Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi’nde bu yıl 13’üncüsü gerçekleştirilen ve pazar günü sona erecek olan Antalya Kitap Fuarı, her yaştan insanın ilgi odağı oluyor. Başta öğrenciler olmak üzere fuarı gezenler ilgi,lerini çeken kitapları inceliyorlar, bol bol kitap alıyorlar. Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’te fuarda vatandaşlarla biraraya geliyor, sohbet ediyor.
Fazla mükemmeliyetçi olanların 8 ortak özelliği
Fazla mükemmeliyetçilik kaygısının kimi zaman kalp hastalıkları, huzursuz bağırsak sendromu, hastalık derecesinde uyku sorunları, depresyon ve anksiyeteye neden olduğu, yapılan araştırmalara göre her 5 kişiden 2’sinde bu yönde eğilim olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, mükemmeliyetçilikte aşırıya kaçanlarda görülen 8 ortak özelliğe değindi.
Modern yaşamın yan etkilerinden biri olarak değerlendirilebilecek mükemmeliyetçilik kaygısı uzaktan bakıldığında her ne kadar zararsız gibi görünse de aşırıya kaçtığında bireyi ve çevresini yormaya başlıyor. Bu gibi durumlar ise başta sağlık problemleri ve ikili ilişkiler olmak üzere olmak üzere hayatın birçok alanında sorun oluşturuyor.
Fazla mükemmeliyetçilik kaygısı kimi zaman kalp hastalıkları, huzursuz bağırsak sendromu, hastalık derecesinde uyku sorunları, depresyon ve anksiyeteye neden oluyor. Yapılan araştırmalara göre her 5 kişiden 2’sinde bu yönde bir eğilimin söz konusu olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, mükemmeliyetçilikte aşırıya kaçanlarda görülen 8 ortak özelliği şöyle sıraladı:
“1. Hatalarını kabul etmezler
Hayatlarında hatalara asla yer yoktur. Olması gerektiğini düşündüğü bir şeyin olmamasını veya olmaması gereken bir şeyin olmasını tolere edemezler ve tahammülsüzlük gösterirler. Küçük de olsa bir hata gördüklerinde hemen ona müdahale ederek düzeltmek isterler.
2. Ya hep ya hiç düşüncesi hakimdir
Düşünce sistemleri ‘ya hep ya hiç’ şeklinde çalışır. Bir şeyi en iyi şekilde yapamıyorlarsa hiç yapmamayı tercih ederler. Öyle ki tek bir olumsuz yoruma dahil olmak için kimi zaman olumlu geri bildirimleri bile görmezden gelerek istemezler.
3. Asla tatmin olmazlar
Tatminsizlik duygusu ile başa çıkmak çoğu zaman hepimiz için zordur. Herkesin bazen yeterince başarılı olmadığı, yeterince mutlu olamadığı veya yeterince iyi kazanmadığı dönemler vardır. Bu gibi anlarda tatminsizlik duygusunun yaşanması ise normaldir. Ancak mükemmeliyetçi bireyler asla tatmin olmazlar ve kendilerine karşı da acımasızdırlar. Yaptıkları ufacık bir hatanın bile etkisinden uzun süre çıkamaz ve sürekli olarak kendilerini suçlarlar.
4. Sadece sonuç odaklıdırlar
Yaşanan süreçler umurlarında olmaz, sadece sonuçla ilgilenirler. Onu tatmin edecek tek şey başarılı bir sonuçtur. Oysa ki süreci ve sonuçları kontrol etmek her zaman ve gerçek anlamda mümkün olmadığından, eninde sonunda başarısız duruma düşmek kaçınılmazdır. Bu ise onlar açısından tek kelimeyle mutsuzluk demektir.
5. Detaylarda boğulurlar
Bazı insanların işleri bir türlü bitmek bilmez. Ayrıntıya kapılıp gitmek onların hayatlarının adeta bir parçasıdır. Ancak ağaca bakarken ormanı gözden kaçırırlar ve ormandaki diğer güzelliklerin farkına bile varmazlar. Bu yüzden de bir türlü kusursuzluğa erişemez ve hem kendilerine hem de çevresindekilere hayatı çekilmez hale getirirler.
6. Her konuda olumsuzdurlar
Hayata hep olumsuz bakar, bardağın dolu kısmını asla görmezler. Büyük veya küçük hiçbir hataya tahammülleri olmadığından diğer insanları devamlı eleştirir ve yargılarlar. Esasında eleştirel tutum tamamen sağlıksız olmasa da sağlıksız olan bunun sürekli ve yanlış üslupla yapılmasıdır.
7. Eleştirilere kapalıdırlar
Eleştiriye açık olmak demek elbette herkesin olumsuz yorumlarını kabul etmek ya da hoşgörmek demek değildir. Ancak olası bir başarısızlık, mükemmeliyetçiler için kabul edilemez bir durumdur. Bu yüzden en ufak bir öneri olsa bile savunmaya geçerler. Eleştiriyi kişisel olarak algılarlar ve yapanlarla aralarına sınır koyarlar.
