SON DAKİKA

Tütüncü, Türel’i ‘Bir zamanlar Antalya Kent Müzesi’nde misafir etti

Projeleri ve çalışmalarıyla Antalya’nın arka bahçesi Kepez’i, kentin vitrini yapan modern ve çağdaş Kepez’in mimarı Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, 28 Mart 2004 yerel seçimleri’nin ardından, bir dönem aradan sonra 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde ikinci kez Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen ve hizmet süresince Antalya’da mega projelere imza atarak, şehre ekonomik ve görsellik olarak değerler katan Menderes Türel’i, eski Dokuma fabrikası’nın bulunduğu alan içerisindeki “Bir Zamanlar Antalya Kent Müzesi”nde misafir etti.

Sosyal medya hesabından resimli paylaşımda bulunan Başkan Hakan Tütüncü, “Birlikte görev yaptığımız yıllarda Eski Dokuma Fabrikasını Kent Park ve Kültür Sanat Adası olarak Antalya halkına kazandırma gayretlerimize destek veren Menderes TÜREL Başkanımı bugün “Bir Zamanlar Antalya Kent Müzesi”nde misafir ettim. İlgilerine ve takdirlerine çok teşekkürler”dedi. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.08.19 08:50:00
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Sayın Valim Ersin Yazıcı Elmalı’ya gelmiş !

25 Temmuz Pazartesi gününe kadar Antalya için, Antalya’da yaşayanlar, tatillerini Antalya’da geçirenler, ormanlarımız için sokaklarda, ormanlarda yaşayan hayvanlar için sıcak hava alarmı verildi. Sayın Valim ne iyi ettiniz de Antalya’nın sıcağından bir süreliğine de olsa kaçarak yaylaların hası, betonlaşmanın en iyi örneği Elmalı’ya geldiniz, hoşgeldiniz.

