SON DAKİKA

Antalya’da da 65 yaş ve üstü vatandaşlara sokağa çıkma kısıtlaması

Antalya’da da 65 yaş ve üstü vatandaşlara sokağa çıkma kısıtlaması getirildi. Ayrıca kamu kurumları ile banka girişlerinde de HES sorgulaması yapılacak.

İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu’nun aldığı kararla Antalya’da da 65 yaş ve üstü vatandaşlara belirli saatlerde sokağa çıkma kısıtlaması getirildi. Kurul; sokağa çıkmaları kısıtlanan 65 yaş ve üzeri vatandaşların, her gün 10:00-17:00 saatleri arasında sosyal mesafe kuralına riayet etmek ve maske takmak kaydıyla dışarı çıkabilecekleri kararını alırken, bu saatler dışında sokağa çıkan 65 yaş ve üstü vatandaşlara cezai işlem uygulanacak. Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmakta olan 65 yaş ve üzerindeki vatandaşlar arasındaki işletme sahibi, esnaf, tüccar, sanayici, serbest meslek sahipleri ile çalışanlardan durumlarını, aktif sigortalılıklarını gösteren SGK hizmet belgesi, vergi kaydı, şirket yetki belgesi, oda ve birlik kimliğinden biriyle belgeleyenlerin sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulacaklar.
Kurul tarafından alınan bir başka kararla da tüm kamu kurum ve kuruluşları ile bankalarda (özel bankalar dahil) çalışan personel ile hizmet almak veya ziyaret amacıyla başvuran tüm vatandaşların Sağlık Bakanlığının uygulamaya koyduğu “Hayat Eve Sığar” (HES) uygulaması üzerinden HES kodu sorgulanarak binaya alınacaklar. 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.09.15 20:58:52
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya’da bir günde 3 ayrı depremin bize verdiği mesaj

Antalya’da dün (Pazartesi) önce saat 03.31’de merkez üssü Konyaaltı ilçesi olan 4,3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Döşemealtı ilçesindeki evimde ben bu depremi hissettim.


Camlar hem de uzun bir süre titredi ve sonrasında da yeraltından sanki bir güç evin altından vurdu.

Gecenin o vaktinde beni uyandırdığına göre.

Saat 12.24’de Antalya Körfezi-Kemer’de 3,6 ve saat 13.21’de yine Serik’te 4.9 büyüklüğündeki sarsıntılar bir çok kişi tarafından hissedildi.

Bunları ben hissetmedim.

Bir batı tarafında, bir doğu tarafında..

Üç ayrı deprem.

Antalya peş peşe sallanıyor ? Neyin habercisi olabilir ?

4-5 şiddetindeki depremler genelde uzmanlar tarafından normal olarak değerlendirilirken, bence Antalya bazında söylüyorum fazla da rahat olma lüksümüz yok.

Eğer Antalya bugün 4-5 şiddetinde depremler üretiyorsa daha şiddetli depremler de üretebilir.

Üretmese bile...

Antalya’nın altı oyuk...

Bu oyukluk sadece sahil ile ya da özellikle falezler ile sınırlı değil.

Bugün şehrin göbeğindeki bir çok mahallede evlerin bir zamanlar fosseptik çukurlarının doğal yollarla direk denizle  bağlantılı olduğu bilinir.

Çocukluğum ve gençliğimin geçtiği, bugün gazetemizin Antalya Bürosu olarak kullandığım binanın, bir zamanlar faal olan fosseptiğinden özellikle kış günlerinde fırtınalı havalarda gelen fırtınanın o sesini duyardım.

Yani, olası senaryolara karşı Antalya olarak bir tedbir alınmalı. Falezler üzerinden başlamak üzere şehirdeki tüm yapılar depreme karşı dayanıklılık testinden geçirilmeli.

Sadece mevcut binaların depreme karşı dayanıklılığını ortaya çıkaran test yapılmamalı. 

Her zaman sözde kalan ‘yatay mimari’ artık hayatımıza girmeli, belediyelerin  yapılaşmayı, yoğunluğu, nüfusu ve çok katlılığı arttıran ve bazı arsa sahiplerinin ciddi anlamda zarar görmesine neden olan, aynı şekilde çok az sayıda da olsa bazı hak sahiplerini zenginler listesine dahil eden imar planındaki 18 uygulamasına bir kısıtlama getirilmeli.

18 uygulaması yatay mimarının zıttı bir sonuca neden olurken, Antalya için çok özel duruma da ayrıca dikkat etmek istiyorum:

Kentte yaşı 30-40 olan çok sayıda yüksek katlı bina var. 

Bu binaların çoğunun da yapımı ve yapımında kullanılan malzemeler konusunda ciddi sorular ve ötesinde endişeler var.