8. Her durumda haklıdırlar
Mükemmeliyetçi bireyler yanıldıklarını ve hata yaptıklarını hiçbir zaman kabul etmediklerinden karşıdakinin duygularını ve ihtiyaçlarını fazla önemsemezler. Onlar her durumda haklıdırlar. Çünkü ya empati yetenekleri düşüktür ya da empati yapmayı tercih etmezler."
Modern yaşamın yan etkilerinden biri olarak değerlendirilebilecek mükemmeliyetçilik kaygısı uzaktan bakıldığında her ne kadar zararsız gibi görünse de aşırıya kaçtığında bireyi ve çevresini yormaya başlıyor. Bu gibi durumlar ise başta sağlık problemleri ve ikili ilişkiler olmak üzere olmak üzere hayatın birçok alanında sorun oluşturuyor.
Fazla mükemmeliyetçilik kaygısı kimi zaman kalp hastalıkları, huzursuz bağırsak sendromu, hastalık derecesinde uyku sorunları, depresyon ve anksiyeteye neden oluyor. Yapılan araştırmalara göre her 5 kişiden 2’sinde bu yönde bir eğilimin söz konusu olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, mükemmeliyetçilikte aşırıya kaçanlarda görülen 8 ortak özelliği şöyle sıraladı:
“1. Hatalarını kabul etmezler
Hayatlarında hatalara asla yer yoktur. Olması gerektiğini düşündüğü bir şeyin olmamasını veya olmaması gereken bir şeyin olmasını tolere edemezler ve tahammülsüzlük gösterirler. Küçük de olsa bir hata gördüklerinde hemen ona müdahale ederek düzeltmek isterler.
2. Ya hep ya hiç düşüncesi hakimdir
Düşünce sistemleri ‘ya hep ya hiç’ şeklinde çalışır. Bir şeyi en iyi şekilde yapamıyorlarsa hiç yapmamayı tercih ederler. Öyle ki tek bir olumsuz yoruma dahil olmak için kimi zaman olumlu geri bildirimleri bile görmezden gelerek istemezler.
3. Asla tatmin olmazlar
Tatminsizlik duygusu ile başa çıkmak çoğu zaman hepimiz için zordur. Herkesin bazen yeterince başarılı olmadığı, yeterince mutlu olamadığı veya yeterince iyi kazanmadığı dönemler vardır. Bu gibi anlarda tatminsizlik duygusunun yaşanması ise normaldir. Ancak mükemmeliyetçi bireyler asla tatmin olmazlar ve kendilerine karşı da acımasızdırlar. Yaptıkları ufacık bir hatanın bile etkisinden uzun süre çıkamaz ve sürekli olarak kendilerini suçlarlar.
4. Sadece sonuç odaklıdırlar
Yaşanan süreçler umurlarında olmaz, sadece sonuçla ilgilenirler. Onu tatmin edecek tek şey başarılı bir sonuçtur. Oysa ki süreci ve sonuçları kontrol etmek her zaman ve gerçek anlamda mümkün olmadığından, eninde sonunda başarısız duruma düşmek kaçınılmazdır. Bu ise onlar açısından tek kelimeyle mutsuzluk demektir.
5. Detaylarda boğulurlar
Bazı insanların işleri bir türlü bitmek bilmez. Ayrıntıya kapılıp gitmek onların hayatlarının adeta bir parçasıdır. Ancak ağaca bakarken ormanı gözden kaçırırlar ve ormandaki diğer güzelliklerin farkına bile varmazlar. Bu yüzden de bir türlü kusursuzluğa erişemez ve hem kendilerine hem de çevresindekilere hayatı çekilmez hale getirirler.
6. Her konuda olumsuzdurlar
Hayata hep olumsuz bakar, bardağın dolu kısmını asla görmezler. Büyük veya küçük hiçbir hataya tahammülleri olmadığından diğer insanları devamlı eleştirir ve yargılarlar. Esasında eleştirel tutum tamamen sağlıksız olmasa da sağlıksız olan bunun sürekli ve yanlış üslupla yapılmasıdır.
7. Eleştirilere kapalıdırlar
Eleştiriye açık olmak demek elbette herkesin olumsuz yorumlarını kabul etmek ya da hoşgörmek demek değildir. Ancak olası bir başarısızlık, mükemmeliyetçiler için kabul edilemez bir durumdur. Bu yüzden en ufak bir öneri olsa bile savunmaya geçerler. Eleştiriyi kişisel olarak algılarlar ve yapanlarla aralarına sınır koyarlar.
