SON DAKİKA

logo

Elmalı Yukarı Pazar’a HOŞGELDİNİZ !

Mevcut Belediye yönetimi tarafından da Yukarı Pazar’a bir çivi bile çakılmaz ve adeta kaderine terk edilmişken, özellikle pazarın kurulduğu pazartesi günleri Elmalı’ya yakışmayan görüntüler ortaya çıkıyor.

    Modern ve çağdaş bir ilçe olmaktan son derece uzak görüntülerde gelişi güzel konulan gölgelikler, sadece görsel çirkinlik oluşturmuyor, aynı zamanda pazara gelen vatandaşların  rahat alışveriş etmelerini de önlüyor.
PAZAR YERİNİN HALİ İÇLER ACISI
YUKARI PAZARIN İÇİ DIŞI MEZBERE YUVASI
    Mbvcut yönetimin “Yukarı Pazar’la ilgili düşüncesinde, bu alana ne yapılacağı dahi şekillenip kamuoyu ile paylaşılmazken, bazı vatandaşlar, “Biz buraya birşey yapılmasından vazgeçtik, umudu da kestik. Pazar içindeki ve dışındaki dükkanlar bu haliyle sembolik rakamlarla kiraya verirse, proje netleşene kadar hiç olmazsa Yukarı Pazar yıkılmadan ayakta kalır.  Şu andaki çirkin görüntü kısmen ortadan kalkar. Yukarı Pazar gibi çevresindeki  pazar kurulan alana da belediye bir el atmak zorunda. Elmalı’ya hiç yakışmayan bu görüntüleri belediye  yetkilileri görmüyor mu ? Satıcı karışan, soran, düzenleyen olmayınca kafasına göre yayılmış. Burada bir düzenleme  yapmak bu kadar zor mu ?” dediler.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.09.08 12:47:30
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Elmalılı Genç çiftçi’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletilmek üzere İletişim Daire Başkanı Altun’a mektup

Ziraat Fakültesi'nden mezun olmasının hemen ardından Elmalı'da bir ilki gerçekleştiren ve topraksız serada çilek yetiştirmeye başlayan, bölge halkına örnek olan genç mühendis Salih Özgünsür, kendisi ve kendisi gibi gençlerin iş hayatına atılırken yaşadıkları sıkıntıyı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, İletişim Daire Başkanı Fahrettin Altun aracılığıyla sosyal medya üzerinden iletti.

