SON DAKİKA
header-ad

Tütüncü'den CHP'li ÖZKOÇ'a : Eğer sende zerre kadar haysiyet varsa....

Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç tarafından şahsına yöneltilen gerçeği yansıtmayan ifadeleri sert bir dille eleştirdi. Başkan Tütüncü, “Eğer sende zerre kadar haysiyet varsa, insanlıktan zerre kadar nasibini almışsan, Kepez belediye başkanının Ermeni soykırımına dair beyanını çıkartır gösterirsin. Gösteremediysen kalkarsın efendi gibi özür dilersin.” dedi.

    CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’un TBMM kürsüsünden elindeki bir belge ile“ Bu Kepez Belediye Başkanı. AKP’li Kepez Belediye Başkanı yabancı kişilerin ve misyonların da olduğu bir toplantıda video kaydı ve söylemini buradan sizlere açıklıyorum; diyerek gerçeği yansıtmayan sözlerine Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’den cevap geldi. Başkan Tütüncü, Kepez Belediyesi hizmet binası önünde AK Parti İl Başkanı İbrahim Ethem Taş, AK Parti İlçe Başkanları, meclis üyeleri ve birim müdürlerinin katılımıyla bir basın açıklaması yaptı.   Başkan Tütüncü, “Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında Engin Özkoç'un hakkımızda iftiralarla dolu ağzından yayılan ufunetlerle son derece üzüldüğümüz, bizi sevenlerin dostlarımızın, hemşerilerimizin de incindiği saatler yaşadık. Bunlar hepimiz için üzücüydü. Öncelik şunları ifade etmek isterim. Söylediği hiçbir şeyin altlığı, dayanağı yoktur. Bunlar tamamen yalan ürünü, hayal mahsulü ürünü olan şeylerdir. Milletimizin teveccühü ile 13 yıldır kesintisiz sürdürdüğüm Kepez Belediye Başkanlığı görevinde her türlü polemiklerden, kavgalardan uzak bir profil çizdiğimi en başta sizler biliyorsunuz. Bu 13 yıllık zaman zarfında çok defa haksız eleştirilerin odağında olduk. Hiçbirisine cevap vermeden, polemikler oluşturmadan yolumuza yolculuğumuza devam ettik. Ama bu defa durum farklıydı. Konuşan bir grup başkanvekiliydi. Toplantının yapıldığı yer aziz Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısının altıydı. Ağzına her geleni söyleyen kendini bilmez birisine sessiz kalamazdık. Söylediklerini içimizde atamadık. Kendimizi en güzel biçimde ifade etmeliydik. Çamur at izi kalsın anlayışına karşı hakikatleri burada Kepez Belediyesi binası önünde arkadaşlarımla birlikte, başkanlarımızla birlikte ifade etmeliydik. “ diye konuştu.

Sözlerin odağında şahsım vardır

“Basın toplantısının odağında sadece şahsım vardır” diyerek sözlerine devam eden Tütüncü, “ Ve sadece şansımı tahkir etmeye, halkın gönlünde edindiğimiz müstesna yeri baltalamaya yönelik bir girişim vardır. Başka bir gündemi olmayan bu toplantı için belli ki Engin Özkoç’a birileri belli ki bir not getirmiş. O da buldumcuk olmuş, işin üzerine atlamış Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında adeta ağzından ufunetler saçılan bir nutuk çekiyor. Eline bir tane kağıt almış, kağıda baksa kağıdın ortasındaki fotoğraftaki Kepez Belediye Başkanı değil. Öfke, nefret o kadar gözlerini bürümüş ki; maalesef kağıtta ne yazdığını, fotoğrafta kimin olduğunu bilemeyecek kadar farklı aciz bir tablo içerisindeyiz.

Tütüncü Özkoç’a seslendi

    Bunlar çok üzücü şeylerdir. Şimdi buradan seslenmek istiyorum; Bana bak Engin Özkoç. Sana söylüyorum. Eğer sende zerre kadar haysiyet varsa, insanlıktan zerre kadar nasibini almışsan, Kepez belediye başkanının Ermeni Sözde Ermeni soykırımına dair beyanını çıkartır gösterirsin. Gösteremediysen yine zerre kadar insanlıktan nasibini aldıysan, kalkarsın efendi gibi özür dilersin.