8. Her durumda haklıdırlar
Mükemmeliyetçi bireyler yanıldıklarını ve hata yaptıklarını hiçbir zaman kabul etmediklerinden karşıdakinin duygularını ve ihtiyaçlarını fazla önemsemezler. Onlar her durumda haklıdırlar. Çünkü ya empati yetenekleri düşüktür ya da empati yapmayı tercih etmezler."
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.25 14:48:09
Son Düzenlenme Tarihi :
Memleketine hasret kalan Hataylılara, bayramların vazgeçilmezi kömbe kargo ile ulaşıyor
Hatay’da deprem dolayısıyla memleketini terk etmek zorunda kalan vatandaşlar, bayramların vazgeçilmezi olan kömbeye kargoyla ulaşıyor.
Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerde en çok hasarı Hatay aldı. Depremlerden dolayı bayrama buruk girecek olan Hatay’da hazırlıklar da devam ediyor. Deprem dolayısıyla memleketini terk eden Hataylılar, bayramların vazgeçilmezi olan tescilli kömbe kurabiyesine ye bu yıl hasret kaldı. Antakya ilçesine kurulan prefabrik çarşıda pastanecilik yapan Mehtap Gümüş, iş yerinde ürettiği kömbeleri kargo yoluyla hemşehrilerine ulaştırmaya başladı.
“Türkiye’nin her yerine gönderiyoruz”
Depremde 2 iş yerinin de ağır hasar aldığını ve prefabrik çarşıda üretime devam ettiğini belirterek Mehtap Gümüş, “Akdeniz ve Sümerler Mahallesi’nde 2 şubemiz vardı. Maalesef 2’si de ağır hasarlı. Sağ olsunlar, burada prefabrik çarşıda bize yer verdiler. Ürünlerimizi tekrar yapmaya başladık. Bayram geliyor, şimdi kömbe mesaimiz devam ediyor. Kömbeler, cevizli, hurmalı ve sade olarak yapılıyor. Şehir dışına da siparişimiz var. Eskisi gibi olmasa da inşallah yeniden ayağa kalkacağız. Hatay’da bayramların vazgeçilmezidir kömbe. Türkiye’nin her yerine gönderiyoruz. Hataylılar, maalesef her birimiz bir yere savrulduk ama bizi her yerden arayarak sipariş veriyorlar” dedi.
Kömbe ustası Selma Soydin ise bayramlarda her Hataylının evinde bulunan bir kurabiye olduğuna dikkat çekerek, “Hatay’a özgü, özel baharatlarla yapılmış bir kurabiyedir. Kömbe cevizli, sade ve hurmalı olarak yapılır. 20 dakikada hamur hazırlanır ve pişirme süresi fırınına göre 30 ile 45 dakika arasında değişir. Bayramlarda her Hataylının evinde yapılan bir kurabiyedir” ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerde en çok hasarı Hatay aldı. Depremlerden dolayı bayrama buruk girecek olan Hatay’da hazırlıklar da devam ediyor. Deprem dolayısıyla memleketini terk eden Hataylılar, bayramların vazgeçilmezi olan tescilli kömbe kurabiyesine ye bu yıl hasret kaldı. Antakya ilçesine kurulan prefabrik çarşıda pastanecilik yapan Mehtap Gümüş, iş yerinde ürettiği kömbeleri kargo yoluyla hemşehrilerine ulaştırmaya başladı.
“Türkiye’nin her yerine gönderiyoruz”
Depremde 2 iş yerinin de ağır hasar aldığını ve prefabrik çarşıda üretime devam ettiğini belirterek Mehtap Gümüş, “Akdeniz ve Sümerler Mahallesi’nde 2 şubemiz vardı. Maalesef 2’si de ağır hasarlı. Sağ olsunlar, burada prefabrik çarşıda bize yer verdiler. Ürünlerimizi tekrar yapmaya başladık. Bayram geliyor, şimdi kömbe mesaimiz devam ediyor. Kömbeler, cevizli, hurmalı ve sade olarak yapılıyor. Şehir dışına da siparişimiz var. Eskisi gibi olmasa da inşallah yeniden ayağa kalkacağız. Hatay’da bayramların vazgeçilmezidir kömbe. Türkiye’nin her yerine gönderiyoruz. Hataylılar, maalesef her birimiz bir yere savrulduk ama bizi her yerden arayarak sipariş veriyorlar” dedi.
Kömbe ustası Selma Soydin ise bayramlarda her Hataylının evinde bulunan bir kurabiye olduğuna dikkat çekerek, “Hatay’a özgü, özel baharatlarla yapılmış bir kurabiyedir. Kömbe cevizli, sade ve hurmalı olarak yapılır. 20 dakikada hamur hazırlanır ve pişirme süresi fırınına göre 30 ile 45 dakika arasında değişir. Bayramlarda her Hataylının evinde yapılan bir kurabiyedir” ifadelerini kullandı.





