SON DAKİKA

logo

Konyaaltı Belediyesi’nin ‘sünnet’ kayıtları başladı

Konyaaltı Belediyesi tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen sünnet töreni için kayıtlar başladı.

Her yıl onlarca çocuğun sünnetini üstlenen Konyaaltı Belediyesi, bu yılki sünnet töreni için kayıtları almaya başladı. Daha çok maddi durumu elverişli olmayan ailelerin yararlanabildiği sünnet töreninin kirveliğini de Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen yapıyor. Her yıl geleneksel olarak düzenledikleri sünnet şöleni ile onlarca çocuğu ücretsiz sünnet ettirdiklerini dile getiren Başkan Esen, sünnet etkinliği için kayıtların başladığını bildirdi.  Başkan Esen, bu sünnet törenine katılacak çocukları da şimdiden tebrik ettiğini söyledi. 5-12 yaş grubu çocuklar için ailelerin başvuru yapabileceği sünnet töreni için vatandaşların kimlikleriyle Konyaaltı Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü'ne müracaat etmeleri gerekiyor. Kayıtlar 29 Temmuz’da sona erecek.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.07.15 08:13:03
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Filme konu olan bir azim hikayesi

Akdeniz Üniversitesi’nde İstanbul Milletvekili Av. Serkan Bayram’ın azmi ile engelleri aştığı yaşam hikayesinin anlatıldığı Buğday Tanesi filmi üzerine Engelsiz Söyleşi gerçekleştirildi.

Akdeniz Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren öğrenci toplulukları tarafından Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda İstanbul Milletvekili Av. Serkan Bayram’ın katıldığı Buğday Tanesi Engelsiz Söyleşisi gerçekleştirildi. Söyleşiye İstanbul Milletvekili Av. Serkan Bayram’ın yanı sıra Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş, İletişim Başkanlığı Antalya Bölge Müdürü Esen Diler öğrenciler ve akademisyenler katıldı. Afro-Antalya Topluluğu, Engelsiz Akdeniz Topluluğu, Sinema Topluluğu, Uluslararası Öğrenciler Topluluğu, Antalya Üniak Topluluğu, Akdeniz Kalite Elçileri Topluluğu’nun byTurcoGrup’un desteğiyle düzenlediği söyleşi İstanbul Milletvekili Av. Serkan Bayram’ın hayatını konu alan filmin fragman gösterimi ile başladı.

YAŞAM HİKAYESİ DİNLEYENLERİ DUYGULANDIRDI

Küçük yaşlarda yaralandığı yangın faciasının izlerini taşıyan Av. Serkan Bayram’ın yaşam hikayesi dinleyenleri duygulandırdı. Hayatından ve yaşadığı olaylardan bahseden Av. Serkan Bayram, hayatı boyunca “Neden engelli kaldın?” sorularından bunalarak bir gençlik yaşadığını ve engellilere bu tarz soruların sorulmaması gerektiğini ifade etti. Ve sorulardan bunalan Bayram, “Sorma” diye bir tişört yaptırmayı bile düşündüğünü söyledi. Çocukken bayramlarda çektirdiği fotoğraflarda ise kimseler görmesin diye hep ellerinin cebinde olduğunu ve bunu o zaman fark etmeden yaptığını anlattı. Yaşadığı tüm zorluklara rağmen kararlılık ve azim örneği sergileyerek eğitimine devam ettiğini belirten Serkan Bayram, Hukuk Fakültesi’ni bitirmesine ve Adalet Bakanlığı’nın hakimlik sınavını kazanmasına rağmen mülakatta engeli nedeniyle elendiğini söyledi. Avukat Serkan Bayram, bu karar sonrası bile yılmadığını, yaşamını engelli haklarına adadığını anlattı.

