SON DAKİKA

logo

Kavşak içine artık 1 değil 2 araç yanyana park ediyor

Türkiye’de bir başka örneği var mı bilmiyoruz ama Elmalı’da araç sürücüleri için her yer park yeri. Öyle ki, kavşağın içine bile araçlarını park edip giden araç sürücülerinin olduğu Elmalı’da, bazı sürücüler ileri gitmekte sınır tanımıyorlar ve kavşak içine park etmiş aracın yanına araçlarını getirip park ediyorlar. Kimi araç sürücüleri kavşağın bir tarafını, bir başka sürücü ise kavşağın diğer tarafına araçlarını park ederken, kavşak içinde park edilen araç sayısı 3’e çıktığı bile oluyor ve doğal olarak gözler de trafik polisi arıyor.

Yola paralel araçlarını park edenler yanında yola dikey araçlarını park edenlere de rastlanırken, bazı sürücüler araçlarını yol ağızlarına park ederek hem araç trafiğini engelliyorlar hem de yayaların can güvenliği içinde karşıdan karşıya geçmelerine engel oluyorlar.
Elmalı’da trafik konusunda yaşanan bu düzensizlik daha ne kadar devam edecek, merak edilirken, özellikle semt pazarının kurulduğu gün ilçe trafiğindeki keşmekeşlik, düzensizlik ve başıboşluk adeta TAVAN yapıyor. 
Bu keşmekeşliğe dikkat çekmek ve gerekenin yapılması konusunda, dikkat çekmek amacıyla bundan böyle gazetemizde, ve sosyal medya hesaplarımızda fotoğraflar paylaşacağız. *Erkin ÖZGÜNSÜR


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.01.26 11:40:25
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya’daki orman yangını 1 saatte kontrol altına alındı

Antalya’nın Aksu ilçesinde çıkan orman yangını; 3 söndürme helikopteri, 2 uçak, 10 arazöz ve 50’yi geçkin personelin yoğun çabasıyla evlere ulaşmadan 1 saatte kontrol altına alındı. Antalya Valisi Ersin Yazıcı, yangının ilk belirlemelere göre konteynerdeki klimadan kaynaklı olabileceği bilgisini p..

Antalya’nın Aksu ilçesinde çıkan orman yangını; 3 söndürme helikopteri, 2 uçak, 10 arazöz ve 50’yi geçkin personelin yoğun çabasıyla evlere ulaşmadan 1 saatte kontrol altına alındı. Antalya Valisi Ersin Yazıcı, yangının ilk belirlemelere göre konteynerdeki klimadan kaynaklı olabileceği bilgisini paylaşırken, 1,8 hektar alanın da zarar gördüğünü bildirdi.
Antalya’nın merkez Aksu ilçesinde ormanlık alan yakınında ev olarak kullanılan bir konteynerde başlayan ve ormana sıçrayan yangın, 1 saatlik yoğun çalışmanın ardından evlere gelmeden kontrol altına alındı. Yangına Orman Bölge Müdürlüğüne ait 3 helikopter, 2 uçak, 10 arazöz, 40 orman işçisi, 11 teknik elemanın yanı sıra itfaiye ekipleri de müdahalede bulundu. Yaklaşık 1,8 hektarlık alanın küle döndüğü yangında, herhangi can kaybı ya da yaralanan bulunmadığı öğrenildi.

"1,8 hektar alan zarar gördü"
Antalya Valisi Ersin Yazıcıoğlu gazetecilere yaptığı açıklamada, 15.15’te çıkan yangının ilk belirlemelere yol kenarındaki bir konteynerin klimasının yanması sonucu olduğu yönünde değerlendirmeleri olduğunu kaydetti. Yangının yaklaşık 1 saatte kontrol altına alındığını belirten Yazıcı, 1,8 hektarlık bir alanın zarar gördüğünü söyledi.

