Muratpaşa Belediyesi’nin diyetisyenleri, spor eğitmenleri, 55 mahallesinden gönülleriyle başlattığı Türkiye’nin en geniş kapsamlı sağlıklı yaşam projesi Sağlıklı Muratpaşa Hareketi, Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve inovasyon Merkezleri (ASSİM) yerleşkesinde bulunan sivil toplum örgütleri temsilcilerine anlatıldı.
Covid-19 salgını dolayısıyla uzun süre evde kalmaya bağlı oluşabilecek rahatsızlıklarını önüne geçmek,
spor ve doğru beslenmeyle bağışıklık sisteminin güçlendirirken birer toplum sağlığı sorunu haline
gelen tansiyon, şeker, kanser, obezite gibi hastalıklarla mücadeleyi amaçlayan Sağlıklı Muratpaşa
Hareketi tanıtımları devam ediyor.
Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın öncülüğünde başlayan, diyetisyenleri ve spor
eğitmenleriyle, mahalle gönülleri ve muhtarlarıyla Türkiye’nin en geniş kapsamlı sağlıklı yaşam
hareketi olacak çalışma ASSİM’de bulunan sivil toplum örgütü temsilcilerine anlatıldı. İki arı oturumda
gerçekleşen tanıtımda diyetisyenler projenin amacını, ilerleyişini ve sağlıklı beslenmeyi anlatırken
antrenörler de evde yapılabilecek temel egzersizlerden bahsedildi. Tanıtımda derneklerle birlikte
gerçekleştirilebilecek çalışmalar da ele alındı.
Mağara araştırma ekipleri Antalya’da 50 metrelik mağarada Murat 124 buldu
Antalya’nın İbradı ilçesi Ormana Mahallesi’nde 5 yıldır mağara araştırması yapan Hacettepe Üniversitesi Mağara Araştırma Topluluğu (HÜMAK), Ormana Mahallesi sınırları içerisinde bulunan mağaranın içerisinde 42 KC 281 plakalı Murat 124 marka otomobil ile karşılaştılar. Plaka otomobil yakınlarında b..
Antalya’nın İbradı ilçesi Ormana Mahallesi’nde 5 yıldır mağara araştırması yapan Hacettepe Üniversitesi Mağara Araştırma Topluluğu (HÜMAK), Ormana Mahallesi sınırları içerisinde bulunan mağaranın içerisinde 42 KC 281 plakalı Murat 124 marka otomobil ile karşılaştılar. Plaka otomobil yakınlarında bulunurken, otomobilin ise çürümeye yüz tuttuğu belirlendi.
İbradı ilçesi Ormana Mahallesi yakınlarında Hökez mevkiinde bulunan ve yerel halk tarafından obruk olarak bilinen yaklaşık 50 metre dikey inişli mağaraya iniş yapan ekip, uzun yıllar öncesinde mağaraya ittirilmiş Murat 124 marka otomobil ile karşılaştı. Hacettepe Üniversitesi Mağara Araştırma Topluluğu (HÜMAK) Başkanı Ahmet Öztürk, "Ekibimizdeki mağaraya inen tüm arkadaşlar heyecanlandılar. Biz de içerisinde gördüğümüz arabadan dolayı bu mağaraya “Arabalı” ismini vermeyi uygun gördük. Bu mağaranın dikeyi yaklaşık olarak 40-50 metre civarında. Haritalama çalışmaları devam ettiği için yatay kısmının derinliği tam olarak çıkarılmadı. Şu an ön gördüğümüz 70 metre kadar ilerlediği yönünde” dedi.
