SON DAKİKA

ASAT'a göre bakın suda tasarruf nasıl sağlanmış ?

Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü tarafından 2021 yılı başında kırsal kesimde su israfını önlemek ve yerleşim yerindeki tüm abonelere şebeke suyunu eşit ve sürekli ulaştırabilmek için aldığı önlemler sonuç verdi. Bahçe ve seralara insani tüketim amacıyla verilen aboneliklerin amacı dışında, bahçe sulamasında kullanılması nedeniyle geçici olarak askıya alınması su tasarrufuna büyük katkı sağladı. Kademeli fiyatlandırma uygulaması da olumlu sonuç verdi.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü tarafından son yıllarda etkisini gösteren iklim değişikliği, küresel ısınma ve buna bağlı oluşan kuraklık nedeniyle 2021 yılında başlanan kademeli tarife uygulaması olumlu sonuç verdi. ASAT ev aboneleri için aylık 15 tona kadar, ticari amaç dışında inek, keçi, koyun gibi hayvanları besleyenler için de aylık 40 ton su kullanımı için indirimli fiyat tarifesi uygulaması ile tasarruf sağladı. 

ŞİKAYETLER AZALDI

    Alınan önlemlerle birçok yerleşim yerinde, abone sayılarındaki artışa rağmen %20’nin üzerinde su tasarrufu sağlandı. Bahçe ve seralara insani tüketim amacıyla verilen aboneliklerin amacı dışında, bahçe sulamasında kullanılması nedeniyle geçici olarak askıya alınması da su tasarrufuna büyük katkı koydu. İçme ve kullanma suyunun amacı dışında kullanılmasının yerleşim yerlerinin yüksek kesimlerinde evi olan vatandaşların suya erişimini engellemesi nedeniyle yaşanan mağduriyetler son buldu. Bazı ilçelerde ALO ASAT’a gelen ‘Sular akmıyor’ şikâyetlerinde %43’e varan oranında azalma yaşandı. 



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.09.15 09:28:23
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Hastane koridorunda çocukları ölümle burun buruna getiren sıra dışı koleksiyon

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nde çocukların yuttuğu ve yemek borusundan ameliyatla çıkarılan cisimler, aileler duyarlılık kazansın diye hastane koridorundaki panoda sergileniyor. Panoda mıknatıs, kalemtıraş, vida, iğne, pil, çivi, bozuk para, küçük oyuncak parçaları, k..

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nde çocukların yuttuğu ve yemek borusundan ameliyatla çıkarılan cisimler, aileler duyarlılık kazansın diye hastane koridorundaki panoda sergileniyor. Panoda mıknatıs, kalemtıraş, vida, iğne, pil, çivi, bozuk para, küçük oyuncak parçaları, kuruyemiş türleri başta olmak üzere her evde bulunabilecek cisimler dikkat çekiyor.
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Güngör Karagüzel, kısa süre önce emekli olan Prof. Dr. Mustafa Melikoğlu ile birlikte çocukların oyun oynarken yemek ya da soluk borularına kaçan cisimleri toplumda duyarlılık kazandırmak hedefiyle ilginç bir koleksiyona dönüştürdü. 30 yıllık birikim sonucu oluşturulan koleksiyonda kalemtıraş, vida, çivi, kolye ucu, yorgan iğnesi, mıknatıs, pil, oyun hamuru, küpe gibi çeşitli maddeler yer alırken, rafta özellikle bozuk para ve kuruyemiş parçalarının fazla olması dikkat çekiyor. Yaklaşık 120 çeşit maddenin yer aldığı koleksiyon, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi H Blok binasındaki Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı Bölümü’nde oluşturulan ’Sindirim ve Solunum Yolundan Çıkarılan Cisimler’ yazılı panoda sergileniyor.

"0-3 yaş arası çocuklara dikkat"
Prof. Dr. Güngör Karagüzel, solunum ve sindirim yollarındaki yabancı cisimlerin çocuklar için ciddi bir sağlık sorunu oluşturduğunun altını çizdi. Solunum yollarındaki yabancı cisimlerin yaşamı tehdit eden boyutlara gelebildiğine değinen Karagüzel, “Bu yaş aralığındaki çocuklar 6 ay ile 3 yaş arasındakilerden oluşuyor. Henüz çiğneme fonksiyonunu yerine getiremeyen özelliklede kuruyemiş, fındık, fıstık ceviz gibi kuruyemişleri ya da ağızda kolaylıkla kayganlaşabilen meyve çekirdekleri karşımıza çıkabiliyor. Bunların klinik tablosu ise iki şekilde karşımız acıkıyor. Birincisi çok acil durum yaşamı tehdit eden solunum durması morarma, solunumun kaybolmasıyla bize gelebiliyor. Bunların mutlaka bilinçli şekilde yapılması gerekir, ani ve erken müdahale önemli yaşam kurtarıyor” diye konuştu.

