SON DAKİKA

logo

Sağlıklı Muratpaşa Hareketi STK’larla buluştu

Muratpaşa Belediyesi’nin diyetisyenleri, spor eğitmenleri, 55 mahallesinden gönülleriyle başlattığı Türkiye’nin en geniş kapsamlı sağlıklı yaşam projesi Sağlıklı Muratpaşa Hareketi, Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve inovasyon Merkezleri (ASSİM) yerleşkesinde bulunan sivil toplum örgütleri temsilcilerine anlatıldı.

Covid-19 salgını dolayısıyla uzun süre evde kalmaya bağlı oluşabilecek rahatsızlıklarını önüne geçmek,
spor ve doğru beslenmeyle bağışıklık sisteminin güçlendirirken birer toplum sağlığı sorunu haline
gelen tansiyon, şeker, kanser, obezite gibi hastalıklarla mücadeleyi amaçlayan Sağlıklı Muratpaşa
Hareketi tanıtımları devam ediyor.
Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın öncülüğünde başlayan, diyetisyenleri ve spor
eğitmenleriyle, mahalle gönülleri ve muhtarlarıyla Türkiye’nin en geniş kapsamlı sağlıklı yaşam
hareketi olacak çalışma ASSİM’de bulunan sivil toplum örgütü temsilcilerine anlatıldı. İki arı oturumda
gerçekleşen tanıtımda diyetisyenler projenin amacını, ilerleyişini ve sağlıklı beslenmeyi anlatırken
antrenörler de evde yapılabilecek temel egzersizlerden bahsedildi. Tanıtımda derneklerle birlikte
gerçekleştirilebilecek çalışmalar da ele alındı.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.09.28 07:50:56
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Ağabeylerinden izin alıp ölümüne serinliyorlar

Adana’da 40 dereceyi aşan sıcaklıkta çocuk ve gençlerin sulama kanallarındaki ölümüne serinliği devam ediyor. Çocuklar, yanlarında bulunan ağabeyleri tarafından sulama kanallarına girmeleri için yönlendiriliyor.
Dünyada üst üste sıcaklık rekorları kırılırken, Adana’da da hava sıcaklığı mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre kentte sıcaklık gölgede 39,1 derece olarak ölçülürken, park ve bahçelerdeki termometreler 43 dereceye ulaştı.
Gençler sıcak hava dalgasından kurtulmak için sulama kanallarında yüzerek serinlemeye çalıştı.

2’si kadın 17 kişi boğuldu
Sadece bu sene 2’si kadın 17 kişinin boğularak hayatını kaybettiği öğrenilen sulama kanallarında ölümüne serinliğe atlayan çocuklar yürekleri ağza getirdi. Bazı çocuklara ağabeyleri ‘Hadi gençler atlayın’ deyince çocukların da ‘Yüzmeyi bilen adam korkmaz’ diyerek atlamaları pes dedirtti.

"Sadece Allah’tan korkuyoruz"
Hızır Ali Yalçın (24) isimli genç, "Adana’nın gençleri böyledir. Boğulmaktan korksalar kanala giremezler. Korkmadıkları ve kendilerine güvendikleri için kanalda yüzmeye geliyorlar. Bazıları başka bir şey yapmak için kanala giriyorlar ama biz hava sıcak olduğu için giriyoruz. Kanala girmekten korkumuz yok. Bir Allah’tan korkuyoruz. O da ne zaman canımızı alırsa artık" diye konuştu.

"Yüzmeyi bilen kişi kendini kurtarır"
Cemal Şahin (12) isimli çocuk ise sulama kanalına girmekten korkmadığını söyledi. Şahin, "Korkmuyorum. Adana çok sıcak olduğu için biz de çareyi yüzmekte buluyoruz. Havuzlar pahalı olduğu için kanala yüzmeye geliyoruz. Korkan kişi burada yüzmez. Yüzmeyi bilen kişi kendini kurtarır. Biz Adana çocuğuyuz" dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.22 17:58:52
Son Düzenlenme Tarihi :





Burdur Valisi Türker: "Su zengini bir ülke değiliz, bu yüzden sulak alanlarımızı korumamız gerekiyor"

