SON DAKİKA

logo

İki derste buzda kaymayı öğrenecekler

Muratpaşa Belediyesi 6-12 yaş arası çocuklara iki derste buzda kaymayı öğretiyor. Teneffüs Park içinde bulunan Antalya’nın tek doğal buz pistinde gerçekleşecek eğitimler, 22 Eylül’de başlıyor

Muratpaşa Belediyesi’nin, aynı zamanda Türkiye’nin en geniş katılımlı sağlıklı yaşam hareketi olan ‘Sağlıklı Muratpaşa’ projesinin en önemli organizasyonların spor okullarında sonbahar dönemi başlıyor. Çocuk ve gençlere yönelik 14, yetişkinler için 7 branştaaçılacak sonbahar dönemi spor okulunda kurslar, aralarında statlar, spor tesisleri ve parkların bulunduğu 32 noktada gerçekleştirilecek. 

Ücretsiz kurslar için kayıtlar, 444 80 07 numaralı Turunç Masa Çağrı Merkezi ve spor.muratpasa-bld.gov.tr internet sitesi üzerinden yapılabilecek. Sonbahar dönemi spor okullarında, çocuk ve gençlere yönelik futbol, tenis, basketbol, güreş, satranç gibi kursların yanı sıra buz pateni kursu da açılacak.

Buz pateni kursları, Teneffüs Park içinde bulunan Antalya’nın tek doğal pistine sahip Dağ Yakası Buz Pisti’nde gerçekleştirilecek. 6-12 yaş arasının kabul edileceği ücretsiz kurslarda, çocuklar 2 günde 2 saat dersle buzun üstünde dengede durup kayarak hareket etmeyi öğrenecekler. 22 Eylül’de başlayacak buz pateni kursları, ikişer günlük dönemler halinde devam edecek. Tam 32 dönem gerçekleştirilecek kurs, 16 Ocak 2022’de sona erecek. Buz pateni kursu için kayıtlar sadece internet sitesi üzerinden yaptırılabilecek.  


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.09.20 06:38:30
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Öğretmene darp olayına konu olan veli ve öğrenci konuştu:

Kahramanmaraş’ta bir öğretmenin okul önünde darp edildiği olaya konu olan kadın veli ve çocuğu yaşanan olayı anlattı.
Kahramanmaraş’ın merkez Onikişubat ilçesinde bulunan Mimar Sinan İlkokulu’nda görev yapan 54 yaşındaki Sınıf Öğretmeni Ferhat Pakdil, iddiaya göre okulda yaramazlık yapan bir öğrenciyi uyardı. Duruma tepki gösteren aile, öğretmenle konuşmak için okul önüne gitti ve okul önünde veliler ve öğretmen arasında arbede yaşandı. Olayda, bileği kırılan ve başından yaralanan öğretmen, karı koca veli hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Olay sonrası, öğretmeni darp eden erkek veli A.A., mahkeme tarafından tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderildi.

“Bir yanağından tutmuş, diğer yanağına tokat atmış”
Darp olayı sonrası tutuklanan A.A.’nın eşi Betül Arabacı, yaşanan olayı anlattı. Arabacı, öğretmenin kızına tokat attığını iddia ederek, “Bu hafta Pazartesi günü kızım okuldaydı. Üçüncü ders teneffüsünde 2 çocuk koridorda koşuyor. Ferhat Bey de çocukları görüyor, çocuklar da çığlık atarak sınıfa koşuyor. Öğretmen de sınıfa çocuklarının arkasından giriyor. Hangi çocuğun bağırdığını bilemiyor ve benim çocuğumun bir yanağından tutmuş, diğer yanağına tokat atmış. Bu olayın ardından da ağlayınca öğretmen alıyor, rehberlik servisine götürüyor. Birbirlerinden özür diletiyor ve daha sonra diyorlar ki, ‘eğer bu meseleyi ailene anlatırsan Ferhat öğretmenin daha çok sinirlenir, sakın söyleme bu aramızda sır olarak kalacak’ deniliyor. Çocuğu okula almaya geldiğimde çocuğumun yanağında kızarıklık vardı. Bu durumu sorduğumuzda kızım ‘Terledim elimi yanağıma götürünce iz oldu’ dedi. Biz eve geldikten sonra bu durumu ağlayarak ablasına anlatmış. Ertesi gün oldu, eşim ile birlikte okula giderek Ferhat Bey’in gelmesini bekledik gelsin konuşalım diye. ‘Ne hakla vuruyorsunuz? Bu nasıl olur?’ dedim. Orada sinkaflı kelime kullandı ve ben de sinirlerime hakim olamadım. Okul müdürü polise, ‘Bizim bundan haberimiz vardı ama kendi aramızda anlaştığımızı düşündük’ dedi. Şimdi, 54 yaşındaki bir öğretmenle 8 yaşındaki bir öğrenci neyi, nasıl anlaşır” dedi.

