SON DAKİKA

Antalya’da da 65 yaş ve üstü vatandaşlara sokağa çıkma kısıtlaması

Antalya’da da 65 yaş ve üstü vatandaşlara sokağa çıkma kısıtlaması getirildi. Ayrıca kamu kurumları ile banka girişlerinde de HES sorgulaması yapılacak.

İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu’nun aldığı kararla Antalya’da da 65 yaş ve üstü vatandaşlara belirli saatlerde sokağa çıkma kısıtlaması getirildi. Kurul; sokağa çıkmaları kısıtlanan 65 yaş ve üzeri vatandaşların, her gün 10:00-17:00 saatleri arasında sosyal mesafe kuralına riayet etmek ve maske takmak kaydıyla dışarı çıkabilecekleri kararını alırken, bu saatler dışında sokağa çıkan 65 yaş ve üstü vatandaşlara cezai işlem uygulanacak. Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmakta olan 65 yaş ve üzerindeki vatandaşlar arasındaki işletme sahibi, esnaf, tüccar, sanayici, serbest meslek sahipleri ile çalışanlardan durumlarını, aktif sigortalılıklarını gösteren SGK hizmet belgesi, vergi kaydı, şirket yetki belgesi, oda ve birlik kimliğinden biriyle belgeleyenlerin sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulacaklar.
Kurul tarafından alınan bir başka kararla da tüm kamu kurum ve kuruluşları ile bankalarda (özel bankalar dahil) çalışan personel ile hizmet almak veya ziyaret amacıyla başvuran tüm vatandaşların Sağlık Bakanlığının uygulamaya koyduğu “Hayat Eve Sığar” (HES) uygulaması üzerinden HES kodu sorgulanarak binaya alınacaklar. 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.09.15 20:58:52
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






İş yerlerinde fren sesi kabusları oldu, eşleri işe göndermek istemiyor

Antalya’da yaklaşık 2 ay önce virajı alamayıp kontrolden çıkan otomobilin park halindeki kamyonete çarpması ve ardından kamyonetin aküleri değiştiren iki personeli yola savuran kazanın olduğu yerde yine virajı alamayan bir otomobil akü firmasına girdi. Daha önce kazada yaralanan işletmenin persone..

Antalya’da yaklaşık 2 ay önce virajı alamayıp kontrolden çıkan otomobilin park halindeki kamyonete çarpması ve ardından kamyonetin aküleri değiştiren iki personeli yola savuran kazanın olduğu yerde yine virajı alamayan bir otomobil akü firmasına girdi. Daha önce kazada yaralanan işletmenin personeli ile bölge esnafı, söz konusu virajdan dolayı ayda 3-4 kaza meydana geldiğini ve fren sesini duydukları anda korktuklarını dile getirdi.
Yaklaşık 2 ay önce Kepez ilçesi 75. Yıl Caddesi üzerinde, yağışlı havada viraja geldiği sırada direksiyon hakimiyetini yitiren sürücünün kullandığı otomobil, o sırada park halinde aküsü değiştirilen bir kamyonete çarptı. Çarpmanın şiddetiyle kamyonetin içerisinde akü değişimi yapan Talha Şeker ve Mehmet Kirit yola savruldu. İsmi öğrenilemeyen otomobil sürücüsü ise araçta sıkıştı. İhbarla birlikte olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, akü işletmesinin çalışanlarını hastaneye kaldırırken, otomobilde sıkışan sürücü itfaiye ekiplerince araçtan çıkartılıp sağlık ekiplerine teslim edildi.

Ne olduğunu anlamadılar yola savruldular
Kaza anıysa güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde sürücünün kontrolünü kaybettiği otomobilin kamyonet çarpması ve Şeker ile Kirit’in araçtan fırlayarak yola savrulmaları yer aldı.

Aynı yerde ikinci kazada kurye ölümden kıl payı döndü
Bahse konu kazanın yaşandığı aynı yerde iki otomobilin çarpışması sonucu trafik kazası yaşandığı da görüntülere yansıdı. Görüntülerde kontrolden çıkan otomobilin önce bariyerlere çarptığı ardından yola çıkmakta olan motosikletli kuryeye doğru yöneldiği ve kuryenin son anda fark etmesiyle ölümden kıl payı kurtulduğu anlar yer aldı.

Bu sefer otomobil akü firmasına girdi
Dün akşam saatlerinde meydana gelen bir kazada ise M.A.’nın kullandığı 42 ACE 823 plakalı otomobil aynı viraja geldiği anda kontrolden çıktı. Yoldan çıkan araç, o sıra kapalı olan akü firmasına daldı. Kazada şans eseri yaralanan olmazken, işyerinde maddi hasar oluştu.