    Sağolsun emniyet görevlileri, geçeceğiniz ya da uğrayacağınız noktalarda araçların park edilmemesi konusunda SESLİ çalışma yapmasaydı, geldiğinizden haberimiz olmayacaktı ya neyse...
******
    Sayın Valim, bildiğiniz üzere sayın Dr. Ahmet Altıparmak’ın  Antalya Valisi olarak görev yaptığı 2011 yılında valilikçe “Gelişmiş toplumlarda bir kültür haline gelmiş olan trafikte yaya önceliği uygulamasının her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapan Antalya’da yaygınlaştırılması hedefiyle “Yaya Öncelikli Kent” uygulaması başlatılmıştı. 
    “Önce Yaya” sloganıyla mesleki eğitimlerde bir öğrenme modülü geliştirerek trafik kültürünü yayalara, yaya kültürünü sürücülere öğretmeyi ve ışıksız yaya geçitlerinde yayalara öncelik tanınması kuralının yenilikçi bir yaklaşımla topluma kazandırılması hedefleniyordu.
    Sayın Valim sizde fark ettiniz mi,  yaya kültürünü yayalara ve sürücülere öğretmeyi düşünmüşüz düşünmesine de, peki bu konuda ilgili kurumlar bugüne kadar ki süreçte yapılması gerekenler de yapmış mı ? sorgulamak lazım.
****
    Sayın Valim, bir pazartesi günü Elmalı’ya kimseye haber vermeden gelirseniz “Yaya Öncelikli Kent” projesinin Elmalı’daki durumunu ve “Önce Yaya” sloganının nasıl lafta kaldığını bizzat gözlerinizle göreceksiniz.
    Malumunuzdur, haftanın pazartesi günleri Elmalıda iki pazar birden kuruluyor. Biri, merkezde bulunan kapalı pazar diğeri ise Yukarı  Pazar olarak adlandırılan halk arasında köylü pazarı olarak adlandırılan pazar.
    Konumuz ve sizin bizzat görmenizi istediğim yer Kapalı Pazar yeri önü ve civarı..
    Dünyanın bir başka köşesinde var mı bilmiyorum ama Elmalı’da, Kapalı Pazar önünde yayalar, araçlarla beraber aynı caddeyi kullanmak zorunda bırakılıyor. Yaya güvenliği diyoruz ama  hem yayaları, hem de araç sürücülerini ve araçlarda bulunanları tehlikeli bir durumla başbaşa bırakıyoruz. 
    Yayaların güvenliği için kaldırım olmazsa olmaz ama insan sirkülasyonunun en yoğun olduğu bu bölgede kaldırım yok. 
    Araçlara ait olan caddenin bir kısmı araçlar, bir kısmı satıcılar tarafından hatta kaldırım olmadığı için yayalar tarafından işgal edilmiş durumda.
    Bırakın caddeyi kavşak içleri bile park yeri olarak kullanıldıktan sonra...
    Benden ya da başkalarından duymanız yetmez, görmeniz gerek.
******
    Kaldırım dedim de sayın Valim, Elmalı proğramınızı ben belirleseydim, sizi Özkur’dan önce sıkıntılı caddeleri şöyle bir dolaştırırdım. 
    Mesela İsmail- Turan Balaban Caddesi’nde, eski otogar civarında yürümeniz ne iyi olurdu. Ama hemen belirteyim, mevcut kaldırım Elmalı’nın üçüncü çok katlı binasını yapan müteahhit ya da müteahhitin iş verdiği alt yüklenici firmanın araç-gereçleriyle işgal edilmiş durumda. 
    Karşı kaldırımdan yürümeye kalkarsanız oradan da yürüyemezsiniz. Tahtakale’nin önünde kimi araçlar yayanın geçiş yolunu kapatmış, araçlardan geçebilen bayrak direğine ve önüne konan alışveriş arabalarına takılır, orayı da geçen yüksekçe bir yerden atlayarak yoluna devam etmek zorunda.
    Yaya Güvenliği denince aklımıza kaldırım gelmesine geliyor sayın Valim ama Üçgen Park’a sırtınızı verip karşıya baksaydınız, kaldırımın nasıl dükkanlara dahil edildiğini de görürdünüz.
    Şimdi diyeceksiniz o iş belediyenin.
    Tamam da sayın valim “Yaya Öncelikli Kent” diyoruz,
    “Önce Yaya” diyoruz...
******
    Sayın Valim, sayenizde Elmalı’nın bir ayıbı ortadan kalkmak üzere.  Elmalı ile özdeşleşen, bir din alimine elbette saygısızlıktı bir türlü bitirilemeyen o restorasyon çalışması.
    Sinan-ı Ümmi Türbesi ve camiinin restorasyonunda belediyeyi devre dışı bırakma kararınızın ne kadar isabetli olduğunu sadece görmedik, restorasyonu yılan hikayesine dönen bu yerde çalışmaların da artık bir gün bitirileceğine de inandık.
    Sayın Valim, haberimizin olmadığı sonradan proğramınızı öğrendiğimiz Elmalı ziyaretinizde YKOB Sokak Sağlıklaştırması çalışma alanında da incelemelerde bulunmuşsunuz.
    Eğer sizin gelişinizden haberdar olsaydım, mutlaka sizin sokak sağlıklaştırma çalışmasına iki adım uzaklıkta Hanönü’nde bulunan dışı restore edilen ama içleri VİRANE olan eski hamam ve çevresindeki dükkanlardan haberdar eder, onları da görmenizi isterdim
    Vakıflar mı ait, yoksa özel mülk mü bilmiyorum ama belki sayenizde fare yuvası bu yerler için bir proje ortaya konulabilir, buralar Elmalı’ya kazandırılır, dışı için harcanan paralarda da boşa gitmemiş olurdu.
******
    Sayın Valim Ersin Yazıcı;  size okulundan yeni mezun olan oğlumun Elmalı’nın ilk  topraksız çilek serasını da gezdirmek isterdim ama ne yazık ki devletimiz gençlerin elinden tutmayınca üretime devam edemedi. 
    Bu ülkede genç olmakta zor sayın Valim...
    Genç diyoruz, tarım diyoruz..Masa başı iş dediklerinde de kızıyoruz...
    Bu arada 3-5 seneye varmaz Elmalı’da tarım sektörünü Suriyelilere teslim ederiz, bu da benden size son bilgi...
* Erkin ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.07.19 23:18:00
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya’da 50 metrekare alanda 60 bin "terminatör" böcek üretiliyor

