SON DAKİKA
header-ad

"Mutluyum ve Şaşkınım"

Antalyaspor’un Hull City’den sezon sonuna kadar kiralık olarak kadrosuna kattığı eski oyuncusu Doğukan Sinik için Atilla Vehbi Konuk Tesisleri’nde imza töreni düzenlendi.

Törende bir konuşma yapan Antalyaspor Asbaşkan’ı Emrah Çelik, “Ara transfer sezonunun başlamasıyla birlikte daha önce de yaptığımız görüşmeler doğrultusunda harekete geçtik. Öncelikle kaldırmamız gereken transfer engelimiz vardı. Bu noktada yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımızla beraber büyük bir özveri göstererek, transfer engelimizi kaldırdık. Bunun akabinde kadromuzda bulunan genç kardeşlerimizden Erkan Eyibil’i Gençlerbirliği’ne kiraladık. Yine bir başka genç kardeşimiz Gökdeniz Bayrakdar’ı ise Bodrumspor’a satın olma opsiyonu ile birlikte kiralık olarak gönderdik. Üçüncü hamle olarak, sezon  başında bonservisi ile Hull City’e verdiğimiz Doğukan Sinik kardeşimizi ara transfer sezonunda kiralık olmak kaydıyla takımımıza tekrar kazandırmış bulunuyoruz. Kendisine “hoşgeldin kardeşim” diyorum” diye konuştu.

Çok mutlu olduğunu ve biraz şaşkın olduğunu ifade eden Doğukan Sinik ise, “Kendimi evimde hissediyorum. Yuvamda hissediyorum. Daha fazla süre almam benim adıma çok önemliydi. Hem başkanımıza, hem yönetimimize hem de özel olarak Asbaşkanımız Emrah Çelik’e çok teşekkür ediyorum. İşlerin hızlandırılması için büyük bir çaba sarf edildi. Benim açımdan çok güzel bir tercih olduğunu düşünüyorum. Çünkü takımı biliyorum, hocayı biliyorum. Çalışanlarına kadar herkesi tanıdığım bir yer. Dolayısıyla bir adaptosyon sürecim olmayacak. Geleli daha 2-3 gün oldu ancak hiç bir problemim yok. Umarım çok büyük katkılar veririm. Umarım bıraktığım gibi katkı vermeye devam ederim. Antalyaspor’un her zaman olduğu gibi bugün de bana katacağı çok şey var. Ben de buraya çok şey katacağıma inanıyorum.” Dedi.

Muhabirimiz Salih Özgünsür’ün, “Hull City’e gider gitmez talihsiz bir sakatlık yaşadın. Benzer bir sakatlığı Real Madrid’e transfer olduğunda teknik direktörün Nuri Şahin de yaşamıştı. Sakatlığının ilk döneminde, kendisiyle bu konuda bir görüşmen oldu mu, sana o dönemde mental destek sağladı mı?” sorusu üzerine “Nuri hoca ile çok farklı bir ilişkimiz var” diyen Antalyaspor’un genç yıldızı, “Bana her zaman destek oldu. O dönemde de dediğiniz gibi çok benzer şeyler yaşadık. Yine o dönemde kendisiyle sohbetimiz de oldu. Aynı durumu Madrid’de yaşadığını ve beni anladığını söyledi. Çok destek oldu sağolsun. İlk gittiğinizde sakatlık yaşamak, oraya adapte olmaya çalışırken, birazcık insanı zorluyor. Sonuç olarak desteği oldu ama ne gariptir ki bugün Antalyaspor’da beraberiz.” Diye konuştu.

Haber – Fotoğraf: Salih Özgünsür

Haberin bir kısmının ya da tamamının izinsiz alıntılanması yasaktır. 


Kaynak : Salih ÖZGÜNSÜR
Ekleme Tarihi : 2023.01.13 10:12:42
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Vekil Subaşı, pazarcı ve tezgah açan üreticilerin sorunlarını dinledi

Elmalılıların gönlünde ayrı bir yeri olan İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, partisinin ilçe başkanı ve belediye başkanı ile birlikte haftanın pazartesi günleri kurulan kapalı semt pazarını ziyaret etti.