Kepez’e Ermeni mezalimini kınayan 2 anıt

    Kepez belediye başkanının milli ve manevi değerlere nasıl hürmet ettiği, milli ve manevi değerleri nasıl yüceltmeye çalıştığı, toplumun gündemine nasıl çekip çıkarmaya çalıştığını başta Antalyalılar olmak üzere vatandaşlarımızın malumudur, sevenlerimizin malumudur. Her şeyden önde siz basın mensuplarının malumudur. Bu şehirde 2 tane anıt var. Bu 2 anıt, Ermeni mezalimini kınayan, Ermeni mezalimi ile mücadele eden şehitlerimizin hatırasını taşıyan anıttır. 2018 yılında bu anıtı Kepez’e kazandırarak, bu 2 anıtın üzerinde Ermeni mezalimini lanetleyen şehitlerimizin hatıralarını anan kimdir biliyor musunuz?  İşte! Burada gördüğünüz heyettir. Kepez heyetidir. Birisi DokumaPark’tadır. 1918 yılında Nuri Paşa'nın ve onun askerlerinin Bakü’yü kurtarmaya gittiklerinde yazdıkları o büyük destanı anlatmaktadır. Onu Azerbaycan milletvekili ile birlikte o zaferin yıldönümünde 2019 yılında DokumaPark'a yerleştiren, Önünden gelip geçen herkese Ermeni mezalimi ne karşı savaşan anlı şanlı atalarımızın, askerlerimizin hatırasıdır yaşatan biziz arkadaşlar, biziz…

Çok büyük bir zalimlik

Kepez Devlet Hastanesi’nin hemen arka kısmında koca bir bulvar açarak, o caddeye de ‘Azerbaycan Türk Şehitleri Caddesi’ni veren işte bu gördüğünüz Kepez Belediyesi’dir. Benim Kepez Belediye meclisimdir, Kepez belediye meclis üyelerimdir. Tarih 2018… Oraya da güzel bir anıtı dikmek suretiyle orada da aynı şekilde o hatırayı yaşatan biziz. Sözde Ermeni Soykırımı ile Sözde Ermeni soykırımından dolayı özür dilemeyle Kepez Belediyesi'ni, Kepez belediye başkanını yan yana getirmek çok büyük bir zalimlik olmuştur. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum.

Bu bir haksızlıktır

    Bu sadece şahsıma yöneltilmiş bir istismar değildir, şahsımı tahkir ve tezyife yönelik değildir. Bu birbirinden değerli arkadaşlarıma Kepez ekibine, gecesini gündüzüne katıp sadece ve sadece milletine hizmet etmekten başka hiçbir derdi olmayan çok değerli arkadaşlarıma, çalışma arkadaşlarıma, meclis üyelerime, ekibime sevenlerimize, hemşehrilerimize ve seçmenlerimize karşı ve daha ötesi şehrimize yapılmış ağır bir bühtan, ağır bir haksızlık olmuştur. Bunu da özellikle ifade etmek istiyorum.

2 çift sözüm var

    Dedim ya, belli ki birileri ellerine bir not tutuşturmuş. O da buldumcuk olmuş, bunları çıkmış okumuş. Okumuş, okumuş ondan sonra da o kürsüden inmiş ve gitmiş. O notu kimlerin hangi niyetle Özkoç’a verdiğini biliyorum.  Onlara da söyleyeceğim iki çift söz var. Güneş balçıkla sıvanmaz, ikincisi de; Allah'ın izniyle Kepez'de kervan yürüyor. Böylesi bir hakaretin, haksızlığın iftiranın o dağında olmak bizi üzmüştür. Yolunu şaşırmış bu arkadaşa bu mübarek günlerde rabbimden hidayet diliyorum.