Bölgede 5 yılda 19 mağara keşfedildi
Ormana Mahallesi’nde yaptıkları 5 yıllık çalışmada toplamda 19 adet mağara keşfedildiğini söyleyen Öztürk, “Ormana Mahallesi’nde bu yıl keşfimizin beşinci yılı. Bu keşifler sırasında Bölgede yerli halkın ihbarları üzerine 15 adet, onun dışında bugüne kadar kendi arazi taramalarımız sonucu 4 adet olmak üzere toplamda 19 adet mağaraya iniş yaparak inceleme yaptık. Özellikle Altınbeşik Mağarası’nın yakınlarında ve Ormana çevresinde çok fazla potansiyel barındıran karstik bir arazi var. Öncelikle bulduğumuz mağaraların haritalanması ve daha sonra jeologlara teslim etmektir. Bölgede diğer mağaralarda birbirinden farklı obruk ve mağaralar var. Her biri farklı oluşumlardan oluşmaktadır. Biz de arazi çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Hacettepe Üniversitesi Mağara Araştırma Topluluğu (HÜMAK) üyesi Aybüke Seçen, Hacettepe Üniversitesi Mağara Araştırma Topluluğu’nda bir yıldır mağaracılık yaptığını söyledi. Mağaracılık tutkusunun ailesinden gelen bir merak olduğunu söyleyen Seçen, “İbradı Ormana bölgesinde 2019 yılından bu yana Hacettepe Üniversitesi Mağara Araştırma Kulübü olarak ekspedisyon yapıyoruz. Hem kendimiz araziyi tarıyoruz. Hem de ihbar alıyoruz. Bu girmiş olduğumuz mağarada ilginç olarak yeşil renkli Murat 124 marka araçla karşılaştık. Tabii ki mağaranın girişi oldukça tehlikeli. Arazi yapısı çatlaklı olduğu için Fransız tekniği kullandık. Burası yaklaşık 50 metre kadar dikey iniyor. İndiğinde Murat 124 otomobil ile karşılaşıyorsunuz. Bir kısmı da galeriye çıkıyor ve yatay olaraktan 70 metre civarında gidiyor. Her mağaranın olduğu gibi bu mağaranın da güzelliği bir başkaydı. Bir mağaracı olarak mutluyum” diye konuştu.
"İlk dikey inişimde büyük heyecan yaşadım"
HÜMAK’ın bir yıllık üyesi Ali Gazioğlu ise, “Arabalı Mağara’da ilk dikey mağara giriş yaptım ve burada olağanüstü bir şeyle karşılaştım. Bu mağara ana yoldan yaklaşık 200 metre uzaklıkta. Dağlık ve taşlık alan. Mağaranın içerisine indiğimde ilginç bir şeyle karşılaştım. Aşağıya indiğimde bir de baktım ki Murat 124 marka aracı gördüm. Araç yeşil renkteydi. Bu hayatım boyunca gördüğüm en güzel olaydı. Gerçekten çok heyecanlandım. Bu olayı hayatım boyunca herkese anlatacağım. Mağaraya inip baktığınızda araç tamamen yıpranmış. Aradan tahmini olarak 25-30 yıl gibi bir süre geçmiş. Mağaranın dikey uzunluğu 40-50 metre civarında. Araç yukarıdan inen taşlarla tamamen ezilmiş” diye konuştu.
"Benim için büyük bir sürpriz oldu"
Hacettepe Üniversitesi Mağara Araştırma Topluluğu (HÜMAK) üyesi Çağla Canoğlu, “Bu girdiğim yedinci mağara. Mağara ile ilgili ilginç olan şey mağaranın dibinde araba olmasıydı. Biz mağaraya inerken ekipmana odaklanıyoruz. Ben indiğimde mağaranın içerisinde arkadaşlar arkanda araba var dediler. Heyecanla dönüp arabayı görünce gerçekten heyecanlandım. Benim için büyük bir sürpriz oldu. Bu mağara yaklaşık bin metre rakımda. Ana yoldan mesafe olan bir yerde. Burada araba bulmayı hiç aklınıza bile getiremezsiniz. Beklemediğimiz bir anı oldu. Mağaralarda çok farklı oluşumlar görüyoruz, fakat araba görmek hiç ummadığımız bir şey. O yüzden görünce bizim için çok ilginç bir şey oldu” dedi.
Hacettepe Üniversitesi Mağara Araştırma Topluluğu’nun 7 yıllık üyesi olan Burhan Taştan ise, "Kulübün 7 yıllık üyesiyim. Yaklaşık 4 yıldır bölgede araştırma yapıyoruz. Bugün köylüden aldığımız ihbar ile yeni bir mağaraya girdik. Mağaranın içerisine zamanla yaklaşık 30 yıl öncesinden araba atmışlar. Buraya bir şekilde sürükleyip getirip mağaranın içerisine yuvarlamışlar. Tabii ki yıllar boyunca yağmur ile taşlar düşmüş. Biz de buranın ismini arabalı mağara koyduk. Bu mağaranın girişi bizi oldukça zorladık. Taş yapıları döküntü şeklinde. Yeni arkadaşlarımız için bu mağaraya inmek iyi bir eğitim ve deneyim oldu. Bölgedeki mağaralar bir birine genellikle benzeyen mağaralar. Hepsi dikey halinde 70-80 metre olan mağaralar. Bazı girdiğimiz mağaralarda ilginç canlılarda görüyoruz. Mağaraya özgü faunalar var. Transparan canlılar gördük. Beyaz renge girmiş mağaraya adapte olmuş beyaz renge fareler var. Tamamen şeffaflaşan böcekler gördük. Biyolog arkadaşlar bunları da inceleyecekler” diye konuştu.
