SON DAKİKA

logo

ELMALI CEZAEVİ MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN 31 KALEM KURU GIDA MAL ALIMI İHALESİ

Elmalı T Tipi Açık Cezaevi Müdürlüğü’nce 31 kalem kuru gıda alımı için açık ihaleye çıkıldı.

24 Eylül 2021 günü saat 10.00 da Elmalı T Tipi Açık Cezaevi İnfaz Kurumu toplantı salonunda gerçekleştirilecek. Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilirken, alımpeyder pey gerçekleşirilecek. Kurumun siparişine göre 10gün içinde kurumun deposuna sipariş edilen ürünler eksiksiz teslim edilecek.
İhaleye katılmak isteyenlerin, ilgili mevzuat gereğince alınması zorunlu olan izin, ruhsat veya faaliyet belgesi ve belgelerini Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nden alınmış işletme belgesini aslı ya da noter onaylı fotokopisini ibraz etmeleri gerekiyor.
Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar ELMALI T TİPİ AÇIK CEZA İNFAZ KURUMU GENEL BÜTÇE AMBAR BÜROSU adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.09.03 08:27:31
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Erken teşhis ameliyattan kurtarıyor

Omurganın farklı nedenlere bağlı olarak sağa ya da sola doğru eğrilmesi ve kendi etrafında dönmesi olarak tanımlanan skolyoz, ergenlik çağına giren her yüz çocuktan 3’ünde görülüyor.  Eğriliğin 10-20 derece arasında olduğu dönemde kız ve erkeklerde eşik oranlarda tespit edilen skolyoz, 30 derece ve üzeri eğriliğe ulaştığında ise kızlarda büyüme hızına bağlı olarak 7 kat daha fazla gelişiyor. Küçük yaşlarda başlayan skolyoz tedavi edilmezse kalp ve akciğerlerde ciddi sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle ilerleyen skolyozun erken dönemde mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor! Acıbadem  Bakırköy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Gökhan Özkoçak, erken tanı sayesinde skolyoz ve ona bağlı ek sorunlar ortaya çıkmadan tedavi şansının yakalanabildiğine işaret ederek, “Skolyozun erken tanısı için ebeveynlerin çocuklarını 9 yaşından 16 yaşına kadar, her altı ayda bir düzenli olarak kontrol etmeleri büyük önem taşıyor. Zira eğrilik derecesi ilerlemeden uygulanan egzersiz ve korse yöntemleri sayesinde skolyozun tedavisi ameliyat gerekmeden mümkün olabiliyor” diyor. 

 

Egzersiz ve korse ameliyatı önleyebiliyor

Skolyozun tedavi planında ‘Cobb açısı’ denilen eğriliğin derecesi büyük önem taşıyor. Omurga eğrilikleri değerlendirmesinde röntgen grafileri ya da daha düşük radyasyon oranına sahip EOS (3D İskelet Sistemi Görüntüleme) yöntemi kullanılıyor. Dr. Öğretim Üyesi Gökhan Özkoçak, günümüzde skolyozların çoğunun egzersiz ve korse uygulamalarıyla tedavi edilebildiğini belirterek, şöyle devam ediyor: “Skolyozda 0-20 derece eğriliklerde egzersiz tedavisi ile gözlem yeterli geliyor. Eğrilik 20-40 derece arasında ise egzersizin yanı sıra korse uygulaması da gerekirken, 40-45 dereceye ulaştığında cerrahi yönteme başvuruluyor. Skolyozu olan çocukların yaklaşık yüzde 0,1-0,3’ü gibi çok az bir kısmında deformitenin cerrahi olarak düzeltilmesine ihtiyaç duyuluyor.” 

 

Üç tip skolyoz var

Genellikle çocukluk çağında görülse de yaşamın her döneminde ortaya çıkabilen skolyoz, 3 gruba ayrılıyor. En sık görülen skolyoz türünün ‘idiopatik’ diye ifade edilen, ‘sebebi bilinmeyen’ skolyoz tipi olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Gökhan Özkoçak, “İkinci sıklıkta kas veya sinir hastalıklarına bağlı gelişebilen nöromusküler skolyoz görülüyor. Diğer sık görülen tip ise anne karnındaki bebeğin gelişimi sırasında omurga anomalilerine bağlı olarak gelişen “doğumsal skolyozdur” diyor. 

 

Özellikle üç belirtisi çok önemli!

