SON DAKİKA

logo

Kazalar oldu, tabelalar kondu

Elmalı-Korkuteli karayolunun Karaman Beli mevkiinde geçtiğimiz günlerde meydana gelen zincirleme kazaların ardından, Karayolları ekipleri tarafından uyarıcı levhalar kondu, hız limiti düşürüldü, bariyerlerin birkaç metre uzağına dubalar konarak araç sürücülerinin o bölgede seyir etmeleri engellendi

    Elmalı-Korkuteli karayolunun Karaman Beli mevkiinde özellikle sabah ve akşam saatlerinde gizli buzlanma Korkuteli istikametine giden araçlar için büyük bir tehdit oluşturuyor. Gizli buzlanmayı fark etmeyen sürücüler kimi zaman araçlarını zor toparlıyorlar. Bazen ise toparlayamıyorlar ve araçlarının yoldan çıkmasına neden oluyorlar.  Gizli buzlanma zincirleme kazalara da neden olurken, Karayolları ekipleri gecikmeli de olsa  gizli buzlanma ve kaygan yola karşı sürücüleri uyaran tabelaları diktiler. Hız limitini 50 olarak belirleyen ekipler, araçların kaymaması ve buzun erimesi içinde çalışma yaptılar. Buzlanmanın en fazla olduğu bariyerlere yaklaşılmaması için dubalarla önlem alan Karayolları ekipleri, bundan sonraki olası kazaları önlemek gayretinde.
HER GÜN SABAH-AKŞAM KONTROL 
YAPILMALI
Araç sürücüleri Karaman beli ve gizli buzlanmanın olduğu yerlerde bir ekibin her gün sabah erken ve akşam saatlerinde kontrol yaparak gerekiyorsa gizli buzlanmanın olduğu noktalarda tuzlama çalışması yapmasının yerinde olacağını kaydettiler.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.01.06 19:58:39
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






ASAT Yönetiminin aldığı bu karar İNSANİ olmadı ?

Türkiye genelinde olduğu gibi Antalya ilçelerinde de ciddi bir kuraklık tehditi var. Bu gidişle bırakın tarım alanlarının sulanmasını, belki de evlerimizdeki, işyerlerimizdeki çeşmelerimizden su belirli saatlerde akacak.

Antalya ve ilçelerinin su ihtiyacı arşılayan kurum Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı kısa adı ASAT olan Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel  Müdürlüğü. Başında da çok değerli bir isim var, belediyecilik konusunda uzmanlaşmış, kendini ispatlamış Avukat İbrahim Kurt.
ASAT’ın görev ve yetkileri ile ilgili ilk sırada “İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek...” geliyor.
Bu maddeye baktığım zaman, ASAT Yönetim Kurulu’nun “Bahçe ve Seralarda insani tüketim amacı ile verilmekte olan Bahçe-Sera Abonelikleri, Ülkemizde ve bölgemizde yağışların yetersiz olmasından dolayı yeraltı sularında düşümler, bazı kuyularda ise kurumalar izlenmeye başlandığından, İlimiz genelinde Yönetim Kurulumuzun 25.05.2021 tarih ve 2021/193 sayılı kararı gereği 26.05.2021 -  01.11.2021 arasında geçici olarak durdurulmuştur” açıklamasıyla ters düşüyor.
Siz “Bahçe ve Seralarda insani tüketim amacı ile verilmekte olan Bahçe-Sera Abonelikleri” diyeceksiniz, bir yandan da sıkıştığınız an insani tüketimi “es” geçip bahçe-sera aboneliklerini” geçici olarak durduracaksınız.
Kısaca ASAT Yönetim kurulunun bu kararı hiçte İNSANİ olmadı.
Evet, kapıda bir kuraklık tehditi var. Bu tehdite karşı tedbir almak ASAT’ın görevlerinin başınında gelir. Bir yandan yeni su kaynaklarını bulmak ve gerekli yatırımı yapmak,  bunun yanında su israfını en aza indirmek ASAT’ın görevidir. Bağ-bahçe-sera aboneliklerinin durdurulması yerine, 2 nci kademesi çok yüksek (caydırıcı)  bir fiyatın belirlenmesi neden düşünülmedi, soru işareti.
Sera-bağ-bahçe sahibi sulama suyu olarak ASAT’ın verdiği suyu kullanmasın, kullanırsa da ciddi bir rakam ödemek  zorunda kalsın. Ev ve işyerlerinde kademeli tarife nasıl uygulanıyorsa, sera-bağ-bahçelerde de uygulanıyordur. Elini yıkamak, içmek ya da başka kişisel ihtiyacı için yani ASAT’ın ifadesiyle İNSANİ ihtiyaçları için bir kişinin ne kadar su tüketeceğinin hesabı ASAT’ta vardır.  Buna göre bir kademe ve fiyat belirlensin. O kademe aşıldığı zamanda yüklü bir fiyat uygulanarak, bağ-bahçe ve sera sahiplerinin ASAT’ın suyunu sulama suyu olarak kullanmaları engellensin. Böyle bir şey mümkünken, kuraklık tehditi var diye bağ-bahçe ve sera aboneliklerinin durdurulması, işin kolayına kaçmak yönüdür ki, tekrar ediyorum bu da ASAT’a yakışmamaktadır. * Erkin ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.06.01 09:28:34
Son Düzenlenme Tarihi :





