SON DAKİKA
header-ad

ANTALYA DEVLET OPERA VE BALESİ EKİM AYINDA PERDELERİNİ AÇIYOR

Pandemi nedeniyle uzun süredir ayrı kaldığı seyircisi ile Ekim ayında sahnesinde buluşmaya hazırlanan Antalya Devlet Opera ve Balesi yeni sezonda şimdiden merak uyandıran eserlerle sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Antalya Devlet Opera ve Balesi Ekim ayında sanatseverler için dolu dolu bir program hazırladı. 1 opera, 3 bale, 1 müzikal ve 6 konser olmak üzere toplam 11 temsille izleyici karşısına çıkacak olan Antalya Devlet Opera ve Balesi’nde provalar hızla devam ediyor.

İLK TEMSİL “MEMLEKETİM”

Müzik düzenlemesi Deniz Yıldız’a, metni ve rejisi ise Fatih Şanal’a ait olan “Memleketim” müzikali 5 Ekim Salı akşamı saat: 20.00’de Haşim İşcan Kültür Merkezi Opera Sahnesi’nde izleyici ile buluşacak. Tarih içinden süzülerek gelmiş zengin bir geleneğin ürünü olan ve klasik batı müziği orkestrasına uygun çok sesli düzenlenen türkülerimizin konu alındığı eserde Antalya DOB orkestrasını şef Ömer Yöndem yönetecek.

 

“PANDEMIC” ASPENDOS’TAN SONRA İLK KEZ ANTALYALI SANATSEVERLERİN KARŞISINDA

 

Eylül ayında 28. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali’nde seyirci ile buluşan ve birçok açıdan ilklerin sahneye taşındığı “Pandemic” balesi bu defa Antalyalı sanatseverler ile 9 Ekim Cumartesi akşamı saat: 20.00’de Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde buluşacak. Salgının başlangıcından bugüne kadar geçirilen zaman diliminin sanatsal bir yapıya dönüştürülerek seyirciyle buluşturulması açısından dünyada bir ilk olma özelliğini taşıyan eserin libretto ve koreografisi Armağan Davran ve Volkan Ersoy’a ait. Eserde Antalya DOB orkestrasını şef Zdravko Georgiev Lazarov yönetecek.

 

ÇAYKOVSKİ’NİN MÜZİKLERİ “ROMEO VE JULIET” AŞKIYLA BULUŞACAK

 

Shakespeare’in aynı adlı eserinden hareketle Çaykovski’nin bestelediği ve müzik düzenlemesi Tolga Taviş’e ait olan, libretto ve koreografisi ise Volkan Ersoy ve Armağan Davran tarafından hazırlanan Romeo ve Juliet balesi 21 Ekim Perşembe akşamı saat: 20.00’de ve 23 Ekim Cumartesi saat: 15.00’te sahnelenecek.

 

EKİM AYINDAKİ TEK OPERA ESERİ

 

Antalya Devlet Opera ve Balesi, Puccini’nin Uzakdoğu ezgileri ile süslediği ve sahnelediği ilk günden itibaren kapalı gişe oynadığı dünyaca ünlü “Madama Butterfly” operasını 26 Ekim Salı akşamı saat: 20.00’de sanatseverler ile buluşturacak. Yiğit Günsoy’un sahneye koyduğu eserde Antalya DOB orkestrasını şef Zdravko Georgiev Lazarov yönetirken, Antalya DOB korosu şef Mahir Seyrek tarafından çalıştırılıyor.

 

EKİM AYINDAKİ KONSERLER

Antalya Devlet Opera ve Balesi ekim ayında beşi sahnesinde biri ise Antalya Müzesi’nde olmak üzere 6 konser gerçekleştirilecek. 7 Ekim’de “Venera Ensemble”, “12 Ekim’de “Sonbaharda Brahms”, 16 Ekim’de “Stabat Mater ve Barok Aryalar”, 19 Ekim’de “Çello Yıldızları” ve 30 Ekim’de “Kurtuluş ve Cumhuriyet Film Müzikleri” ile Antalyalı sanatseverler ile sahnesinde buluşmaya hazırlanan Antalya DOB, 14 Ekim’de ise Antalya Müzesi bahçesinde bir konser gerçekleştirecek.


Biletler Haşim İşcan Kültür Merkezi ve Cumhuriyet Meydanı’ndaki opera gişelerinin yanı sıra www.biletinial.com  internet adresinden de temin edilebilir


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.09.25 09:01:28
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Tali yoldan çıkan minibüse otomobiller çarptı: 5 yaralı

Antalya’nın Manavgat ilçesinde karayolu üzerinde tali yoldan çıkan araca, 2 ayrı otomobilin çarpması sonucu meydana gelen zincirleme kazada 5 kişi yaralandı. Kaza yapan araçlardan bir tanesi yol dışına savrulurken, yolda kalan 2 araç nedeniyle Manavgat-Alanya Karayolunda uzun araç kuyruğu oluştu.<..

