SON DAKİKA

logo

Muratpaşa Belediyespor’da yeni dönem

Muratpaşa Belediyespor’un yeni başkanı Özcan Yılmaz oldu. Genel kurulun ardından ilk toplantısını yapan yönetim kurulunda başkan yardımcılıklarına ise Yusuf Emre Ertugan ve Zühtü Şahin seçildi.

    Muratpaşa Belediyespor, olağanüstü gerçekleşen genel kurulunun ardından ilk yönetim kurulu toplantısını Adalya Vakfı Engelsiz Kafe’de gerçekleştirdi. Toplantıda kulüp başkanlığına Özcan Yılmaz seçilirken başkan yardımcılıklarına Yusuf Emre Ertugan ve Zühtü Şahin getirildi. Kulübün yeni yönetim kurulu Murat Şimşek, Ahmet Öztürk, Yener Altıntaş, İhsan Özden, Sertaç Güngör, Recep Salih Tetikcan, Hasan Ercüment Taşdemir, Mehmet Akif Barış Çevik’ten oluştu.

    Kulüp Başkanı Yılmaz, yönetime yeni isimlerin katıldığını belirterek hep birlikte büyük bir uyum içinde hedeflere doğru ilerleyeceklerini söyledi. Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’a kulübe her anlamda verdiği destekler dolayısıyla teşekkür eden Yılmaz, şunları söyledi:

    “Bilindiği üzere bu sezon Kadınlar Voleybol 1. Lig’inden mücadelesine başlayacak bir takım kuruluyoruz. Transferlere başladık. Deneyimli bir antrenörü, Eyüp Emin İmen hocamızı takımın başına getiriyoruz. Şampiyonluğu hedefleyen iddialı bir takım oluşturuyoruz. Bununla birlikte cimnastik, halter ve diğer branşlarda da kulüp faaliyetlerimizi geliştirerek devam edeceğiz. Yeni dönemin hem kulübümüze hem de spor camiasına hayırlı olmasını diliyorum.”

    Diğer yandan, toplantıda yapılan görev dağılımında Sertaç Güngör, voleyboldan sorumlu yönetim kurulu üyesi oldu. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.06.23 12:09:48
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Ramazan Sonrası Hazımsızlığa Dikkat!

Ramazan süresince yavaşlayan metabolizmanın, bayramda aşırı besin yüklemesine maruz kalması midede hazımsızlık, şişkinlik gibi birçok sağlık sorununa yol açabiliyor. Uzman Diyetisyen Ebru Çağıl, bu rahatsızlıkların önüne geçmek için bayramda doğru beslenme yöntemlerini uygulamak ve özellikle zencefil ve zerdeçal içeren fitoterapötik takviyelerden destek almak gerektiğini vurguladı.

Ramazan ayı boyunca öğün sayısının daha az olması ve sindirim sisteminin günün belirli saatlerinde dinlendirilmesi sonucunda beslenme alışkanlıklarında değişiklikler meydana gelir. Bayramın gelişi ile bu beslenme alışkanlıkları eski düzene uyum sağlamaya çalışır. Özellikle oruç dönemini geride bırakırken bayram sofralarında yediklerimizin içerikleri yoğunlaşabiliyor.
Hamur işleri, tatlılar, yüksek yağlı besinler, meşrubat veya çay, kahve gibi kafein içeriği yüksek içecekler gün boyu misafirler eşliğinde tükettiklerimiz listesinde yerini alıyor. 

Uzman Diyetisyen Ebru Çağıl, Ramazan süresince dinlenen metabolizmamız zengin bayram sofralarında hızlı ve yoğun porsiyonlara maruz kaldığı için çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşabildiğimizi söyledi. Hazımsızlık, şişkinlik gibi sindirim şikâyetlerinin en sık karşılaştığımız sorunlar olduğunu ifade eden Çağıl, “Bu rahatsızlıkların önüne geçmek için doğru beslenme modelini bulmak, hareket halinde olmak ve gerektiğinde tamamen bitkisel desteklerden faydalanmak gerekir” dedi.  