Muhtar cinayetinde tanıktan ürperten ifade: “’Kalbine sık’ diye bağırdığını duydum"

Isparta’nın Senirkent ilçesinde muhtar Yüksel Ülperen’i öldürdükleri iddiasıyla hakim karşısına çıkan 4 şüphelinin ikinci duruşmasında tanıklar dinlendi. Mahkemede ifade veren tanık, "Emine Ö’nün evin iç kısmına doğru ’Kalbine sık, kalbine’ diye bağırdığını duydum. Sonrasında markete gittim eve dönerken Bekir Ö.’yü elinde tüfekle gördüm" dedi.
Isparta’nın Senirkent ilçesine bağlı Büyükkabaca Köyü Muhtarı Yüksel Ülperen aralarında husumet bulunduğu iddia edilen Bekir Ö. (18) tarafından 12 Aralık 2022 tarihinde silahla öldürülmüştü. Isparta Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmaya ‘kasten adam öldürme’ suçundan tutuklu yargılanan Bekir Ö., Bayram Ö., Tevfik Ö. ve diğer tutuklu sanık Hüseyin Ö., SEBGİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile katılırken, azmettirme suçundan adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Emine Ö., taraf avukatları, Yüksel Ülperen’in eşi Ümmü Ülperen ve kızı Gülşen Ülperen duruşma salonunda hazır bulundu.

“Kalbine sık, kalbine” diye bağırdığını duydum”
Davanın ikinci celsesinde tanık olarak dinlenilen M.Y., sanıklarla herhangi bir akrabalık bağlarının olmadığını, sadece komşu olduklarını belirtti. Olay günü yaşanılanları aktaran tanık, “Ben markete gidiyordum. Onların evinin önünden geçtiğim esnada Emine, Tevfik, Hüseyin ve eşlerini gördüm. Evin ön kısmında bulunan balkon kısmında ayakta duruyorlardı. Emine Ö’nün evin iç kısmına doğru ’Kalbine sık, kalbine’ diye bağırdığını duydum. Sonrasında markete gittim eve dönerken Bekir Ö.’yü elinde tüfekle gördüm. Arabanın sağ ön kapı camına doğru sıktığını gördüm. O esnada evin önü çok kalabalıktı 7-8 veya daha fazla kişide olabilir. Ben tüfek sesini duyunca eve kaçtım” dedi.
Evde bulunduğu esnada bir el daha silah sesi duyduğunu söyleyen tanık, “Eve geldiğimde telefonum balkonda şarjdaydı. Yüksel Ülperen’in yeğeni ve aynı zamanda arkadaşım olan H.E.K’ yı aradığım esnada 1 el daha silah sesi duydum ve ’dayını vurdular’ deyip telefonu kapattım. Sesten dolayı bütün mahalle aşağı indi. Bekir, Tevfik ve Hüseyin Ö’yü gördüm. Bekir Ö’nün elinde ateş ederken gördüğüm tüfek vardı abisi Hüseyin tüfeği onun elinden aldı. Olay yaşandıktan sonra benden motosiklet istediler olmaz veremem dedim sonrasında babam geldi biz eve girdik” dedi.
Mahkemede ifadesine başvurulan bir başka tanık M.C. ise sanıklarla ilgili herhangi bağının olmadığını belirterek, “Olayın yaşandığı benim dükkanıma gelen müşteriler için çay söyledim kahvehaneden, kendi dükkanıma dönerken karşı kahvehanede Hüseyin’i gördüm başından yaralıydı. Hastaneye gitmesi gerektiğini söyledim. Sonrasında dükkanıma geri döndüm. Aradan birkaç dakika geçtikten sonra silah sesi duydum ve kahvenin önünde Bekir ve Bayram’ı gördüm. Sonrasında Hüseyin’in koluna girip evine kadar götürdüm. Evlerinin önünde bağırış oldu ve Hüseyin’in elinde tabanca vardı. Bekir ve Tevfik’te ayrı ayrı tüfek vardı. Babaları Bayram evin önündeydi anneleri Emine ise telefonla konuşuyordu büyük ihtimalle konuştuğu jandarmaydı. Ben onları sakinleştiremeyeceğimi anlayınca evden ayrıldım. Belirli mesafe uzaklaştıktan sonra yanımdan bir araba kısa süre sonra da silah sesi duydum. Sanıkların evine doğru geri döndüm ve o sırada orada bulunan H.A. ve Bayram Ö. ’Siz ne yaptınız’ diye bağırıyordu. Aracın ön kısmında Yüksel Ülperen’i baygın bir şekilde gördüm” şeklinde konuştu.

