Elmalı’nın tanınmış mobilya imalat ustalarından Mahmut Selim Kaya, Hanönü Caddesi’nde bulunan mini parktaki ördekler için, bölgede yapılan restorasyona uygun balkonuyla, cumbasıyla, penceresiyle ve cümle kapısıyla tarihi Elmalı Evleri’nin mini minyatürünü “kümes” olarak düşünmekle kalmadı, yaptı ve parktaki havuza yerleştirdi.
“Memleketime bir güzellik kazandırmak istedim” diyen mobilya imalat ustası Kaya, “Her zaman diyorum orjinal Elmalı’da yaşadığınızı fark etmek için çayı ördekli parkta içilmeli, dondurma kasaplıkta Raif Teke de yenmeli diye” derken, sık sık çay içmek için gittiği Hanönü caddesi’nde parktaki ördekleri hem köpeklerden korumak, hem de parka ayrı bir hava katması için Elmalı’nın tarihi evlerinin mimarisine uygun kümes yapmayı düşündüğünü kaydetti. Boş vakitlerinde kümesi tamamladığını ve yerine yerleştirdiğini kaydeden Mahmut Selim Kaya, ördeklerin de mutlu olduğunu, tarihi Elmalı Evleri mimarisinin mini minyatürü kümesin parka yakıştığını, Hanönü’ne tarihi bir kimlik kazandırılması için yapılan çalışmalarla bütünleştiğini ve bölgeye ayrı bir değer kattığını söyledi.
Yeni konutlar hızla yükseliyor, çatılar bile yapıldı
İlk depremin merkezi Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde çadır kent ve konteyner kentlerde kalan afetzede vatandaşlara teslim edilecek kalıcı konutların inşaat çalışmaları hızla devam ediyor. Çalışmaların çok hızlı sürdüğünü ve bazılarında çatıların bile yapıldığını dile getiren Pazarcık Koordinatörü Kırıkkale Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, Ekim ayında konutların önemli bir kısmını teslim edeceklerini söyledi.
Kahramanmaraş’ta 6 Şubat tarihinde meydana gelen depremlerin yaralarının sarılması için sahada çalışmalar aralıksız devam ediyor. İl ve ilçe merkezler ile köylerde süren yeniden inşa çalışmaları ise hızla sürüyor. İlk depremin merkez üssü olan Pazarcık ilçesinde de depremzedeler için yapımına başlanan TOKİ konuları belirli seviyeye geldi. Kırıkkale Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu’nun Pazarcık koordinatörü olarak görev yaptığı ilçede hem afetzede vatandaşların ihtiyaçlarının giderilmesi için hemde kalıcı konutların biran önce tamamlanması için devletin tüm kurumlarının ilk günden itiabaren sahada olduğunu kaydetti.
"Ekim ayında bu konutların önemli bir kısmını teslim edeceğiz"
Vali Tekbıyıkoğlu, İHA muhabirine yaptığı açıklamada. "Yaklaşık 4 tane konteyner kent var. 2 bin 600 civarında bir çadır kent, 2 bin 700’de konteyner var. Pazarcık ilçemize toplamda 8 bin konut yapılacak. Bunun iki bin tanesinin inşaatına başlandı. Bununla alakalı ilçenin zemininin en sağlam olduğu, bundan sonra da olumsuzlukların yaşanmaması için bütün tecrübeleri de içerisine katarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri ile beraber yerlerimizi belirledik. Çok hızlı bir şekilde de kalıcı konutlar inşa ediliyor. Bazılarına çatılar çakılmaya başlanmış. Belki inanması zor gelir ama Ekim ayında bu konutların önemli bir kısmını teslim edeceğiz. Vatandaşlarımız konteynerlerden kalıcı konutların içerisinde daha güvenli insanlığa yakışır bir şekilde hayatlarını idame edecekleri konutlarına geçecekler" diye konuştu.