Skolyoz 0-20 derece arasında olduğunda dışarıdan dikkat çekmezken, 20-40 dereceye ulaştığında, çıplak vücuda bakıldığı zaman fark edilebiliyor. Skolyozun pek çok belirtisi olsa da özellikle üç belirtiye çok dikkat etmek gerekiyor. Dr. Öğretim Üyesi Gökhan Özkoçak, ebeveynlerin asla gözden kaçırmamaları gereken sinyalleri şöyle sıralıyor: 

  • Bir omzun diğerinden daha yüksek olması
  • Belin bir tarafının içeriye doğru oyuk iken diğer tarafının dışarı doğru çıkması veya daha dolgun görünmesi
  • Arkadan bakıldığında ve çocuk omurgasını yere paralel hale gelene kadar öne eğildiğinde; sırtın bir tarafının diğerine göre daha yüksek görünmesi. Buna “hörgüç” görüntüsü deniyor. 

Diğer belirtileri

  • Yana doğru eğrilik, anormal kamburluk ya da içe doğru anormal eğrilik
  • Anormal uzun kollar veya bacaklar
  • Birbirine eşit olmayan omuzlar, bel ya da kalçalar
  • Bacaklara göre gövdenin orantısız kısa olması
  • Sırtta cilt anormallikleri: Tüylenme artışı, gamzeler, renk değişiklikleri

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.29 14:07:22
Son Düzenlenme Tarihi :





Vatandaşlar, Güneşte Bekleyen Araçları Korumak İçin Yaratıcı Yöntemler Arayışında

Antalya'da Aşırı Sıcaklar Nedeniyle Araçlar Ciddi Zarar Görüyor

Antalya'da yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte havaların aşırı derecede ısınması, vatandaşları araçlarını güneşin etkilerinden korumak için çeşitli önlemler almaya zorluyor. Yoğun güneş altında bekleyen araçlar, ciddi zararlar görerek araç sahiplerini maddi açıdan zor durumda bırakıyor.

Yaz mevsiminin özellikle güney bölgelerinde sıcaklık değerlerinin yüksek seyretmesi, özellikle park halinde bırakılan araçlarda sorunlara neden oluyor. Güneş altında uzun süre kalan araçların iç mekanlarının sıcaklığı özellikle kavurucu olabiliyor ve araç içindeki plastik ve döşeme gibi malzemelerin zarar görmesine neden oluyor. Ayrıca güneşin etkisiyle araçlardaki boya da zamanla solabiliyor ve aracın dış görünümünde kalıcı hasarlar oluşabiliyor.

Vatandaşlar, araçları güneşin zararlı etkilerinden korumak için farklı yöntemler deniyorlar. Kimileri araçlarını gölgeleyebilecek ağaçlıklı alanlarda park etmeyi tercih ederken, çoğu zaman böyle yerlerin sınırlı olması nedeniyle bu seçenek mümkün olmuyor. Bu nedenle, güneşlikler, araç camlarını kaplayan koruyucu filmler, özel araç güneşlikleri ve cam perdeleri gibi ürünler yaygın olarak kullanılıyor.

Ancak bazı vatandaşlar, bu tür koruma yöntemlerinin yeterli olmadığını ve araçlarının hala yüksek sıcaklıklara maruz kaldığını dile getiriyor. Bu durumda, araçların iç kısımlarında oluşan yüksek sıcaklıklar, sadece konforu olumsuz etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda araçtaki elektronik sistemlere ve mekanik parçalara da zarar verebiliyor.

Yetkililer, vatandaşları araçlarını güneşin etkilerinden korumak için daha etkili önlemler almaya teşvik ediyor. Özellikle kapalı ve gölgeli alanlarda park etmenin yanı sıra, camları açık bırakarak iç mekanın havalandırılması ve güneşin en etkili olduğu saatlerde (öğlen saatlerinde) mümkünse araç kullanımından kaçınılması tavsiye ediliyor.

Antalya'da artan sıcaklık ve güneşin zararlı etkileri nedeniyle araç sahiplerinin dikkatli olması ve koruma yöntemlerini kullanması, araçlarının uzun ömürlü olmasını sağlayacak ve maddi kayıpların önüne geçecektir. Aynı zamanda çevreye duyarlılık açısından da güneşten koruma önlemlerinin önemi vurgulanıyor. -ABDÜLTALİP GÜNGÖR

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.07.28 10:19:47
Son Düzenlenme Tarihi :