“Benim evimde saklanıp saklanmayacağını sordular”
Aynı köyde komşu olarak ifadesine başvurulan E.N.Y. ise, “Olay günü evde otururken bağrış sesi duydum ama dışarı çıkmadım. Sonrasında araba sesi duydum ve kısa bir süre sonra bir el tüfek sesi duydum. Aradan fazla zaman geçmeden Bekir Ö., Tevfik Ö. ve Emine Ö’nün kızı Ü.Ö bizim evin önüne geldi. Bekir’in elinde uzun tüfek vardı. Ne oldu? diye sorunca Bekir Ö. bana Yüksel’i Kalbinden vurdum dedi ve sonrasında benim evimde saklanıp saklanmayacağını sordular biz olmaz deyince gittiler” ifadelerine yer verdi.

“Bana Yüksel’i getirme dedi”
Olay günü Yüksel Ülperen’in yanında olan ve ifadelerine yer verilen H.A. ise Yüksel Ülperen’in tutuklu sanıklarla bir probleminin olmadığını dile getirdi. Olay günü yaşanılanları aktaran tanık, “Olay günü Bayram Ö. beni aradı Hüseyin’i dövdüklerini söyledi ve eve gel dedi. Köy meydanına doğru arabamla giderken Yüksel Ülperen ve eşini gördüm. Orada 5-6 dakika konuştuk. Sonra beni yine Bayram Ö. aradı ona geliyoruz dedim. Kiminle geliyorsun? dedi Yüksel’le geliyoruz dedim ve bana Yüksel’i getirme dedi. oraya vardığımızda Bekir, Tevfik ve Hüseyin Ö’de silah ve tüfek vardı. Arabadan inip “Siz ne yapıyorsunuz” diye bağırmaya başladım. O sırada dağılmaya başladılar. Ben arabadan indiğimde kapının önünde kargaşa vardı o yüzden arabadan indim. Bayram Ö’ye neden böyle oluyor diye bağırmaya başladım o sırada 1 el tüfek sesi duydum. Yüksel o gün hiç arabadan inmedi. Yüksel’in yanına gittim sonrasında hastaneye götürdük” dedi.
Yüksel Ülperen’in hastaneye geldiği sırada üzerinde silah olduğunu söyleyen ve mahkemede tanık sıfatıyla dinlenilen H.E.Ş. ise, “Yüksel Ülperen hastaneye geldikten sonra doktorlar müdahale sırasında üzerinde silah olduğunu görmüşler. Silahı alıp bana teslim ettiler. Şarjörü çıkardım, şarjör doluydu. Sonrasında Yüksel Ülperen’in cebinden iki tane daha şarjör çıktı onlarda doluydu. Silah ve şarjörleri emanete aldım sonrasında jandarma ekiplerine teslim ettim” dedi.
Mahkeme başkanı tarafından tutuklu sanıklara tanık ifadeleri için söz verildi. Tutuklu sanıklar Bayram Ö., Bekir Ö., Hüseyin Ö., tanık M.Y’nin yalan söylediğini belirterek tanıklığını reddetti. Müşteki avukatı adli kontrol şartı ile serbest bırakılan Emine Ö.’nün azmettirici sıfatı ile tutuklanmasını talep etti.
Mahkeme başkanı tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, diğer tanıkların dinlenmesi sebebi ile mahkemeyi ileri bir tarihe erteledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.07 18:49:45
Son Düzenlenme Tarihi :