ARTIK ENGELLİ KARDEŞLERİMİZ HÂKİM, SAVCI OLABİLECEK

Memleketi Erzincan’dan milletvekili seçildiğini anlatan Avukat Serkan Bayram, milletvekilliği sürecinde de engellilerin sesi olmaya devam ettiğini söyledi. Engellilerin hâkim ve savcı olmasını engelleyen yasanın değişmesi için verdiği mücadeleyi kazandığını anlatan Bayram, “Hakimlikle ilgili süreçte geçen sene 24 Kasım 2021’de Sayın Cumhurbaşkanımız da diğer parti milletvekillerimize de diğer partilerin genel başkanlarına da durumu anlattık. Nihayetin de bütün partilerin oy birliği ile engellilerin hâkim olmasını engelleyen maddeyi ortadan kaldırdık. Artık engelli kardeşlerimiz hâkim, savcı olacak. Mecliste Adalet Bakanımızla karşılaştığımızda hakimlik, savcılık sınavı yapıldığını ve mülakat süreçlerinin sürdüğünü söyleyerek engelli kardeşlerimizi dedi ortopedik engelli kardeşlerimizi alacağız hatta görme engelli kardeşlerimizi de idari hâkim yapmayı düşünüyoruz şeklinde ifade etti. Geldiğimiz nokta burası. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

KİMSE ENGELİNDEN DOLAYI GERİ KALMAMALI

Türkiye’nin son yıllarda engellilerle ilgili çok yol kat ettiğini söyleyen Bayram, “Ülkemizde bundan sonra mahkemelerimizde engelli hâkim göreceğiz. Dilerim engelli vali, büyükelçi, bakan, rektör, başhekim olması gerekiyor. Bu sessiz devrimin taçlanması gerekiyor. Kimse engelinden dolayı geri kalmamalı. Engelsiz bir dünya, engelsiz bir Türkiye, engelsiz bir Antalya olmalı.” şeklinde konuştu. Engelliler ayrıcalık istemediğinin altını çizen Serkan Bayram, “Biz de herkes gibi eşit bir şekilde yaşamak istiyoruz. Engellilerin özgüvenini kırıcı durumlara dikkat ederek onların hayata daha özgüvenli bir şekilde alışmaları için yardımcı olunması gerekiyor.” dedi. Serkan Bayram, Buğday Tanesi Milyonların Hikayesi kitabının da çıktığını belirterek, katılımcılara kitabını tanıttı.

BUĞDAY TANESİ FİLMİ İNSANLARA ÇOK ÖNEMLİ MESAJLAR VERECEK

Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş ise Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın ortaya koyduğu kararlılıkla Akdeniz Üniversitesi’nin engelli öğrencilere yönelik çalışmalarda öncü olduğunu hatırlattı. Akdeniz Üniversitesi’nin 2021 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Türkiye Erişilebilirlik Ödülleri kapsamında Engelsiz Üniversite ödülünü aldığını hatırlatan Prof. Dr. Özçatalbaş, “Akdeniz Üniversitesi olarak engelsiz ve insan odaklı çalışmayı bilimi öne alarak bu kapsamda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Her yıl üç farklı birimimiz engelsiz hale geliyor. Hem öğrencilerimizi salonlara kolaylıkla ulaşılabilir hale geliyor. Hem ulaşımda engeli kaldırıyoruz. Hem de kültürel ve sosyal faaliyet alanlarına öğrencilerimizin rahatlıkla ulaşımını sağlayacak önlemler alıyoruz. Sayın Milletvekilimiz Serkan Bayram ortaya koymuş olduğu sorumluluk ve misyonla hayata geçirdiği Buğday Tanesi filmi ile hem Avrupa’da hem de diğer dünya ülkelerinde insanlara çok önemli mesajlar vereceğine inanıyorum.” dedi. Söyleşinin ardından Bayram’a teşekkür belgesi takdim edilerek fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.01.31 09:44:10
Son Düzenlenme Tarihi :





"Çay kaşığı ile verir gibi yapıp kepçeyle geri aldılar”