Beden sağlığının korunabilmesi için Ramazan sonrasında basit tedbirlerin yeterli olduğunu dile getiren Çağıl, şu önerilerde bulundu:

8 adımda doğru beslenme modeli
Oruç döneminden sonra gün içindeki öğün sayısını birden değil, kademeli olarak artırmakta fayda var. 
Bayramda sağlıklı bir kahvaltı ile güne başlanmalı. 
2-3 ana öğün yapılabilir fakat öğünler tatlı, börek gibi bayramlık ikramlarla geçiştirilmemelidir. Gün içindeki tatlı, çerez gibi atıştırmalıklar sınırlı olmalıdır. 
Çay ve kahve ile kafein alımının en çok arttığı zamanlar bayram günleridir. Bunlar mutlaka şekersiz içilmeli ve sınırlı tüketilmelidir. Aksi takdirde mide yanması, mide ekşimesi gibi durumlar yaşanabilir. 
Bayramda bol su tüketilerek hem porsiyon kontrolü sağlanabilir hem de kafeinli içeceklerin alınması önlenebilir. Gündüz içilemeyen su tüketim alışkanlığı böylece tekrar kazandırılmış olur. 
Bayramın adından da anlaşılacağı gibi ‘’şeker’’ tüketimi normale göre fazla olabileceği için porsiyon kontrolü özellikle önem taşımaktadır. Tatlı seçimleri şerbetli tatlılardan yana değil, sütlü tatlılardan yana olmalıdır. 
Olabildiğince hareketli olmak, asansör yerine merdiven kullanmak, yürüyüş gibi aktiviteler metabolizma hızını artırmak ve daha sağlıklı sindirim düzeni için önemlidir. 
Özellikle ramazan sonrasında yiyeceklerin daha rahat sindirimi için çiğneme süresi artırılmalıdır.

Bayramda sindirim problemi yaşayanlar için doğal destekler
Uzm. Dyt. Ebru Çağıl, özellikle bayramda mideye fazla yüklenmekten kaynaklanan hazımsızlık, şişkinlik gibi şikayetleri önlemek için doğru beslendikten sonra bitkisel desteklerden de yararlanmak gerektiğini vurguladı. 
Bu bitkisel desteklerin en başında Zencefil ve Zerdeçal’ın geldiğini belirten Çağıl, “Zencefil; şişkinlik ve hazımsızlığı önlemesi, ağrı hafifletici olması, inflamasyonu önlemesi gibi özellikleri sayesinde sindirim kanalında tedavi edici özelliğe sahip en güçlü bitkilerden biridir. Mide yüzeyinde ‘gerçek mide koruyucu’ özellik sağlar ve midedeki besinlerin daha kısa sürede bağırsağa geçişini sağlayarak midenin rahatlamasına destek olur. Zencefilin sadece besin olarak tüketimi içerisindeki Gingerol ve uçucu yağların tam olarak emilmemesine sebep olabilir. Bu yüzden özel olarak ekstrakte edilmiş takviye formunda kullanılması gerekmektedir” dedi. 

Zerdeçalın ise karın ağrısı, gaz sancısı, besinleri iyi hazmedememe ve karın bölgesinde şişkinlik halini önleyen bir diğer doğal kaynak olduğuna dikkat çeken Çağıl, “Aynı zamanda zerdeçal sindirim kanalında inflamasyonu ve mide ülserini önleyici etkinliğe sahiptir.  Safra asidi salgısını da düzenleyerek hazımsızlık şikayetlerinin önlenmesine yardımcı olur. Yaygın olarak baharat formunda tüketilen zerdeçalın emilimi tek başına oldukça zordur. Bu sebeple tek başına besin olarak tüketmek yerine, emilim düzeyi yüksek formülasyonları tercih etmek hazımsızlık şikayetlerinde en doğru seçenek olacaktır” diyerek sözlerine devam etti.

Zerdeçal ve zencefilin sofra kültüründeki tüketimi ile fitoaktif olarak alımında büyük farklar olduğunu vurgulayan Çağıl, etkinliği klinik çalışmalarla test edilen bitki temelli fitoaktif içeriklerin daha etkili olduğunu, emilim düzeyleri de göz önünde bulundurularak standardize bitkisel takviyelerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Bu iki fitoaktifin bir arada olduğu sinerjistik kombinasyonların en doğru bilgisi için eczacınıza danışabilirsiniz.


-FASELİS BSN.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.19 10:21:55
Son Düzenlenme Tarihi :





Deprem sarstı, kaza yıktı: “Kıyafetimiz bile kalmadı”