Antalya Bölge Müdürlüğü Biyolojik Mücadele Laboratuvarında üretilen ve ağaçlara zarar veren çam kese böceklerinin doğal düşmanı olan "terminatör böcek"lerin doğaya bırakılmasına başlandı. Çalışanların alerjiye karşı tulum giyip maske takarak görev yaptığı merkezde yılın sadece 2 ayında üretim yapılıyor. Kısıtlı zaman diliminde günde bin, 2 ayda ise 60 bin terminatör böceğin üretimi tamamlanıyor.
Antalya Orman Bölge Müdürlüğünün Döşemealtı ilçesinde bulunan Biyolojik Mücadele Laboratuvarında, ormanlara zarar veren böceklerin başında yer alan Thaumetopoea Pityocampa (çam kese böceği) ile mücadelede kullanılan ve ’terminatör böcek’ olarak bilinen Calosoma Sycophanta’nın üretimine başlandı. Laboratuvarında 3’ü mühendis olmak üzere toplamda 6 kişi üretim aşamasında görev alıyor. Üretim çerçevesinde doğadan toplanan anaçlar, içerisinde toprak bulunan yetiştirme kaplarına alınarak yumurta oluşumu bekleniyor. Ardından ise 4 gün sonra yumurtala toplanarak başka bir kaba alınıyor. Burada oluşan Calosoma Sycophanta’lar 8 gün beslendikten sonra doğada çam kese böceklerinin bulunduğu ağaçların altına bırakılıyor. Antalya’da bulunan 5 laboratuvarda yıl içerisinde 2 ay üretim yapılarak 60 bin Calosoma Sycophanta’nın üretimi yapılıp doğaya bırakılıyor. Çalışanlar ise alerjiye karşı beyaz tulum ve maske takarak çalışıyor.

Daha sağlıklı ormanlar hedefleniyor
Yırtıcı olan terminatör böceğin üretimi ile çam kese böceğinin popülasyonunun artışının önüne geçmek ve daha sağlıklı ormanların tesis edilmesine katkıda bulunuluyor. Biyolojik Mücadele Laboratuvarında görevli Orman Yüksek Mühendisi Gülşen Çıkaran, üretim aşamasını şu sözlerle anlattı:
"Biyolojik Mücadele Laboratuvarında zararlı organizmalara karşı faydalı organizma üreterek doğaya bırakıyoruz. Laboratuvarda 3’ü mühendis olmak üzere 6 kişi görev yapıyoruz. Şu anda çam kese böceği ile mücadele çerçevesinde Calosoma Sycophanta isimli yırtıcı böceği üretiyoruz. Halk arasında ‘terminatör’ böcek olarak biliniyor."

"8 gün sonra larvalar doğaya bırakılmaya hazır hale geliyor"
Laboratuvarın yüzde 65 nem, 23-27 derece sıcaklıkta çalıştığını belirten Çıkaran, "Doğadan toplayıp getirdiğimiz anaçlarımızı burada yetiştirme kaplarına alarak yumurta oluşumunu bekliyoruz. Ardından yumurtalarımızı 2 günde bir olmak üzere her bir ayrı kapta olacak şekilde topluyoruz. Yumurtaları aldıktan sonra 4 gün geçmesini bekliyoruz. 4’üncü günden sonra oluşan tırtılları çam kese tırtılları ile besliyoruz. 8 gün sonra larvalar doğaya bırakılmaya hazır hale geliyor. Çam ağaçlarının altına 1-2 tane bırakıyoruz" sözlerine yer verdi.

"Türkiye’de 400 bine yakın üretim yapılıyor"
Antalya’da Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri tarafından 5 laboratuvarda üretimin devam ettiğini belirten Çıkaran, "Yaklaşık her yıl 60 bine yakın üretiyoruz. Çam kese böceği ile temas etmemek gerekir. Temas halinde kızarıklar oluşabilir. Çok fazla yayılış alanı var. Türkiye’de 400 bine yakın üretim yapılıyor. Bizde kimyasal mücadele değil, biyolojik mücadele var" dedi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.28 12:07:32
Son Düzenlenme Tarihi :