“Can güvenliğimiz yok, dışarıya çıkamıyoruz”
İşletme sahibi Ali İhsan Demir, bölgede her ay en az 3 kaza yaşandığını belirterek, önlem alınması gerektiğini söyledi. Demir, “Can güvenliğimiz yok, dışarıya çıkamıyoruz. Gelen insanlar çıkamıyor. Her gün tehlikede yaşıyoruz. İki personelimiz yaralandı, hastaneye yattı. Dün gece bir tane de kaza oldu. Burayı söyledik ama yetkililer bize yardımcı olmuyor. Işık olsa yine yeter. Akşamki kaza gündüz olsaydı kesin ölüm olurdu. İnsanlar otobanda hareket eder gibi sürüyorlar. Yetkililerden ışık kavşak ya da tırtıl gibi bir şey yapmalarını istiyoruz. Yaparlarsa çok mutlu oluruz” dedi.

“Fren sesi duyduğumuz zaman aklımız başımızda gidiyor”
Kazanın olduğu noktada restoran işleten bir diğer esnaf Adem Turan, “Viraja ne yapılması gerekiyorsa o yapılsın istiyoruz. Daha önceki kazada benim de iki motorum hasar gördü. Buraya tümsek ya da kavşak yapmaları lazım. Gündüz olsaydı ortalık çok kötü olurdu, çünkü müşterilerimiz burada oturuyor olacaktı. Dükkanın önünde ne var ne yok alıp götürürdü. Daha iki gün önce araba takla atarak gitti. Fren sesi duyduğumuz zaman aklımız başımızda gidiyor. Bir şey mi oldu, olacak mı diye ödümüz kopuyor” diye konuştu.

“Rüyamıza giriyor, kabusumuz oldu”
Daha önce akü değiştirirken gerçekleşen kaza sonucu yola savrularak yaralanan Talha Şeker de o anları anlattı. Akü değişimi sırasında ne olduğunu anlamadan bir anda kendini yerde bulduğunu dile getiren Şeker, “Kaza görüntülerini görünce olayın ciddiyetinin farkına vardım. Yüreğimiz hopluyor çalışırken, bir gözümüz işte oluyor. Doğru düzgün çalışamıyoruz. Herhangi bir seste irkiliyoruz. Psikolojimiz bozuldu burada. Rüyamıza giriyor artık, kabusumuz oldu. Eşimiz evde bizi düşünüyor, işe göndermeyecek neredeyse. Burada zor şartlar altında çalışıyoruz. Viraj çok tehlikeli, hiçbir uyarı da yok. Artık önlem alınmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Bir diğer işletme çalışanı Hüseyin Özdamar ise tedirginlik içerisinde çalıştıklarını ve viraja önlem alınması gerektiğini vurguladı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.20 15:35:39
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya’da 3 ayrı din ve 6 farklı mezhepten birlik çağrısı

Antakya Medeniyetler Korosu, Avrupa Günü Dayanışma Konserleri kapsamında ATSO’da Antalyalılarla bir araya geldi. Konser sonunda birlik ve beraberlik çağrısı yapan ATSO Başkanı Ali bahar, “Artık kimse bu ülkede kimseye ne dinini, ne mezhebini, ne de
etnik kökenini sorsun. Şunu herkes bilsin ki yolumuz sarı saçlı mavi gözlünün yoludur” dedi.
Mozaik kent Hatay’da kurulan, üç semavi dine mensup ve aynı zamanda altı farklı mezhebe sahip kişilerden oluşan Antakya Medeniyetler Korosu, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu desteği ve Antalya Avrupa Birliği Bilgi Merkezi iş birliğinde Mayıs ayı süresince gerçekleşecek olan ‘Avrupa Günü Dayanışma Konserleri’ kapsamında Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ev sahipliğinde, Atatürk Konferans Salonu’nda konser verdi. 11 ili etkileyen deprem felaketi nedeniyle hayatını kaybedenlerin anısına şarkıların söylendiği gecede koro, birlik, beraberlik ve barış temasıyla, depremde yıkılan şehirlerde yaraların sarılması için Antalyalılarla buluştu. Konsere, Antalya Alman Konsolosu Martin Tscherner, Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkan Vekili Ragıp Gök, ATSO Yönetim Kurulu Üyeleri Hatice Öz, Mustafa Yayla, Hüseyin Sarı ve Hakan Pakalın, ATSO üyesi iş insanları, sivil toplum, oda ve borsa temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren ATSO Başkanı Ali Bahar, “Dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu, ülkemizde yaşanan deprem felaketinde hep beraber gördük, yaşadık. Medeniyetler şehri Hatay ve depremde büyük zarar gören diğer illerimizi, eski günlerine kavuşturmak, depremde hayatını kaybedenlere, yaralılarımıza ve halen desteğe muhtaç bütün vatandaşlarımıza karşı görev ve sorumluluğumuzdur” dedi.

