SON DAKİKA

AESOB Başkanı Adlıhan Dere, “Esnafımız Sağlık Hizmetinden Yoksun Bırakılmamalı”

AESOB Başkanı Adlıhan Dere, prim borcu bulunan esnaf ve sanatkarlar ile Genel Sağlık Sigortası borcu bulunan vatandaşların mağdur olmaması amacıyla 31 Aralık 2019’da sona eren sağlık hizmetlerinden yararlanma sürenin uzatılması gerektiğini belirtti.

    Esnaf ve sanatkarların sağlık hizmetlerinden yararlanmaya devam etmeleri gerektiğini vurgulayan AESOB Başkanı Adlıhan Dere, “Prim borçlarını ödeyemeyen Genel Sağlık Sigortası ve Bağ-Kur’lu vatandaşlarımızın mağdur olmamaları amacıyla prim borcu olanların sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanabilmesi için 31 Aralık 2019’a kadar verilen süre 1 yıl daha uzatılmalı.” dedi.

    İki aydan fazla sağlık prim borcu olan Bağ-Kurluların sağlık hizmetlerinden yararlanma süresinin 31 Aralık 2019 itibariyle sona erdiğini hatırlatan AESOB Başkanı Adlıhan Dere, “Sağlık güvencesi olmayan ve sağlık prim borcunu zamanında ödeyemeyenlerin sağlık hizmetlerinden faydalanabilmesi için verilen süre 2019 yılının sonuna kadar uzatılmıştı. Ancak GSS’li ve Bağ-Kur’lu vatandaşlarımızın Sağlık Bakanlığı hastaneleri ile kamu üniversite hastanelerindeki sağlık hizmetlerinden ücretsiz faydalanması için verilen süre yılsonu itibariyle sona erdi. Sağlık primini ödeyemeyen yaklaşık 5 milyon GSS’li ile Bağ-Kur’lu vatandaşlarımızın ve ailelerinin mağdur olmaması amacıyla verilen süre 1 yıl daha uzatılmalı. Ekonomik durumu iyi olmayan ve borçlarını ödeyebilmek amacıyla mücadele eden vatandaşlarımız ile esnaf ve sanatkarlarımız sağlık hizmetinden yoksun bırakılmamalıdır.” dedi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.01.06 13:26:49
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






523 yıllık tarihi çarşıda ekonomi küllerinden doğdu

Kahramanmaraş’ta 523 yıllık tarihi ile kentin en eski ticaret alanı olan Tarihi Maraş Kapalı Çarşı, deprem sonrası toparlanarak eski canlılığına kavuşurken, esnaf ise artan ticari canlılıktan ötürü gelecek günlerden dolayı umutlandı.
Kahramanmaraş’ın tarihe tanıklık eden ve yüzyıllardır orijinalliğini yitirmeden ayakta kalmayı başaran 523 yıllık tarihi Maraş Kapalı Çarşı, 6 Şubat tarihinde yaşanan depremlerde hasar almış, sarsıntılardan dolayı bazı dükkanlarda çatlaklar oluşmuştu. Ayrıca tarihi çarşı çevresinde bulunan taş ve ahşap iş yerleri de yıkılmıştı.
Tarihi kaynaklarda 15’inci yüzyılın sonlarında inşaatına başlandığı bilinen ve yüzyıllardır canlılığını koruyan Tarihi Maraş Kapalı Çarşısı, içerisinde barındırdığı Saraçhane, Köşkerler, Bakırcılar, Kuyumcular, Semerciler Çarşısı gibi çeşitli iş kolları ile tekrardan eski canlılığına dönmeye başladı.
Depremin üzerinden 5 ay 20 gün geride kalırken, esnaf yaralarını hızlı bir şekilde sararak işlerinin başına döndü. Hem yerli hem de yabancı turistlerin akınına uğramaya devam eden çarşıda giyimden gıdaya, yöresel lezzetlerden geleneksel el sanatlarına kadar çok sayıda işletmenin bulunduğu çarşıya gelen vatandaşlar alışveriş yaparak ticaretin canlanmasına neden oldu.

“Bu zor günleri atlatacağız”
Tarihi Kapalı Çarşı’da uzun yıllardır esnaflık yapan Ahmet Yorgun, “Depremden çıktık, şu an normale dönüyoruz. Yavaş yavaş kapalı çarşı ve esnaflarda canlılık var. İnşallah bu zor günleri de atlatacağız. Ekonomi şu anda biraz sıkıntılı ama gelenler yine alışverişini yapıyor. Bu zor günleri atlatacağız, ilerisi çok daha iyi olacak inşallah, gelecekten de umutluyuz” dedi.

“Düzeleceğine eminiz”
Bir diğer Kapalı Çarşı esnafı Harun Korkmaz ise, “Devlet elinden geleni yapmaya çalışıyor, yavaş yavaş ticaret de rayına oturmaya başlıyor. Cumhurbaşkanımızın dediğine göre 2 senede bütün şehirlerimiz ayağa kalkacak deniyor, beklentimiz de o. Daha önce verdikleri sözü yerine getirdikleri gibi bunu da en kısa sürede atlatırız. Esnaflar olarak durumlar biraz kritik ama düzelmesini bekliyoruz. Tabi düzeleceğine de eminim” diye konuştu.

