SON DAKİKA

logo

ANSİAD VE ÜNİVERSİTE İŞ BİRLİĞİ HER ALANDA DEVAM EDİYOR

ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Akın Akıncı ve Antalya Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, dünyadaki gelişme ve uygulamalara paralel olarak iş birliğinin güçlendirilmesi adına Antalya Bilim Üniversitesi İşletme Bölümü ve ANSİAD İşbirliği protokolünü imzaladılar.

Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) ve Antalya Bilim Üniversitesi İşletme Bölümü lisans öğrencilerinin eğitimi kapsamında eğitim-öğretim programlarının güncellenmesi, gereklilik ve ihtiyaçların belirlenerek gelecek programlara yansıtılması ve öğrencilerin vizyon ve hazırlık düzeylerinin yükseltilmesi amacıyla iş birliğine vardılar. ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Akın Akıncı ve Antalya Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek’in imzaladığı protokol törenine, ANSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Özbek, Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Necdet Alkandemir ve Yönetim Kurulu Toplantı Yönetmeni Sarper Dermut ile Antalya Bilim Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hamza Kandur, İİSBF İşletme Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Turunç ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İbrahim Sani Mert katıldı. İmzalanan protokolün sanayi ve üniversite iş birliği adına hayırlı olmasını temenni eden Başkan Akın Akıncı, “Lisans eğitimi alan İşletme Bölümü öğrencilerinin almış oldukları teorik bilgilere ilaveten yöneticilik becerilerinin artırılmasına yönelik bir çalışma. Buradaki hedefimiz bilim ve altyapı potansiyelinin, özel sektör tarafından talep edilen alanlarla araştırma çalışmalarına, projeler hazırlanarak üretime dönüştürülmesi. İş dünyası ve üniversite iş birliği her alanda devam edecek” dedi. İş dünyası ve üniversite iş birliğini önemsediklerini kaydeden Antalya Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, “Antalya Bilim Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencilerinin eğitimleri ile sanayinin beklentilerinin uyumlaştırılması adına protokolün her iki tarafa da hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.09.22 07:09:15
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






“Otopark, pazar yeri, kent meydanı” projesi seçim öncesi dağıtılan kitapçıkta mı kaldı ?

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Devlet Hastanesi’nin hemen yanına yeni terminal binası inşaatı başlatılırken, mevcut otogar alanının ne şekilde değerlendirileceği yeniden Elmalı kamuoyunun gündemine geldi.

    Geçtiğimiz  aylarda yapılan Elmalı Belediye Meclisi’nin Eylül ayı toplantısında Ak Partili Meclis Üyesi Ali Özekoğlu’nun konu ile kısa konuşmasının ardından açıklama yapan Belediye Başkanı Halil Öztürk, sözkonusu alanla ilgili “sürpriz” bir proje hazırladıklarını belirtti ve projenin tamamlanmasının ardından da meclis üyeleri ile kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.
BAŞKAN ÖZTÜRK’ÜN
1 NOLU PROJESİYDİ
    Mevcut otogar alanının bulunduğu yere Belediye Başkanı Halil Öztürk, adaylığı süresince otopark, pazar yeri  ve kent meydanı yapılacağını birçok toplantıda dile getiriyordu. Seçim kitapçığının projeler bölümünde de 1 nolu proje olarak yeralan otopark, pazar yeri ve kent meydanı projesi, başkan Halil Öztürk’ün sözkonusu alana yapılacak “sürpriz” olarak değerlendirdiği bir başka proje nedeniyle, bastırılan  renkli kitapçıkta kalırken, yeni projenin dükkan  ağırlıklı olacağı da edindiğimiz bilgiler arasında.
İŞTE VAZGEÇİLEN PROJE
    Halil Öztürk’ün mega projesiydi mevcut otogarın bulunduğu alana otopark, pazar yeri ve kent meydanı yapılması projesi. Seçim öncesi bastırılan ve dağıtılan kitapçıkta sözkonusu proje ile ilgili paylaşılan  bilgiler şöyleydi: 
    “Kentimizde, park sorununu ortadan kaldırmak için  çalışmaşlar yapacağız. Halkımızın özellikle  Pazartesi  günleri  yaşadığı park problemini çözmek  için eski otogarın bulunduğu alana 2 katlı otopark yapacağız.  Üst katını modern pazar vyeri olarak dizayn edeceğiz.  Projenin en üst katına ise  kentimize yakışır  bir kent meydanı inşa edeceğiz     

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.10.09 07:42:51
Son Düzenlenme Tarihi :