Sayın Fahrettin Altun
Cumhurbaşkanlığı 
             İletişim Dairesi Başkanı

Sayın Altun, okulundan yeni mezun olmuş bir Ziraat Mühendisi’nin kendi işini  kurmak için verdiği mücadeleyi, yaşadığı sıkıntıları, önüne konulan engelleri,   sizin vasıtanızla sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a iletileceği inancıyla bu mektubu yazıyorum. 
Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Antalya’nın Elmalı İlçesi’nin Akçay Mahallesi’nde ailemin desteğiyle yaklaşık 10 dönümlük bir tarlayı, o bölgede bir ilk olan topraksız çilek yetiştiriciliğinde  öncü olmak, aynı zamanda yine o bölgede seralarda yetiştirilen sebzeler arasında önemli bir payı olan, yaz aylarında üreticinin maliyetini bile karşılamayan bir fiyattan satılan domates ve silor salatalığa alternatif  bir ürün olması adına,  Elmalı’ya örnek olmak gayesiyle  aldım ve kendi seramı ve meyva bahçemi kurdum. Şu anda önümüzdeki sezon en az 3 dönüme çıkarmak hedefiyle 1 dönüm sera içinde topraksız çilek yetiştiriyorum ve elde ettiğim sonuçta, elde edilen gelir açısından da, ürünün verimi  ve kalitesi ile dayanıklılığı açısından da gayet başarılı.
Sayın Altun, serada kullandığım besinli suyun fazlalığını sera dışında bir havuzda toplayarak, bu suyu yine kendi diktiğim (Biraz zorunluluktan. Şöyle ki, prefabrik bina yapabilmem için  en az 5 dönüm bir alanın meyva bahçesi olması gerekliymiş. Sonradan da öğrendik ki, dikilen ağaçlar 3 yaşında olmadan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü istenilen yazıyı vermiyormuş) 400 civarındaki elma ağacına verdiğimi de hatırlatarak yaşadığım sıkıntıları, önüme konan engelleri sondan başlayarak anlatmak ve sayın Cumhurbaşkanımızın da bu sıkıntılardan haberdar olmasını arzuladığımı tekrar hatırlatmak istiyorum.
Seramızın da bulunduğu tarlamızda elektrik yok, sulama ve diğer elektrik ihtiyaçları için jeneratör kullanıyorum ve arızalanmaması için de dua ediyorum. Yaklaşık 300 metreden elektrik gelmesi lazım. Kendi imkanlarımızla getirmemiz maddi açıdan imkansız. Bulunduğum bölgeye yakın bir zamanda elektrik yatırımı yapılmaması büyük bir şansken, seraların CK Akdeniz tarafından yatırım alanı olmaktan çıkarıldığını da ne yazık ki bu işe girdikten, deneme amaçlı bir dönümlük serayı kurduktan sonra öğrendim. Sadece ben değil, Elmalı’daki tüm ilgililerde öğrenmiş oldu.
Sistemleri çalıştıran elektrik ihtiyacını karşılayan jenaratörün sadece arızalanması endişesi taşımıyorum, aynı zamanda çalınması ihtimali de var. Çünkü, kısa bir süre önce seranın otomasyon odasının hemen üstünde bulunan büro olarak kullandığım konteynere hırsız girdi ve iki panelle güneşten enerji sağlayan  sistemle çalışan bir modem ile dışarıda bulunan kamera çalındı. Güvenlik kuvvetlerine gerekli şikayette bulundum ama akşam yeteri kadar aydınlatma sağlayamadığım için endişelerim halen devam ediyor.
Doğal olarak elektrik olmadan üretim yapabilmek, örnek olmak zor değil, imkansızdır. Daha düne kadar il ya da ilçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden örtü altı sebze yetiştirdiğine dair belge alan üreticilerin seraları için elektrik yatırımı sözkonusu iken, bize farklı bir sözlü kararın iletilmesi şevkimizi de heyecanımızı da kırmıştır.
Sayın Altun;
Yine 300 metre uzaktan şebeke suyunu almamız daha önce mümkünken, ne yazık ki Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü’nün “ Bahçe ve Seralarda insani tüketim amacı ile verilmekte olan Bahçe-Sera Abonelikleri, Ülkemizde ve bölgemizde yağışların yetersiz olmasından dolayı yeraltı sularında düşümler, bazı kuyularda ise kurumalar izlenmeye başlandığından, İlimiz genelinde Yönetim Kurulumuzun 25.05.2021 tarih ve 2021/193 sayılı kararı gereği 26.05.2021 -  01.11.2021 arasında geçici olarak durdurulmuştur” açıklamasıyla bir kez daha hayal kırıklığı yaşadık.
Halbuki, kademeli tarife ile bahçe ve seralara insani tüketim amaçlı bahçe ve sera abonelikleri verilmeye devam edilebilirdi. 
  Sayın Altun;
Ne yazık ki mevcut sistem içerisinde devletimiz maddi açıdan güçlü olana hibe desteği vermektedir. Şöyle ki, benim hibe desteğinden yararlanabilmem, daha yolun başında hibe başvurusu esnasında istenen çeşitli projeler için köşeye en az  olmayan birikimimden 30-35 bin lira para ayırmak zorundayım. Hadi borç-  harç projeleri çizdirdim, hibeyi kesin olarak alacağım diye de birşey sözkonusu değil. 
Ve benim hibe desteğinden yararlanabilmem için en az 3 dönüm sera yaptırmam lazım. Bir dönüm serayı zor yaptırırken,  yarısı devlet desteğiyle de olsa 3 dönüm serayı yaptırmam, okulundan yeni mezun olmuş,   borçlanarak 1 dönümlük sera için ciddi para  harcamış biri için çok zor. Elbette sadece sera yaptırmakla iş bitmiyor. Nitekim topraksız tarım için kokopit kullanmanız lazım. Kokopiti üzerine koyacağınız plastik oluklar. Plastik olukların konulacağı  yerden yüksek ayaklar. Sulama için yarı ya da tam otomatik bir sisteme ihtiyacınız var. Kokopitlerin içinde akıllı damlama borularının geçmesi lazım. Kısaca bir dönüm seranın maliyeti 300-450 bin lira.  3 dönüm için bu rakam 1milyon lirayı buluyor. 
Ben 1 dönüm sera ve diğer ihtiyaçlar için Ziraat Bankası’ndan 130 bin lira kredi kullanmak zorunda kaldım. Ziraat Bankası 130 bin lkredi kullandırırken, benden 170 bin lira fatura getirmemi istedi. Ben ticari bir işletmenin sahibi olsaydım 170 bin liranın 30 bin lira KDV’sini, kestiğim faturaların KDV’sinden düşerek bir şekilde devletten geri alırdım. Ama çiftçi olunca o yokluk arasında birde KDV ödemek zorunda kaldım. Halbuki ben kendi adıma bir sera kuruyordum ve devletimden de  benden aldığı 30 bin lira KDV’yi, yine işimde kullanmak kaydıyla geri iade etmesini beklerdim.
Sayın Altun, sonuç olarak....Çıkardığım sonuç şu:
Paran varsa iş kur, paran varsa devletin her türlü desteği de var. Paran yoksa, okulundan yeni mezun olsanda kendi işini kurma, hele hele bölgene örnek lacak bir yatırımı hiç yapma... Devletten de yardım umma....

