SON DAKİKA

logo

Şehidimizi uğurladık

Şehidimizi ebedi istirahatgahına uğurladık.

 Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde zırhlı polis aracının devrilmesi sonucu şehit düşen Şehidimiz Adnan Kısar, Kaş Kınık’ta toprağa verildi. Şehidimizin cenazesine katılan ve acılı anne ile yakınlarına başsağlığı dileyen Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, “Tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, acılı ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum” dedi.   
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.08.11 08:24:36
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Mersin’deki polisevi saldırısının sanıkları yargılanmaya başlandı

Mersin’in merkez Mezitli ilçesindeki Tece Polisevi’ne geçen yıl düzenlenen terör saldırısıyla ilgili 7’si tutuklu, 2’si firari, biri tutuksuz 10 sanığın yargılanmasına başlandı.
Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Sait D., Abdulgalip G., Zeki Ö., Mazlum K., Mazlum D., Kahraman B. ve Ahmet E. katıldı. Avukatların da hazır bulunduğu duruşmada tutuksuz sanık Fatih S. yer almadı. İddianamede, kadın teröristlerin paramotorla geldikleri Tarsus ilçesi Yaramış Mahallesi’ndeki arazinin yakınında bekçilik yaptığına yer verilen Sait D., savunmasında saldırıyı gerçekleştiren teröristleri tanımadığını iddia etti. Teröristlerle bahçede karşılaştığını öne süren sanık, "Karanlık çökmek üzereydi, bahçenin içinden birdenbire 2 kadın çıktı. ’Bu saatte burada ne geziyorsunuz’ diye sordum. Biri ’Mersin’den buraya gezmeye geldik’ dedi, diğeri hiç konuşmadı. Türkçe bilen kadınla konuşurken Abdulgalip G. geldi. Ben de hava karanlık olduğu için Abdulgalip’e ’hava da karardı bunları al yola bırak’ dedim. Bu kişilerin örgüt mensubu ya da terörist olabileceğini, bu olayı gerçekleştirebileceklerini bilmiyordum" dedi.

"Makyajları bile vardı"
İddianamede, teröristleri aracıyla kent merkezine götürmekle suçlanan Abdulgalip G. ise ziraat mühendisi olduğunu, çeşitli işler için bahçeleri gezdiğini ifade ederek, "Aracımla Tarsus’a gitmek üzere yola çıktığımda, bekçilik yaptığı arazinin yanından geçerken Sait el işareti yaparak beni durdurdu yanındaki 2 kadını yola götürmemi istedi. Ben de kadınları yolda kalmışlar gibi düşündüm. Sırt çantaları vardı, giyim kuşamları düzgündü, hatta makyajları da vardı. Ben onlardan hiç şüphelenmedim, aracıma bindirdim. Birisi yanımdaki koltuğa, diğeri arka koltuğa oturdu. ’Akşam vakti burada ne işiniz var’ diye sorduğumda ’evden kaçtık, erkek arkadaşlarımızla tartıştık, onlardan ayrıldık ve gezmeye geldik’ dediler. Ben de üzerlerindeki sırt çantasından dolayı inandım. Onları çarşıdaki otobüs durağına kadar götürdüm, orada indiler. Sonrasında eve giderken yol üzerinde bu kişilerle tekrar kesiştik. Bu kez ’bizi tekrar aldığın yere bırakabilir misin’ dediler. Nereye gideceklerini sorduğumda Mersin’e gitmek istediklerini söylediler. Ben de evden kaçtıklarını düşündüğüm, tiplerinden şüphelenmediğim ve hava karardığı için ’sizi Mersin’e bırakabilirim’ dedim. Hatta bana 500 lira teklif ettiler, önce kabul etmedim sonrasında parayı aldım. D-400 kara yolundan Mersin’deki bir alışveriş merkezinin oraya götürdüm çünkü oradan birçok araç geçiyordu, merkezi bir yerdi. Önde oturan Suriyeli Türkçe bilmiyordu. Arkada oturan kadın Türkçe konuşuyordu, Diyarbakırlı olduğunu söyledi. Bu 2 kadının bölgeye ne şekilde geldiklerini kesinlikle görmedim. Böyle bir terör eylemine karışacakları aklıma gelmezdi" ifadelerini kullandı.
Sanıklardan Mazlum D. de olayla bağlantısı olmadığını iddia ederek, "Örgüt mensubu kadınlarla herhangi bir ilgim, alakam ve tanışıklığım yok. Tece’deki eve polisler geldiğinde 3 cep telefonunun binadan aşağıya atılması olayı doğrudur. Dolandırıcılık yaptığımız için bu telefonlar delil niteliğinde olacağından cep telefonlarını Ahmet E. binadan aşağıya attı" savunmasını yaptı.
Diğer sanıklar da haklarındaki suçlamaları reddetti.