Sonbaharda kapıyı çalan 5 önemli hastalık

İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Aktaş, sonbaharda sık görülen hastalıkları ve korunma yöntemlerini anlattı.
Sonbaharın gelmesiyle birlikte hava sıcaklıkları yavaş yavaş düşmeye başladı. Bununla beraber ortaya çıkan ani ısı dalgalanmaları ise eğer dikkatli olunmazsa hastalıklara yakalanma riskini oldukça artırıyor. Yapılan klinik çalışmalar bahar aylarında bazı hastalıkların daha fazla yaşandığını gösteriyor. Bunun sebebi ise genellikle başta ani ısı değişimleri olmak üzere yağmur, rüzgar ve polenler gibi faktörlerin vücut direncini düşürmesi şeklinde tanımlanıyor. Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Aktaş, “Bu hastalıklardan korunmak bizim elimizde. Yeter ki hazırlıklı olalım ve gerekli önlemlerimizi alalım” diye konuştu.
Doç. Dr. Aktaş, sonbaharda yakalanma riski yüksek olan 5 hastalığı şu şekilde sıraladı:
1- Üst solunum yolları hastalıkları
Mevsim geçişlerinde yaşanan ısı değişimleri üst solunum yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlıyor. Vücudun bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla beraber burun, sinüsler, farenks, larenks veya bronşlar gibi üst solunum yollarını ilgilendiren akut enfeksiyonlar yaygın hale geliyor. Bu enfeksiyonlar ise hafif ateş, öksürük, hapşırma, yorgunluk, burun tıkanıklığı gibi belirtilerle kendini gösteriyor ve genellikle bulaşıcı olduğundan etkileşimin fazla olduğu ortamlarda yakın temastan kaçınmak gerekiyor. Bunun yanı sıra bulunulan ortamı sık sık havalandırmak, C vitamini yönünden iyi beslenmek ve hava sıcaklığının değişkenliğini göz önünde bulunduracak şekilde giyinmek önem kazanıyor.

2- Alerjik rinit
Halk arasında ‘saman nezlesi’ olarak da adlandırılan mevsimsel alerjik rinit, en sık rastlanan alerjik hastalıklardan biri olarak öne çıkıyor. Bahar aylarında özellikle havada uçuşan polenler nedeniyle artış gösteren alerjik rinit, hapşırık, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, burun kaşıntısı, öksürük, geniz akıntısı, koku
almada güçlük, gözlerde kaşıntı, sulanma ve kızarıklık ile kendini belli ediyor. Alerjik belirtilerin kontrolü ise birden fazla tedavi yönteminin birlikte uygulanmasıyla sağlanıyor. Korunmak için ilk ve en önemli adım alerjik rinite neden olan etkenlerden uzak durmak olurken, verilen tedavinin kısaltılmaması gerekiyor.

3- Sindirim sistemi sorunları
Mevsim geçişlerinde reflü, gastrit, peptik ülser gibi mide rahatsızlıklarında gözle görülür bir artış gözleniyor. Nedeni ise bu süreçte nem oranındaki farklılıklar, gün ışığından yararlanılan sürenin azalması ve değişen hava şartlarına vücudun tepki göstermesi oluyor. Daha önceden hafif şikâyetleri olan bireylerde alevlenmeler olabilirken, hiç şikâyeti olmayanlarda da yakınmalar başlayabiliyor. Şişkinlik, geğirme, ağza ekşi su gelmesi, bulantı, kusma ve karnın üst kısmında gece uykudan uyandırabilecek kadar şiddetli hissedilen yanma veya ağrı sık yaşanan belirtiler arasında yer alıyor. Bu sorundan kaçınmak için kızartmalar, yağlı ve baharatlı yiyecekler ile kahve türü ve gazlı içeceklerden uzak durmak gerekirken, öğün atlamayarak sık ama az yemek yemek de önem kazanıyor.

4- Ürtiker (Kurdeşen)
Araştırmalar, her dört kişiden birinin yaşamı boyunca en az bir kez ürtiker (kurdeşen) geçirdiğini gösteriyor. Ürtikere en çok bahar aylarında polenlerin artması sebep oluyor. Deriden kabarık, basmakla solan, etrafı kızarık, sınırları net ve kaşıntılı döküntüler, ürtiker sorununun işaretleri oluyor. Bu döküntüler 24 saat içinde kaybolurken, vücudun başka yerlerinde tekrar çıkıyor. Ancak bu belirtiler hastaları özellikle geceleri daha çok rahatsız ediyor ve yaşam kalitelerini düşürüyor. Ürtikerden korunmak için diğer alerjik hastalıklarda olduğu gibi alerjenlerden kaçınmak alınacak tedbirler arasında ilk sırada geliyor.

5- Depresyon
Havalardaki serinlemeyle beraber açık alanlardan kapalı alanlara geçilmesi ve metabolizmadaki değişimler bireylerde farklı tepkilere yol açabiliyor. Bunlar genellikle şiddetli yorgunluk hissi ve birtakım ruhsal değişimler olarak karşımıza çıkıyor. Bahar yorgunluğunun belirtileri ise halsizlik, yorgunluk, sürekli uyuma isteği ve geçmeyen baş ağrıları oluyor. Bu gibi değişimlerin ardından yaşanması muhtemel bir depresyondan korunmak için mümkün olduğunca doğayla baş başa olacak şekilde açık havada vakit geçirmek, düzenli spor yapmak, sağlıklı beslenmek, uyku düzenine dikkat etmek ve metabolizmanın vitamin-mineral eksikliklerini gidermek gerekiyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.05 21:09:17
Son Düzenlenme Tarihi : 2023.10.05 21:13:37