“Hiç kimse doğruları söylemiyor”
Darp olayından dolayı pişman olduklarını ifade eden ve yapılan durumu savunmadıklarını söyleyen Arabacı, “8 yaşındaki bir çocuğa vurulur mu ya? Bu hangi eğitimde, hangi dinde ve hangi ahlakta var? Bizim yaptığımız tamamen yanlış, ben bunu savunmuyorum ama küfür edince öfkeme hakim olamadım. Zaten her ay kemoterapi alıyorum, çocuğum zaten benden ayrı büyüyor. Eşim bu zamana kadar 17 yıl uzman çavuş olarak bu ülkeye hizmet vermiş birisi. Mahkeme eşime tutuklama, bana da denetimli serbestlik verdi. Şimdi ben kızımı başka okula veremiyorum. İsmimiz her yerde yayıldığı için okullara gidemiyorum, çocuğum da hiçbir okula gitmek istemiyor. Yaptığımı asla savunmuyorum, şu anda çok pişmanım. Ama onu da bir araştırın, daha önce velilerle ne yaşanmış. Olay sonrası kızımın sınıf öğretmenini aradım. Öğretmenine sordum ‘Neden haberim olmuyor’ dedim. ‘Biz Ferhat Bey’i defalarca uyardık, kendisi şeker hastası bu olayların buraya geleceğini biliyordum’ dedi. Ama şu anda bunların hiçbiri yokmuş gibi davranılıyor, hiç kimse doğruları söylemiyor” diye konuştu.

“Başka okula gitmek istemiyorum”
Okulda yaşanan olayı anlatan 8 yaşındaki öğrenci Melek Arabacı, “Okula gitmek istemiyorum, Ferhat öğretmenim bana yine vurur. Ben sınıftayken iki tane çocuk koştu, onlar çığlık atarken sınıfa kaçtı. İki arkadaşım çığlık atınca öğretmen ben sandı, bana geldi vurdu. Bir de beni rehberlik öğretmenine götürmeden önce yanağımın içi biraz kanadı. Rehber öğretmenine götürdüler. Rehber öğretmen, ‘sakın anne ve babana deme, Ferhan Hoca daha çok sinirlenir’ dedi. Akşam anneme söylemedim, ablama söyledim. Ablam da beni ikna etti anne ve babama söylettirdi. Annem de öğretmenimi aradı. Başka okula da gitmek istemiyorum çünkü herkes beni kötü görüyor. Babam zaten yeni geldi evimize geri gelmesini istiyorum” ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin ifadeleri de ortaya çıktı
Yaşanan olay sonrası pedagog eşliğinde ifadeleri alınan iki öğrencinin ifadeleri de ortaya çıktı. Mimar Sinan İlkokulu’nda öğrenim gören bir öğrencinin ifadesinde şu cümlelere yer verildi:
“Olay günü sınıfın giriş kapısında Y. isimli sınıf arkadaşım gürültü yapıyordu. Ferhat öğretmenimiz nöbetçi öğretmendi. Gürültü olunca bizim bulunduğumuz sınıfa geldi. Arka sırada oturan Meleğin yanağına tokat attı. Oysa gürültüyü Y. yapmıştı. Hep beraber rehber öğretmenin odasının oraya gittik. Ferhat öğretmenden özür diledik. O da bizden özür diledi. Ancak Melek ağlayarak bu konuyu ailesine söyleyeceğini bildirerek oradan ayrıldı.”
Bir diğer öğrenci ifadesinde ise, “Olay günü sınıf içerisinde yüksek sesle oyun oynuyorduk. Bu esnada Ferhat Öğretmen nöbetçi öğretmen olarak sınıfa girdi. Arkadaşım olan Melek’in yanağını sıktı ve yanağına bir tane tokat attı. Daha sonra rehber öğretmenin yanına gittik hep beraber biz yaptığımız gürültüden dolayı öğretmenimizden özür diledik ancak Melek sessiz kaldı” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.07 20:02:09
Son Düzenlenme Tarihi :