İbradı ilçesi Ormana Mahallesi yakınlarında Hökez mevkiinde bulunan ve yerel halk tarafından obruk olarak bilinen yaklaşık 50 metre dikey inişli mağaraya iniş yapan ekip, uzun yıllar öncesinde mağaraya ittirilmiş Murat 124 marka otomobil ile karşılaştı. Hacettepe Üniversitesi Mağara Araştırma Topluluğu (HÜMAK) Başkanı Ahmet Öztürk, "Ekibimizdeki mağaraya inen tüm arkadaşlar heyecanlandılar. Biz de içerisinde gördüğümüz arabadan dolayı bu mağaraya “Arabalı” ismini vermeyi uygun gördük. Bu mağaranın dikeyi yaklaşık olarak 40-50 metre civarında. Haritalama çalışmaları devam ettiği için yatay kısmının derinliği tam olarak çıkarılmadı. Şu an ön gördüğümüz 70 metre kadar ilerlediği yönünde” dedi.
Bölgede 5 yılda 19 mağara keşfedildi
Ormana Mahallesi’nde yaptıkları 5 yıllık çalışmada toplamda 19 adet mağara keşfedildiğini söyleyen Öztürk, “Ormana Mahallesi’nde bu yıl keşfimizin beşinci yılı. Bu keşifler sırasında Bölgede yerli halkın ihbarları üzerine 15 adet, onun dışında bugüne kadar kendi arazi taramalarımız sonucu 4 adet olmak üzere toplamda 19 adet mağaraya iniş yaparak inceleme yaptık. Özellikle Altınbeşik Mağarası’nın yakınlarında ve Ormana çevresinde çok fazla potansiyel barındıran karstik bir arazi var. Öncelikle bulduğumuz mağaraların haritalanması ve daha sonra jeologlara teslim etmektir. Bölgede diğer mağaralarda birbirinden farklı obruk ve mağaralar var. Her biri farklı oluşumlardan oluşmaktadır. Biz de arazi çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Hacettepe Üniversitesi Mağara Araştırma Topluluğu (HÜMAK) üyesi Aybüke Seçen, Hacettepe Üniversitesi Mağara Araştırma Topluluğu’nda bir yıldır mağaracılık yaptığını söyledi. Mağaracılık tutkusunun ailesinden gelen bir merak olduğunu söyleyen Seçen, “İbradı Ormana bölgesinde 2019 yılından bu yana Hacettepe Üniversitesi Mağara Araştırma Kulübü olarak ekspedisyon yapıyoruz. Hem kendimiz araziyi tarıyoruz. Hem de ihbar alıyoruz. Bu girmiş olduğumuz mağarada ilginç olarak yeşil renkli Murat 124 marka araçla karşılaştık. Tabii ki mağaranın girişi oldukça tehlikeli. Arazi yapısı çatlaklı olduğu için Fransız tekniği kullandık. Burası yaklaşık 50 metre kadar dikey iniyor. İndiğinde Murat 124 otomobil ile karşılaşıyorsunuz. Bir kısmı da galeriye çıkıyor ve yatay olaraktan 70 metre civarında gidiyor. Her mağaranın olduğu gibi bu mağaranın da güzelliği bir başkaydı. Bir mağaracı olarak mutluyum” diye konuştu.
"İlk dikey inişimde büyük heyecan yaşadım"
HÜMAK’ın bir yıllık üyesi Ali Gazioğlu ise, “Arabalı Mağara’da ilk dikey mağara giriş yaptım ve burada olağanüstü bir şeyle karşılaştım. Bu mağara ana yoldan yaklaşık 200 metre uzaklıkta. Dağlık ve taşlık alan. Mağaranın içerisine indiğimde ilginç bir şeyle karşılaştım. Aşağıya indiğimde bir de baktım ki Murat 124 marka aracı gördüm. Araç yeşil renkteydi. Bu hayatım boyunca gördüğüm en güzel olaydı. Gerçekten çok heyecanlandım. Bu olayı hayatım boyunca herkese anlatacağım. Mağaraya inip baktığınızda araç tamamen yıpranmış. Aradan tahmini olarak 25-30 yıl gibi bir süre geçmiş. Mağaranın dikey uzunluğu 40-50 metre civarında. Araç yukarıdan inen taşlarla tamamen ezilmiş” diye konuştu.