 Vekil Subaşı, pazarcı esnafının yanısıra kendi ürettikleri yiyecek, bakliyat, süt ve süt ürünlerini satan köylü vatandaşlarla da görüşürken, onların sorunlarını dinledi. Subaşı’nın gönüllerinde ayrı bir yeri olduğunu kaydeden vatandaşlar yaşadıkları sorunlarıbir kez daha  anlatma fırsatı bulduklarını kaydederlerken,  “Kendisi de bir çiftçi olan Hasan Subaşı vekilimiz zaten çiftçinin, üreticinin sorunlarını biliyor. Ve bu sorunları her platformda çözümleri ile birlikte dile getiriyor. Keşke aynı duyarlılığı Cumhur ittifakının Antalya vekilleri de gösterseler” dediler. 
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.03.29 06:30:53
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya İl Başkanı Düzen’den “Emekli maaşı ve uyuşturucu” eleştirisi

Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Düzen, “Ülkemizde ve Antalya’da değişmeyen bir gündem var. 7’den 77’ye herkes için öncelikli ve önemli, sosyal hayattan kültürel hayata, iç siyasetten uluslararası ilişkilere kadar hayatın her alanını etkileyen bir gündemi ekonomidir” dedi
Gündemdeki son gelişmeleri değerlendiren Düzen, Ülkemizde ve Antalya’mızda değişmeyen bir gündem var. 7’den 77’ye herkes için öncelikli ve önemli, sosyal hayattan kültürel hayata, iç siyasetten uluslararası ilişkilere kadar hayatın her alanını etkileyen bir gündemi ekonomi olduğunu açıklayarak; “Her nedense dizginlenemeyen veya dizginlenmesi istenmeyen enflasyon; sürekli artan hayat pahalılığı; sonuç, birbiri ardına gelen zamlar…
Durum böyle olunca; çarşıda-pazarda, evlerde, iş yerlerinde insanımızın sürekli olarak konuştuğu konular işte bu hayat pahalılığının ötesine bir türlü geçemiyor. Geçim derdine düşen vatandaş, başka hangi konuları konuşsun ki…  
İktidar da, muhtemelen ülkenin karşı karşıya bulunduğu halkımızın diğer hayati problemlerinin tartışılmasını engellemek için, insanımızı böyle bir geçim badiresinin içerisine bilinçli şekilde sürüklemiş gibi görünmektedir.
Peki, iktidar ve yönetim omuzlarına aldıkları bu ağır sorumluluğun farkında mıdır? Buna olumlu  cevap vermeyi herkes arzu ederdi, ancak maalesef bu mümkün değil.
Böyle bir sorumluluğun farkında olsalardı, milyonlarca emekli “7 bin 500 lira maaşla geçinebilir” diye akıl almaz bir anlayışa sahip olmazlardı!
Yine böyle bir sorumluluğun farkında olsalardı, 2-3 ay emeklilerimizi oyalayıp, sonra da şimdi “işin farkındayız”,  “bunu düzelteceğiz”, “bu hoş olmamış” söylemleriyle 2024 yılını işaret edip yaşlı, güçsüz, çalışma gücünü yitirmiş geniş bir emekli kesimin sefaletinden “mahalli seçimlerde oy devşirme” gayreti içinde olmazlardı!” dedi.
Düzen, Emeklilerini 7 bin 500 liraya mahkum etmek devletimize, ülkemize yakışıyor mu? diye İktidarı eleştirdi. 
Düzen, açıklamasını  şu ifadelerle noktaladı: “İktidarın bu tavrı ciddiyetten, samimiyetten, insaftan oldukça uzak bir tavırdır. İktidar bu durumu düzeltene kadar, yüzbinlerce insan ne acılar çekecek; ailesine, evladına, torununa küçük bir hediye bile alamamanın ne hazin duygularını yaşayacaktır, bunlar biliniyor mu? 
Temmuz ayında iktidarın, ekonomi yönetiminin aklı neredeydi? Sonra, neden hala beklenmektedir? En önemlisi, hatayı, haksızlığı, zulmü en kısa zamanda düzeltmek varken, beklenen şey nedir?    Tüm ısrarlara rağmen TBMM’nin devreye girmesi için neden 1 Ekim beklenmektedir?
1 Ekim’de devlet bütçesine sürpriz bir para gelecek de o mu beklenmektedir?
Hani “Alın teri kurumadan emeğin hakkını verin.” ilkesi? Sevgili Peygamberimiz (sav) böyle buyurmuyor mu? İktidara destek veren muhafazakar ve dindar kesim bu konularda neden sessiz kalmayı tercih ediyor?
Bu bir hak değil midir? Yüz binlerce emeklimizin yıllarca döktüğü alın terinin karşılığını vermek için hem de oy amacıyla aylarca bekletmek de neyin nesidir?
