yakışmayan bu görüntüleri belediye  yetkilileri görmüyor mu ? Satıcı karışan, soran, düzenleyen olmayınca kafasına göre yayılmış. Burada bir düzenleme  yapmak bu kadar zor mu ?” dediler.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.09.08 12:47:30
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Vali Ersin Yazıcı AESOB Heyetiyle Bir Araya Geldi

Antalya Valisi Ersin Yazıcı, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere ve yönetim kurulu ile bir araya gelip esnafın her zaman yanında olacağını vurguladı.

Göreve geldiği ilk günden bu yana Antalya’yı yönetme, sorunlarını çözme ve Antalya’yı daha
iyi noktalara taşımak amacıyla kent paydaşlarıyla birlikte olacağını belirten Vali Ersin Yazıcı
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere ve yönetimiyle bir araya
gelerek sohbet etti.
Esnafın her zaman yanında olduğunu ve her zaman esnafa destek vereceğini belirten Vali
Yazıcı yaşanan pandemi sürecinde esnafların sorunlarının bir bir çözülmesi için gayret
gösterdiklerini ifade etti.
“Edindiğim tecrübeyi Antalya’mızın hizmetine arz edeceğim”
Esnafların ekonomiye kazandırdığı katma değerin önemine vurgu yapan Vali Yazıcı,
“Antalya çok katmanlı yapısıyla, tarım, turizm ve ticaret başta olmak üzere birçok alanda ön
plana çıkmış, istihdama katkı sağlayan bir şehir. Memleketimin farklı köşelerinden milletimin
farklı insanlarından edindiğim deneyimi Antalya’mızın hizmetine arz etmek benim için büyük
bir onur olacak. Kent paydaşlarıyla iletişim halinde olmanın ve birlikte çalışmanın oldukça
önemli olduğuna inanıyorum. Bütün sektörlerle, sivil toplumla kuruluşlarıyla,
vatandaşlarımızla bir dizi çalışma toplantısı yapmak düşüncesindeyim. Bugün
gerçekleştirdiğimiz gibi, küçük toplantılar halinde sizleri dinlemek, aramızdaki diyaloğu
güçlendirmek hepimiz için çok faydalı olacak.” dedi.
AESOB Başkanı Adlıhan Dere ise, 83 bin üye esnafın haklarını korumak amacıyla
çalıştıklarını aktararak, “Sayın Valim, 83 bin esnafımız adına Antalya Esnaf ve Sanatkarlar
Odaları Birliği Başkanı olarak şahsım, Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulu Üyelerimizle
birlikte sizlerle bir araya gelmekten duyduğumuz memnuniyeti ifade etmek istiyorum.
Geçtiğimiz hafta esnafın evi, esnaf odalar birliğimize gerçekleştirmiş olduğunuz ziyarette de
ifade ettiğiniz gibi şehrimizin paydaşlarıyla görüş alışverişlerinde bulunmanın, diyalog
halinde olmanın önemine vurgu yapmıştınız. Zaman içerisinde çeşitli toplantılar aracılığıyla
bir araya gelerek bizleri dinleyeceğinizi belirtmiştiniz. Bizler de şehrimizin tüm
dinamikleriyle birlikte çalışmanın oldukça önemli olduğuna inanıyoruz. Bugün de Antalya
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Yönetimi olarak ilk toplantımızı gerçekleştirmiş
bulunuyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde merkez ve ilçelerde de Oda Başkanlarımızla bir

araya gelecek, esnaf ve sanatkarlarımızı ziyaret edeceğiz. Esnaf ve sanatkarlarımıza göstermiş
olduğunuz yakın ilgileriniz dolayısıyla bir kez daha teşekkür ediyorum.” dedi.
Buluşmada Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Yönetimiyle tek tek sohbet eden Vali
Yazıcı, başkanların sorularını yanıtlayıp istek ve sorunlarını dinledi.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.07.29 09:53:08
Son Düzenlenme Tarihi :





ATSO Başkan Yardımcısı Cihangir M. Deniz, Gübre, ilaç, plastik, mazot Avrupa fiyatındaysa, domates ve biberin fiyatı da Avrupa'ya eşit olmak zorundadır.

