SON DAKİKA

logo

Kepez Meclisi, Azerbaycan için tek yürek oldu

Kepez Belediyesi Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik saldırısı ortak bildiri ile kınandı. Başkan Hakan Tütüncü ve meclis üyeleri ortak bildiriyle kardeş Azerbaycan’ın yanındayız mesajı verirken, belediye hizmet binası ve meclis salonu, Türk ve Azerbaycan bayraklarıyla donatıldı.

Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik saldırısı tüm Türkiye’de olduğu gibi Kepez Belediyesi meclisinde de tepkiyle karşılandı. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü başkanlığında gerçekleştirilen Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nın açılışında, saldırıya karşı ortak tavır sergilendi. Kepez Belediyesi Meclisi’nde grubu bulunan AK Parti, MHP, CHP ve İYİ Parti’nin imzaladığı bildiriyle, Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırısı ortak bildiri metni ile kınandı. Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik saldırısına tepki göstermek için hazırlanan ortak metni AK Parti Grup Sözcüsü Serhan Demir okudu.

Aziz Milletimiz’e

Meclis üyelerinin ortak imzası ile okunan ve “Aziz Milletimiz’e” diyerek başlayan ortak bildiri de; “Kepez Belediye Meclisi’nde grubu bulunan siyasi partiler olarak, Ermenistan silahlı kuvvetlerinin 28 Eylül 2020 tarihinde Yukarı Karabağ’da ateşkesi ve uluslararası hukuku ihlal ederek ağır silahlarla Azerbaycan sivil yerleşim yerlerini ve askerlerini hedef alan saldırılarını en güçlü şekilde kınıyoruz. Bu son saldırı yakın zamanda Tovruz’da gerçekleştirdiği saldırılardan sonra, Ermenistan’ın bölgede kalıcı barışın ve istikrarın tesisi önündeki en büyük engel olduğunu bir kez daha göstermiştir. Sovyetler Birliği’nin dağılması ile birlikte Azerbaycan topraklarını 30 yıla yakın süredir işgali altında tutan Ermenistan’ın Azeri kardeşlerimize yaptığı soykırım ve işkence halen hafızalarımızdadır. Azerbaycan topraklarına yaptığı yeni saldırı ile başka amaç ve hedefler peşinde olduğu açıkça anlaşılan Ermenistan’ın bu saldırısı asla kabul edilemez. Bizler, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde halkını korumak ve toprak bütünlüğünü tesis etmek amacıyla Azerbaycan’ın gerçekleştirdiği savunmayı destekliyoruz. Saldırıda şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize ise acil şifalar diliyoruz” denildi.

Türkiye Dünya'da güçlü bir ülke

“Terörle mücadelesinde, Kıbrıs sorununda, Ege meselesinde, Doğu Akdeniz’de haklılığını ve kararlılığını bekası ve çıkarları kapsamında hep birlikte tüm dünyaya gösteren Türkiye, Güney Kafkasya meselesinde de kararlılığını ortaya koymaktan hiçbir zaman çekinmeyecektir.” ifadesinin yer aldığı bildiride; “Bölgesinde ve dünyada güçlü bir lider ülke olan Türkiye, gerek ülkemizin milli çıkarlarına gerekse Azerbaycan halkına yönelik hiçbir oyuna müsaade etmeyecektir. Bölgede barışın tekrar tesisi için Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarını derhal terk etmesi ve Ermenistan’ı şımartan ve kullanan güçlerin de bu ülkeyi destekler yöndeki tavırlarına da ivedilikle son vermesi gerektiğine inanıyoruz.  Karabağ meselesinde bugüne kadar sessiz kalan ve 30 yıldır Azerbaycan’ı oyalayan uluslararası aktörleri de Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmesi ve bölgede barışın tesis edilmesi için çaba göstermeye davet ediyoruz. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki kardeşlik hukuku, ortak tarihi geçmiş ve kader birlikteliğimiz nedeniyle bizlerin de hiçbir zaman yapılanlara kayıtsız kalamayacağımızı, her türlü şartlarda kardeş ülke Azerbaycan’ın yanında olmaya devam edeceğimizi Kepez Belediye Meclisi olarak kamuoyu ile saygıyla paylaşıyoruz.” denildi.