"Kapalı ameliyatla çıkarıyoruz"
İkincisinin ise kronik denilen geç zamanda kendilerine gelen çocuklar olduğuna değinen Karagüzel, “Bazen alerjiyle karşılaşabiliyor. Uzun süreli öksürük, hırıltılı solunum şekilde yakınmalarda çocuk hekimleri tedavi sonucunda başarı sağlanamazsa bize sevk ediliyor. Ardından yabancı cisim ön tanısı ile biz değerlendiriyoruz. Sonuçta bunlar hastaneye geldikten sonra kapalı ameliyat ışıklı bir boruyla genel anestezi altında solunum yollarına girilip veya bronşlardaki yabancı cisimleri çıkartıyoruz” dedi.

"Para ve pile dikkat"
Mide, bağırsak sistemine kaçan yabancı cisimlerin de olduğunu belirten Karagüzel, “Bunlar solunum yollarına kaçan yabancı cisimler kadar ciddi bir hayati risk oluşturmasa da yabacı cisimler yutulduğunda sindirim yollarında tıkanıklığa yol açabiliyorlar. Günümüzde para, oyuncak ve saat pillerini yutma şeklinde sindirim yollarındaki cisimleri görüyoruz. Piller içindeki enerji nedeniyle yemek borunda yanıklara yol açabiliyor. Yakınması olan çocukların ilgili hastaneye başvurması gerekir” dedi.
Hastane koridorundaki sindirim ve solunum yollarından çıkarılan cisimlerin sergilendiği panolardan bahseden Karagüzel, “Buradaki yabancı cisimler 30 yıllık bir çalışmanın ana ürünüdür. Prof.Dr. Mustafa Melikoğlu hocamız başlatmıştır. Sindirim yolunda daha çok künt cisimleri görüyoruz. Bunlar para, jeton, piller, çiğnenmeden yutulan besin maddeleri, et ve meyve parçaları, toplu iğne, kilitli iğne, oyuncak parçaları olabiliyor. 3 yaş bitimine kadar küçük oyuncak parçalarından çocukları uzak tutmak gerekir. Solunum yollarında ise daha çok orada organik maddeleri görüyoruz. Kuruyemiş türleri şeklinde karşımıza çıkıyor. Fındık, fıstık, ceviz gibi. Diş gelişimi bu dönemde tamamlanmadığı için çocuklara kuruyemiş verilmemelidir. Sindirim yolundaki gibi solunum yola kaçan küçük oyuncak parçalarından da çocuklar uzak tutulmalıdır” ifadelerine yer verdi.

"Dikkat çekmek istiyoruz"
İki panoyu koridora yaparken ailelerin dikkatini çekmeyi amaçladıklarını kaydeden Karagüzel, “Her zaman bu tür açıklamalara insanlar ulaşılamıyor. Ama buraya gelen ailelerimiz genellikle bu panoyla ilgileniyorlar. Ayrıca öğrencilerimiz için eğitim dede kullanıyoruz” dedi.

"Şok olduk"
Panoyu inceleyen 2 çocuk annesi Zekiye Özer, “Burada çocuklardan çıkan malzemeleri gördükçe çok korktum. Çok tehlikeli şeyler yutmuşlar. İnsan bunları gördükçe korkuyor. Mıknatıs, kalemtıraş, iğne yutmuşlar. Anne baba olarak daha çok d,kkat etmeliyiz. Aklımıza gelmeyen şeyleri çocuklar yutmuş çok olduk. Bundan sonra daha dikkatli olacağız” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.16 15:36:31
Son Düzenlenme Tarihi :





Sağlık turizmi geliri yıllık 10 milyar doların üstüne çıktı

Antalya, TEMET Türkiye European Medical Tourism zirvesine ev sahipliği yaptı. Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Uluslararası Antalya Sağlık Turizmi ve Eğitim Derneği (UASTED) ve TEMED düzenleme Başkanı Dr. Mehmet Kanpolat, "Türkiye’nin sağlık turizminde coğrafi olarak çok büyük bir avantajı var. 2-3 saat mesafede 1,5-2 milyar nüfusa hitap ediyoruz. Sağlık turizmi geliri yıllık 10 milyar doların üzerine çıktı” dedi.
Zirveye; Almanya, İran, Azerbaycan, Zanzibar, Kenya, Romanya, Rusya, Burkinafaso, Demokratik Kongo, Nijer, Hollanda, İtalya, İsveç, Gürcistan, Tanzanya ve Türkiye’den, Sağlık Bakanlığı yetkilileri, sivil toplum kuruluşları, sağlık turizmi aracı kurumları, hastane yöneticileri, doktorlar ve turizm sektöründen yetkililer katıldı.
Zirve, Ticaret Bakanlığının teşviki ile yapıldı. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdür Yardımcısı Ali Alperen Kaçar da katılımcılar arasındaydı. Kaçar, Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Hizmet İhracatçıları Birliği tarafından oluşturulan “Heal in Türkiye” sağlık hizmeti ihracatıyla ilgili bilgi verdi. Ticaret Bakanlığı, sağlık turizmine ’Komplikasyon ve Seyahat Sağlık Sigortası’yla, sağlık turistlerine de “Sağlık Vizesi” ayrıcalığıyla destekliyor.