ATSO Başkan Yardımcısı Cihangir M. Deniz, Gübre, ilaç, plastik, mazot Avrupa fiyatındaysa, domates ve biberin fiyatı da Avrupa'ya eşit olmak zorundadır.

Sebze ve meyva fiyatları sadece İstanbul ya da Ankara gibi büyükşehirlerde değil, sebze ve meyvanın üretim merkezi Antalya’da da el yakarken, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Cihangir M. Deniz,  mecis toplantısında yaptığı konuşmada sorunu ortaya koymakla kalmadı, bu sorunun aşılması için neler yapılması gerektiğini de basit ve herkesin anlayabileceği bir dille aktardı.
“Bizde sebze ve meyve fiyatları bazen Avrupa'ya yakın, bazen de Avrupa'nın çok altında. Gübre, ilaç, plastik, mazot Avrupa fiyatındaysa, domates ve biberin fiyatı da Avrupa'ya eşit olmak zorundadır” diyen Cihangir M. Deniz,  marketlerde diş macunu, diş fırçası, deterjan, sucuk ve salam fiyatlarının Avrupa ayarında, hatta bazen daha da yüksek olduğunu, araba fiyatları, elektronik, hatta internet fiyatını da Avrupa'dan daha yüksek olduğunu hatırlattı.
“Ama sıra sebze ve meyveye gelince istiyoruz ki, ucuz olsun. İstiyoruz ki, köylü eskisi gibi düşük fiyata çalışsın, biz de düşük fiyatla alalım” diye bir gerçeği dillendiren ATSO Başkan Yardımcısı Deniz şunları söyledi:
“Bugün üretici bir kilo portakaldan kazandığıyla sahilde bir çay içemez. Eskiden kahvelerde çay kuruşla satılırdı. Şimdi kafelere geçtik çay ve kahve Euro üzerinden fiyatlandı. Bütün bunlara nasıl alıştıysak, sebze ve meyvenin Avrupa fiyatına gelmesine de alışacağız. Türkiye'nin sorunu ekonominin ve ücretlerin Avrupa düzeyine gelememesidir. 
Türkiye'de tarım alanlarını koruyamıyoruz. Antalya'da bile tarım alanlarını kendi elimizle konut alanlarına çeviriyoruz. Kooperatiflerimiz yok. Ambalaj sorunu var, ambalaj maliyeti yüksek. Seralarımız modern değil, lojistik modern değil.  Kış aylarında sera üretimi yetersiz olduğu için tüketici, yaz aylarında ürün bol olduğu için üretici kaybet-mektedir. Taşıma sırasında, market ve pazarda ürünün dörtte biri çöpe gidiyor. Her 100 metrede bir market var, marketlerin işletme maliyeti yüksek. Semt pazarlarına üretici giremiyor, farklı bir yapı oluşmuş durumda, bu nedenle pazar maliyetleri de yüksek. 
Seraların modernize edilmesi, organize sera bölgeleri kurulması, büyük ölçekli seralara geçilmesi, küçük üreticilerin modern kooperatiflerle birleştirilmesi gibi büyük hamleler yapmak, köyleri kalkındırmak, eğitimli gençleri tarım üretimine yönlendirmek zorundayız. 
Bu konuları artık herkes ezbere biliyor, bu gerçekler ortada iken, devletin veya belediyelerin bütçeden farkı ödeyerek ucuz sebze ve meyve satması mümkün değildir. Türkiye geçmişte KİT zararlarından, belediye zararlarından, banka zararlarından çok çekti. Geçmişteki hataları tekrar etmemeliyiz.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.02.27 07:05:16
Son Düzenlenme Tarihi :