Daha önce evi yanan kadın: "Devletime güveniyorum"
Daha önce aynı bölgede çıkan yangında evi yanan Fatma Köse de, tekrar aynı korkuları yaşadığından dolayı gözyaşı döktü. Köse, “Ben evimin oradaydım, dumanların çıktığını gördüm. Alevler vardı, daha önce de büyük yangınlar yaşadım. Ekiplere haber verdim, yangın bir anda büyüdü, buraya kadar geldi. Devletime güveniyorum, uçak ve helikopter göndermelerini istedim. Daha önce de burada yangın çıktı. Ormanda çok fazla atık var, daha önceki yangında evimin çatısı da yanmıştı” diyerek yaşadığı korkuyu dile getirdi.
Bölgede ekiplerin soğutma çalışmalarının sürüyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.20 17:34:24
Son Düzenlenme Tarihi :





ATSO Başkan Yardımcısı Cihangir M. Deniz, Gübre, ilaç, plastik, mazot Avrupa fiyatındaysa, domates ve biberin fiyatı da Avrupa'ya eşit olmak zorundadır.

ATSO Başkan Yardımcısı Cihangir M. Deniz, Gübre, ilaç, plastik, mazot Avrupa fiyatındaysa, domates ve biberin fiyatı da Avrupa'ya eşit olmak zorundadır.

Sebze ve meyva fiyatları sadece İstanbul ya da Ankara gibi büyükşehirlerde değil, sebze ve meyvanın üretim merkezi Antalya’da da el yakarken, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Cihangir M. Deniz,  mecis toplantısında yaptığı konuşmada sorunu ortaya koymakla kalmadı, bu sorunun aşılması için neler yapılması gerektiğini de basit ve herkesin anlayabileceği bir dille aktardı.
“Bizde sebze ve meyve fiyatları bazen Avrupa'ya yakın, bazen de Avrupa'nın çok altında. Gübre, ilaç, plastik, mazot Avrupa fiyatındaysa, domates ve biberin fiyatı da Avrupa'ya eşit olmak zorundadır” diyen Cihangir M. Deniz,  marketlerde diş macunu, diş fırçası, deterjan, sucuk ve salam fiyatlarının Avrupa ayarında, hatta bazen daha da yüksek olduğunu, araba fiyatları, elektronik, hatta internet fiyatını da Avrupa'dan daha yüksek olduğunu hatırlattı.
“Ama sıra sebze ve meyveye gelince istiyoruz ki, ucuz olsun. İstiyoruz ki, köylü eskisi gibi düşük fiyata çalışsın, biz de düşük fiyatla alalım” diye bir gerçeği dillendiren ATSO Başkan Yardımcısı Deniz şunları söyledi:
“Bugün üretici bir kilo portakaldan kazandığıyla sahilde bir çay içemez. Eskiden kahvelerde çay kuruşla satılırdı. Şimdi kafelere geçtik çay ve kahve Euro üzerinden fiyatlandı. Bütün bunlara nasıl alıştıysak, sebze ve meyvenin Avrupa fiyatına gelmesine de alışacağız. Türkiye'nin sorunu ekonominin ve ücretlerin Avrupa düzeyine gelememesidir. 
Türkiye'de tarım alanlarını koruyamıyoruz. Antalya'da bile tarım alanlarını kendi elimizle konut alanlarına çeviriyoruz. Kooperatiflerimiz yok. Ambalaj sorunu var, ambalaj maliyeti yüksek. Seralarımız modern değil, lojistik modern değil.  Kış aylarında sera üretimi yetersiz olduğu için tüketici, yaz aylarında ürün bol olduğu için üretici kaybet-mektedir. Taşıma sırasında, market ve pazarda ürünün dörtte biri çöpe gidiyor. Her 100 metrede bir market var, marketlerin işletme maliyeti yüksek. Semt pazarlarına üretici giremiyor, farklı bir yapı oluşmuş durumda, bu nedenle pazar maliyetleri de yüksek. 
Seraların modernize edilmesi, organize sera bölgeleri kurulması, büyük ölçekli seralara geçilmesi, küçük üreticilerin modern kooperatiflerle birleştirilmesi gibi büyük hamleler yapmak, köyleri kalkındırmak, eğitimli gençleri tarım üretimine yönlendirmek zorundayız. 
Bu konuları artık herkes ezbere biliyor, bu gerçekler ortada iken, devletin veya belediyelerin bütçeden farkı ödeyerek ucuz sebze ve meyve satması mümkün değildir. Türkiye geçmişte KİT zararlarından, belediye zararlarından, banka zararlarından çok çekti. Geçmişteki hataları tekrar etmemeliyiz.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.02.27 07:05:16
Son Düzenlenme Tarihi :