DokumaPark’a bir inci gerdanlık daha

Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’nün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda ziyaretçilere kapılarını araladığı, ‘Bir Zamanlar Antalya Müzesi’nin resmi açılışı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mehmet Özhaseki, Antalya Milletvekilleri ve belediye başkanlarının katılıyla gerçekleştirildi.

Antalya’nın 25 yıllık hayali  kent müzesi DokumaPark’ta kapılarını açtı. ‘Bir Zamanlar Antalya Müzesi’nin resmi açılışına Antalya Valisi Ersin Yazıcı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mehmet Özhaseki, AK Parti Antalya Millet Vekilleri Mustafa Köse, Kemal Çelik, Tuba Vural Çokal, 18 ili kapsayan Yerel Yönetimler Bölge Toplantısına katılan belediye başkanları, AK Parti Antalya İl Başkanı İbrahim Ethem Taş, belediye meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Kepez Belediyesi Antalya Çocuk ve Gençlik Senfoni Orkestrasının konseri ile başlayan açılış töreninde konuşan Bir Zamanlar Antalya Müzesi Küratörü Prof. Dr. Nevzat Çevik, kent müzelerinin temel amacının iyi bir yurttaş yetiştirmek olduğunu söyledi. Çevik, “Bir Zamanlar Antalya Müzemiz, doğa, tarih, arkeoloji, turizm, çeşitli yöneticiler, ünlüler, aileler, geleneksel mimarlık, Kaleiçi, mutfak, geleneksel törenler, Yörük kültürü, ulaşım ve haberleşme, Altın portakal ve diğer festivaller, eğitimi, sağlık, sanat gibi kentin ana konularının ayrı sektörlerde sergilendiği Antalya'nın toplu bir özeti olarak dokuma fabrikasının ruhu ve hafızası korunarak tasarlanmıştır. Geleneksel objeler efemeralar ve teknoloji yardımıyla insanların yüreklerine dokunacak biçimde de sergilenmiştir. Amaç objelerle insanlar arasında güçlü duygusal ilişkiler kurmaktır. Odağımızda insan vardır. Müzeyi ziyaret edenler Antalya hakkında doyurucu bilgiyle ve yoğun duygularla ayrılacaktır. Antalya için bir hasret projesi olan bu özel ve önemli projeyi hep birlikte adım adım hayata geçiriyoruz. DokumaPark ile Antalya ilk defa yerli yabancı insanların aileleri misafirleriyle günlerini geçirebilecekleri çok renkli bir etkinlik eğlenme öğrenme ve dinlenme alanlarına kavuşmuştur. Bu proje rutin bir belediye hizmeti değildir. Bir kentin hafızasının ve özgün kimliğinin geleceğe taşınmasıdır. Bu Unique Proje ile Hakan Başkan adını memleketin kültür ve sanat tarihine yazdırmıştır. Bugüne dek aldığımız ödüller gişe rekorlarımız ve ziyaretçi geri bildirimleri bizim şimdiden amacımıza ulaşmış olduğumuzu yeterince ifade etmektedir. Kompleks çok yakında tamamlandığında dünya çapında bir ayrıcalığımız olacak ve bu anıtsal eser turizmi ve arkeolojinin başkenti olan şahane şehrimiz Antalya ya çok yakışacaktır.” dedi.

