SON DAKİKA

ELMALI CEZAEVİ MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN 31 KALEM KURU GIDA MAL ALIMI İHALESİ

Elmalı T Tipi Açık Cezaevi Müdürlüğü’nce 31 kalem kuru gıda alımı için açık ihaleye çıkıldı.

24 Eylül 2021 günü saat 10.00 da Elmalı T Tipi Açık Cezaevi İnfaz Kurumu toplantı salonunda gerçekleştirilecek. Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilirken, alımpeyder pey gerçekleşirilecek. Kurumun siparişine göre 10gün içinde kurumun deposuna sipariş edilen ürünler eksiksiz teslim edilecek.
İhaleye katılmak isteyenlerin, ilgili mevzuat gereğince alınması zorunlu olan izin, ruhsat veya faaliyet belgesi ve belgelerini Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nden alınmış işletme belgesini aslı ya da noter onaylı fotokopisini ibraz etmeleri gerekiyor.
Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar ELMALI T TİPİ AÇIK CEZA İNFAZ KURUMU GENEL BÜTÇE AMBAR BÜROSU adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.09.03 08:27:31
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya’da kurbanlık sıkıntısı yok

Antalya Ticaret Borsası (ATB), Kurban Bayramı öncesi Hayvancılık ve Et Ticareti Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Özlem Çağırıcı Armut, Antalya’da hayvan varlığında sıkıntı olmadığını ve kurbanlık hayvan arzında da sıkıntı yaşanmayacağını ..

Antalya Ticaret Borsası (ATB), Kurban Bayramı öncesi Hayvancılık ve Et Ticareti Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Özlem Çağırıcı Armut, Antalya’da hayvan varlığında sıkıntı olmadığını ve kurbanlık hayvan arzında da sıkıntı yaşanmayacağını söyledi.
ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül, her yıl olduğu gibi Kurban Bayramı öncesinde sektörel analiz toplantısı düzenleyerek sektörün sorun ve taleplerini gündeme getirdiklerini söyledi. Bülbül, katılımcılara teşekkür ederek, toplantıda dile getirilen sorun ve görüşlerin ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşılacağını söyledi.
Tarım ve Orman Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Özlem Çağırıcı Armut, Antalya’da hayvan varlığında sıkıntı olmadığını bildirirken, kurbanlık hayvan arzında da sıkıntı yaşanmayacağını söyledi. Özlem Çağırıcı Armut, Antalya’da 164 bin büyükbaş, 1 milyon 280 bin küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu bildirdi.
Türkiye Kasaplar Besiciler Et ve Et Ürünleri Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı, diğer ürünlerle kıyaslandığında en düşük fiyat artışının ette yaşandığını belirterek, “120 TL’lik yemin çuvalı 380-400 TL olursa et fiyatları artar” dedi. Hayvancılık maliyetlerinin arttığını, artan maliyetler sonrası zarar edildiği için beslenen hayvan sayısının azaldığını kaydeden Yardımcı, yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini, ithalata karşı olduğunu söyledi.
Et ve Süt Kurumu’nun kasaplara rakip gibi çalıştığını kaydeden Yardımcı, “ESK’ya verilen destek besiciliğe verilse hayvancılıkta sorun kalmaz” dedi. Yardımcı, kurbanda keçinin canlı kilogram fiyatının 140 TL, koçun kilogram fiyatının 150 TL, dananın kilogram fiyatının 160 TL’den satılacağını bildirdi.

“Süt para etmezse et olmaz”
ATB Üyesi Ata Sönmez, hayvancılık ve et fiyatlarının ülkenin kanayan yarası olduğunu söyleyerek, “Bu durum geçtiğimiz 10 yılın sorunudur. Geçmişte yapılan ithalat bugünkü sorunları doğurdu. Üretimden para kazanamayan besici üretimden çekildi. Sektörün devamlılığı için 1 kilo sütün 2 kilo yem alması lazım. Almadığı gün inekler kesime gider. Üretici sütten para kazanamazsa üretim devam etmez. Bundan sonra mecbur ithalat yapacaksın” diye konuştu.
ATB 4’üncüMeslek Komitesi Üyesi Yaşar Kocaoğlu, sektör dışına verilen hibelerle yapılan yanlış projelerin hayvancılığı gerilettiğini söyledi.