Antalya ve Azerbaycan kardeşliği

 Okunan ortak bildirinin ardından söz alan Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Antalya’nın Azerbaycan ile ortak bir ilişkisinin olduğunu hatırlattı. Tütüncü; “1918 yılında görev yapan Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu Bakü’ye ulaşıyor. Bakü’de Ermeni mezalimini sonlandırma konusunda da çok büyük bir görev yapıyor. O ordunun içerisinde şehadet mertebesine ulaşan 10 Antalyalı hemşehrimiz var. Onların hepsinin isimleri de belli. Biz 2 yıl evvel, Türk Ocağı ile birlikte bir program çerçevesinde bununla ilgili bir anıt ve bir cadde yaptık. DokumaPark'ın içerisindeki o anıta 10 Antalyalı hemşehrimizin ismini yazdık. Devlet Hastanesi’nin hemen doğusunda bulunan o caddenin üzerine de onların isimlerini tekrar yazmak suretiyle Antalya  ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin yüzyıl evveliyata dayanan hukukun altı koyu kalemlerle çizilmiş olduk. Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Azerbaycan’ın tasası tasamız, sevinci sevincimizdir “ sözleri çok manidardır. Azerbaycan Milli Lideri Haydar Aliyev’in;  “Biz bir millet, iki devletiz” ifadeleri de bu anlamda üzerinde durulması gereken en önemli hususlardan bir tanesidir. Nazım Hikmet'ten, Mehmet Emin Resulzade’ye, Ahmet Cevat’a kadar gönül dünyamızı sesleriyle, sözleriyle renklendiren bütün büyüklerimiz aslında derin ilişkilerimizin, derin kardeşlik bağımızın ne kadar önemli ve ne kadar derin olduğunu göstermişlerdir.” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşu belli

Dağlık Karabağ konusunda da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin duruşunun belli olduğunu vurgulayan Başkan Tütüncü, “Nasıl ki; 1989’da bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan'a dönemin başbakanının ve cumhurbaşkanının, devlet yetkililerinin katkıları destekleri olmuşsa, ve o günden itibaren o destek de bir milli politikaya  dönüşmüşse, devletimiz bu milli politikanın peşinden giderek, Dağlık Karabağ meselesinde yaşanan hususlarda Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanında olduğunu her haliyle, her şekliyle, gerek sözle, gerek davranışlarıyla ortaya koymuşlardır. Belediye meclisimizin bu duyarlılığı bu metni kaleme alması, bu metni de kamuoyu ile paylaşması bugünkü toplantımız açısından önemlidir. “ diye konuştu.

 Başkan Tütüncü’nün konuşmasının ardından Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda gündem maddelerinin görüşülmesine geçildi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.10.02 15:34:00
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Mut’ta 269 bin dekar alanda 15 milyon ağaçta zeytin hasadı başladı