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.06.25 08:25:35
Son Düzenlenme Tarihi :





Kaza yapan alkollü sürücü jandarma ve sağlıkçıları canından bezdirdi

Antalya’nın Manavgat ilçesinde seyir halindeki otomobil, kırmızı ışıkta duran otomobile yandan kamyonete arkadan çarptı. Otomobilden çıkarılan ve sarhoş olduğu gözlenen sürücü, tesadüfen olay yerinden geçen 112 ekibinin ısrarına rağmen ambulansa binmeyi kabul etmedi. Aniden ortadan kaybolan ve jan..

Antalya’nın Manavgat ilçesinde seyir halindeki otomobil, kırmızı ışıkta duran otomobile yandan kamyonete arkadan çarptı. Otomobilden çıkarılan ve sarhoş olduğu gözlenen sürücü, tesadüfen olay yerinden geçen 112 ekibinin ısrarına rağmen ambulansa binmeyi kabul etmedi. Aniden ortadan kaybolan ve jandarmanın gelmesinin ardından ortaya çıkan sürücü, ‘kulağım patlayacak gibi’ deyince yoldan geçen ambulans durduruldu.Ambulans geldiğinde kendisini yerlere atan ve gitmek istemeyen sürücü zorla ambulansa bindirilirken yapılan kontrolde 2.62 promil alkollü olduğu belirlendi.Kaza güvenlik kameraları tarafnıdan da an be an kaydedildi
Kaza, Alanya-Manavgat D-400 Karayolunda yaşandı. Edinilen bilgiye göre Alanya istikametinden Manavgat istikametine seyir halindeki Şehmus K.’nın kullandığı 31 RK 441 plakalı otomobil, Tekandız ışıklı kavşağına geldiğinde, aşırı hız ve dikkatsizlik sonucu önce yolun solunda kırmızı ışıkta duran Umut Dalkılıç’ın kullandığı 07 UD 139 plakalı otomobile ardından da önünde duran İbrahim Varol’un kullandığı 07 LDV 35 plakalı kamyonete arkadan çarptı. Otomobilden çıkarılan ve ayakta durmakta zorlandığı gözlenen otomobil sürücüsü Şehmus K., tesadüfen olay yerinden geçmekte olan ve kazayı görünce duran ambulansta bulunan sağlık ekibinin tüm ısrarına rağmen ambulansa binmeyi ve hastaneye gitmeyi kabul etmedi.

Jandarma gelince kendini yerden yere attı
Kaza anı güvenlik kameraları tarafından an be an kaydedililirken otomobil sürücüsü, ambulansın ayrılmasının ardından bir anda ortadan kaybolurken, jandarma ekiplerinin gelmesinin ardından yeniden ortaya çıktı. Otomobilinin içerisinde cüzdanını arayan, ayakta durmakta zorlanan sürücü, bir anda kulağının çok ağrıdığını kendisini kötü hissettiğini söyleyerek yol kenarına oturdu. Alkollü olduğu her hainden belli olan otomobil sürücüsü Jandarmanın çabalarına rağmen kalkmazken yoldan geçen ve kaza anında olay yerinde bulunan ambulans durduruldu. Ambulansa binmemek için kendini yere atan sürücüyü Sağlık görevlileri ve jandarma ekibi uzun çabalar sonunda ambulansa binmeye ikna ettiler.

Alkolmetreyi üflememek için elinden geleni yaptı
Trafik ekipleri ambulanstaki sürücünün alkolünü kontrol için alkol metre ile gelirken, sedyede yatan sürücü, kendisinin sağlığının her şeyin önünde geldiğini, bununla uğraşamayacağını söyledi. Ardından jandarmaların kendisini ambulansa bindirmediğini, 40 dakika beklettiğini ve onlardan şikayetçi olduğunu söylerken, trafik ekibinin ikna etmesinin ardından alkol metreye üfledi. 2.62 promil alkollü olduğu belirlenen otomobil sürücüsünün ehliyetine 6 ay el konulurken 4 bin 64 TL para cezası uygulandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.12 16:03:58
Son Düzenlenme Tarihi :