Saadet Partisi Demre İlçe Teşkilatı ülkemizde yaşanan ve vatandaşlara zor günler yaşatan ekonomik sıkıntılara ilişkin basın toplantısı düzenledi. 
Çok sayıda vatandaş ve teşkilat mensubunun katıldığı basın açıklamasında milyonlarca insanın muzdarip olduğu konular ele alındı.
"Çay Kaşığı ile Verir Gibi Yapıp Kepçeyle Geri Aldılar /Almaya Devam Ediyorlar" diyen Saadet Partisi Demre İlçe Başkanı Nuri Tural, "Sözde fahiş fiyatlarla mücadele ettiklerini söyleyenler, en fahiş vergi zamlarını yine kendileri yapıyorlar." ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi Demre İlçe Başkanı Nuri Tural açıklamasında şunları söyledi: " Yılın ilk yedi ayını, seçim sonrasının ilk iki ayını geride bıraktık. Üç ay sonra da Cumhuriyetimizin 100. yılını idrak etmiş olacağız.
Çok iyi hatırlıyorsunuzdur. Seçimden önce, iktidarın sürekli tekrar ettiği bir sloganı vardı. 21. Yüzyıl “Türkiye Yüzyılı” olacak. Ancak, seçimlerden hemen sonra bambaşka bir süreç yaşıyoruz. Yaşadığımız bu süreçteki gelişmeler şunu göstermektedir:
Bu yıl, “ZAM YILI”, “VERGİ YILI” ve “ENFLASYON YILI”, en önemlisi “BELİRSİZLİKLER YILI” olacak. Demokrasi tarihimizde Milletimizin zihinlerine öyle kazınmış olacak.
Başta ekmek olmak üzere temel gıda maddelerine gelen zamlar; enerji ve akaryakıt ürünlerine gelen zamlar;. Tüm ulaşım hizmetlerine gelen zamlar; şuna zam, buna zam, ona zam… Önündeki kelime değişiyor, ardından gelen zam kelimesi ise hiç değişmiyor. Zam kavramı milletimizin üzerine çökmüş adeta bir “karabasan” haline geldi maalesef.
ÇAY KAŞIĞIYLA VERİP, KEPÇEYLE GERİ ALDILAR
İktidarın söylemleri ile yaptıkları arasındaki makas her geçen gün daha çok açılıyor.
- Sözde fahiş fiyatlarla mücadele ettiklerini söyleyenler, en fahiş vergi zamlarını yine kendileri yapıyorlar.
- Sözde faize karşı olduklarını söyleyenler, hem faiz oranlarını insafsızca yükseltiyorlar hem de faizci rantiye kesimine ödenen miktarı sürekli artırıyorlar. Unutulan nass hükümleri ise hala bir tarafta duruyor.
- Sözde IMF’den kurtulduk diye algı politikası uygulayanlar, IMF’den daha beter, daha acı reçeteler uyguluyorlar. Uyguladıkları yanlış ve verimsiz politikaların bütün yükünü de dar gelirlinin sırtına yükleyerek.
- Bu arada, sözde “enflasyonun boynu” da seçimden sonra kırılacaktı; ancak enflasyon yeniden şahlandı, isabetsiz politikalarla daha da palazlanan enflasyonun boynunun kırılması daha da güç hale getirildi. 
Sonuçta Merkez Bankası enflasyon tahminlerini “güncelledi”, şimdilik %61 olarak tespit etti. Yarın nasıl bir tespitte bulunacağını hep birlikte göreceğiz. Yapılan ve insafla bağdaşmayan akaryakıt zamlarının maliyet etkilerinin ne kadar olacağı ise henüz belli değildir.
Seçim döneminde 20 tl olan mazot bugün itibarıyla 40 tl olmuştur
ÇİFTÇİNİN ÜRETEMEZ DURUMA GELMESİ SÜRPRİZ OLMAZ
Başta enflasyon olmak üzere ekonomide 2023 öngörülerinin hiçbiri tutmayınca, şimdilerde artık iyileşme için 2025 ve sonrası işaret edilmeye başlandı.
Kira fiyatları ortada, çarşı-pazarın durumu ortada! Yani, durum gayet açık ve net. Durumu vatandaşlarımızın takdirlerine bırakıyorum.
Söz gelimi, Büyükşehirlerde 8 ila 10 bin, diğer şehirlerimizde ise 5-6 bin lira kira yardımı muhakkak verilmelidir.
Kötü ekonomi yönetimi artık toplumun huzur ve barışını da bozar hale gelmiştir.
Her gün bir başka yerden ev sahibi-kiracı tartışması, alacak verecek kavgası haberlerini duyuyoruz, okuyoruz. Arkası yazılan çek ve senetler her gecen gün hızla artmaktadır