Antalya’nın Manavgat ilçesinde karayolu üzerinde tali yoldan çıkan araca, 2 ayrı otomobilin çarpması sonucu meydana gelen zincirleme kazada 5 kişi yaralandı. Kaza yapan araçlardan bir tanesi yol dışına savrulurken, yolda kalan 2 araç nedeniyle Manavgat-Alanya Karayolunda uzun araç kuyruğu oluştu.
Kaza; Kızılot Mahallesi Mısırlar Mahallesi’nde yaşandı. Alınan bilgiye göre; sahil kısmından Manavgat-Alanya D-400 Karayoluna çıkan Galip Aslan’ın kullandığı 07 ATY 577 plakalı minibüse, D-400 Karayolunda Manavgat istikametinden Alanya istikametine gitmekte olan Mustafa Remzi Zavlak’ın kullandığı 07 HJF 94 plakalı otomobil ve Mehmet Emin Mutlu’nun kullandığı 61 ADD 849 plakalı otomobil çarptı. Kazanın ardından olay yerine çok sayıda ambulans, Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimine bağlı kurtarma ekibi, jandarma ve trafik ekipleri sevk edildi.
Kazada: 07 ATY 577 plakalı aracın sürücü Galip Aslan, araçta yolcu olarak bulunan Galip Sercan Aslan, 07 HJF 94 plakalı araçta yolcu olarak bulunan Zeynep Zavlak ve Şefika Zavlak, 61 ADD 849 plakalı aracın sürücüsü Mehmet Emin Mutlu yaralandı. Yaralılar sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulanslarla Manavgat’ta bulunan hastanelere kaldırıldı.

2 kilometre araç kuyruğu
Kazanın ardından kazaya karıyan araçlardan 1 tanesi yol dışına fırlarken, yolda kalan 2 aracın yolu kapatması nedeniyle Manavgat-Alanya D-400 Karayolunda Manavgat’tan Alanya istikametine yaklaşık 2 kilometreyi bulan araç kuyruğu oluştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.16 18:08:39
Son Düzenlenme Tarihi :





İstilacı dikenli zehirli deniz kestanesi popülasyonunda toplu ölümler yaşanıyor

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mehmet Gökoğlu, kayalık alanlarda turizm sezonunda ciddi yaralanmalara neden olan istilacı dikenli zehirli deniz kestanelerinin popülasyonunda ciddi azalma olduğunu bildirdi. Gökoğlu, daha önce koloni olarak görüntüledikleri bölgelerde kestanelerin olmadığını ve toplu ölümlerin yaşandığına dikkat çekti.
Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonu konumundaki Antalya sahillerinde son yıllarda zehirli dikenlere sahip istilacı tür deniz kestanelerinin yoğunluğu gözlemleniyordu. Süveyş Kananı aracılığıyla Akdeniz kıyılarına gelen istilacı zehirli türün özellikle Antalya’da hızla popülasyonu artıyordu. Bu popülasyonu Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mehmet Gökoğlu ve öğrencileri yaptıkları eğitim dalışlarında sık sık görüntüledi. Özellikle falezler, kayalık ve taşlık bölgelerde koloni halinde görüntülenen dikenli zehirli deniz kestanelerinin, son günlerde toplu şekilde öldükleri görüldü. Gökoğlu ve ekibi kestanelerin koloni halinde yaşadıkları yerde olmadıkları, bulabildikleri kestanelerin ise ellerinde öldüğünü belirtti.
Kızıldeniz orjinli uzun dikenli deniz kestanesinin Süveyş Kanalı aracılığıyla Akdeniz’e geçen türlerden biri olduğunu kaydetti.
Akdeniz’de ilk önce Kaş daha sonra Konyaaltı bölgesinde tespit edildiğini dile getiren Gökoğlu, “Hızlı bir şekilde yayılıp Marmara Denizi’ne kadar girip dağılımını batıya doğru genişletti. İtalya’ya kadar ulaştı. Bu türün bu kadar hızlı çoğalması ilginçti. Denize girenler için risk oluşturuyordu. Dalganın olmadığı yerde ayağın basıldığı yere kadar yükselebilen bir türdü. Kayalık olmayan bölgeler için risk yoktu ama kayalık olan alanlarda ayağa batma riski vardı. Öldürücü değil ama acı veren bir zehir içeriyordu. Son zamanlarda türün çok yoğun görüldüğü Konyaaltı falez başlangıcında olmadığını gördük” dedi.

"Koloni halinde yaşadıkları yerlerde ölümler"
Deniz kestanesiyle ilgili Bodrum Sahillerinde toplu ölümlerinin olduğu bilgisine ulaştıklarını aktaran Gökoğlu, “Kemer Üç Adalar bölgesinde de ölümlerin olduğunu gördük. Antalya’da yaşanan fırtınanın ardından ulaşabildiğimiz bir kaç bireyin ölmek üzere olduğunu gördük. Son dalışımızda bir tane dahi deniz kestanesi göremedik. Konyaaltı falezler altında yaklaşık 15 dönümün üzerinde alanı taradık bir tane bile kestaneye ulaşamadık. Kayaların altına baktık, kestanenin yaşayabileceği tüm yerleri inceledik. Daha önce o bölgede koloni halinde yaşıyorlardı. O kadar çoklardaki belirli alanı kaplamışlardı. Son dalışımızda bir tane bile göremedik” diye konuştu.

"Ölüm nedenleri"
Deniz kestanelerinin toplu ölümleri hakkındaki düşüncelerini paylaşan Gökoğlu, “Fırtınadaki dalga ve akıntı nedeniyle dikenleri etkilenmiş olabilir. Bunun yanında viral bir salgın olabilir. Bir parazit, bakteriyel bir hastalık olması da çok güçlü bir neden. Bu tür canlılar yeni bir ortama geçtiği zaman çok çabuk kırılganlaşabilirler. Bunun nedenlerini araştıracağız. Sıçan Adası etrafında da bir araştırma yaptık, orada da ölümler vardı. Turizm açısından güzel haber, risk kalktı. İşgalci bir türün şuan riski kalkmış gibi görünüyor. Bodrum ve Ege tarafına da bakmak lazım. Bizim kıyılarımızda şuan yok denecek kadar az, çok büyük ölümler var. Bu ölümlerin nedenini bulup raporlamalıyız” ifadelerine yer verdi.
Aralıklarla bölgeleri incelemeye devam edeceklerini belirten Gökoğlu, izlenimleri paylaşacaklarını sözlerine ekledi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.13 11:20:50
Son Düzenlenme Tarihi :