Bu kentin 25 yıllık hayaliydi

Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü de, kentin 25 yıllık hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu dile getirerek konuşmasına başladı. Dokuma Fabrikası’nın kuruluş aşamasını anlatan başkan Tütüncü, “1950'lerin Antalya’sı 40.000 nüfuslu bir Antalya’dır. Antalyalılar dünyanın en iyi akala pamuğunu üretirler. Ürettikleri bu akala pamuğunu da ekonomiye bir katkı olsun diye bir fabrikayla işlemeye karar verirler. Bu fabrikanın kurulması için yola çıktıklarında aslında ne kadar büyük bir hayal kurduklarını, o hayale ulaşmanın da haydi güç olduğunu anlarlar. 1950 ile 1960’ların kudretli vekillerinden, Antalya’nın efsane belediye başkanlarından Dr. Burhanettin Onat’ın kapısını çalarlar. Ve sonrasında konu başvekil Menderes’e aktarılır. Menderes’te, ‘Siz yapamazsınız. Hükümetimizin Antalya'ya bir armağanı olarak bir Dokuma Fabrikası yapalım’ der. 5 Ocak 1956 günü burada dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar ile dönemin Başbakanı Adnan Menderes'in birlikte katıldığı bir törenle bu fabrikanın temeli atılır. Ancak bu fabrikanın Antalya tarihinde kıymetli bir özelliği vardır. Bu fabrika Cumhuriyet tarihi Antalya’sının ilk sanayi tesisidir. Fabrika 2003 yılında kapanır, 2004 yılında Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, bu fabrikayı dönemin Kepez Belediye başkanına burayı kültür sanat adası yapması için verir. Dönemin belediye başkanı bir gece yarısı operasyonuyla burayı Hollandalı bir firmaya o zamanlar peşkeş olarak nitelendirilen bir kararla teslim eder. Ve sonrasında da sayın başbakanımız Dokuma Fabrikası’nı koruma görevini bizlere verdi.” diye konuştu. 

Kültür ve sanat adasına dönüştü

Başkan Tütüncü, Dokuma Fabrikası için 2009'da yepyeni bir sürecin başladığını, 2014 yılına kadar geçen süreçte hukuki ihtilafların hepsini tamamladıklarını, tapuyu belediye üzerine aldıklarını ve ilçe belediyesi imkânlarıyla  kültür sanat adasına dönüştürdüklerini söyledi.

Binaları tescillettik

Dokuma Fabrikasının duvarlarına sinen hatıraların, içindeki tesislerle, etrafındaki bitki dokusuyla birlikte beraberce yaşaması için binaların hepsini tescillettiklerini belirten Tütüncü, “Ağaçların tamamını plakalandırdık. Binden fazla ağacın buraya transplantasyonunu sağladık. Botanik bahçeleri, portakal bahçeleri, 2 tane kütüphane kurduk. Birisi Akdeniz’in en zengin kütüphanesi, diğeri de Çocuk Kütüphanesi… Burada ayrıca 13 müze kurduk. İlki ise Dünyanın en zengin müzelerinden biri olan Anadolu Oyuncak Müzesi…” dedi.

Kent Müzeleri, kent bilincini artırır

Antalya’nın 25 yıllık hayalini gerçekleştirmenin 6 yıllık bir emeğin neticesi olduğunu belirten Tütüncü, “Antalya'da Kent Müzesi kurulması ile alakalı yapılan çalışmalar çok anlamlıydı. Daha önce birçok grup bu konuda çalışmalar yaptı. Ama bu çalışmaları neticeye ulaştıramadı. Nevzat Hoca ile birlikte çıktığımız bu güzel yolculukta Antalya’mıza kent müzesini kazandırdık. Bu toprakların 500.000 yıllık insanlık tarihi var. Bu müzede de Antalya’nın son 200 yılı yer alıyor. Kent Müzeleri, kent bilincini arttırmak, kent aidiyetini güçlendirmek anlamında son derece önemlidir.” diye konuştu


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.11.28 18:37:51
Son Düzenlenme Tarihi :