Türkiye’de zeytin üretiminin yüzde 20’sinin gerçekleştirildiği Mersin’in Mut ilçesinde hasat başladı. Zeytinin başkenti konumunda yer alan ilçede bu sene 269 bin dekardaki 15 milyon adet ağaçtan 130 bin ton zeytin, 10 bin ton ise yağ elde edilmesi bekleniyor.
Türkiye’nin yaş sebze ve meyve üretiminde ilk sıralarda yer alan Mersin’de her dönem farklı farklı ürünlerin hasadı yapılıyor. Her ilçede farklı bir ürünler de üretim kapasitesiyle ön plana çıkıyor. Türkiye’deki zeytin üretiminin yüzde 20’si de Mut ilçesinde yapılıyor. Bölge ve iklim kuşaklarının kesişme noktasındaki coğrafi konumuyla birçok tarım ürününün yetiştiği Mut ilçesinde, zeytinlerin hasadı ile zeytinyağına dönüşüm yolculuğu başladı.
İlçede sabahın ilk ışıklarıyla toplanan zeytinler, zeytinyağına dönüştürülmek üzere fabrikalara taşınıyor. Yapraklarından ve dal parçalarından ayrılıp dinglerde yıkanan zeytinler, toz, kir ve ilaç kalıntılarından arındırılıyor. Arınan zeytinler daha sonra kırma ve ezme işlemlerine tabi tutuluyor. Zeytin, hamur kıvamına getirildikten sonra yoğrulma ünitesine alınarak presleniyor ve yıkanıyor. Bu işlem sırasında, ürünün kara suyu ve hamur, birbirinden ayrılarak yağ ortaya çıkıyor. Elde edilen zeytinyağı filtre edilerek içerisindeki partiküller tekrar ayrıştırılarak süzülüyor. Zeytinyağı bu işlemden sonra pamuk filtrelerden geçirilerek vatandaşın getirdiği kaplara alınıp hazır hale getiriliyor. Özelikle bidon ve teneke kutulara konularak saklanan zeytinyağı, sofralardaki yerini alıyor.

“21 zeytinyağı fabrikası bulunuyor”
İlçede, bu yıl 269 bin dekar alanda, 130 bin ton zeytin ve 10 bin ton zeytinyağı rekoltesi bekleniyor. Rekoltenin bu yıl geçen yıla göre az olduğu ifade edildi. İlçede 11 zeytin salamura işleme tesisi ile 21 zeytinyağı fabrikasının faaliyette olduğu kaydedildi. Bin 300 yıllık zeytin ağacının bulunduğu ilçede bu yıl ürün az ama fiyatların yüksek olması üreticiyi sevindiriyor. Zeytin fiyatları ise 30 liradan başlayıp 70 liraya kadar alıcı buluyor.

"15 milyon adet ağaçta üretim yapılıyor"
Mut İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ekrem Bayır, “İlçemiz ülkemizin önemli zeytin üretim alanlarından biridir. Mut ilçemiz yaklaşık 700 bin dekar alanda tarımsal faaliyet yürütmekte. Bunun 269 bin dekar alanında zeytin üretimi yapmaktayız. İlçemizde 15 milyon zeytin ağaç varlığı bulunmaktadır. Bunun yaklaşık 11-12 milyonu meyve veren ağaçlarımızdır. Ürettiğimiz zeytinler 21 adet zeytinyağı fabrikamızda işlenmekte olup 11 adet salamura tesisimizde işlemekte olup gerek iç piyasa gerekse dış piyasaya satışı yapılmaktadır. İlçemizde üretilen zeytinler ilaçsız doğal bir şekilde üretimi yapıldığından tüketicilerimiz tarafından yoğun talepler görmektedir. Mut zeytininden üretilen zeytinyağlarımız gerek peroksit değeri düşük olmasıyla sağlık bileşenlerinin özellikle polifenol miktarının yüksek olmasıyla bir şifa deposudur bir şifa kaynağıdır. Peroksitle ilgili düşüklüğüyle raf ömrü de Mut zeytinyağında diğer bölge zeytinyağlarından daha uzundur” dedi.