Yanlış dış politika, ardından hatalı göç politikası ve üstüne bir de yanlış iç güvenlik politikaları eklenince sokaklar güvensiz hale gelmiştir. İnsanımız  endişelidir, tedirgindir. Ülkede gittikçe artan bir karamsarlık  havası oluşmaktadır.
Biz Milli Görüş Hareketi olarak ilk adımımızı “Önce Ahlak ve Maneviyat” diyerek atmış bir siyasi hareketiz.
Yarım asrı aşkın bir süredir ahlaki ve manevi değerlerimizin önemini her daim vurguluyoruz. Bugün yaşadığımız problemlerin temelinde, yine ahlaki ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesi yatmaktadır.
Maalesef en tepeden en alt kademelere varıncaya dek bir bozulmuşluk, bir kokuşmuşluk söz konusu.. Rüşvet ve yolsuzluk adeta kanıksanmış, uyuşturucu meselesi bir kangrene dönüşmüş, mafyalar ülkemizde cirit atar hale gelmiştir. Veya bir takım mihraklar tarafından bilinçli şekilde bu hale getirilmiştir.
İktidar, en ufak bir eleştiriye dahi tahammül edemezken, en cılız sesle dile getirilen hak taleplerini en sert şekilde sustururken, köyünü, ağaçlarını koruyan insanlara TOMA’larla, biber gazıyla en ağır şekilde müdahale ederken; diğer tarafta belinde silah, elinde uyuşturucu paketleri olan gruplar elini kolunu sallayarak sokaklarda, aramızda gezer hale gelmektedir.
Ama işte biz burada, milletimizin problemlerini ve bunlara dair çözüm tekliflerimizi dile getirmeye devam ediyoruz ve getirmeye de devam edeceğiz.
Ülkemizin problemleri bir bütündür. Dolayısıyla çözümler de bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
İlk adım; “Önce Ahlak ve Maneviyat” olmalıdır. Siyasi hayatımızdan iş ve toplum hayatımıza varıncaya dek her sahada ahlaki ve manevi değerlerimiz esas alınmalıdır. Toplumsal ahlak ve sorumluluk bilincini geliştirmemiz ve yerleştirmemiz gerekmektedir.
Ardından “Üretim ve İstihdam Odaklı” yatırımlara öncelik verilmeli; en önemli kaynağımız olan insan kaynağımız başta olmak üzere kaynaklarımızın israfına bir an evvel son verilmelidir.
Gençlerimizi işsiz bırakan hatalı eğitim ve ekonomi anlayışı son bulmalı; ülkemiz genelinde “Hızlı ve Yaygın Kalkınma Hamleleri” başlatılmalı, “Nitelikli Eğitim”e ağırlık verilmelidir.
Tarım, acilen bir “milli güvenlik meselesi” olarak ele alınmalı; üreticimiz, çiftçimiz, besicimiz mutlaka desteklenmelidir. Maliyet artışları altında ezilmesine engel olunmalıdır.
Tüm bunları gerçekleştirebilmek için kuşkusuz ehliyet ve liyakat sahibi insanlarımızın önünün açılması gerekir; partizanlığa, adam kayırmaya derhal son verilmesi gerekir.
Unutulmamalıdır ki, yoksulluğu bitirebilmenin ilk şartı yolsuzlukların kökünü kazımaktır! Bu da ehliyet ve liyakat sahibi kadrolarla olur.
Herkes bilir ki, bir yerde yoksulluk hızla artış gösteriyorsa, orada “sistematik bir yolsuzluk düzeni” hâkimdir ve siyasetle özdeşleşen bir yönü vardır.
 “Yaşanabilir ve Yeniden Büyük Türkiye’yi inşa etmenin yolu işte buralardan geçmektedir. Ardından  “Şahsiyetli Bir Dış Politika” gelir ki o da “Adil ve Yeni Bir Dünya’nın kurulabilmesi için gerekmektedir.
Saadet Partisi olarak bizler, her zaman iktidarı ve sorumluları uyardık, bugün de uyarıyoruz. Yarın da uyarmaya devam edeceğiz.
İnsanımızın haklı talep ve beklentilerinin destekçisi, verilen sözlerin, yapılan işlerin doğru, verimli ve gerekli olup olmadığının  takipçisi olmaya devam edeceğiz.”
* SP Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.13 15:35:56
Son Düzenlenme Tarihi :