SON DAKİKA

Bütçe oylamasında süre uzadı

Antalya’da, Muratpaşa Belediyesi’nin komsumeclisi.com üzerinden devam eden bütçe oylamasında, oy verme süresi 14 Eylül Salı’ya uzatıldı. Muratpaşa’nın katılımcı bütçe çalışmasında, 12 yaş ve üstü her Muratpaşa sakini, komsumeclisi.com’a üye olup belediyenin 586 milyon 600 bin liralık 2022 bütçesini tartışıp oy kullanabiliyor.

Belediye Başkanı Ümit Uysal, Türkiye’nin ilk dijital demokrasi platformu komsumeclisi.com üzerinden devam eden oylamanın dünyada farklı örnekleri bulunan katılımcı bütçe çalışmalarının özgün bir örneği olduğunu söyledi. Çalışmanın internet teknolojilerinin sunduğu imkanlarla doğrudan demokrasi denemesi olduğunun altını çizen Başkan Uysal, Muratpaşa modelinin çok geniş bir nüfus grubuna açılmasıyla farklılaştığını söyledi.

12 yaş ve üzeri her Muratpaşalının hem bütçeyi değerlendirebildiğini hem de oylayabildiğinin altını çizen Başkan Uysal, “Temel amaç,ortak aklı oluşturmak. Ve bu ortak aklı da kent yönetimine yansıtmak. Bu aynı zamanda kamu kaynaklarının etkin, etkili, verimli kullanılmasını ve hesap verme sorumluluğunun yerine getirilmesini sağlıyor” diye konuştu.

YEDİ BAŞLIKTAN OLUŞUYOR

Oy verme süresinin 14 Eylül’e karada uzatıldığı katılımcı bütçe çalışmasında Muratpaşa Belediyesi’nin 2022 yılı bütçesi yedi başlıkta sınıflandırıldı. Buna göre, Fen İşleri, Temizlik İşleri, Park ve Bahçeler, Destek Hizmetleri müdürlüklerini kapsayan ‘Temel Yatırım ve Üretim Hizmetleri’ için 244 milyon 93 bin liralık bütçe ayrıldı.

Sosyal Yardım İşleri, Kreş, Sosyal Destek, Kadın ve Aile Hizmetleri, İşletme ve İştirakler müdürlüklerini kapsayan ‘Gelir Eşitsizliğiyle Mücadele’ başlığına 76 milyon 151 bin, Sağlık, Spor, Veteriner işleri müdürlükleriyle Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğünü kapsayan ‘Toplum Sağlığı ve Çevre Hizmetleri’nde ise 71 milyon 481 bin lira bütçe yer alıyor.

Kültür ve Sosyal İşler ve Dış İlişkiler müdürlükleri çalışmalarının yer aldığı ‘Kent Tanıtımı, Toplumsal Birliktelik, Kültür, Sanat ve Festivaller’ başlığında ise 15 milyon 319 bin liralık ödenek yer alırken Halkla İlişkiler ve Komşuluk Hizmetlerine 25 milyon 564 bin lira bütçe ayrıldı. ‘Kent Estetiği, Tasarım ve Dönüşüm Hizmetlerine 52 milyon 555 bin liralık bütçe bulunurken diğer hizmet birimleri ve yönetim giderleri içinse 101 milyon 437 bin liralık bütçe öngörüldü.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.09.10 14:23:08
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Eyyam-ı Bahur Antalya’yı neme boğacak

Türkiye yeni bir sıcak hava dalgası olan Eyyam-ı Bahur etkisi altına girerken, Antalya bu sıcaklıklardan nasibini nem olarak alacak. Kentte hava sıcaklığı mevsim normallerinin 2 ila 4 derece üstünde seyredecekken, nem oranıysa yüzde 90’a kadar çıkacak. Bu sıcaklık dalgasının pazartesiye kadar süreceğini ifade eden Meteoroloji 4.Bölge Müdür Yardımcısı Hasan Acar, “Nemin fazla olmasıyla beraber ölçülen sıcaklıkla hissedilen sıcaklık arasında fark olacaktır. Özellikle saat 11.00-16.00 saatleri arasında kronik rahatsızlığı olan yaşlı ve engelli vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir” uyarısında bulundu.
Türkiye yeni bir sıcak hava dalgası olan Eyyam-ı Bahur etkisi altına girdi. Çoğu şehirde mevsim normallerinin üzerine çıkan sıcaklıklar, turizm kenti Antalya’da 2 ila 4 derece olarak artış gösterecek, iç kesimlerde ise bu rakam 4 ila 8 derece arasında gerçekleşecek. Kentte sıcaklık artışı çok yüksek olmasa da nem oranıysa dönem dönem yüzde 90’a kadar çıkarak adeta nefes almayı dahi güçleştirecek. Pazartesiye kadar sürecek yeni sıcaklık dalgasında ise yağış beklenmezken, rüzgarın da orta şiddete olması değerlendiriliyor.