“Küllerimizden yeniden doğacağız”
Esnaftan Samet Zılkara da, “Yavaş yavaş toparlanmaya ve düzelmeye başlıyoruz. Yeni yeni işlerimiz açılıyor, insanlarımız yeniden Kapalı Çarşı’yı tercih etmeye başladılar. Gelecekten umutluyuz, geleceğimiz güzel olacak inşallah. Yıkılan yerlerimiz kentsel dönüşüm ile tekrardan yapılacak. Biz yeniden Kapalı Çarşı esnafı olarak küllerimizden yeniden doğacağız” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.26 21:58:52
Son Düzenlenme Tarihi :





Uzmandan uyarı, kapalı ortamda hava sirkülasyonunun az olması solunum sistemi hastalıklarına sebep olabiliyor

Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Gül Trabzon hava sıcaklığının 50 dereceyi bulduğu Hatay’da depremzede vatandaşlara, kapalı ortamlarda hava sirkülasyonunun az olmasından dolayı ortaya çıkabilecek hastalıklara karşı uyarılarda bulundu.
Depremin vurduğu Hatay’da depremzede vatandaşlar, yaşamlarını çadırlarda ve konteyner kentlerde sürdürmeye devam ediyor. Hava sıcaklığının 50 dereceyi bulduğu kentte depremzede vatandaşlar, klima ve vantilatöre bağımlı yaşar hale geldi. Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Gül Trabzon, depremzede vatandaşlara sıcak havalarda yapmaları ve yapmamaları gerekenler konusunda uyarılarda bulundu.

“Sıcaklığa bağlı sağlık sorunlarını daha sık görmeye başladık”
Hatay’da yaşanan hava sıcaklığına ve güneş çarpması vakalarında artış olduğuna dikkat çeken Trabzon, “Hatay bölgesi konumu itibariyle yüksek sıcaklıkların gerçekten çok fazla yaşandığı bir yer. Son bir haftadır sıcaklıklar arttı ve biz de güneş çarpmalarını, yani sıcaklığa bağlı sağlık sorunlarını daha sık görmeye başladık. Öncelikle yüksek sıcaklıklara bağlı neler olabilir. Yüksek sıcaklıklar vücut ısısının normalize olmasını zorlaştırır. Uzun süre güneşe maruz kalmak, güneş çarpmalarına yol açabiliyor ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor” dedi.

“Çadır ve konteynerlerde ısı birikimi çok fazla, hava sirkülasyonu çok az”
Çadır ve konteynerde ortaya çıkan ısı birikiminden dolayı çoğalan mikropların kronik hastalıklara neden olabileceklerini ifade eden Trabzon, “Artan sıcaklıklar nedeniyle insanlar çok terlemeyle çok fazla su ve tuz kaybı yaşayabiliyorlar. Bu da insanlarda baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik gibi belirtilere yol açabiliyor. Tabii şimdi çadırlarda ve konteynerlarda yaşıyor buradaki halk. O nedenle de ısı birikimi çok fazla hava sirkülasyonu çok az. Biriken ısı nedeniyle hava kirliliği olabiliyor. Bu ortamlarda mikropların çoğalması artabiliyor. Kronik hastalıkların artışına sebep olabiliyor. Solunum sistemi hastalıkları, kalp damar sistemi hastalıkları bunlardan en çok görülenleri. Artan enerji nedeniyle elektrik kesintileri de çok sık yaşanmaya başladı tabii. Bu da vantilatör ya da diğer soğutucuları kullanma ihtimalini azaltıyor. Bu da doğal olarak hastaların, insanların sıcağa maruziyetini arttırıyor. Psikolojik etkilerini hiç saymıyorum zaten. Deprem bölgesindeyiz. Depremzede insanlar. Bir de bunun üzerine yüksek sıcaklık eklendi. Bunların hepsi bu insanların gerçekten sağlık sorunlarını arttırıyor” dedi.

“Duş alamıyorlarsa ıslak bezlerle vücutlarını nemlendirebilirler”
Deprem bölgesinde yaşayan vatandaşları, duş alamadıkları zamanlarda vücutlarını ıslak bezle silmeleri konusunda uyaran Trabzon, “Peki neler yapılabilir bu konuda. Su tüketimi olmazsa olmazımız. Normalde zaten insanların, tabii cinsiyetine, yaşına, aktivasyonuna göre değişebilir ama ortalama olarak iki üç litre su tüketmesi gerekiyor. Ama artan ısıyla beraber bu tüketim iki buçuk dört litreyi bulabilir. Güneşten korunmak çok önemli. Dermatologların önerdiği yüksek faktörlü güneş koruyucuları kullanmalarını, güneşe çıkarken şapka ya da gözlük kullanmalarını mutlaka öneriyoruz. Serin yerler, gölgeler tercih edilebilir. Sık duş almak, sık soğuk suyla duş almak önemli ama hakikaten deprem bölgesinde şu anda su sıkıntısı yaşanıyor. Yetkililer bu konuda bir şeyler yapabilirse halk da rahatlar. Hafif kıyafetler giymek çok önemli. Pamuklu giysiler gibi hava alan kıyafetler özellikle. Dışarı çıkmak için saat seçimi yapabilirler. Özellikle güneş ışınlarının dik geldiği saat olan öğlen saatlerinde dışarıya çıkmamak mümkünse bunu, sabah ya da akşam üzeri yapmak önemli. Beslenme açısından da hafif gıdalar tercih edilmeli bol sebze ve meyve tüketebilirler” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.20 16:00:28
Son Düzenlenme Tarihi :