"Benim için büyük bir sürpriz oldu"
Hacettepe Üniversitesi Mağara Araştırma Topluluğu (HÜMAK) üyesi Çağla Canoğlu, “Bu girdiğim yedinci mağara. Mağara ile ilgili ilginç olan şey mağaranın dibinde araba olmasıydı. Biz mağaraya inerken ekipmana odaklanıyoruz. Ben indiğimde mağaranın içerisinde arkadaşlar arkanda araba var dediler. Heyecanla dönüp arabayı görünce gerçekten heyecanlandım. Benim için büyük bir sürpriz oldu. Bu mağara yaklaşık bin metre rakımda. Ana yoldan mesafe olan bir yerde. Burada araba bulmayı hiç aklınıza bile getiremezsiniz. Beklemediğimiz bir anı oldu. Mağaralarda çok farklı oluşumlar görüyoruz, fakat araba görmek hiç ummadığımız bir şey. O yüzden görünce bizim için çok ilginç bir şey oldu” dedi.
Hacettepe Üniversitesi Mağara Araştırma Topluluğu’nun 7 yıllık üyesi olan Burhan Taştan ise, "Kulübün 7 yıllık üyesiyim. Yaklaşık 4 yıldır bölgede araştırma yapıyoruz. Bugün köylüden aldığımız ihbar ile yeni bir mağaraya girdik. Mağaranın içerisine zamanla yaklaşık 30 yıl öncesinden araba atmışlar. Buraya bir şekilde sürükleyip getirip mağaranın içerisine yuvarlamışlar. Tabii ki yıllar boyunca yağmur ile taşlar düşmüş. Biz de buranın ismini arabalı mağara koyduk. Bu mağaranın girişi bizi oldukça zorladık. Taş yapıları döküntü şeklinde. Yeni arkadaşlarımız için bu mağaraya inmek iyi bir eğitim ve deneyim oldu. Bölgedeki mağaralar bir birine genellikle benzeyen mağaralar. Hepsi dikey halinde 70-80 metre olan mağaralar. Bazı girdiğimiz mağaralarda ilginç canlılarda görüyoruz. Mağaraya özgü faunalar var. Transparan canlılar gördük. Beyaz renge girmiş mağaraya adapte olmuş beyaz renge fareler var. Tamamen şeffaflaşan böcekler gördük. Biyolog arkadaşlar bunları da inceleyecekler” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.17 13:45:25
Son Düzenlenme Tarihi :
Akdeniz’de evde kişisel bakım ve temizlik hizmeti vatandaşların yüzünü güldürüyor
Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak’ın göreve gelir gelmez verdiği talimatla başlayan evde kişisel bakım ve temizlik hizmetinden bakıma muhtaç yüzlerce vatandaş ücretsiz yararlanıyor. Sunulan hizmet ile yaşlı, engelli, hasta ve kimsesiz vatandaşlara ihtiyaç duydukları çeşitli hizmetler veriliyor.
Hizmetten faydalanan ve çok memnun olan 75 yaşındaki Naciye Ateş, eşinin vefatından sonra yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşadığını söyledi. Üç çocuğu olduğunu ancak çocuklarının başka şehirlerde yaşadığını anlatan Ateş, yalnızlığın zorluklarını anlattı. Özellikle pandemi döneminde bir çift kelime konuşacak kimseyi dahi bulamadığını aktaran Ateş, "Bazen saat ile konuşuyordum. ‘Sen daha şanslısın, en azından dönüyorsun. Ben onu da yapamıyorum’ diyerek adeta duvardaki saatle diyaloğa giriyordum. Çok şükür 1 ay önce Akdeniz Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü personeli ile tanıştım. Düzenli olarak evime temizliğe gelmeye başladılar. Onlar bana terapi gibi geldi. Sağ olsunlar her işime koşturuyorlar” ifadelerini kullandı.