Ticaret Bakanlığından sağlık turizmine "Heal in Türkiye" desteği
Kaçar, yabancı katılımcılara internet üzerinden sağlık turizmine destek vermek için kurulan "Heal in Türkiye" portalını anlattı. Türkiye’nin sağlık turizminin markası ve sloganı olarak da kullanılan "Heal in Türkiye" çağrı merkezi üzerinden yabancı hastalar şikayet ve önerilerini iletebilecek. Site, hastaların güvenliği açısından büyük önem taşıyor. Hastalar, böylece illegal ve merdiven altı işletmelerden korunmuş olacak. Heal in Türkiye’nin bir akreditasyon markası olmasıyla sigortaların da Türkiye’deki tedavi masraflarını karşılaması sağlanacak. Sigortalar, bu portal üzerinden verilen sağlık hizmetinin kaliteli olduğunu görecek. Ticaret Bakanlığı aynı zamanda dünyada örneği olmayan komplikasyon sigortasını da destek çerçevesine aldı. Hastada bir komplikasyon olması ihtimaline karşı sigorta yapılması durumunda yüzde 70 oranında destek sağlanacak. Başka ülkede bu sigorta olmadığı için Türkiye’ye avantaj da sağlayacak. Antalya, İzmir, Elazığ Turizm Dernekleri iş birliğiyle kurulan TEMET’in, Antalya, Selectum Family Resort’da düzenlediği zirvede, Birleşik Arap Emirlikleri ve Orta Doğu Ülkelerinden de katılımcılarda yer aldı.

"Termal kaynakları kullanamıyoruz"
Zirvenin açılış konuşmasını, Uluslararası Antalya Sağlık Turizmi ve Eğitim Derneği (UASTED) ve TEMED düzenleme Başkanı Dr. Mehmet Kanpolat yaptı. Kanpolat, Türkiye’nin şifalı sularının ülkemizi liderliğe taşıdığını söyledi. Kanpolat, sağlık turizminin ekonomiye olan katkısını anlatırken eldeki termal kaynakların yeteri kadar değerlendirilmediğini öne sürdü. Şifalı suların önemine değinen Dr. Mehmet Kanpolat, “Termal turizmde altyapı bakımından Avrupa’da birinci dünyada ikinciyiz. Kaynaklardan faydalanma olarak baktığımızda ise ilk 10’un içerisinde yokuz. Termal turizme medikal turizm kadar ağırlık vermek zorundayız. Türkiye’nin sağlık turizminde coğrafi olarak çok büyük bir avantajı var. 2-3 saat mesafede 1,5-2 milyar nüfusa hitap ediyoruz. Sağlık turizmi geliri yıllık 10 milyar doların üzerine çıktı” diye konuştu.

"Dünya Türkiye’nin sağlık altyapısının ne kadar güçlü olduğunu gördü"
Kanpolat, sağlık turizminin, medikal turizm, termal turizm ve engelli turizmi olarak üç başlıkta toplandığını anlattı. Kanpolat, termal turizmdeki zenginliğe rağmen, Türkiye’de medikal turizmin konuşulduğunu, zirve sayesinde de Türkiye’nin gücünü dünyanın gördüğünü dile getirip şunları söyledi:
“Türkiye’nin sağlık altyapısı, sadece estetik, saç ve diş hekimi değil; dünyada sağlık altyapısı güçlü olan ilk üç ülkeden birisiyiz. Biz sadece saçı, dişi ve estetiği hak etmiyoruz. Organ hâkli, onkoloji tedavileri gibi belli başlı tedavileri biz ülkemizde yapıyoruz. Türkiye’nin küçük estetik ameliyatlar ile anılmasını hak etmiyoruz. Pandemi öncesine kadar işimiz çok zordu, pandemide çok büyük avantajımız oldu. Dünya Türkiye’nin sağlık altyapısının ne kadar güçlü olduğunu gördü. Gerçekten bizim şu anda işimiz daha kolay, herkes altyapımızın ne kadar güçlü olduğunu gördü.”

