SON DAKİKA
header-ad

69 yaşındaki KOAH hastası evinde ölü bulundu

Antalya’nın Manavgat ilçesinde KOAH hastası olduğu bildirilen şahıs, ikametinde ölü bulundu. 69 yaşındaki Mehmet Metin Yamanlar’ın hayatını kaybettiği, komşularının evden gelen koku üzerine 112 ihbar hattını araması üzerine ortaya çıktı.
Bahçelievler Mahallesi 5051 Sokak’taki apartmanda 2 günd..

Antalya’nın Manavgat ilçesinde KOAH hastası olduğu bildirilen şahıs, ikametinde ölü bulundu. 69 yaşındaki Mehmet Metin Yamanlar’ın hayatını kaybettiği, komşularının evden gelen koku üzerine 112 ihbar hattını araması üzerine ortaya çıktı.
Bahçelievler Mahallesi 5051 Sokak’taki apartmanda 2 gündür kokuların yayıldığını fark eden komşuları 112’yi aradı. Şahsın hayatından endişe duyduklarını belirtmeleri ve kapının çilingir tarafından açılmasının ardından Mehmet Metin Yamanlar’ın cansız bedeniyle karşılaşıldı.
Manavgat Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ekibinin yaptığı incelemelerin ardından KOAH hastası olduğu ve sık sık hastaneye yatarak tedavi gördüğü bildirilen Mehmet Metin Yamanlar’ın cenazesi önce Manavgat Devlet Hastanesi morguna, cumhuriyet savcısı ve adli tabibin incelemesinin ardından da Antalya Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.15 16:30:46
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Yılkı atlarının Toroslar’ın yeşil çayırlarında görsel şöleni

Antalya’nın İbradı ilçesi Ormana Mahallesi sınırları içerisinde yıllar önce doğaya bırakılan ve bugün sayıları bin 200’ü bulan yılkı atları, yurt edindikleri Eynif Ovası’na güzellik katarak ziyaretçilerine görsel şölenler sunuyor.
Toroslar’ın, Akdeniz ile İç Anadolu’yu bıçak gibi kestiği bölge..

Antalya’nın İbradı ilçesi Ormana Mahallesi sınırları içerisinde yıllar önce doğaya bırakılan ve bugün sayıları bin 200’ü bulan yılkı atları, yurt edindikleri Eynif Ovası’na güzellik katarak ziyaretçilerine görsel şölenler sunuyor.
Toroslar’ın, Akdeniz ile İç Anadolu’yu bıçak gibi kestiği bölgede yer alan ve belgesellere konu olan Eynif Ovası’nın yeşil çayırlarında yeni doğan yavruları ile doğaya ayrı bir güzellik katan atları izlemek üzere her yıl dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler geliyor. Yılkı atları ise ovada yaklaşık 50 sürü halinde yaşıyor. Gruplar halinde yavruları ile aile halinde yaşayan yılkı atlarının yeni doğan yavruları ve kavgaları kameralara yansıdı, vahşi yaşamları dron ile görüntülendi.
Antalya’nın İbradı ilçesi Ormana Mahallesi Eynif Ovası’nda yaşayan ve her yıl yavrulayarak sayıları bin 200’ü bulan yılkı atları, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor. Su ve yiyecek sorunu yaşamayan ve zamanla çoğalan atların sürü halinde geziyor. Ormanları, barındırdığı yaban hayvanları, mağarası ve ovasıyla dikkati çeken bölgenin "vahşi güzelliği" diye nitelendirilen yılkı atları, Eynif’in turizm potansiyeli olarak da görülüyor. Toroslar’ın, Akdeniz ile Anadolu’yu bıçak gibi kestiği bölgede yer alan Eynif Ovası’nda özgürce dolaşan atları izlemek üzere her yıl dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler geliyor.
Yılkı atlarının Osmanlı dönemine kadar dayandığı ve bu atlar Osmanlı’nın süvari birliklerinden gelmekte olan bir at soyu olarak biliniyor. Bu ovada serbestçe dolaşabiliyorlar.

