SON DAKİKA

logo

Kadın kooperatifleri festivalde buluşuyor

Kepez Belediyesi’nin, Türkiye’nin dört bir tarafında kadınlar tarafından kurulan kooperatifleri buluşturacağı ‘Antalya Kadın Kooperatifleri Festivali’, 1 Ekim-10 Ekim tarihleri arasında DokumaPark’ta düzenlenecek.

Kooperatifçilik çatısı altında güçlerini birleştirerek, el emeğini ekonomik değere dönüştüren kadın girişimciler Kepez’de buluşuyor. Kepez Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek ‘Antalya Kadın Kooperatifleri Festivali’, 1 Ekim’de başlıyor.  Türkiye’nin dört bir tarafından 41 kadın kooperatifinin katılacağı festival,  Kepez Belediyesi’nin halkın kullanımına kazandırdığı DokumaPark’ta düzenlenecek. Kadın girişimcileri bir araya getirecek festival,  kadın kooperatiflerine hem el emeklerini kazanca dönüştürme, hem de deneyimlerini paylaşma imkanı sunacak. Kepez Belediyesi, Antalya Kadın Kooperatifleri Festivali için dolu dolu bir etkinlik tablosu hazırladı. DokumaPark’ta 10 gün sürecek festival, konserler, söyleşiler ve workshoplarla renklenecek. Antalya Kadın Kooperatifleri Festivali’nde, uzman eşliğinde aromatik bitkiler konusunda da seminerler verilecek. Kepez Belediyesi’nin Antalya Kadın Kooperatifleri Festivali, 1-10 Ekim tarihlerinde Türkiye’nin dört bir tarafındaki kadın girişimcileri bir araya getirecek. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.09.23 12:53:20
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






BAŞKAN GÜNGÖR, “PANDEMİ İLE GELEN MÜZİK YAYIN SAATLERİ KISITLAMASI KALDIRILMADIR”

MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, müzik yayın saatleri kısıtlamasının ya tamamen kaldırılması ya da gece saat: 03.00e kadar uzatılması gerektiğini söyledi.

 

Pandemi döneminde başlatılan müzik yayın saati kısıtlaması eğlence sektörünü olumsuz etkiliyor. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, pandemi döneminde gece 24.00 sonrası için getirilen, daha sonra ise 01.00'e uzatılan müzik yayın saati kısıtlamasının eğlence sektörünü olumsuz etkilediğini belirterek yasağın ya saat gece 03.00 alınması ya da tamamen kaldırılması gerektiğini söyledi. Başkan Güngör, “Pandemi ile gelen kısıtlamalardan en çok etkilenen sektörlerden birisi de müzik yayını yapan eğlence sektörüdür. Pandemi döneminden kalan müzik yayın saati kısıtlaması durum normalleşmiş olmasına rağmen normale döndürülmemiştir. Bu müzik yayın saati kısıtlaması eğlence sektörünün iş hacmini düşürmektedir. Zamanın kısalması fiyatlara da olumsuz etki etmektedir” diye konuştu.

MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden birisinin Manavgat-Side turizm destinasyonu olduğunu belirterek bölge ekonomisinin başat sektörünün turizm olduğunu söyledi. Başkan Güngör, “Turizm sektörünün en önemli bileşenlerinden birisi de eğlence sektörüdür. Turizm bölgelerinde deniz-kum-güneş turizmi yanında eğlence turizmi satış ve pazarlama için en önemli unsurların başında gelmektedir. Manavgat Side Turizm destinasyonunda turistler için eğlence hayatı önemli yer teşkil etmektedir.  Bunun yanı sıra Alanya ve Belek başta olmak üzere diğer turizm bölgelerine gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler eğlence amaçlı olarak günübirlik bölgemize gelmektedir. Eğlence amaçlı bölgemize gelen misafirlerimiz müzik yayın saati kısıtlı olması nedeniyle hem turizm bölgesindeki hem de şehir merkezindeki müzik yayını yapan işletmelerden erken ayrılmak zorunda kalmaktadır. Bu yasağın kaldırılması ile bölge ekonomisine olumlu etki sağlayacaktır. Özellikle üyelerimizden müzikli program yapan iş yerlerinde müzik yayın saatlerinin kısıtlanmasını kaldırılmasına dair yoğun talepler alıyoruz. Konu ile ilgili üyelerimizden aldığımız talepleri rapor haline getirerek İçişleri Bakanlığı,  Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TOBB’a yazılı olarak ilettik” dedi. -matso.bsn.








Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.19 11:55:25
Son Düzenlenme Tarihi :





Fazla mükemmeliyetçi olanların 8 ortak özelliği

Fazla mükemmeliyetçilik kaygısının kimi zaman kalp hastalıkları, huzursuz bağırsak sendromu, hastalık derecesinde uyku sorunları, depresyon ve anksiyeteye neden olduğu, yapılan araştırmalara göre her 5 kişiden 2’sinde bu yönde eğilim olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, mükemmeliyetçilikte aşırıya kaçanlarda görülen 8 ortak özelliğe değindi.
Modern yaşamın yan etkilerinden biri olarak değerlendirilebilecek mükemmeliyetçilik kaygısı uzaktan bakıldığında her ne kadar zararsız gibi görünse de aşırıya kaçtığında bireyi ve çevresini yormaya başlıyor. Bu gibi durumlar ise başta sağlık problemleri ve ikili ilişkiler olmak üzere olmak üzere hayatın birçok alanında sorun oluşturuyor.
Fazla mükemmeliyetçilik kaygısı kimi zaman kalp hastalıkları, huzursuz bağırsak sendromu, hastalık derecesinde uyku sorunları, depresyon ve anksiyeteye neden oluyor. Yapılan araştırmalara göre her 5 kişiden 2’sinde bu yönde bir eğilimin söz konusu olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, mükemmeliyetçilikte aşırıya kaçanlarda görülen 8 ortak özelliği şöyle sıraladı:
“1. Hatalarını kabul etmezler
Hayatlarında hatalara asla yer yoktur. Olması gerektiğini düşündüğü bir şeyin olmamasını veya olmaması gereken bir şeyin olmasını tolere edemezler ve tahammülsüzlük gösterirler. Küçük de olsa bir hata gördüklerinde hemen ona müdahale ederek düzeltmek isterler.

2. Ya hep ya hiç düşüncesi hakimdir
Düşünce sistemleri ‘ya hep ya hiç’ şeklinde çalışır. Bir şeyi en iyi şekilde yapamıyorlarsa hiç yapmamayı tercih ederler. Öyle ki tek bir olumsuz yoruma dahil olmak için kimi zaman olumlu geri bildirimleri bile görmezden gelerek istemezler.

3. Asla tatmin olmazlar
Tatminsizlik duygusu ile başa çıkmak çoğu zaman hepimiz için zordur. Herkesin bazen yeterince başarılı olmadığı, yeterince mutlu olamadığı veya yeterince iyi kazanmadığı dönemler vardır. Bu gibi anlarda tatminsizlik duygusunun yaşanması ise normaldir. Ancak mükemmeliyetçi bireyler asla tatmin olmazlar ve kendilerine karşı da acımasızdırlar. Yaptıkları ufacık bir hatanın bile etkisinden uzun süre çıkamaz ve sürekli olarak kendilerini suçlarlar.

4. Sadece sonuç odaklıdırlar
Yaşanan süreçler umurlarında olmaz, sadece sonuçla ilgilenirler. Onu tatmin edecek tek şey başarılı bir sonuçtur. Oysa ki süreci ve sonuçları kontrol etmek her zaman ve gerçek anlamda mümkün olmadığından, eninde sonunda başarısız duruma düşmek kaçınılmazdır. Bu ise onlar açısından tek kelimeyle mutsuzluk demektir.

5. Detaylarda boğulurlar
Bazı insanların işleri bir türlü bitmek bilmez. Ayrıntıya kapılıp gitmek onların hayatlarının adeta bir parçasıdır. Ancak ağaca bakarken ormanı gözden kaçırırlar ve ormandaki diğer güzelliklerin farkına bile varmazlar. Bu yüzden de bir türlü kusursuzluğa erişemez ve hem kendilerine hem de çevresindekilere hayatı çekilmez hale getirirler.

6. Her konuda olumsuzdurlar
Hayata hep olumsuz bakar, bardağın dolu kısmını asla görmezler. Büyük veya küçük hiçbir hataya tahammülleri olmadığından diğer insanları devamlı eleştirir ve yargılarlar. Esasında eleştirel tutum tamamen sağlıksız olmasa da sağlıksız olan bunun sürekli ve yanlış üslupla yapılmasıdır.

7. Eleştirilere kapalıdırlar
Eleştiriye açık olmak demek elbette herkesin olumsuz yorumlarını kabul etmek ya da hoşgörmek demek değildir. Ancak olası bir başarısızlık, mükemmeliyetçiler için kabul edilemez bir durumdur. Bu yüzden en ufak bir öneri olsa bile savunmaya geçerler. Eleştiriyi kişisel olarak algılarlar ve yapanlarla aralarına sınır koyarlar.

8. Her durumda haklıdırlar
Mükemmeliyetçi bireyler yanıldıklarını ve hata yaptıklarını hiçbir zaman kabul etmediklerinden karşıdakinin duygularını ve ihtiyaçlarını fazla önemsemezler. Onlar her durumda haklıdırlar. Çünkü ya empati yetenekleri düşüktür ya da empati yapmayı tercih etmezler."
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.25 14:48:09
Son Düzenlenme Tarihi :