“Hayvancılıkta aile işletmeciliği desteklenmeli”
Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, çiftçi desteklenmediği sürece ithalata bağlı kalınacağını söyledi. Para kazanamayan çiftçinin üretimi bıraktığını kaydeden Alp, tarımda kendi kendine yeter ülke olmak için aile işletmeciliğinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Antalya’da üreticide sütün 11 TL olduğunu, ancak Konya’da 8,5 TL’ye kadar gerilediğine dikkat çeken Alp, “Bu durum ilimizdeki süt fiyatlarını olumsuz etkiliyor. Sanayici il dışına yöneliyor” dedi.

“Çobanı kurda kuşa yedirmeyelim”
Antalya Damızlık Keçi Koyun Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, küçükbaş hayvancılığı koruyan bir yasa olmadığına dikkat çekerek, “Çobanımızı kurda kuşa yedirmeden yetiştiricimizi korumaya çalışıyoruz” dedi. Öztürk, etteki sıkıntının küçükbaşın teşvik edilmesiyle giderilebileceğini kaydetti. Maden ocaklarının doğayı tahrip ederken, hayvancılığı de tehdit ettiğini söyleyen Öztürk, “Ocaklar bitkiler üzerinde toz bırakır. Bizler o alanlarda hayvancılık yapamayız. Bir kişiye verilen ocak tüm bölgeyi olumsuz etkiliyor” dedi.

"Hayvancılık lokomotif sektör"
Antalya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Musa Toros, et ithalatının ülke hayvancılığını geriye götürdüğünü kaydetti. Dövizdeki artışla yem fiyatlarının da arttığına işaret eden Toros, “Yem girdilerinin ucuzlaması için üreticinin desteklenmesi gereklidir” dedi. Hayvancılığın dünyada lokomotif sektör olduğunu kaydeden Toros, “Hayvancılığın olmadığı, üretimin olmadığı ve tüketimin olmadığı bir coğrafya yoktur. Avrupa’da desteklemelerin büyük bir bölümü hayvancılığa verilmektedir” diye konuştu.

“Sağlıklı envanterimiz yok”
Antalya Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı İlhan Ayhan, Türkiye’de hayvan sayısının bilinmediğini söyleyerek, “Takılan küpeler düşüyor. Hayvanlarla ilgili elimizde sağlıklı envanter yok. Kayıtların düzgün tutulması lazım. Küpe yerine çip sistemine geçildiğinde bu sorun çözülecektir. Et fiyatlarının düşmesi için öncelikle envanterin düzgün tutulması gerekli” diye konuştu. Türkiye’nin kaba yemde yetersiz olduğunu söyleyen Ayhan, “Ülkemiz coğrafyasına uygun yeni ırklar geliştirilmeli” dedi.

“Sokak arasında kesim yapmayın”
Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı’ndan Fatih Alkan, Soğuksu ve Yeşilbahçe pazarları, Kömürcüler Antalya Hayvan Borsası ile Demre ve Serik kesimhanelerinde kurban kesiminin yapılacağını duyurdu. Alkan, havaların sıcak olduğunu, hastalıklara davetiye çıkarmamak için ev ve sokak arasında hayvan kesiminin yapılmamasını istedi.
ATB Başkan Yardımcısı Halil Bülbül başkanlığında düzenlenen toplantıya Türkiye Kasaplar Besiciler Et ve Et Ürünleri Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Antalya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Musa Toros, Antalya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, Antalya Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı İlhan Ayhan, ATB 5. Meslek Komitesi Başkanı Ufuk İngeç, Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, ATB üyeleri, kamu ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile sektör paydaşları katıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.15 16:42:06
Son Düzenlenme Tarihi :





"Bilinçsiz kullanılan kortizonlu göz damlası katarakta neden oluyor"