“Özgürlüklerine düşkünler”
Sayıları her yıl artan yılkı atları su aramak için bir araya geliyor. Özgürlüklerine düşkün olmalarıyla bilinen yılkı atları, kendilerine yaklaşılmasına izin vermiyor. Yılkı atlarını fotoğraflamak isteyenler de uzaktan fotoğraflayabiliyorlar. Antalya’nın isyankar çocukları onlar. Her mevsim doğadalar. Yazın tozun içinde, kışın karda, baharda suda benzersiz bir görsel şölene tanıklık etmek isteyenlere 90 bin dönümlük Eynif Ovası’nda yaz kış özgürce koşan yılkı atlarıyla tarifsiz bir görsellik sunuyor.
Özgürlüklerinden taviz vermeyen yılkı atları 10-12 attan oluşan gruplar halinde dolaşıyor. Bu grupların liderleri bir erkek olurken, diğerleri ise kısraklardan oluyor. Kışın zor şartlarında ve kurtların saldırılarına karşı bu şekilde mücadele eden yılkılar, kışları çam ormanlarının altlarını sığınak olarak kullanıyorlar.
Antalya’dan Eynif Ovası’na yılkı atlarını görmeye gelen Alper Uyan, yılkı atlarını haberlerde izlediğini ve özellikle onları izlemeye geldiğini söyledi. Ovaya eşsiz bir güzellik kattığını anlatan Uyan, “Haberlerde sürekli izliyordum. Özellikle buraya yılkı atlarını izlemeye geldim. Çok büyük ovanın içerisinde bu atları görmenin mutluluğunu yaşadım. Antalya’nın doğa turizmi açısından burası inanılmaz bir yer. Geldiğimde şansımdan burada yüzlerce yılkı atları ile karşılaştım. Gerçekten inanılmaz bir güzellik. Tüm doğaseverlerin burayı görmesini isterim. Bizlerin onları izlemesi harika bir olay. Burası yaklaşık 90 bin dönüm bir arazi. Yılkı atlarının yavruları ile dolaşması, ayrıca gruplar halinde aileler halinde dolaşması ve iki ailenin reislerinin birbirleri ile kavga etmelerinin görüntüsünü izlemek çok güzeldi” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.13 11:39:44
Son Düzenlenme Tarihi :





Zamana, insana, doğaya meydan okuyorlar !

Antalya’nın eski yerleşim alanlarından biri olan ve bazı noktaları ‘sit’ alanı olarak ilan edilen Balbey Mahallesi bugün kaderine terk edilmiş koruma altına alınan evleri ile Antalya’ya kazandırılacağı günü bekliyor.

Önce sahiplerinin bırakıp gittiği ahşap evlerin bugün bazıları boş olarak tutuluyor. Bazıları kiraya verilirken,  gerekli onarımların yapılmaması nedeniyle koruma altına alınan ahşap evler zamana karşı ayakta kalma mücadelesi veriyor.

‘Sit’ alanı ilan edilen  alandaki ahşap evler, her ne kadar tarihi, kültürel veya doğal mirasın korunması amacıyla özel statüyle tescillenmiş ve koruma altına alınmış olsa da, korunmadıkları net bir şekilde görülüyor. 

Koruma altına alınan evler adeta kaderine terk edilirken, bir yandan gerekli tadilatların yapılmaması, diğer yandan doğa olayları sonucu her geçen gün biraz daha yıpranıyor, yıkılmaya biraz daha yaklaşıyor.

Balbey mahallesindekiorumaaltına alınan evlerin bugün adeta kaderine terk edilmesinin en büyük nedeni, tescilli yapının yıkılıp yeniden yapılması yerine aslına uygun olarak restore edilmesi. 

İşin bürokratik  tarafı bir yana, restorasyonun ekonomik boyutu bu evlere sahip olanların ‘getirisi yok’ düşüncesinin bir sonucu olarak ev sahiplerinin maddi durumları iyi olsa bile koruma altına alınan evlerini restorasyon yapmıyorlar.

Şehrin merkezinde olmasına rağmen Balbey Mahallesi’nin bir kenar mahallesi görünümüne sahip olduğu gözlenirken, koruma altına alınan ahşap evlerin biran önce restorasyonunun yapılması için ilgili makamların kaynak ve proje üretmesi isteniyor.

Bu sayede Balbey Mahallesi’nin şehrin ticari merkezinin (Kalekapısı’nın) genişlemesine ve insan sirkülasyonunun da artmasına neden olacağı kaydediliyor. * Ferudun Özgünsür


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.05.07 10:38:35
Son Düzenlenme Tarihi :