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlere Adana’da yakalanan 4 çocuklu Aydoğan çifti, Antalya’ya taşınırken yaşanan kazayla yıkıldı. Çiftin 2 çocuğunun ve depremden kurtardıkları eşyalarının bulunduğu kamyon şarampole uçarak taklalar attı. Feci kazada çocuklardan birisi ağır yaralanırken etrafa saçılan eşyalar ise kullanılamaz hale geldi. Yaşandıklarını gözleri dolarak anlatan baba Murat Aydoğan, kazanın ardından giyecek elbiselerinin kalmadığını belirterek duygulandırdı.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin üzerinden 6 ay geçti. Depremlerde resmi rakamlara göre 50 bin 783 kişi hayatını kaybetti. 4.1 milyon kişinin evinden ayrılmasına neden olan felaket, 1.5 milyon kişinin de evsiz kalmasına neden oldu. Depremde hayatları sarsılan ailelerden bir tanesi de 4 çocuklu Murat ve Raziye Aydoğan çifti oldu. Adana Ceyhan’da oturan ailenin yaşadığı ev orta hasarlı tespit edildi. Aydoğan çiftçi, yaşanılanların ardından Antalya’ya gelmeye karar verdi. Murat Aydoğan, Antalya’da bulunan ablasının eşini arayarak kendisine bir iş bulmasını istedi. Eniştesinin çalıştığı otelde iş bulan Murat Aydoğan, önce kendisi şehre geldi sonra ise ailesini getirmek için harekete geçti.

3 gün yoğun bakımın ardından hayata tutundu
Murat Aydoğan, 19 Temmuz’da ailesini getirmek için Antalya’dan Adana’ya dönerek bir kamyon bulup eşyalarını yükledi. Ardından ise iki çocuğu ile eşine bir otobüs firmasından bilet aldı, diğer iki çocuğu ise nakliye kamyonu ile gelmek üzere yola çıktı. Eşyaların yüklü olduğu kamyon Akseki ilçesine geldiği sırada kontrolden çıkarak şarampole uçtu. Kazada takla atan kamyonda bulunan çiftin büyük iki oğlu Mustafa Emre Aydoğan ile Semih Aydoğan yaralandı. Durumu ağır olan Mustafa Emre önce Akseki Devlet Hastanesine sonra ise önce Manavgat’a oradan da Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildi. Akciğerinde kanama, kolunda kırık ve yüzünce çatlama olduğu teşhis edilen çocuk çeşitli operasyonlardan geçti. 3 gün yoğun bakım sürecinin ardından ise taburcu oldu. Yaşanılanları unutmaya çalışan Aydoğan ailesi Kepez ilçesinde 7 bin TL’ye kiraladıkları evde yeniden hayata tutundu. Aile yaşanan bu süreçte oluşan borçlarının ödenmesi için yardım talebinde bulundu.

“Yaşadığımız psikolojiden uzaklaşmak için Antalya’ya gelmeye karar verdim”
Yaşadıklarını anlatan Murat Aydoğan, “Depreme Ceyhan’da yakalandım. Ben şehir dışında bulunuyordum ama eşim ve çocuklarım depremi yaşadı. Sürekli aklım onlarda kaldı. İster istemez psikolojik olarak yıprandık. Evimiz orta hasarlı olduğu tespit edildi. Hem çocuklarımın hayatını kurtarmak hem de yaşadığımız psikolojiden uzaklaşmak için Antalya’ya gelmeye karar verdim. Antalya’da ablam yaşıyordu. Daha önce gezmeye geldim, iş imkanları burada daha iyiydi. Eniştemi arayarak bana iş bulmasını istedim o da bana iş buldu. Sonra buraya gelerek ben işe girdim” dedi.

“3 gün yoğun bakımda kaldı, şu an durumu iyi”
19 Temmuz’da ailesini Antalya’ya getirmek için Adana’ya gittiğini belirten Aydoğan, “Bir kamyonet kiraladım, çocuklarımdan iki tanesine otobüs bileti aldım. Yer bulamadığım için 2 çocuğum nakliye arabası ile geldi. Kamyonet Akseki’de kazaya karışıyor. Kaza haberini alır almaz oraya gittim. Çocuklarımın canlarının sağ olmasına çok sevindim. Çocuklarımdan bir tanesi ağır yaralanmıştı. Önce Akseki Devlet Hastanesine sonra da Manavgat’a getirildi burada karaciğerde kanama teşhis edildi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesine sevki oldu. Burada ilk müdahalesi yapıldı. 3 gün yoğun bakımda kaldı, şu anda durumu iyi” sözlerine yer verdi.

“Üzerimize giyecek kıyafet bile kalmadı”
Konuşurken gözleri dolan ve olayların üst üste geldiğini belirten Aydoğan, “Eşyalarımızı kazada kaybettik, sonra akrabaların yardımı ile bir kısmını aldık. Geri kalan eşyaları da borçlanarak aldım. Şu anda 180 bin TL’ye yakın borcum var. Çocuklarımın odasında hiçbir şey yok. Üzerimize giyecek kıyafet bile kalmadı” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.11 10:58:01
Son Düzenlenme Tarihi :