Ekibimle özür bekliyoruz

    Onun şahsımıza bir özür borcu olduğunu da burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bütün Kepez halkı ile ekibimle birlikte bu özrü beklediğimi de özellikle ifade ediyorum. Dün öğleden sonra başlayan bu kafa karıştıran basın toplantısı ve sonrasındaki yaşananlar bugün sabah saatlerine kadar telefonlarımızın sus mamasını sonuçladı. Arayan sevdiklerimiz, dostlarımız; ‘Başkanım bu işin aslı faslı nedir?’ diyorlar. Onların hepsine de biz işin aslını anlatmakla vakit geçirdik.

Bu vakit kaybı zul değil de, nedir?

    Yazık değil mi? Pandeminin,  tam kapanmanın bir gün öncesinde bu ekibin bu binanın içerisinde yapacak o kadar çok işi varken, önümüzdeki 17 Mayıs'a kadar devam edecek sürecin her aşamasını planlamak, o sürecin gerektirdiği çalışmaları yapmak gibi bir mesuliyeti varken bu vakit kaybı bize zul değil de nedir? Bu şehre zul değil de nedir? Sabaha kadar telefonlarımız susmadı. Bize yazık değimli siyaset bu kadar ucuz mu? Tertemiz insanların üzerine aslı, astarı olmayan iftiraları atıp sonra kenara çekilmek kadar basit mi? Bir grup başkanvekilliği makamı bu kadar basit mi ? Siyaset sadece yalanlardan, iftiralardan mı ibaret. Yalan söyleyene bu bir yalandır. Yalan söyleyene ne denir? Ben sizin takdirinize bırakıyorum. bu düpedüz bir iftiradır. İftira atana ne denir? Ben sizin takdirlerini size bırakıyorum.

Elem ve üzüntü içerisindeyim

    Bugün bu yolunu şaşırmış arkadaşın, ipe sapa gelmez deli saçması beyanları sebebiyle burada bir araya gelmek zorunda olduğumuzdan dolayı aslında büyük bir elem üzüntü içerisindeyim. Hepinizin ve hepimizin bugün önemli işleri vardı. Ama bunu da ifade etmemiz gerekiyordu. Ben bu ifade sayın basın mensuplarımızın ve çok değerli tam oyunumuzun takdirlerinize sunuyorum. Sosyal medyadan gerekli açıklamaları yaptık. Son olarak şunu ifade etmek istiyorum; Engin Özkoç bu iş burada bitmeyecek, bu iş burada kapanmayacak, bu iş Türk yargısı önünde hesaplaşmaya gidecek. Sonu nereye varırsa kendileri yargı önünde hukuk devleti ilkesi içerisinde her türlü haklarımızı takip etmek suretiyle hesap soracağız.

Güneş balçıkla sıvanmaz

     Yok öyle insanların onurlarına, şeref ve haysiyetlerine leke süreceksiniz. İnsanları gözden düşürmeye çalışacaksınız. Ama sonra da dönüp kenara köşeye çekileceksiniz. Yargı önünde gerekli hesabı da soracağımızı ifade etmek istiyorum. Güneş balçıkla sıvanmaz. Siz bildiğiniz yolda devam edin. Sizin yolunuz size, bizim yolumuz bize diyorum. Siz ne yaparsanız yapın, biz vatanımıza, milletimize, memleketimize hizmet için arkadaşlarımla, teşkilatımla, başkanlarımla, çalışanlarımıza ve her şeyden önemlisi yüzde 50 den fazla bir oy nispetiyle bizi bu makama layık gören hemşehrilerimizle çalışmaya, gayret etmeye devam edeceğiz.” açıklamasını yaptı.

Başkan Tütüncü konuşmasının sonunda bu haksızlığın ardından sosyal medyada hakkında link kampanyası başlatıldığına da değinerek,”Biz bunu hak eden insanlar mıyız? Bu tertemiz insanların bir tek derdi var. Gecesini gündüzüne katarak bu şehre hizmet etmek, milletine bir değer daha ortaya koyabilmek. Siyaset bu kadar ucuz mu?” dedi.

CHP’li Özkoç ne dedi?

    CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, TBMM kürsüsünden elindeki bir belge ile“ Bu Kepez Belediye Başkanı. AKP’li Kepez Belediye Başkanı yabancı kişilerin ve misyonların da olduğu bir toplantıda video kaydı ve söylemini buradan sizlere açıklıyorum;‘Dünyanın çeşitli şehirlerinde 1915 olayları yani Ermeni katliamı olarak bahsediliyor. Bu da Türkiye’nin bir ayıbı.. Türkiye’nin bir ayıbı, ama bizler yaşamadık, sizler yaşamadınız. Yapanlar yanlış yapmışlar. Tabii ki, özür dilenmesi gerekiyor, ben özür diliyorum” açıklamalarında bulunmuştu.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.04.30 09:52:31
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Başkan Çandır: Felakete hazır olmadığımızı gördük

20 Şubat’ta da Hatay’da meydana gelen şiddetli depremlerde yine can kayıplarının olduğunu belirten ATB Başkanı Ali Çandır, “Sözün özü böyle bir felakete hazırlıklı olmadığımızı yaşayarak gördük” dedi.

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapıldı. Meclis üyeleri, 6 Şubat’ta merkezi Kahramanmaraş olan ve 10 ilde büyük yıkım ve can kaybına neden olan depremde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.

 

Yönetimin bir aylık çalışması hakkında meclis üyelerinin bilgilendirildiği Meclis’te, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, depremde can kayıplarından duyduğu üzüntüyü dile getirirken, “Deprem ülkesi olduğumuz gerçeğinin hiçbir zaman unutulmamasını diliyorum. Herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesini tavsiye ediyorum. Yapılarımızı sağlam zeminlerde kurallara uygun olarak inşa etmeli ve her aşamada sıkı denetimler uygulamalıyız” dedi. Ekinci, depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, aileleri, yakınları ve Türk milletine başsağlığı, yaralılara acil şifa dileğinde bulundu.

 

FELAKETE HAZIRLIKLI OLMADIĞIMIZI GÖRDÜK

ATB Başkanı Ali Çandır, depremin etkileri, yardımlar ve alınması gereken önlemlerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. “6 Şubat’tan itibaren hepimiz, kelimelerin yetersiz kaldığı, tarifi olmayan üzüntüye ve acıya uğradık. Ülkemizin şiddetli deprem yeri olduğunu çok ağır bir bedelle hatırladık” diye sözlerine başlayan Başkan Çandır, 13 milyondan fazla insanımızı doğrudan ve derinden etkileyen iki şiddetli depremin 10 ilde eşi benzeri olmayan bir yıkıma neden olduğunu belirtti. 20 Şubat’ta da Hatay’da meydana gelen şiddetli depremlerde yine can kayıplarının olduğunu belirten Çandır, “Sözün özü böyle bir felakete hazırlıklı olmadığımızı yaşayarak gördük” dedi.

 

KÖTÜ MÜHENDİSLİK VE MÜTEAHHİTLİK ÖLDÜRDÜ

Depremin değil, kötü mühendislik ve müteahhitliğin öldürdüğü bir afeti yaşadığımızı ifade eden Çandır, şunları söyledi:

 

Yaşadığımız yıkım ve kayıplarımız o kadar büyük ki “bu bize ders olsun” sözü çok yetersiz ve yersiz kalmıştır. Bunun yerine “deprem öldürmez, kötü mühendislik ve kötü müteahhitlik öldürür” tespiti acı bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Kaybettiğimiz canlarımız, yerine konulamaz kayıplarımızdır. Allah’tan rahmet diliyorum. Acılı ailelerine ve milletimize baş sağlığı diliyorum. Allah, yaralılarımıza şifalar versin. Tarifsiz acılar yaşayan kardeşlerimizin acılarını tüm kalbimizle paylaşıyoruz. Şimdi dayanışma zamanı, bu zor günleri dayanışma ile atlatacağız. Hep birlikte yaralarımızı sarmaya odaklanmalıyız. Deprem sabahından itibaren Antalya’mız, bir taraftan bölgeye insani yardım ve uzman ekiplerini gönderirken diğer taraftan da sonraki adımlar için destek faaliyetlerine bir bütün olarak başlamıştır. Kentimiz, bölgeden tahliye edilen afetzede kardeşlerimize en fazla kucak açan kent olmuştur.”

