SON DAKİKA

logo

Uzaktan eğitim bile, onları proje yapmaktan alıkoyamadı

Elmalı’nın Tekke Mahallesinde bulunan Tekke Abdal Musa Ortaokulu, diğer tüm okullar gibi Covid-19 tedbirleri kapsamında eğitim hayatına uzaktan eğitim faaliyetleri ile devam ediyor. Okullarda yüzyüze eğitimin yapılmadığı günlerde bilgisayar başında derslerini takip eden Tekke Abdal Musa Ortaokulu öğrencileri, proje yapmaktan da geri kalmadılar.

 İnternet tabanlı olan ve bir çok ülke ve şehirde öğrenci ve öğretmenleri bir araya getiren eTwinning platformunda, okulun İngilizce öğretmeni Uğur Keskin rehberliğinde ‘Beyond the Borders!/Sınırların Ötesinde’ projesi yürütülüyor. Finlandiya, İtaly, Gürcistan ve Türkiye’den toplam 13 okul ve 90 öğrenciyi internet ortamında ir araya getirerek onlara hem müfredatlarında yer alan İngilizce dersi içeriklerini hem de farklı şehir ve milletlerden öğrenciler ile bilgisayar ortamında tanışmalarını sağlıyor.  Öğrenciler, web tabanlı internet araçlarını kullanarak sunumdan videoya, posterden afişe bir çok içerik üreterek özgüven ve tecrübe kazanıyorlar. Okulun İngilizce öğretmeni Uğur Keskin, bu çalışmaya başka öğrencilerin ve bu tarz projelere meraklı olan diğer okulların da katılmasını dilediğini belirtti.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.01.13 08:09:57
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Sağlık ekibi güvenini yerine getirdi, bebeği depremde doğdu

Adana Kozan’da 10 gün önce meydana gelen depremlerde yaşanan panik anları ilçe devlet hastanesinin güvenlik kameralarına da yansıdı. Depremde doğum ekibinin bir anneyi sakinleştirip sağlıklı bir bebek dünyaya getirmesine vesile olduğu öğrenildi.
Kozan ilçesinde 25 Temmuz’da yaşanan 5,5 ve 4,4 büyüklüğündeki depremler bölgede büyük panik ve korkuya neden oldu. Depremlerde ilçeye bağlı kırsal bazı mahallelerde evler ağır hasar aldı. Deprem anında ise Kozan Devlet Hastanesi ameliyathanesinde Kadın Doğum Uzmanı Hüseyin Kunter Tatar ve ekibi anne Hilal Yılancıoğlu’nu sakinleştirerek sağlıklı bir bebek dünyaya getirmesini sağladı. İlk depreme ameliyathanede yakalanan ve ikinci depremde ise ameliyat masasında olduğunu belirten anne Yılancıoğlu doktorunun ve hemşirelerin desteği ile bebeğini sağlıklı bir şekilde kavuştuğunu anlattı.
Olay günü yaşanan deprem paniği ve ameliyathaneye götürülen hastaların o anları güvenlik kamerasına yansıdı. Depremde kadın doğum servisinde bir hemşirenin de kucağındaki bebeği bir an olsun bırakmadığı anlar görüntülere yansıdı.

“Sağlık ekibi çok ilgilenince güvenim yerine geldi”
Sezaryen doğum için ameliyathaneye alınmasının ardından depremi yaşayan Hilal Yılancıoğlu sağlıkla depremde dünyaya getirdiği bebeği Alp Arslan’ın doğumunda yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı.
Depremde doktorunun kendini sakinleştirdiğini ve o an evdeki çocuğunu merak ettiğini belirten anne Hilal Yılancıoğlu, “27 yaşındayım, deprem anında doğuma girmiştim. Tam beni doğuma aldılar deprem oldu. Hocam, hemşireler, ne olduğunu anlamadık ama benimle çok güzel ilgilendiler, o güveni bana verdiler. Ne olduğunu hissedemedik. Karışık bir duyguydu. O an ameliyatı olmak zorundaydım, sağlık ekibi benimle çok iyi ilgilenince güvenim yerine geldi. Kızım evdeydi o aklıma geldi apartmanda olunca endişelendim korktuk ondan dolayı çok şükür bir şey olmadı. Doktor bey benimle konuştu, doğum yapmak istersen yapalım diye, o ara 2. deprem oldu, orasını tam hatırlamıyorum" dedi.
Doğum esnasında görevli olan herkesin kendisi ile çok ilgilendiğini ve sakinleştirmeye çalıştığına dikkat çeken Yılancıoğlu, "Hani derler ya önce can sonra canan diye, onlar öyle değildi. Kendi canlarını feda ettiler. Allah bir daha yaşatmasın. Sağlıkçılarımıza, güvenlikçilerimize teşekkür ederim çocuğun adını deprem mi koysam diye aklımıza geldi ama Alp Arslan koyduk” ifadelerini kullandı.