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, 60 yaşın üzerinden itibaren sık görülen katarakt hastalığı ve tedavisine ilişkin bilgiler aktardı. Özellikle romatizma hastalığı olan veya alerji nedeniyle sistemik kortizon kullanan kişilerin dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, bu hastalarda erken yaşlarda kataraktın gelişebileceği riskine karşı uyarılarda bulundu.
Katarakta bağlı hastalıkların yavaş ve ağrısız geliştiğini söyleyen OFM Antalya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tuzcu, "Normalde şeffaf olan doğal göz merceğinin şeffaflığını yitirerek opak-beyazımsı bir görünüm almasına katarakt denir. Lens bulanıklaşıp opaklaştığında, retinaya ulaşan görüntü bulanıklaşır ve görme etkilenir. Katarakt tedavi edilebilir görme kaybının en önemli sebeplerinden biridir. Katarakta bağlı şikayetler yavaş gelişir ve ağrısızdır. Sıklıkla ilk olarak rutin göz muayenesi sırasında teşhis edilir. Kataraktın en sık rahatsızlıkları ağrısız bulanık görme, ışıktan rahatsızlık ve renklerin soluk ya da sarı görülmesidir. Yaşa bağlı kataraktların ekseriyatında hastalığın ilerlemesi yıllar sürebilir. Kişilerde kataraktın nasıl bir hızla ilerleyeceğini önceden kestirmek mümkün değildir" diye konuştu.

Hastaların yüzde 90’ı 60 yaşın üzerinde
Hastalığın genç ve şeker hastalarında hızlı ilerleyebileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, normal şartlarda hastalığın yavaş ilerlediğini söyledi. Keskin görmede azalma, renkleri daha cansız görme gibi sorunlar yaşayan Katarakt hastalarının, dünyayı soluk ve bulanık gördüğünü aktardı. Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, bilgilendirmelerine şu ifadelerle devam etti:
"Gençlerde ve şeker hastalarında kataraktın ilerleme süreci kısa sürebilir. Şeker hastalığında kataraktın ilerlemesi kan şekeri ile bağlantılıdır. Kan şekeri düzensiz hastalarda daha hızlı katarakt gelişimi olmaktadır. Gençlerde kataraktın en sık nedeni göze alınan travmalardır. Travma sonrası katarakt genelde hızlı bir şekilde ilerler. Katarakt genellikle bir yaşlılık hastalığıdır. Hastaların yüzde 90’ı 60 yaşın üzerindedir. Ancak katarakt her yaş grubunda görülebilir. Örneğin yeni doğan bebeklerde doğuştan katarakt adı verilen bir katarakt türü görülebildiği gibi çocuklarda, gençlerde ve orta yaşlılarda da katarakta rastlanabilir. 50 yaşın altındaki kişilerde görülen kataraktlarda altta yatan bir sebep aranmalıdır. Bu tür kataraktlar kalıtsal olabileceği gibi şeker hastalığı gibi metabolik bozukluklar, travma, geçirilmiş göz ameliyatı ya da göz içi enjeksiyonu, radyasyona maruz kalma, korumasız olarak uzun süre güneş ışığı altında bulunma veya kortizon ve benzeri ilaç kullanımı ile ilişkili olabilir."

"İlaçla tedavi yok, çözüm cerrahi yöntemler"
Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, katarakt hastalığının tedavisine ilişkin bilgiler aktardı. Hastalığın tedavisini sağlayacak herhangi bir ilaç olmadığını söyleyen Tuzcu, "Kataraktı iyileştiren veya önleyen hiçbir ilaç veya diyet yoktur. D vitamini kullanımını kataraktı engellememektedir. Ultraviyole ışınlarına karşı koruyucu olması açısından güneş gözlüğü kullanmak kataraktın gelişimini yavaşlatabilir. Katarakt tedavisinin tek yöntemi cerrahi müdahaledir. Kornea, retina ya da optik sinir problemi olmayan hastalarda yüzde 95’in üzerinde katarakt cerrahisi ile görme artışı sağlanır. Katarakt belirtileri hastayı rahatsız etmediği durumlarda ve görme düzeyleri makul seviyelerdeyken müdahale gerekmeyebilir veya bir süre beklenebilir. Katarakt cerrahisi günübirlik cerrahi girişimi olup hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu olabilmekte ve kısa sürede günlük aktivitelerine dönebilmektedirler. Hastalar ameliyattan sonra azalan dozlarda 1 ay boyunca damlalar kullanır. Ameliyat sonrasında 1 hafta boyunca göze su değdirmemeli, ameliyatlı göze bastırarak ovalamamalı ve o gözün üstüne yatılmamalı. Ameliyat sonrasında 1 ay boyunca havuz ve denize girilmemeli. Hastaya rutinde kullandığımız monofokal denen tek odaklı mercek kullandığımızda ameliyattan sonra yakın görme için gözlüğe ihtiyaç duyar" diyerek hastalara çözüm yolu gösterdi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.11 12:44:31
Son Düzenlenme Tarihi :