Cumhuriyetimizin 100. yılında, iktidarın o çok sevdiği sloganla, “Türkiye Yüzyılı”nda; emeklilerini 7 bin 500 lirayla yaşamaya mahkum eden bu politika, bu sessizlik, duymazlıktan gelmek  devletimize, ülkemize yakışıyor mu Allah aşkına?
Yine soruyorum, vatandaşlarımızın %90’ından fazlasını yoksulluk sınırının altında bir gelirle yaşamaya mahkum etmek gerçekten yakışıyor mu?
Gençlerini işsizliğe, emeklilerini ve çalışanlarını yoksulluğa, esnafını, çiftçisini borca mahkum etmek doğru bir şey mi?
Tarımda her geçen gün daha çok dışa bağımlı hale gelmek, binlerce yıllık devlet tecrübesine sahip ülkemize yakışıyor mu?
Eğitimde ve sağlıkta gün be gün kalite kaybı yaşamak, umutsuzluk içine sürüklenmek  “Türkiye Yüzyılı” söylemleriyle çelişmiyor mu, Allah aşkına?
“İtibardan tasarruf olmaz.” anlayışını benimseyen bir iktidarın, vatandaşlarının “İnsanca Yaşam” standartlarından tasarruf etmeye çalışması, böylece vatandaşının itibarını düşünmemesi, hatta düşürmesi büyük bir çelişki değil midir? Bütün bu belirttiğimiz hususlar “Hikmet-i Hükümet” ile bağdaşır mı? 
Hayat pahalılığına, fahiş fiyat uygulayanların sebep olduğunu iddia eden bir iktidar, yine kendisinin vergi ve harçlarda fahiş artışlara gitmesi hangi mantıkla nasıl açıklanabilir ki?
İktidar, bir yandan millete kemer sıktırırken; diğer yandan kendisi kemer gevşetmeye devam ediyor. Çünkü, obez hale gelmiş bir insan gibi, iktidar da obezleşince başka türlü olmayacağını  herkes bilir.
İktidarın ahlak anlayışı, bilgisi ve söylemleri ile tutum ve davranışları arasında bir uyumsuzluk vardır. Sanki farklı merkezlerden komut alan iki organ arasındaki uyuşmazlık gibi. 
GENÇLERİMİZ BATAKLIĞA ÇEKİLİYOR
Sözün burasında akıllara ilk gelen konu nedir? Gençlerimizi bataklığa çeken, anne-babaları da perişan eden uyuşturucu illeti!
Maalesef son yıllarda bu konu, gençliğimizi tehdit eden en önemli konu haline gelmiştir.
Uyuşturucu madde kullanım yaşı lise, hatta ortaokul seviyelerine kadar inmiştir. Artık sadece birkaç muhitte değil, ülkemizin 81 ilinde, her mahalle ve sokakta yaygın hale gelmiş bulunmaktadır.
Bu işin şakası yok, ihmale gelecek tarafı da yok!
Terörle mücadele hangi ciddiyette ele alınıyorsa; uyuşturucu ile mücadele de bir o kadar ciddi olarak ele alınmalıdır.
Öyle 3-5 sokak satıcısını yakalayıp, birkaç ay içerisinde serbest bırakmakla bu iş çözüme kavuşmaz, kavuşturulamaz!
Limanlarımıza gelen gemilerde, emniyet güçlerimizce kaç ton uyuşturucu yakalandığına ilişkin henüz kamuoyuna bir bilgi verilmiş değildir. 
Bu gemilerin sahipleri kimlerdir? Nereden gelmişlerdir? Kimlerle, hangi kesimlerle  irtibatları vardır? Yakalanan bu adamların bırakılması için kimler ricacı olmuştur ve halen olmaktadır?
Bankaya para yatırdığı için, çocuğunu bir dershaneye gönderdiği için yüzlerce insanı 6-7 yıldır cezaevinde tutanlar, işinden edenler, irtibat ve iltisak gibi kavramlarla binlerce insana terörist damgası vuranlar, uyuşturucu tacirleri ile irtibat ve iltisakları olanlara hangi yaptırımları uyguladılar?
Gençlerimiz göz göre göre elimizden kayıp giderken, bugüne kadar hangi ciddi tedbirler alınmıştır? Gençlerimiz nasıl oldu da bu kadar kolay bir şekilde bu illete ulaşır hale getirildi, ya da getirilmesine müsaade edildi?
İşte her kademedeki okullar açılacak; okul önlerinde evlatlarımıza bu zehirleri satanlara karşı, aslında bu zehirleri binlerce kilometre öteden ülkemize getirenlere karşı, hangi somut adımlar atılacak, ne tür tedbirler alınacak, hep birlikte bakacak  ve göreceğiz.
Saadet Partisi olarak bu problemlerin ve tüm bu sorunların her zaman olduğu gibi ciddi takipçisi olacağız.” dedi.
* SP Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.24 12:42:10
Son Düzenlenme Tarihi :