Bölgede keşif yapılacak
Tanıkları ve avukatları da dinleyen mahkeme heyeti, Sait D., Abdulgalip G., Zeki Ö., Mazlum K., Mazlum D., Kahraman B. ve Ahmet E.’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Tutuksuz Fatih S.’nin de savunması için hazır edilmesini kararlaştıran heyet, teröristlerin polisevi yakınındaki çöp konteynerine bıraktığı patlayıcı düzenekte parmak izi tespit edilen firari PKK’lı terörist Dilşah Ercan ve paramotorda parmak izi saptanan ve teröristleri saldırıya hazırladığı belirlenen firari Ahmet Ahmo hakkında çıkarılan yakalama emirlerinin infazının beklenmesine hükmetti. Heyet, teröristlerin saldırıya hazırlandıkları iddia edilen Tarsus ilçesi Yaramış Mahallesi’ndeki bölgede de keşif yapılmasına karar vererek, duruşmayı erteledi.

İddianamede ağır cezalar istendi
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, firari sanıklar Dilşah Ercan ve Ahmet Ahmo ile Sait D. ve Abdulgalip G. hakkında "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma", "izinsiz olarak ateşli silah ve mermileri ülkeye sokma, imal etme, nakletme satma", "tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma veya el değiştirme", "kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme", "kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye 7 kez teşebbüs", "kişiyi tasarlayarak öldürmeye 3 kez teşebbüs" ve "mala ve kamu malına zarar verme" suçundan 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 227’şer yıla kadar hapis cezası istendi.
Diğer sanıklar için de "izinsiz olarak ateşli silah ve mermileri ülkeye sokma, imal etme, nakletme satma" ve "tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma veya el değiştirme" maddeleri hariç aynı suçlardan 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 207’şer yıla kadar hapis talep edildi.
Mersin’de iki kadın terörist tarafından 26 Eylül 2022’de polisevine düzenlenen saldırıda polis memuru Sedat Gezer şehit olmuş, meslektaşı Abdulkadir Öztürk yaralanmıştı. Kurşun isabet eden bir kadın ile yüksekten atlayan 2 kişinin yaralandığı saldırıyı gerçekleştiren teröristler, üzerlerindeki patlayıcıyı infilak ettirmeleri sonucu ölmüştü.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.30 17:27:43
Son Düzenlenme Tarihi :





Başkan Ali Bahar: 10 bin adet kızılçam ağacı dikeceğiz

Türkiye’deki odalar içerisinde bir ilke imza atarak üç yıllık karbon ayak izi ölçümünü gerçekleştiren Antalya TSO, karbon nötr hedefi için çalışıyor. Gelecek nesiller için sorumluluk hissettiklerini kaydeden ATSO Başkanı Ali Bahar, “Güneş enerjisi panelleri sayesinde temiz enerji kaynağı yaratmayı ve araçlarımızın elektrikli araçlara dönüşümünü sağlayarak yeşil bir oda olmayı hedefliyoruz” dedi.