“Nem yüzde 85-90’ı bulacak”
Yapılan tahminlere göre, Antalya bölgesinde yüksek sıcaklığın değil yüksek nemin daha etkili olacağını vurgulayan Meteoroloji 4. Bölge Müdür Yardımcısı Hasan Acar, “Sıcaklıklar mevsim normallerinin 2-4 derece üzerinde olmasına rağmen nem ise dönem dönem yüzde 85-90’ları bulacak. Hava genel itibarıyla açık, herhangi bir yağış beklemiyoruz. İç kesimlerde ise nem oranlarının yüzde 40-45’lara kadar çıkması tahmin edilmekte. Rüzgarın genel itibarıyla öğle saatlerine kadar kuzey, öğle ve sonrasında güney yönden orta kuvvetle esmesi bekleniyor. Önümüzdeki hafta başına kadar devam edecek. Antalya genelinde 31-32 derecelere kadar çıkmasını bekliyoruz” dedi.

“Kronik rahatsızlığı olan yaşlı ve engelli vatandaşların dikkatli olması lazım”
Nemin fazla olmasıyla beraber ölçülen sıcaklıkla hissedilen sıcaklık arasında fark olacağına da dikkati çeken Acar, “Özellikle saat 11.00-16.00 saatleri arasında kronik rahatsızlığı olan yaşlı ve engelli vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir” uyarısında bulundu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.02 15:52:18
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya İl Başkanı Düzen’den “Emekli maaşı ve uyuşturucu” eleştirisi

Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Düzen, “Ülkemizde ve Antalya’da değişmeyen bir gündem var. 7’den 77’ye herkes için öncelikli ve önemli, sosyal hayattan kültürel hayata, iç siyasetten uluslararası ilişkilere kadar hayatın her alanını etkileyen bir gündemi ekonomidir” dedi
Gündemdeki son gelişmeleri değerlendiren Düzen, Ülkemizde ve Antalya’mızda değişmeyen bir gündem var. 7’den 77’ye herkes için öncelikli ve önemli, sosyal hayattan kültürel hayata, iç siyasetten uluslararası ilişkilere kadar hayatın her alanını etkileyen bir gündemi ekonomi olduğunu açıklayarak; “Her nedense dizginlenemeyen veya dizginlenmesi istenmeyen enflasyon; sürekli artan hayat pahalılığı; sonuç, birbiri ardına gelen zamlar…
Durum böyle olunca; çarşıda-pazarda, evlerde, iş yerlerinde insanımızın sürekli olarak konuştuğu konular işte bu hayat pahalılığının ötesine bir türlü geçemiyor. Geçim derdine düşen vatandaş, başka hangi konuları konuşsun ki…  
İktidar da, muhtemelen ülkenin karşı karşıya bulunduğu halkımızın diğer hayati problemlerinin tartışılmasını engellemek için, insanımızı böyle bir geçim badiresinin içerisine bilinçli şekilde sürüklemiş gibi görünmektedir.
Peki, iktidar ve yönetim omuzlarına aldıkları bu ağır sorumluluğun farkında mıdır? Buna olumlu  cevap vermeyi herkes arzu ederdi, ancak maalesef bu mümkün değil.
Böyle bir sorumluluğun farkında olsalardı, milyonlarca emekli “7 bin 500 lira maaşla geçinebilir” diye akıl almaz bir anlayışa sahip olmazlardı!
Yine böyle bir sorumluluğun farkında olsalardı, 2-3 ay emeklilerimizi oyalayıp, sonra da şimdi “işin farkındayız”,  “bunu düzelteceğiz”, “bu hoş olmamış” söylemleriyle 2024 yılını işaret edip yaşlı, güçsüz, çalışma gücünü yitirmiş geniş bir emekli kesimin sefaletinden “mahalli seçimlerde oy devşirme” gayreti içinde olmazlardı!” dedi.
Düzen, Emeklilerini 7 bin 500 liraya mahkum etmek devletimize, ülkemize yakışıyor mu? diye İktidarı eleştirdi. 
Düzen, açıklamasını  şu ifadelerle noktaladı: “İktidarın bu tavrı ciddiyetten, samimiyetten, insaftan oldukça uzak bir tavırdır. İktidar bu durumu düzeltene kadar, yüzbinlerce insan ne acılar çekecek; ailesine, evladına, torununa küçük bir hediye bile alamamanın ne hazin duygularını yaşayacaktır, bunlar biliniyor mu? 
Temmuz ayında iktidarın, ekonomi yönetiminin aklı neredeydi? Sonra, neden hala beklenmektedir? En önemlisi, hatayı, haksızlığı, zulmü en kısa zamanda düzeltmek varken, beklenen şey nedir?    Tüm ısrarlara rağmen TBMM’nin devreye girmesi için neden 1 Ekim beklenmektedir?
1 Ekim’de devlet bütçesine sürpriz bir para gelecek de o mu beklenmektedir?
Hani “Alın teri kurumadan emeğin hakkını verin.” ilkesi? Sevgili Peygamberimiz (sav) böyle buyurmuyor mu? İktidara destek veren muhafazakar ve dindar kesim bu konularda neden sessiz kalmayı tercih ediyor?
Bu bir hak değil midir? Yüz binlerce emeklimizin yıllarca döktüğü alın terinin karşılığını vermek için hem de oy amacıyla aylarca bekletmek de neyin nesidir?
Cumhuriyetimizin 100. yılında, iktidarın o çok sevdiği sloganla, “Türkiye Yüzyılı”nda; emeklilerini 7 bin 500 lirayla yaşamaya mahkum eden bu politika, bu sessizlik, duymazlıktan gelmek  devletimize, ülkemize yakışıyor mu Allah aşkına?
Yine soruyorum, vatandaşlarımızın %90’ından fazlasını yoksulluk sınırının altında bir gelirle yaşamaya mahkum etmek gerçekten yakışıyor mu?
Gençlerini işsizliğe, emeklilerini ve çalışanlarını yoksulluğa, esnafını, çiftçisini borca mahkum etmek doğru bir şey mi?
Tarımda her geçen gün daha çok dışa bağımlı hale gelmek, binlerce yıllık devlet tecrübesine sahip ülkemize yakışıyor mu?
Eğitimde ve sağlıkta gün be gün kalite kaybı yaşamak, umutsuzluk içine sürüklenmek  “Türkiye Yüzyılı” söylemleriyle çelişmiyor mu, Allah aşkına?
“İtibardan tasarruf olmaz.” anlayışını benimseyen bir iktidarın, vatandaşlarının “İnsanca Yaşam” standartlarından tasarruf etmeye çalışması, böylece vatandaşının itibarını düşünmemesi, hatta düşürmesi büyük bir çelişki değil midir? Bütün bu belirttiğimiz hususlar “Hikmet-i Hükümet” ile bağdaşır mı? 
Hayat pahalılığına, fahiş fiyat uygulayanların sebep olduğunu iddia eden bir iktidar, yine kendisinin vergi ve harçlarda fahiş artışlara gitmesi hangi mantıkla nasıl açıklanabilir ki?
İktidar, bir yandan millete kemer sıktırırken; diğer yandan kendisi kemer gevşetmeye devam ediyor. Çünkü, obez hale gelmiş bir insan gibi, iktidar da obezleşince başka türlü olmayacağını  herkes bilir.
İktidarın ahlak anlayışı, bilgisi ve söylemleri ile tutum ve davranışları arasında bir uyumsuzluk vardır. Sanki farklı merkezlerden komut alan iki organ arasındaki uyuşmazlık gibi. 
GENÇLERİMİZ BATAKLIĞA ÇEKİLİYOR
Sözün burasında akıllara ilk gelen konu nedir? Gençlerimizi bataklığa çeken, anne-babaları da perişan eden uyuşturucu illeti!
Maalesef son yıllarda bu konu, gençliğimizi tehdit eden en önemli konu haline gelmiştir.
Uyuşturucu madde kullanım yaşı lise, hatta ortaokul seviyelerine kadar inmiştir. Artık sadece birkaç muhitte değil, ülkemizin 81 ilinde, her mahalle ve sokakta yaygın hale gelmiş bulunmaktadır.
Bu işin şakası yok, ihmale gelecek tarafı da yok!
Terörle mücadele hangi ciddiyette ele alınıyorsa; uyuşturucu ile mücadele de bir o kadar ciddi olarak ele alınmalıdır.
Öyle 3-5 sokak satıcısını yakalayıp, birkaç ay içerisinde serbest bırakmakla bu iş çözüme kavuşmaz, kavuşturulamaz!
Limanlarımıza gelen gemilerde, emniyet güçlerimizce kaç ton uyuşturucu yakalandığına ilişkin henüz kamuoyuna bir bilgi verilmiş değildir. 
Bu gemilerin sahipleri kimlerdir? Nereden gelmişlerdir? Kimlerle, hangi kesimlerle  irtibatları vardır? Yakalanan bu adamların bırakılması için kimler ricacı olmuştur ve halen olmaktadır?
Bankaya para yatırdığı için, çocuğunu bir dershaneye gönderdiği için yüzlerce insanı 6-7 yıldır cezaevinde tutanlar, işinden edenler, irtibat ve iltisak gibi kavramlarla binlerce insana terörist damgası vuranlar, uyuşturucu tacirleri ile irtibat ve iltisakları olanlara hangi yaptırımları uyguladılar?
Gençlerimiz göz göre göre elimizden kayıp giderken, bugüne kadar hangi ciddi tedbirler alınmıştır? Gençlerimiz nasıl oldu da bu kadar kolay bir şekilde bu illete ulaşır hale getirildi, ya da getirilmesine müsaade edildi?
İşte her kademedeki okullar açılacak; okul önlerinde evlatlarımıza bu zehirleri satanlara karşı, aslında bu zehirleri binlerce kilometre öteden ülkemize getirenlere karşı, hangi somut adımlar atılacak, ne tür tedbirler alınacak, hep birlikte bakacak  ve göreceğiz.
Saadet Partisi olarak bu problemlerin ve tüm bu sorunların her zaman olduğu gibi ciddi takipçisi olacağız.” dedi.
* SP Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.24 12:42:10
Son Düzenlenme Tarihi :