"Esnafların dükkanını açmasına yardımcı olduk"
Esnafların ticari hayatlarını sürdürmesi için her türlü yardımı yaptıklarını ve yapmaya da devam edeceklerinin altını çizen Tekbıyıkoğlu, "Hayatı normalleştirmek adına esnafların dükkanını açmasına yardımcı olmaktı. İlk başta onların elektriklerini ve su problemlerini giderdik. Temizliğini bile bizim arkadaşlarımız yaptı ve çok hızlı bir şekilde açıldı. Burada ihtiyaç olduğu müddetçe biz sıcak yemek olayını devam ettireceğiz. Bununla beraber kuru gıda da veriyoruz. Konteynerlerinde sıcak yemek yapmak için ısıtıcı düzenekleri var. Hatta tencere takımlarını da veriyoruz" şeklinde konuştu.
"Esnaflarımızı yalnız bırakmadık, bırakmayacağız da"
Esnaflar için ayrı noktalarda 4 tane konteyner çarşı kurduklarını kaydeden Tekbıyıkoğlu, "Bugün afetin 105’inci günü. Zannediyorum 95 günü Pazarcık’taydım. İnsanlar seviyor. Olayın ilk gününde ateşin başında geçirdiğimiz günler oldu. Esnaflarımız çok önemli. Buranın ekonomisinin çok hızlı bir şekilde dönmesi lazım. Yaklaşık 4 tane çarşı kurduk. 200’ün üzerinde esnafımıza yardımcı olduk. İş yerleri yıkılan esnaflarımız olmak üzere kura yöntemiyle hak sahiplerini belirledik. Hala bazen talepler geliyor onları da tamamlıyoruz. Esnaflarımızı yalnız bırakmadık, bırakmayacağız da. Sözün özü, bu deprem hepimizi düşürdü ve hep beraber yeniden ayağa kalkıyoruz. Bir şehri yeniden kuruyoruz. Bu şehri hep beraber devletimizle, milletimizle, Pazarcıklı vatandaşlarımızla beraber kuruyoruz" ifadelerini kullandı.
Vali Tekbıyıkoğlu, devlet-millet olarak Pazarcık ilçesini yeninden ayağa kaldırarak eskisinden daha yaşanabilir bir şehir yapacaklarını sözlerine ekledi.
Kahramanmaraş’ta 6 Şubat tarihinde meydana gelen depremlerin yaralarının sarılması için sahada çalışmalar aralıksız devam ediyor. İl ve ilçe merkezler ile köylerde süren yeniden inşa çalışmaları ise hızla sürüyor. İlk depremin merkez üssü olan Pazarcık ilçesinde de depremzedeler için yapımına başlanan TOKİ konuları belirli seviyeye geldi. Kırıkkale Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu’nun Pazarcık koordinatörü olarak görev yaptığı ilçede hem afetzede vatandaşların ihtiyaçlarının giderilmesi için hemde kalıcı konutların biran önce tamamlanması için devletin tüm kurumlarının ilk günden itiabaren sahada olduğunu kaydetti.
"Ekim ayında bu konutların önemli bir kısmını teslim edeceğiz"
Vali Tekbıyıkoğlu, İHA muhabirine yaptığı açıklamada. "Yaklaşık 4 tane konteyner kent var. 2 bin 600 civarında bir çadır kent, 2 bin 700’de konteyner var. Pazarcık ilçemize toplamda 8 bin konut yapılacak. Bunun iki bin tanesinin inşaatına başlandı. Bununla alakalı ilçenin zemininin en sağlam olduğu, bundan sonra da olumsuzlukların yaşanmaması için bütün tecrübeleri de içerisine katarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri ile beraber yerlerimizi belirledik. Çok hızlı bir şekilde de kalıcı konutlar inşa ediliyor. Bazılarına çatılar çakılmaya başlanmış. Belki inanması zor gelir ama Ekim ayında bu konutların önemli bir kısmını teslim edeceğiz. Vatandaşlarımız konteynerlerden kalıcı konutların içerisinde daha güvenli insanlığa yakışır bir şekilde hayatlarını idame edecekleri konutlarına geçecekler" diye konuştu.