Bana göre, Antalya’da bir günde 3 ayrı depremin bize verdiği mesaj; Antalya’da  7-8 şiddetinde depremlerin olmayacağı konusunda nasıl bir garanti yoksa, daha düşük şiddetli bir depremde binaların yıkılmayacağı ve can-mal kaybı olmayacağı konusunda da bir garanti yoktur. * Erkin ÖZGÜNSÜR


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.12.09 07:55:41
Son Düzenlenme Tarihi : 2025.12.09 08:12:18





Böcek’e en büyük kötülüğü onlar yapıyorlar !

ERKİN ÖZGÜNSÜR- Birçok meslektaşım Muhittin başkanın bugünkü basın toplantısında paylaştığı ve görüntülü bir şekilde anlattığı Konyaaltı-Varsak arası 4 ncü etap raylı sistem projesinden etkilendiğini ifade ederken, doğrusunu isterseniz ben pek etkilenmedim.

    Daha henüz ihale aşamasında bile değil, yani ihaleye bile çıkartılmamış. 
    İhaleye çıkacak, ihale yapılacak, ihale alanla sözleşme imzalanacak, inşaat çalışması başlayacak....
    Kaç yıl sonra hizmete girer dersiniz ?
    Düşünüyorsa ve aday gösterilip, kazanırsa Böcek’in 2 nci dönem projelerinden biri...
****
    Antalya’da cadde ve bulvarları her geçen gün daha da kilitlenecek.
    Uzun araç kuyrukları daha da uzayacak.
    Toplu ulaşım sıkıntılı. Tramvay dahil otobüslerle yolcular neredeyse kucak kucağa yolculuk ediyor.
    Vatandaş geriliyor; şöforler geriliyor, eleştiri okları Böcek’e yöneliyor. 
    Otobüslerde klimalar çalışmıyor.
    Mevcut otobüs sayısı talebe cevap veremiyor.
    Yapılan pansumanlarla trafikte ve ulaşımda sorun çözümlenmeye çalışılıyor ama  sonuç ortada.
    Antalya’nın gerek trafik, gerekse ulaşım sorununa kısa vadede çözüm gerekli.  
    Ulaşımda sorunu kısa vadede çözmeye çalışacak tek icraat, alınan 60 tane otobüsün hizmete verilmesi.
    4 ncü etap raylı sistem, uzun vadede bile bu nüfus artışıyla, bu araç artışıyla ulaşım sorununu tek başına çözebilecek bir proje değil.
    Bu projeyi kamuoyuyla paylaşmakla trafik ve ulaşım konusunda yaşanan sıkıntılar ikinci plana itilmez.
    Büyükşehire ve Muhittin başkana yönelik kamuoyunun tepkisi ortadan kalkmaz.
    Muhittin başkan “Çıkıp ben tekrar büyükşehire adayım” demez..
    Ama, o’nun adaylığını düşünenlerin önüne kentin trafik ve ulaşım sorunu konur...
    Halkın tepkisi önce masada olur.
    Sonra sandıkta.
    Sayın başkana tavsiyem 14 ve 28 Mayıs seçimlerindeki sonucu pek dikkate alma.
****
    Trafikte sorumluluk sadece büyükşehirin değil. Karayolları’nın da yapması gerekenler var.
    Ama  fatura sadece büyükşehire kesiliyor.
    Fatura Muhittin başkana kesiliyor.
    Büyükşehirin bürokratları, danışmanları ve özellikle başkanı yönlendirmeye, yönetmeye,  konuşmasına varıncaya kadar dizayn etmeye çalışan zat aslında Muhittin başkana bilerek ya da bilmeyerek en büyük kötülüğü yapıyorlar.
    Muhittin başkanı kamuoyuna doğru anlatamıyorlar, anlatmasına imkan tanımıyorlar ve oluşan eksik algıyı düzeltme konusunda fikir üretmiyorlar.
    Ulaşımla ilgili kamuoyunda oluşan eksik düşünce bile (Ulaşımda sorunun tek nedeni büyükşehirin gerekli çalışmaları yapmaması) bu zamana kadar düzeltilemez mi ?
    Muhittin başkan artık her hafta merkezde en az 2 mahallede vatandaşlarla buluşmalı.
    Gazetecilere kahvaltılı basın toplantısında anlattıklarını direk mahallelilere anlatmalı...
    Sıkıntının kaynaklarından birinin Karayolları olduğunu paylaşmalı ve kamuoyunda bu fikrin oluşmasını sağlamalı.
    Sonuç olarak, onca bürokrat, onca danışman ve özellikle başkanı yönlendirmeye, dizayn etmeye çalışan zat, trafik ve ulaşımda büyükşehirin  şamar oğlanına dönmesine, Böcek’in günah keçisi ilan edilmesine neden olmuştur, olmaya da devam ediyor.
 
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.21 17:55:42
Son Düzenlenme Tarihi :