“Biz de korktuk ama işimizin başında olunca hasta önceliği ön plana geçiyor”
Kozan Devlet Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Hüseyin Kunter Tatar da deprem günü yaşadıklarını anlattı. Kadın Doğum Uzmanı olarak çeşitli hastanelerde görev aldığına dikkat çeken Tatar, "Şu an Kozan’da görev yapıyorum. Deprem bizim ülkemizin gerçeği. 25 Temmuz’da ameliyatlarımız vardı, hazırlandık sabah büyük bir deprem oldu. Hem hastalarımız hem biz korktuk. Ama biz yılmadık ameliyata devam ettik. Hastalarımıza sorduk güvenlerini alıp depremi dinlemeden ameliyatımıza devam ettik ve çocuklarını kucaklarına alarak mutlu oldular. Sabah olan deprem daha büyüktü tam o sırada ilk hastamızı alıyorduk, deprem olunca hastamızı o an dışarı aldık o sırada hastamızla konuştuk. Hastamız da doğum yapmak istediğini yeniledi ve biz sizin yanınızdayız siz istiyorsanız süreci tamamlayacağız. İlk hastamızı aldık, ameliyata başladık, o sırada 2. depreme yakalandık ama devam ederek çocuğu dünyaya getirdik. Sonra ikinci hastamızı alarak onunda doğumunu yaptırdık. Depremden her insan gibi biz de korktuk ama işimizin başında olunca hasta önceliği ön plana geçiyor. Hastalarımız da çok korkmadı ekibimizden ve bizlerden aldığı güvenle ameliyatı tamamladık” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.05 09:55:53
Son Düzenlenme Tarihi :





Alman öğrenciler Mersin’i tanıyor

Almanya’nın Oberhausen kentinden ‘Kardeş Şehirler Öğrenci Değişim Programı’ çerçevesinde Mersin’e gelen öğrenciler, kentin güzelliklerini tanımaya devam ediyor.
Öğrenciler ilk olarak Gastronomi ve Yöresel Ürün Konağı’ndaki Damıtma Atölyesi’nde Mersin’in lavanta bahçelerinden toplanan lavantalardan yağ elde ettiler. Atölyede bulunan kazan ve distilasyon ünitesinin nasıl çalıştığını öğrenen öğrencilere, damıtma hakkında genel bilgiler verildi. Lavanta damıtımının her aşamasını deneyimleyen öğrenciler, yağ çıkarma işlemi yapmanın da keyfini yaşadı. Öğrencilerin deneyimleme fırsatı bulduğu bir diğer atölye çalışması da, kurutma atölyesinde meyve kurutma işlemi oldu. Kurutma işleminin üretim teknikleri, meyvelerin dilim kalınlıkları, kurutma sıcaklığı ve süreleri hakkında bilgi alan öğrenciler, elma, muz ve limonun nasıl kurutulduğunu pratikte öğrenmiş oldu. Mersin’in coğrafi işaretli olan ve olmaya aday ürünlerini kurutup paketleyen öğrenciler, Mersin temalı sağlıklı atıştırmalıklar elde ettiler. Öğrenciler için verimli geçen bir diğer atölye ise mum yapım atölyesi oldu. Öğrenciler, içerisinde hiçbir kimyasal madde bulunmayan uçucu yağlardan mumlar hazırladılar. Hazırladıkları mumlara lavanta, vanilya ve portakal gibi farklı yağlar ilave eden öğrenciler, mumlarını kurutma atölyesinde kuruttukları meyvelerle süslediler. Öğrenciler mum atölyesinin ardından mutfağa geçerek, usta şefle birlikte Hatay usulü tarator yapımını öğrendi. Kendi yaptıkları taratoru tadan öğrenciler, deneyimledikleri bu yöresel lezzeti ülkelerine döndüklerinde de yapacaklarını ifade ettiler.
Mersin’i ve insanlarını çok sıcak bulduğunu söyleyen öğrencilerden Golekuh Caesar, “Mersin çok renkli bir kent ve insanları çok sıcakkanlı. Genel olarak çok beğendiğimi söyleyebilirim. Özellikle havası çok güzel ve deniz kente ayrı bir anlam katıyor” dedi.
Gastronomi ve Yöresel Ürün Konağı’nda gerçekleştirdikleri atölyeleri değerlendiren Caesar, “Öncelikle mum yapım atölyesine girdik. Orada bize çevre dostu mumlar yapıldığı söylendi. Sonrasında da meyve kurutma tesisinde meyveleri kestik ve kuruttuk” diye konuştu.
Caesar, daha önce meyve kurutma ve mum yapımı gibi bir deneyimi olmadığını sözlerine ekleyerek, “Böyle bir deneyimim aslında hiç olmadı. Bu benim için bir ilkti ve çok güzel bir şey” ifadelerini kullandı.
Öğrencilerden Christina Angenent ise, “Mersin’i çok beğendim. Çok güzel bir şehir, ama aynı zamanda çok sıcak. Atölye çalışmaları da çok güzeldi. Her şeyin çok güzel olduğunu düşünüyorum. Geleneksel bir Türk mezesini yapmak iyi bir deneyimdi” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.30 14:24:57
Son Düzenlenme Tarihi :