"Esnafların dükkanını açmasına yardımcı olduk"
Esnafların ticari hayatlarını sürdürmesi için her türlü yardımı yaptıklarını ve yapmaya da devam edeceklerinin altını çizen Tekbıyıkoğlu, "Hayatı normalleştirmek adına esnafların dükkanını açmasına yardımcı olmaktı. İlk başta onların elektriklerini ve su problemlerini giderdik. Temizliğini bile bizim arkadaşlarımız yaptı ve çok hızlı bir şekilde açıldı. Burada ihtiyaç olduğu müddetçe biz sıcak yemek olayını devam ettireceğiz. Bununla beraber kuru gıda da veriyoruz. Konteynerlerinde sıcak yemek yapmak için ısıtıcı düzenekleri var. Hatta tencere takımlarını da veriyoruz" şeklinde konuştu.
"Esnaflarımızı yalnız bırakmadık, bırakmayacağız da"
Esnaflar için ayrı noktalarda 4 tane konteyner çarşı kurduklarını kaydeden Tekbıyıkoğlu, "Bugün afetin 105’inci günü. Zannediyorum 95 günü Pazarcık’taydım. İnsanlar seviyor. Olayın ilk gününde ateşin başında geçirdiğimiz günler oldu. Esnaflarımız çok önemli. Buranın ekonomisinin çok hızlı bir şekilde dönmesi lazım. Yaklaşık 4 tane çarşı kurduk. 200’ün üzerinde esnafımıza yardımcı olduk. İş yerleri yıkılan esnaflarımız olmak üzere kura yöntemiyle hak sahiplerini belirledik. Hala bazen talepler geliyor onları da tamamlıyoruz. Esnaflarımızı yalnız bırakmadık, bırakmayacağız da. Sözün özü, bu deprem hepimizi düşürdü ve hep beraber yeniden ayağa kalkıyoruz. Bir şehri yeniden kuruyoruz. Bu şehri hep beraber devletimizle, milletimizle, Pazarcıklı vatandaşlarımızla beraber kuruyoruz" ifadelerini kullandı.
Vali Tekbıyıkoğlu, devlet-millet olarak Pazarcık ilçesini yeninden ayağa kaldırarak eskisinden daha yaşanabilir bir şehir yapacaklarını sözlerine ekledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.22 15:27:01
Son Düzenlenme Tarihi :
Tarihi Kaleiçinde alev topuna dönen ev diğer binalara sıçradı mahalle sakinlerinin yüreği ağzına geldi
Antalya’da bir mahalledeki kullanılmayan tarihi evde çıkan yangın, diğer tarihi ev ve binalara sıçradı. Yangında 2 kullanılmayan tarihi bina, 1 müstakil ev küle döndü, 7 katlı apartmanın dış cephesi zarar gördü. Bina sakinlerinin tahliye edildiği yangında yaralanan olmazken, alevlerden korkup kaça..
Antalya’da bir mahalledeki kullanılmayan tarihi evde çıkan yangın, diğer tarihi ev ve binalara sıçradı. Yangında 2 kullanılmayan tarihi bina, 1 müstakil ev küle döndü, 7 katlı apartmanın dış cephesi zarar gördü. Bina sakinlerinin tahliye edildiği yangında yaralanan olmazken, alevlerden korkup kaçan kedisini yangın yerinde arayan genç kadın yürekleri ağza getirdi. Sık sık mahallesinde yangın olduğunu belirten muhtar ise, “Her Pazar bu mahallede bir ev yanıyor, tarih yanıyor, insanlar acı çekiyor” sözleriyle isyan etti.
Muratpaşa ilçesi Haşimişcan Mahallesi 1394 sokak üzerindeki kullanılmayan iki katlı tarihi binada çık saat 14.00 sıralarında bilinmeyen bir nedenden ötürü yangın çıktı. Kısa sürede binayı saran alevler, hemen bitişiğindeki diğer tarihi yapıya, oradan da müstakil eve sıçradı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri alevlere müdahalede bulunurken, polis çevre güvenliğini aldı. Yaklaşık 20 itfaiye aracının müdahalede bulunduğu yangın, yaklaşık 1,5 saatte söndürüldü. Söndürme işlemleri sırasında yanan binanın duvarlarında çökmeler yaşandı. Çalışmalara mahalle sakinleri de destek verdi.
