Manavgat İlçesi Kızıldağ Mahallesi’ne yayladan çıkarılan suyu mahalleye taşıyan ve uzun zamandır kullanılan borunun eskimesi nedeniyle şebekeye verilen su basıncında ve miktarında düşme yaşanıyordu. Sorunu ortadan kaldırmak için Manavgat’ta bulunan ASAT Genel Müdürlüğü ekipleri hattı yenilemek üzere çalışma başlattı.
YENİ ÇELİK BORU DÖŞENDİ
Yapılan değişim ile yıpranmış olan eski boruların yerine yeni çelik boru hattı döşendi. Kaynaktan temin edilen suyun yeni hat sayesinde sorunsuz olarak Kızıldağ’a aktarılması sağlandı. Kızıldağ Mahalle Muhtarı Mehmet Ceylan ASAT’ın yaptığı çalışmanın ardından bölgedeki vatandaşların sorununun giderildiğini belirterek Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e teşekkür etti.
Subaşı kamudaki avukatların sesi oldu
İYİ parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, özlük haklarında iyileştirme yapılmayan kamuda çalışan avukatların sorunlarını TBMM’ne taşıdı. Subaşı, sorunun çözümü için bir de Kanan Teklifi verdi
Subaşı; Kamu avukatları yoksulluk sınırının altında çalışıyor
İYİ parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, yüksek enflasyon ve alım gücünün düşmesi nedeniyle pek çok vatandaşımızın yoksulluk sınırının altında yaşamak zorunda kaldığını belirterek, özlük haklarında iyileştirme yapılmayan, unutulan, gözden kaçan pek çok kamu çalışanında birileri olan kamu avukatlarının haklarının bir an önce verilmesini istedi. Hasan Subaşı, sorunun çözümü konusunda TBMM Başkanlığı’na Kamu Avukatlarının Özlük Hakları Düzenleyen Bazı Kanun ve Kanun Hükümden Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi verdi.
Kanun Teklifinde neler var?
Milletvekili Hasan Subaşı, TBMM’ne sunduğu Kanun Teklifi’nin genel gerekçesini açıklayarak, 657 Sayılı Devlet memurları yasası ve ilgili kararnamelerde şu değişikliklerin yapılmasını teklif etti:
“Öncelikle kamuda çalışan Avukat meslektaşlarımızın ek göstergeleri 5400 ek gösterge rakamında yükseltilmeli, özel hizmet tazminatı ve ek ödeme oranları artırılmalı, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 20.000 gösterge rakamı üzerinden ödenecek bir ek tazminat maddesi eklenmeli, emekli olacak meslektaşlarımızın hakları da gözetilerek 20.000 gösterge rakamı üzerinden ödenecek ek ödemenin Emekli Sandığı Kanununa eklenmeli, vekalet ücretinin tamamı Avukatlık Kanunu gereğince avukata ait olmalı ve tavan uygulamasına son verilmelidir. Bu gerekçelerle kamuda görev yapan avukatların farklı statülerdeki özlük haklarının yeknesak hale getirilmesi ve iyileştirilmesi amacıyla kanun teklifimiz hazırlanmıştır”
Ve soru önergesi
Hasan Subaşı; konu ile ilgili ayrıca TBMM Başkanlığı’na Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin tarafından cevaplandırılması istemi ile bir soru önergesi de verdi. Subaşı önergesinde, yüksek mesleki sorumluluk ve ağır iş yükü altında mesleğini ifa eden kamu avukatlarının, aynı eğitimi gördüğü bakanlık hukuk uzmanı ile hâkim/savcıdan çok düşük bir maaş karşılığında çalıştıklarını belirterek, “Daha da ötesinde mahkeme yazı işleri müdüründen, defterdarlık uzmanından ve yukarıda belirtilen gibi birçok meslek çalışanın da daha az maaş ile çalışmak zorunda kalmışlardır” dedi.