 

BİRLİKTE HAREKET ETTİK

Merkezi ve yerel yönetimler, sivil inisiyatif kurumları ile yardım seferberliğinin başlatıldığını belirten Çandır, yardımların yerine sağlıklı bir şekilde ulaşmasında koordinasyonun önemine dikkat çekti. Çandır, yardımların koordinasyonunu sağlamak için yapılan toplantılara katılarak görüş ve önerilerini dile getirdiklerini anlattı.

 

Eskiden olduğu gibi, ‘farklılıklarımız zenginliğimizdir’ ve “birlikte hareket etmek çözüm getirir” tespitlerinin hayata geçirilebileceğini söyleyen Ali Çandır, “Ortak amacımız ve paydamız bu büyük felaketi birlikte aşmaya çalışmaktır. Felaketin ilk anlarından itibaren Antalya’mızın tüm kurum ve kuruluşları bir bütün olarak var gücüyle hem kentimizde hem de felaket bölgesinde seferber olmuşlardır. Bu seferberlikte öne çıkan ve borsamıza düşen faaliyetleri yerine getirdik ve getirmeye devam edeceğiz.

Bu kapsamda felaketzede kardeşlerimizin neye ihtiyaçları olduğu bilgisine göre Antalya’daki oda ve borsalar olarak başlattığımız ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odamız koordinasyonunda organize ettiğimiz ayni yardım kampanyasına üyelerimiz ve hemşerilerimiz olağanüstü yakınlık göstermişlerdir. Toplanan yardımlar afetin ilk anından itibaren bölgeye ulaştırılmıştır. Üyelerimize, hemşerilerimize ve Antalya iş dünyamıza duyarlılığından dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

 

BORSA OLARAK ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPACAĞIZ

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından, bir ay süreli bir maddi yardım kampanyası başlatıldığını anımsatan Başkan Çandır, iş dünyasını ve tüm hayırseverleri kampanyaya destek olmaya davet etti. TOBB’un deprem bölgesine kalıcı konut yapımıyla ilgili de kampanya başlattığını anımsatan Çandır, “Borsa olarak kurumsal açıdan kalıcı konut seferberliğinde de üzerimize düşeni yapacağız. Detayları önümüzdeki günlerde açıklanacak olan kampanyaya üyelerimizi ve kentimiz iş dünyasını destek olmaya davet ediyoruz. Gün bölgedeki insanımızın yanında olma ve yaralarımızı birlikte sarma günüdür. Allah bize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Dualarımızın kabulü için bizlerin de azimle, bilgiyle ve doğru biçimde çalışmamız gerektiği gerçeğini hiç aklımızdan çıkarmamalıyız” dedi.

 

DEPREM BÖLGESİNDE TARIM DESTEKLENMELİ

Başkan Ali Çandır, deprem bölgesinin tarım varlığıyla ilgili de bilgi verirken, yapılması gerekenleri söyledi. Ülkede bitkisel üretim değerinin yüzde 20’si, işlenen tarım alanlarının yüzde 14’ü, büyükbaş hayvan varlığının yüzde 12’si, küçükbaş hayvan varlığının yüzde 16’sını deprem bölgesindeki illerin oluşturduğunu söyleyen Çandır, “Rakamlardan da anlaşılacağı gibi bölge hem tarımsal üretim hem hayvancılıkta ülkemiz tarımı için önemli bir konumdadır” dedi.

 

Depremden hasar gören köylerde genel hayatı etkileyen yardım ve faaliyetlere ek olarak tarım ve hayvancılığın devamlılığı için 2023-2024 yıllarını kapsayacak şekilde, doğrudan gelir desteği, girdi, enerji, sulama, alet-ekipman ve mekanizasyon destekleri sunulması, iki yılı kapsayan BAĞ-KUR ve sigorta primlerinin kamu tarafından üstlenilmesi ve bankalara olan borçların silinmesini öneren Çandır, “Tarım alanları imara kesinlikle açılmamalıdır. Kalkınmayı hızlandıracak krediler ve hibeler sunulmalıdır. Kamu eliyle ortak ihtiyaca cevap verecek projeler uygulanmalıdır” dedi.