“Tepeden tırnağa hizmet ettiler”
Yaklaşık 1 ay önce perde asarken düşüp kolunun kırıldığını kaydeden Ateş, “Kolum bu duruma geldikten sonra ev işleri yapmakta zorlanmaya başlamıştım. Akdeniz Belediyesi personeli komşumun evinde temizlik yaptığını, kendisine bakım yaptığını gördükten sonra ‘Acaba ben de bu hizmetten faydalanabilir miyim?’ diye sordum.
Onlar da ‘Tabii ki’ cevabını verdi. Yapılan değerlendirmeden sonra evime geldiler. Yerleri, kapıları, pencereleri sildiler. Etrafı toparladılar, el ve ayak tırnaklarımı, saçımı kestiler. Hani derler ya ‘tepeden tırnağa’ diye. Öyle hizmet ettiler bana. Keşke tüm belediyeler bu hizmeti verse. Gittiğim her yerde de bunu anlatıyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Akdeniz Belediyesinden 4 yıldır evde kişisel bakım ve temizlik hizmeti aldığını söyleyen yüzde 71 engelli Sümeyra Eker ise “Ben kuaför hizmeti, temizlik hizmetinin yanı sıra, manevi rehberlik ve psikolojik destek de alıyorum. Akdeniz Belediyesi her türlü ve her zaman yanımda oluyor. İyi ki bu kızlarımız var. Yoksa ben kendime nasıl bakardım, evimi nasıl temizlerdim? Akdeniz Belediyesi ve Belediye Başkanımız Mustafa Gültak iyi ki var. O olmasaydı ve bu hizmetler sunulmasaydı ben ne yapardım? Gültak Başkanımız, bizim koruyucu meleğimiz. O’nu da gerçek melekler korusun” dedi.
Hizmetten faydalanan ve çok memnun olan 75 yaşındaki Naciye Ateş, eşinin vefatından sonra yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşadığını söyledi. Üç çocuğu olduğunu ancak çocuklarının başka şehirlerde yaşadığını anlatan Ateş, yalnızlığın zorluklarını anlattı. Özellikle pandemi döneminde bir çift kelime konuşacak kimseyi dahi bulamadığını aktaran Ateş, "Bazen saat ile konuşuyordum. ‘Sen daha şanslısın, en azından dönüyorsun. Ben onu da yapamıyorum’ diyerek adeta duvardaki saatle diyaloğa giriyordum. Çok şükür 1 ay önce Akdeniz Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü personeli ile tanıştım. Düzenli olarak evime temizliğe gelmeye başladılar. Onlar bana terapi gibi geldi. Sağ olsunlar her işime koşturuyorlar” ifadelerini kullandı.
“Tepeden tırnağa hizmet ettiler”
Yaklaşık 1 ay önce perde asarken düşüp kolunun kırıldığını kaydeden Ateş, “Kolum bu duruma geldikten sonra ev işleri yapmakta zorlanmaya başlamıştım. Akdeniz Belediyesi personeli komşumun evinde temizlik yaptığını, kendisine bakım yaptığını gördükten sonra ‘Acaba ben de bu hizmetten faydalanabilir miyim?’ diye sordum.
Onlar da ‘Tabii ki’ cevabını verdi. Yapılan değerlendirmeden sonra evime geldiler. Yerleri, kapıları, pencereleri sildiler. Etrafı toparladılar, el ve ayak tırnaklarımı, saçımı kestiler. Hani derler ya ‘tepeden tırnağa’ diye. Öyle hizmet ettiler bana. Keşke tüm belediyeler bu hizmeti verse. Gittiğim her yerde de bunu anlatıyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Akdeniz Belediyesinden 4 yıldır evde kişisel bakım ve temizlik hizmeti aldığını söyleyen yüzde 71 engelli Sümeyra Eker ise “Ben kuaför hizmeti, temizlik hizmetinin yanı sıra, manevi rehberlik ve psikolojik destek de alıyorum. Akdeniz Belediyesi her türlü ve her zaman yanımda oluyor. İyi ki bu kızlarımız var. Yoksa ben kendime nasıl bakardım, evimi nasıl temizlerdim? Akdeniz Belediyesi ve Belediye Başkanımız Mustafa Gültak iyi ki var. O olmasaydı ve bu hizmetler sunulmasaydı ben ne yapardım? Gültak Başkanımız, bizim koruyucu meleğimiz. O’nu da gerçek melekler korusun” dedi.