Cumhurbaşkanı söz vermişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2019’da Yargı Reformu Strateji Belgesinde, ‘Kamuda görev yapan avukatların farklı statülerde çalışmaları, denetimleri, mali ve özlük hakları ile ilgili konuların yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Maaş ve özlük haklarının yetersiz olması sebebiyle kamuda avukat çalıştırmak güç oluyor. Statülerini ve özlük haklarını yeniden düzenleyerek kamuda görev yapan avukatların sorunlarını çözüyoruz’ şeklinde bir açıklama yaptığını hatırlatan Hasan Subaşı, “Bu kapsamda, İnsan Hakları Eylem Planının Uygulama Takviminde, ‘Savunmanın Güçlendirilmesi ve Avukatlık Hizmetlerinde Kalitenin Artırılması’ başlığı altında, Kamu avukatlarının çalışma esaslarına ve özlük haklarına yönelik iyileştirme yapılacağı, sorumlu kurumun Hazine ve Maliye Bakanlığı olduğu ve 2 yıllık süre öngörüldüğü belirtilmiştir” dedi.
2 yıllık süre de doldu
Hasan Subaşı, önergesinde kariyer meslek grubunda olması gereken Kamu Avukatlarının aldığı eğitim ve sorumluluğun gereğine uygun olmayan özlük hakları ile çalışmak durumunda kaldıklarını tekrarlayarak “Bu durumun çözümü için öngörülen 2 yıllık süre dolmuş olmasına rağmen meslek grubunun sorunları ve mağduriyeti halen giderilmemiştir” diyerek şu soruları yöneltti:
Bu bilgiler ışığında;
- 2002-2023 yılları arasında yıllara göre kamuda çalışan avukat sayısı nedir?
- Kamuda çalışan avukatların sahip olduğu sosyal hakları ve özlük hakları nelerdir?
- Kamuda çalışan avukatların özlük haklarında iyileştirilme yapılmasına ilişkin çalışmanız var mıdır?
- Kamu avukatlarının ek göstergelerinin 5400’e yükseltilmesi, özel hizmet tazminatı ve ek ödeme oranlarının artırılması, ek tazminat ödemesi yapılması, vekalet ücretinin tamamının Avukatlık Kanunu gereğince avukatlara ait olması ve tavan uygulamasına son verilmesi konusunda hakkında görüşleriniz ve düşünceleriniz nedir?
-HABER MERKEZİ
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.01 14:09:59
Son Düzenlenme Tarihi :
18 yıl yaşadıkları binanın yıkılmasını izlediler
Kahramanmaraş’ta bir çift, meydana gelen depremler sonrası ağır hasar alan binalarının yıkımını üzüntü içerisinde takip ettiler.
Onikişubat ilçesi Süleyman Şah Mahallesi’ndeki 3 bloklu 60 Evler sitesinin orta bloğu 6 Şubat 04:17’de meydana gelen depremde yıkıldı. Zeminde oluşan sıvılaşma sonucu yıkıldığı iddia edilen binada 38 kişi yaşamını yitirmişti.
Deprem sonrası sitenin iki bloğu ise ağır hasar aldı. Binalarının yıkılacağı haberini alan Çam ailesi de 18 yıl yaşadıkları mahalleye gelerek binanın yıkılışını hüzünle seyretti.
Ağır hasar alan binalarının yıkılışını üzülerek izlediklerini ifade eden Mustafa Çam, “Burası 3 bloktu toplam 51 dairemiz vardı orta blok tamamen çöktü komşularımız gitti abim ve yengem rahmetli oldu. Hâtıralarımız vardı 2006 yılından beri oturuyorduk ve her şeyimiz bir anda gitti şükür biz sağ kurtulduk ama komşularımıza üzülüyoruz. 18 yıldır çocuklarımız burada doğdu ve büyüdü. Artık bu saatten sonra son hâtıralarımızı üzülerek izliyoruz gidecek. Yerinde dönüşüme başvurduk ve inşallah yerinde yapılıp komşularımız ile tekrar yaşarız” diye konuştu.