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO), çevreye duyarlı kurum politikası ve kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında karbon ayak izi hesaplaması gerçekleştirdi. 2020, 2021 ve 2022 yılları verilerinin değerlendirildiği çalışmada, en çok emisyon 2022 yılında oluşurken, 2021 yılındaki emisyon en az olarak hesaplandı. Üç yıllık toplam karbon ayak izi 1046,3 ton CO2e olarak hesaplanan ATSO’da, sera gazı emisyonu oluşumunda en yüksek pay ile yüzde 79,44 elektrik tüketimi kaynaklı olduğu görüldü.
    Haziran ayında tamamlanan Güneş Enerji Sistemi (GES) Projesi ile karbon ayak izinin en büyük sebebi olan elektrik tüketimi konusunda katkı sağlanacak. Türkiye’nin de taraf olduğu Kyoto Protokolü ve Paris Antlaşması gibi uluslararası anlaşmalarla tüm ülkelerin iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması amacı ile etkin bir çalışma yürütmek için mücadele ettiklerini kaydeden ATSO Başkanı Ali Bahar, “Biz de, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda hareket ederek, elektrik kaynaklı karbon emisyonu başta olmak üzere, bilimsel temellere dayandırarak Odamızın iklim krizine olan etkilerini azaltmak istiyoruz” diye konuştu.
GELECEKTEKİ PROJELERİMİZİ DESTEKLEYECEĞİZ
    ATSO’nun son üç yıllık toplam sera gazı emisyonunun 1046,3 ton CO2e olarak hesaplandığını kaydeden Başkan Bahar, temiz enerji kaynaklarından yararlanma hedefi için önemli bir adım attıklarını belirterek, GES projesi ve elektrikli araç kullanımı konusunda iş dünyasına örnek olmak istediklerini kaydetti. Kurumsal sürdürülebilirlik temelli, toplumsal ve çevresel katkı ile gelecek kuşakların daha sağlıklı bir dünyada yaşamlarını devam ettirmeleri için Türkiye’deki odalar içerisinde bir ilke imza attıklarını dile getiren Başkan Bahar sözlerini şöyle sürdürdü; “Karbon ayak izi ölçümlerinde gördük ki 2020-2022 yılları arasından en büyük giderimiz enerji, binamızın yıllık yaklaşık 3 milyon TL olan enerji maliyetinin bu yatırımla yüzde 40 oranında azalacağını taahhüt etmiştik. Enerji maliyetimizi 1,8 milyon TL’ye düşüreceğiz. Bu maliyet tasarrufu sayesinde, bütçemiz önemli bir rahatlama sağlayacak ve gelecekteki projelerimizi destekleyeceğiz. Oda faaliyetlerimizde taşıt kullanımının karbon salınımına etkisi yüzde 7.45 olarak hesaplandı. Bu konuda somut adımlar atmak üzere eyleme geçtik. Temiz enerji kaynağı yaratarak yeşil bir Oda olmayı ve üyelerimize, iş dünyamıza örnek olmayı hedefliyoruz.”
SERA GAZI EMİSYONU YÜZDE 50 DÜŞTÜ
    Güneş enerjisinin yaygınlaştırılması için stratejik bir yol haritası belirlediklerini belirten Bahar, “Firmalarımızın güneş enerjisi sistem kurulum gücünü arttırmak için öncelikli olarak odamızdan başlamaya karar verdik. Bu vesileyle, 2023 yılında ATSO çatılarına oldukça düşük bir maliyetle 456 adet güneş paneli yerleştirdik. Böylece elde ettiğimiz enerji ile tükettiğimiz enerjinin yüzde 39,2’sinin güneş panellerinden karşılayacağız. Bu, yıllık 248,45 CO2 gazının atmosfere salınımını engellerken, yılda kullandığımız elektrik enerjisini üretmek için gerekli olan 731 adet ağacın da kesilmesinin önüne geçecek. Elektrik tüketimi kaynaklı oluşan sera gazı emisyonumuzu yaklaşık yüzde 50 azaltmış olduk” dedi.
10 BİN AĞAÇ HEDEFİ
    2024 yılında yayınlanacak raporda tüm azaltma faaliyetlerinin net rakamlarını paylaşabileceklerini belirten Bahar, “Çalışmalarımızın üyelerimiz ve tüm paydaşlarımız tarafından benimsenmesini ve yaygınlaşmasını istiyoruz. Bunun için eğitim, seminer ve çalıştaylar düzenleyerek kentimizde farkındalık yaratmaya yönelik çalışmalar yapıyoruz. Son üç yılın oda faaliyetleri nedeniyle açığa çıkan 1046,3 tCO2e karbon nötr hedefi için yaptığımız hesaplamalarda 2 bin 567 adet kızılçam ağacı dikmemiz gerektiğini de belirledik. Bu kapsamda Kasım ayı içerisinde Odamız AB Bilgi Merkezi ile birlikte AB Türkiye Delegasyonunun desteği ile karbon salınımını sıfırlamak için dikmemiz gereken ağacın 4 katı 10 bin adet kızılçam ağacı dikeceğiz. Bu çalışma ile AB Yeşil Mutabakatı ve 2030 AB Biyoçeşitlilik Stratejisi kapsamında 3 milyar ağaç” dikimi hedefine de katkı sağlayacağımızı söyleyebiliriz” diye konuştu
.2024 HEDEFİ SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA AMAÇLARI
    Karbon ayak izi hesaplamaları sonucunda öncelikli faaliyetlerinin kentte farkındalık yaratmak olduğunu belirten Başkan Bahar, “Çevre yönetim sistemi ve enerji yönetimi belgelerini alarak hedeflediğimiz sonucu belgelendirmek istiyoruz. Sıfır karbon düzenlemesi ve firma yükümlüklerine yönelik paneller, eğitimler gerçekleştireceğiz. Bu çalışmaları hem ulusal hem de uluslararası paydaşlar ile birlikte yürüteceğimizi belirtmek isterim. Ülkemizde ilk defa uygulanacak ve Avrupa Birliği‘ne odamızın yürütücü olarak başvurduğu ‘Sürdürülebilirlik ve Biyoçeşitlilik’ projemiz ile ilk, orta ve lise öğrencilerine iklim teknolojileri alanında tanıtım ve farkındalık faaliyetleri düzenleyip, öğrencileri bu alanda meslek seçimine yönlendirmek istiyoruz”
HEDEFİMİZ DAHA İYİ BİR ÇEVRE
    Sürdürülebilir enerjide Antalya’ya ve iş dünyasına örnek bir çalışma yaptıklarını dile getiren Başkan Ali Bahar, “Aksiyon aldığımız her işin neticesinde bölgemizi ve ülkemizi düşünüyoruz. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerini iş dünyamıza entegre etmek, bunu da gençlerimiz, bölgemiz ve ülkemiz adına hedeflemek bizim için çok değerli. Burada ana kalemimiz enerji, bunun için de doğayı koruyan ve daha iyi bir çevre oluşturmaya katkı sağlayan projeleri hayata geçirmeyi önemsiyoruz” dedi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.11.06 10:47:38
Son Düzenlenme Tarihi : 2023.11.06 10:51:27