 

YEREL YÖNETİMLER DESTEKLENMELİ

Antalya’nın en çok depremzede ağırlayan kentlerin başında geldiğini söyleyen Çandır, resmi kayıtlara göre Antalya’ya yaklaşık olarak 150 bin depremzede geldiğini, oteller, öğrenci yurtları, misafirhanelerin depremzedelerin kullanımına sunulduğunu belirtti. Çandır, sayısını bilemediğimiz kadar depremzedenin de kendi imkanlarıyla Antalya’ya gelerek yakınlarının yanında ya da yine kendi imkanlarıyla şehirde kaldığını kaydetti.

 

Depremzedelerin günlük iaşeleri ve ihtiyaçlarının sürdürülebilir şekilde karşılanması için yerel yönetimlere hazine, bütçe ya da İller Bankası gibi kamu kurumlarından ilave maddi destek sağlanması gerektiğini kaydeden Başkan Çandır, şunları söyledi:

 

“Başta kentimiz olmak üzere pek çok kentte depremzede kardeşlerimize yardımcı olmak ve acılarını paylaşmak çabası hat safhadadır. İnsanlar ve kurumlar destek olmaya ve görev almaya çabalıyorlar. Ancak belirtmek gerekir ki yüzbinlerin ve milyonların günlük iaşeleri ve ihtiyaçları sürdürülebilir şekilde karşılanmalıdır. Bu konuda en büyük yük doğal olarak yerel yönetimlerin üzerindedir. İvedilikle ve yeterlilikle başta deprem bölgesindeki yerel yönetimlerimiz olmak üzere depremzede ağırlayan tüm yerel yönetimlere hiçbir ayırım yapmaksızın hazine, bütçe ya da İller Bankası gibi kamu kurumlarından ilave maddi destek sağlanmalıdır. Bu kapsamdaki kaynak aktarımlarının kamu ile sürekli paylaşılması şarttır. Bu paylaşım hepimize ilave motivasyon sağlayacaktır. Hangi kaynaktan ne kadar kaynak nereye aktarıldı bilmek hepimize şevk verecektir. Bakın sizinle bir örnek paylaşayım; 2021 yılında Almanya’da bir sel felaketi oldu ve 186 kişi hayatını kaybetti. Olayı hatırlarsınız. Alman Hükümeti, birkaç gün içinde ‘federal bütçeden ve eyaletlerin bütçelerinden acil ihtiyaçlar için 35 milyar Avro aktardık’ dedi. Eminim bizim hazinemizin de bütçemizin de acil ihtiyaçlar için böyle bir gücü vardır.”

 

BÖLGENİN ÜRETİM GÜCÜ AYAKTA TUTULMALI

Depremden etkilenen illerin boşaltılmaması gerektiğini vurgulayan Başkan Çandır, gerek tarım gerekse sanayide ekonomik potansiyeli yüksek olan bölgenin üretim gücünün ayakta tutulması gerektiğini ifade etti. Çandır, şu değerlendirme bulundu:

 

“Nüfusu 13.5 milyon olan deprem bölgesinde, bu nüfusun yaklaşık üçte birinin, büyük ölçüde kalıcı olarak diğer illere dağılması bekleniyor. Gerek tarım gerekse sanayide ekonomik potansiyeli yüksek olan bölgenin üretim gücü ayakta tutulmalıdır. Bölgede güvenli yaşam alanları oluşturulmalı, zemini sağlam tüm yerleşim yerlerine yaygınlaştırılmış konteyner kentler ve kalıcı konutlar inşa edilmeli, insanlarımız yaşadıkları yerlerden koparılmamalıdır. Yerleşik hafızayı unutmalarına yol açılmamalıdır. Kentlerimiz, tarihi ve medeniyet zenginliği itibariyle kadim kentlerdir. Hiçbirinin yalnızlaştırılmasına ve yabancılaştırılmasına izin verilmemelidir.”