“10 bin ton zeytinyağı üretimi tahmin etmekteyiz”
Bayır, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu sene zeytinleri üreticilerimizden elek numarasına göre 30 ile 70 lira arasında alımı yapılmaktadır. Zeytinyağı fiyatımızda 180 ile 190 lira litre fiyatıyla iyi bir başlangıç yaptı. İnşallah üreticilerimizin yüzü gülecek bu sezonda şuan ihracatta zaten 110 Dolar ve Euro’nun üzerine çıktı. İç piyasada da 70-80 liradan başlayan zeytinyağı 160-180-200 bandına çıktı. Rekoltenin dünya genelinde ülkemizde biraz düşük olması münasebetiyle de fiyatların önümüzdeki üretim sezonu bitimi münasebetiyle de yükseleceğini tahmin ediyoruz. İlçemizde üretilen zeytinyağlarının asit derecesi genelde 05 ve altında natürel sızma zeytinyağı şeklinde sıfıra yakın asit derecesiyle ülkemizde ön plana çıkmaktadır. Mut ilçemizde 2023 yılı üretim yılı sezonumuzda 130 bin ton zeytin rekoltesi tahmin etmekteyiz. Bu yıl gerek periyodik gerekse iklim şartlarından dolayı önceki yıla göre rekoltemiz biraz düşüktür. Ayrıca 10 bin ton zeytinyağı üretimi tahmin etmekteyiz. İlçemizde üretilen zeytinyağları 21 adet fabrikamızda işlendiği gibi marka değeri olan firmalarımızla gerek Avrupa ülkelerine, Japonya, Birleşik Arap ülkelerine ihracatı yapılmaktadır” diyerek sözlerini bitirdi.
Üretici Bekir Çoban ise “Zeytin üreticisiyim aynı zamanda zeytinyağı üreticisiyim. Bu yıl rekoltemiz geçen yıla nazaran diğer yıllara nazaran daha düşük ama kalite ve lezzette. Yine iyi gözüküyor gayet memnunuz bundan fiyat anlamında da geçen yıldan daha iyi para kazanacağız bu yıl inşallah” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.05 22:04:25
Son Düzenlenme Tarihi :





Sinir krizi geçiren kadın, tüm evde ne varsa pencereden sokağa attı

Antalya’da sinir krizi geçiren kadın, eline geçen ne varsa balkondan yola attı. Tüm evi pencereden dışarı atan kadın mahalleli ve ekiplere adeta ecel terleri döktürürken, 3 saatin sonunda ikna edilip ters kelepçe ile hastaneye götürüldü.
Olay, saat 11.00 sırasında Döşemealtı ilçesi Bahçeyaka M..

Antalya’da sinir krizi geçiren kadın, eline geçen ne varsa balkondan yola attı. Tüm evi pencereden dışarı atan kadın mahalleli ve ekiplere adeta ecel terleri döktürürken, 3 saatin sonunda ikna edilip ters kelepçe ile hastaneye götürüldü.
Olay, saat 11.00 sırasında Döşemealtı ilçesi Bahçeyaka Mahallesi Hacı Kozak Caddesi üzerindeki bir apartmanın 3. kat dairesinde meydana geldi. Yaklaşık 4 ay önce kiracı olarak mahalleye taşınan ve yalnız yaşayan 48 yaşındaki Ş.Ö., bugün öğle saatlerinde girdiği bunalım sonucu elinde bıçakla balkona çıktı. Çevredekilere hakaretler yağdıran Ş.Ö., daha sonra mutfaktaki eşyaları kırdığı pencereden eşyaları atmaya başladı. Vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla adrese sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Eline geçen, televizyon, ütü, elektrikli süpürge, temizlik malzemeleri, masa sandalye, piknik tüpü, gıda maddeleri ve mutfak eşyalarını atan kadın oturduğu pencere kenarında ise korku dolu anlar yaşanmasına neden oldu. İtfaiye kadının atlama ihtimaline karşı bahçeye şişme branda açtı. Döşemealtı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri kadını ikna etmek için büyük çaba sarf etti. Mahalleli korku dolu bakışlar içinde olan biteni izledi. Yaklaşık 3 saat boyunca aralıklarla eline geçenleri yola atmaya devam eden kadın, polislere zor anlar yaşattı. Polisler, yolu savaş alanına çeviren kadını itfaiye yardımıyla açtıkları kapıdan girerek ikna etti. Daire içinde de polislere direnen kadın, ters kelepçe takılarak indirildi ve ambulansla polis eşliğinde hastaneye kaldırıldı.
Kadının balkona çıkıp hakaretler yağdırmaya başladığını belirten Rabia Küçükbaşkan, “Bir evde ne varsa onu attı, televizyon, mutfak banyoda ne varsa attı. Dolapları bile fırlattı. Mahalleli çok korktu. Ekipler uzun süre sakinleştiremedi. Ama polis sonunda ikna etti götürdü, çok şükür” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.06 21:48:45
Son Düzenlenme Tarihi :