3 bloklu binanın ortasındaki bloğunun yıkımına neden olan zeminin de biriken su ve sıvılaşmadan kaynaklandığını tahmin ettiklerini söyleyen Çam, “Şu anda biz otağı çadırlarında kalıyoruz. İş yerim de yıkıldı. Başa geri döndük rabbim tekrardan eski günlerimize döneriz umut ediyorum. Biz orta bloğun yıkılmasından dolayı yapan müteahhitlerden davacı olduk. Binada kolon kesme falan olmadı. Ön kısmı temel bir metre aşağı çökmüş. Nedeni ise zeminde sıvılaşma olması. Asansör boşluğunda su varmış o su ön tarafına aktığından dolayı bina zaten bizin binanın üzerine devrilerek çöktü. Biz aşağı inince binanın yıkıldığından haberim oldu” dedi.
Hâtıralarının gözünde canlandığını söyleyen Hatice Çam ise, “Yaşantılarımızdan bir anımız kaldı. Dokunsalar ağlayacağım. Bugün de yıkıldığını görünce buraya geldik. Küçük kızımın dolabını balkona bırakmış yer ayarlamıştım. Her şeyi görünce hâtıralarım gözümde canlandı çok kötü oldum” ifadelerini kullandı.
Onikişubat ilçesi Süleyman Şah Mahallesi’ndeki 3 bloklu 60 Evler sitesinin orta bloğu 6 Şubat 04:17’de meydana gelen depremde yıkıldı. Zeminde oluşan sıvılaşma sonucu yıkıldığı iddia edilen binada 38 kişi yaşamını yitirmişti.
Deprem sonrası sitenin iki bloğu ise ağır hasar aldı. Binalarının yıkılacağı haberini alan Çam ailesi de 18 yıl yaşadıkları mahalleye gelerek binanın yıkılışını hüzünle seyretti.
Ağır hasar alan binalarının yıkılışını üzülerek izlediklerini ifade eden Mustafa Çam, “Burası 3 bloktu toplam 51 dairemiz vardı orta blok tamamen çöktü komşularımız gitti abim ve yengem rahmetli oldu. Hâtıralarımız vardı 2006 yılından beri oturuyorduk ve her şeyimiz bir anda gitti şükür biz sağ kurtulduk ama komşularımıza üzülüyoruz. 18 yıldır çocuklarımız burada doğdu ve büyüdü. Artık bu saatten sonra son hâtıralarımızı üzülerek izliyoruz gidecek. Yerinde dönüşüme başvurduk ve inşallah yerinde yapılıp komşularımız ile tekrar yaşarız” diye konuştu.
3 bloklu binanın ortasındaki bloğunun yıkımına neden olan zeminin de biriken su ve sıvılaşmadan kaynaklandığını tahmin ettiklerini söyleyen Çam, “Şu anda biz otağı çadırlarında kalıyoruz. İş yerim de yıkıldı. Başa geri döndük rabbim tekrardan eski günlerimize döneriz umut ediyorum. Biz orta bloğun yıkılmasından dolayı yapan müteahhitlerden davacı olduk. Binada kolon kesme falan olmadı. Ön kısmı temel bir metre aşağı çökmüş. Nedeni ise zeminde sıvılaşma olması. Asansör boşluğunda su varmış o su ön tarafına aktığından dolayı bina zaten bizin binanın üzerine devrilerek çöktü. Biz aşağı inince binanın yıkıldığından haberim oldu” dedi.
Hâtıralarının gözünde canlandığını söyleyen Hatice Çam ise, “Yaşantılarımızdan bir anımız kaldı. Dokunsalar ağlayacağım. Bugün de yıkıldığını görünce buraya geldik. Küçük kızımın dolabını balkona bırakmış yer ayarlamıştım. Her şeyi görünce hâtıralarım gözümde canlandı çok kötü oldum” ifadelerini kullandı.