"Merdiven altına denetim şart"
Her sektörde olduğu gibi sağlık turizminde de, istenmeyen durumların ortaya çıkabildiğine de değinen Dr. Mehmet Kanpolat, Sağlık Turizminde de denetimin şart olduğunu belirterek, “Merdiven altı çalışanların çok ciddi zararı var. Rakipleriniz çok küçük bir olayı genel gibi kullanıp zarar veriyorlar. Devletimiz bu kurum ve kişiler ile mücadele etmelidir. Bu işlemlerde geri dönüş zor oluyor. Ruhsatı ve belgesi olmayanların bu işleri yapmaması gerekir. Sağlık turizminde döviz girdisi ülkemiz için çok önemlidir. Bizim burada altyapımız çok iyi; bizim şu anda sadece hastaya ihtiyacımız var. Türkiye’nin coğrafi olarak çok büyük bir avantajı var. 2-3 saat mesafede 1,5-2 milyar nüfusa hitap ediyoruz. Ulaşımın ve teknolojinin bu kadar kolay olduğu yerde gelen hastalar kısa sürede veriye ulaşıyorlar. Türkiye’nin çok ciddi avantajları var. Önceden bizim fuar için ülkemize davet ettiğimiz katılımcılar bizi küçümser gelmezlerdi, ama şu anda Antalya’nın sağlık turizminin yarısı İngiltere’den. Neden? Çünkü daha kaliteli ve daha uygun hizmet veriyoruz. Sağlık turizmi geliri yıllık 10 milyar doların üzerine çıktığını rahatlıklar ifade edebilirim” şeklinde konuştu.


"Türkiye’nin çok iyi potansiyeli var"
Zirveye katılan Zanzibar Sağlık Bakanı Hassan Khamısh Hafıdh da, Türkiye’nin sağlık turizmindeki başarısını değerlendirdi. Zanzibar’lı Sağlık Bakanı, “Ben daha önce de ülkeye gelerek incelemelerde bulundum. Türkiye’de sağlık kuruluşları hepsi çok iyi işler yapıyorlar. Türkiye’nin çok iyi potansiyeli var. Dünyanın her yerinden Antalya’ya bu konuda misafirlerin geldiğini biliyoruz. Kanser ve ortopedi gibi alanlarda Türkiye’ye daha çok talep oluyor. En çok tercih edilen il ise Antalya’dır” ifadelerini kullandı.

"Türkiye teknolojisini çok geliştirdi"
Zirvenin bir diğer önemli konuğu ise, Azerbaycan Kadın Girişimciliğini Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sakina Babayeva oldu. Babayeva, Türkiye’nin sağlık turizmindeki başarısına değinerek şöyle konuştu:
“Türkiye sağlık turizmine yatırımını ilk yapan ülkelerden birisidir. Giderek de bunu genişletiyor. Burada ilim ve tecrübe bir arada birleşti. Türkiye’de ağır ameliyatlar yapılıyor. Türkiye teknolojisini çok geliştirdi. Bu noktada Türkiye komşu ülkelerine göre daha önemlidir. Biz bununla gurur duyuyoruz. Bizim vatandaşlarımız kalp hastalıkları, estetik turizmi ve organ nakilleri için Türkiye’ye geliyor. Asya ülkelerinden gelen kişilerin sayısı yüzde 32’ininzerine çıktı. Türkiye’nin güzel kaplıcaları da var. Bunun için de gelenler var.”

Rakamlarla sağlık turizmi
İzmir Sağlık Turizmi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Cinel’de, Türkiye’ye 57 ülkeden hastanın geldiğini belirterek, elde edilen verileri şöyle açıkladı:
“Coğrafi konumumuz bizi cazibe merkezine getiriyor. Bizim sağlık turizminde şu andaki konumumuzdan daha yukarıda olmamız lazım. Dünyada global turizm endüstrisi 5 trilyon dolar kadar. Bunun yaklaşık yüzde 20’sini 1 trilyon dolarını sağlık turizmi alıyor. Türkiye’ye baktığımızda medikal turizmden 2022’de 2 milyon turist 2 milyar dolar gelir elde etmişsiz. Tüm sağlık turizmine baktığımızda Türkiye’nin geliri 10 milyar dolardır. Bu da 1 trilyon doların yanında küçük kalıyor. Biz özellikle Ortadoğu’dan ciddi müşteri çekiyoruz. Özellikle şu aralar saç ekimi ve estetik ağırlıklı geliyor. Biz daha çok kalıcı ortopedik ve nakil cerrahiler alanında ülkemizi öne çıkarmak istiyoruz.”

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.29 12:56:43
Son Düzenlenme Tarihi :