 

KAMU ÖNCÜ OLMALI, HERKES HAZIRLIĞINI YAPMALI

Artık deprem ve benzeri doğa olaylarını aklımızdan ve faaliyetlerimizden çıkarmamamız gerektiğini vurgulayan Çandır, bunun hayati bir zorunluluk haline getirilmesi gerektiğini söyledi. Kamudan şirketlere toplumun her kesiminin afet hazırlığını yapması gerektiğini kaydeden Çandır, “Kamu yönetimi, bu konuda tavizsiz düzenlemeler ve benzeri çalışmalar yapmalıdır. Bizler de doğal afetlere her an hazırlıklı olma konusunda yeni bir tutum sahibi olmalıyız. Aileden ve evimizden başlayan sokağımızdan mahallemize genişleyen bir kapsamla mutlaka afet anlarında yapmamız gerekenlerle ilgili bir afet eylem planına ve hareket kabiliyetine sahip olmalıyız. Şirketlerimiz de bu kapsamdaki acil eylem planlarına sahip olmalı ve bir afet anında hepimiz görevlerimizi eksiksiz uygulayabiliyor olmalıyız. Bunun için yerel yönetimler hepimize yol gösterici olmalı ve kolaylaştırıcı adımlar atmalıdır” dedi.

 

Merkezi ve yerel yönetimlerin etkili ve gerçekçi düzenlemeleri ile toplumun duyarlılığını artırması, herkesin birbirini olumlu yönde etkilemesi ve motive etmesini isteyen Çandır, “Yani afete duyarlılığı, yeni bir insani itibar kaynağı olarak kabullenmeliyiz. Afete hazırlıklı olma konusunun bizler için en canlı göstergesi, hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olarak ezberimize almamızdır. Bunu başarabilirsek ancak o zaman bu tür afetlerdeki kayıplarımızı en aza indirmemiz mümkün olacak ve birbirimize çok daha etkili destek olabileceğiz diye düşünmekteyim” diye konuştu.         

 

ANTALYA’DAKİ BİNALARIN DURUMU DEĞERLENDİRİLMELİ

Her ne kadar 2.derece deprem bölgesi olsa da Antalya’da özellikle şehir merkezinde ömrünü tamamlamış binaların tedirginlik yarattığını belirten Başkan Ali Çandır, “Antalya’daki binaların depreme dayanıklılık durumu değerlendirilmeli,  olası bir depremde can kaybı olmadan afeti atlatmamız sağlanmalıdır. Bu konuda hazırlanacak Deprem Master Planı yol göstericimiz olacaktır” dedi.

 

GEREKLİ ADIMLAR ATILMALI

Yaşanan deprem felaketinin unutulmayacağını söylerken, “Şubat ayı, hepimiz için tarifi imkansız acılarla tarihteki yerini alıyor. Bu yaşadıklarımızı unutmayacağız. Allah, bir daha böylesi acıları milletimize yaşatmasın inşallah. Fakat biz de artık gerekli adımları zamanında ve doğru bir biçimde atmayı öğrenmeliyiz ve bu konuda çalışmalıyız” dedi.

 

Meclis’te üyeler, sektörlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.02.22 20:21:37
Son Düzenlenme Tarihi :





Büyükşehir Sakarya Bulvarı’nda kaldırımları yeniliyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kepez İlçesi Sakarya Bulvarı’ndaki Kepez Kaymakamlığı önünde kaldırım yenileme çalışması yapıyor. 

Planlı, kurallı ve kimlikli bir kent için çalışmalarını sürdüren Antalya Büyükşehir Belediyesi, kent merkezinde sorumluluk alanında bulunan caddelerde zamanla deforme olan kaldırımları yeniliyor. Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı’na bağlı Yapım işleri Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar çerçevesinde Kaymakamlık önünde görme engelli bireylerin de rahat ve güvenli bir şekilde yürümelerini sağlayacak "görme engelli iz yolu" döşemelerini gerçekleştiriliyor. Kaldırım çalışmasında eskiyen kaldırımlar kent estetiğine uygun gri ve kırmızı renkli kare mineral tabakalı taşlarla yenileniyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Sakarya Bulvarı üzerinde bulunan Kepez Kaymakamlığı önünde başlattığı kaldırım yenileme çalışması ile kaldırımlar hem kent estetiğine uygun hem de yayalar için güvenli hale getirilecek.    -BLD.BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.06 12:38:59
Son Düzenlenme Tarihi :