Kedisini arayan genç kadın yürekleri ağza getirdi
Yangında 2 kullanılmayan tarihi bina, bir müstakil ev küle döndü, 7 katlı apartmanın dış cephesi zarar gördü. Bina sakinlerinin tahliye edildiği yangında yaralanan olmazken, alevlerden korkup kaçan kedisini yanan binanın yanında arayan genç kadın büyük korku yaşadı. Zabıtanın, ‘girme girme, sen ne yapıyorsun ablam’ uyarısıyla alev alev yanan binanın yanından koşarak geçen genç kadın, ‘Kedim içeride kalmış’ diyorlar diyerek bölgeden uzaklaştı.
"Tarih yanıyor, insanlar acı çekiyor"
Polis ekipleri yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatırken, Haşimişcan Mahalle Muhtarı Halil Ay, mahallede sık sık metruk binalarda yangın çıktığını belirterek duruma isyan etti. Ay, “Bu yangınların önüne geçemiyoruz. Birçok dairede yanmalar var. Birçok insan şuanda mağdur. Her ay bu yangın olayını yaşıyoruz. Tarih yanıyor, insanlar acı çekiyor. Otellerde kalanlar vardı çoğu boşaltıldı. Antalya’nın göbeğinde böyle tarihi bir mahalle yok oluyor. Bizler el birliği yardım ettik söndürmeye çalıştık. Yüksek katlı binanın içi komple simsiyah olmuş. Her Pazar günü bunları yaşamak istemiyoruz” dedi.
Muratpaşa ilçesi Haşimişcan Mahallesi 1394 sokak üzerindeki kullanılmayan iki katlı tarihi binada çık saat 14.00 sıralarında bilinmeyen bir nedenden ötürü yangın çıktı. Kısa sürede binayı saran alevler, hemen bitişiğindeki diğer tarihi yapıya, oradan da müstakil eve sıçradı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri alevlere müdahalede bulunurken, polis çevre güvenliğini aldı. Yaklaşık 20 itfaiye aracının müdahalede bulunduğu yangın, yaklaşık 1,5 saatte söndürüldü. Söndürme işlemleri sırasında yanan binanın duvarlarında çökmeler yaşandı. Çalışmalara mahalle sakinleri de destek verdi.
Kedisini arayan genç kadın yürekleri ağza getirdi
Yangında 2 kullanılmayan tarihi bina, bir müstakil ev küle döndü, 7 katlı apartmanın dış cephesi zarar gördü. Bina sakinlerinin tahliye edildiği yangında yaralanan olmazken, alevlerden korkup kaçan kedisini yanan binanın yanında arayan genç kadın büyük korku yaşadı. Zabıtanın, ‘girme girme, sen ne yapıyorsun ablam’ uyarısıyla alev alev yanan binanın yanından koşarak geçen genç kadın, ‘Kedim içeride kalmış’ diyorlar diyerek bölgeden uzaklaştı.
"Tarih yanıyor, insanlar acı çekiyor"
Polis ekipleri yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatırken, Haşimişcan Mahalle Muhtarı Halil Ay, mahallede sık sık metruk binalarda yangın çıktığını belirterek duruma isyan etti. Ay, “Bu yangınların önüne geçemiyoruz. Birçok dairede yanmalar var. Birçok insan şuanda mağdur. Her ay bu yangın olayını yaşıyoruz. Tarih yanıyor, insanlar acı çekiyor. Otellerde kalanlar vardı çoğu boşaltıldı. Antalya’nın göbeğinde böyle tarihi bir mahalle yok oluyor. Bizler el birliği yardım ettik söndürmeye çalıştık. Yüksek katlı binanın içi komple simsiyah olmuş. Her Pazar günü bunları yaşamak istemiyoruz” dedi.