Dayanışmanın tarifi
Türkiye olarak Avrupa Birliği’ni bir ortak değerler bütünü olarak gördüklerini kaydeden Başkan Ali Bahar, “Bu değerler demokrasi, temel hak ve hürriyetlerdir, insan haklarıdır, hukukun üstünlüğüdür, çoğulculuktur, hoşgörüdür. Barış ve huzur içinde farklı kültürlerin bir arada yaşamasıdır. Avrupa Birliği ve Uluslararası Toplum üyeleri bir Bağış Konferansında, depremzedelerimizi desteklemek için 6 Milyar Avronun üzerinde yardım taahhüdünde bulunmuştur. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği öncülüğünde odamız, depremin ilk anından itibaren tüm olanaklarını bölgedeki vatandaşlarımız için seferber etmiştir” diye konuştu. Antakya Medeniyetler Korosu üyelerini misafir etmenin heyecanını yaşadıklarını dile getiren Başkan Bahar, “Bu akşam Yılmaz Özfırat ve İnsan sevgisini, eşitliği müziğin evrenselliği ile bizlere yaşatmaya gelen kıymetli misafirlerimize Odamız adına hoş geldiniz diyor, kendilerinin yaşadığı derin üzüntü ve acıları en içten şekilde paylaştığımızı belirtmek istiyorum. Antakya Medeniyetler Korosu; birliği ve beraberliği, konu insan olduğunda geri kalan her şeyin bir teferruat olduğunu, adeta bir ders niteliğinde bizlere sunuyor. Tüm bu özellikler, tam da bugün ihtiyacımız olan dayanışmanın tarifi olarak karşımızda duruyor” dedi.
Koro Şefi Yılmaz Özfırat ile etkinlik öncesindeki konuşmasına değinen Başkan Ali Bahar, “Bize bipolar olacaksınız dediğinde bu kadar ciddi olduğunu düşünmemiştim, çok ciddiymişsiniz. Gerçekten artık kimse bu ülkede kimseye ne dinini, ne mezhebini, ne de etnik kökenini sorsun. Şunu herkes bilsin ki yolumuz sarı saçlı mavi gözlünün yoludur” diye konuştu.

Deprem gerçeğini unutturmamaya çalışıyoruz
Koro, depremlerde hayatını kaybeden koro üyeleri Mehmet Özdemir, Gizem Dönmez, Hakan Samsunlu, Pınar Aksoy, Fatma Çevik, Müge Mimaroğlu, Ahmet Fehmi Ayaz ve yaşamını yitirenler anısına da şarkılar seslendirdi. Müsabaka için Kıbrıs’tan Adıyaman’a gelerek depremde yaşamlarını yitiren Türk Maarif Koleji Yıldız Erkek ve Yıldız Kız Voleybol Takımı öğrencileri ve onlara refakat eden öğretmen, veli ve öğrencilerin de unutulmadığı konserde, izleyiciler gözyaşlarını tutamadı. Deprem gerçeğiyle her an karşılaşılabileceğini kaydeden Koro Şefi Yılmaz Özfırat, “Kim ki bölmek ister, kim ki araya nifak sokmak ister, kim ki bizi parçalamaya çalışır, bizler dimdik ayakta onların karşısındayız. Karanlığın müziği yapılır mı? Evet, kalbe dokunan en kolay şey müziktir. Müzikle insanlara deprem gerçeğini unutturmamaya çalışıyoruz” dedi.
Koronun 2 binden fazla konser verdiğini kaydeden Koro Şefi Özfırat, “Koro içerisinde, Hristiyanlar, Müslümanlar ve Yahudiler var ama tek bir düşünceleri var, ister Hristiyan ister Müslüman, ister Yahudi olsun hepimiz tek bir Allah’ın kuluyuz bunu insanlara tekrar göstermeye çalışıyoruz” diye konuştu. Sekiz saat boyunca enkaz altında kaldığı süreçte yaşadıklarını anlatan Koro Şefi Yılmaz Özfırat, “Sizden ricamdır, bir yerde bir depremzede görürseniz sakın ona acımayın, sakın. 4.16’da her şeyleri vardı, 4.17’de hiçbir şeyleri kalmadı. Bugün bize yarın size. Biz böyle bir yaşantı istememiştik. Yolda 31, 02, 44 plakalı bir araç gördüğünüzde ne arıyor bunlar burada demeyin. Kendi ülkemizde mülteci olmak istemiyoruz” dedi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.08 11:57:37
Son Düzenlenme Tarihi :