İklim değişikliği nedeniyle kuraklıkla boğuşan Burdur ve Antalya’da bulunan göllerin kurtarılması ve rehabilitasyonu için düzenlenen Yönetim Planı Hazırlama Projesi Çalıştayı Burdur’da düzenlendi. Çalıştayda konuşan Vali Türker Öksüz, Türkiye’nin taraf olduğu Ramsar Sözleşmesi’yle ulusal ve uluslararası koruma altına alınmış 14 adet Ramsar alanı olduğunu, 59 ulusal, 32 mahalli öneme haiz sulak alan olmak üzere 105 sulak alanının da tescillendiğini ve tescillenmeye de devam ettiğini söyledi.
DKMP 6. Bölge Müdürlüğü’nün sekreteryasını yürüttüğü Burdur Gölü, Yarışlı Gölü, Yazır Gölü, Gölhisar Gölü, Çorak Göl ve Antalya Avlan Gölü Yönetim Planı Çalıştayı Burdur’da gerçekleştirildi. İki gün sürecek olan çalıştayın ilk gününde proje hakkında bilgilendirme sunumları yapıldı. Peyzaj Yüksek Mimar Seda Yıldız’ın koordinatör olarak görev aldığı projede Prof. Dr. Selami Selvi, Prof. Dr. Hasan Genç, Prof. Dr. İskender Gülle, Doç. Dr. Şehnaz Şener, Doç. Dr. Erhan Şener ve Furkan Sebil Çelik proje ekibi olarak görev alıyor. Yapılacak olan bu plan Türkiye’de yapılan diğer planlardan farklı olarak restorasyon ve rehabilitasyon önerileri de içerecek.
Projenin yapılma gerekçesi; Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarının Korunması (BERN) Sözleşmesi ile Rio’da imzalanan Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ve 1994 yılında taraf olduğumuz RAMSAR sözleşmesi ile Avrupa Birliği Habitat ve Kuş Direktiflerinden kaynaklanan uluslararası yükümlülükler olarak gösteriliyor. Türkiye’deki 14 Ramsar alanından biri de Burdur Gölü. Burdur Gölü ve göller yöresinde bulunan diğer göllerin iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle su hacminin büyük bir kısmını kaybetmesinden dolayı yapılacak bu proje ile rehabilite edilerek kurtarılması planlanıyor.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan çalıştay; Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürü Mahmut Temel’in konuşmasıyla devam etti. Vali Öksüz’ün yaptığı konuşmanın ardından sulak alanlar tanıtım videosu ve sunumlar gösterildi. Sunumun ardından, hatıra fotoğrafının çekilmesi ile çalıştayın açılış töreni sona erdi.
Çalıştayda yaptığı konuşmada, "Küresel ölçekte yaşanan iklim krizi; sulak alanların, suyun önemini, korunmasının ne kadar kıymetli olduğunu göstermektedir" diyen Vali Türker Öksüz, “Tarih boyunca akarsular, göller, bunların kıyıları, sulak alanlar, kenarlarında yaşayan insanlar tabii ki suyun getirdiği imkanlarla birlikte büyük medeniyetler kurmuşlar ve bu büyük medeniyetleri de her zaman ayakta tutmayı da başarmışlardır ve sulak alanları biz ekosistemlerin en başında gelen unsurlardan biri olarak kabul ediyoruz. Ama hepimiz biliyoruz, hepimiz yaşıyoruz aslında yoğun sanayileşme, kentleşme ve son yıllarda etkisini daha fazla gösteren iklim değişikliği artık sulak alanları ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu nedenle tabii her zaman sulak alanları korumak zordur ama geldiğimiz noktada sulak alanları korumak daha da zor hale gelmiştir. Ne yaparsak yapalım, sulak alanları korumamız ülkemizin geleceği için, topraklarımızın geleceği için, ülkemizde yaşayan insanların geleceği için çok önemli bir nokta olarak karşımıza çıkmaya başladı. Son yıllarda tabii bilinç düzeyinde de bir değişme var, yani şunu kastediyorum; artık eskiden sulak alanların korunması konusunda çok da duyarlı olmayan toplumlar, ülkeler ve insanlar artık son yıllarda suyun ne kadar kıymetli olduğunu farkına varmış gözüküyor. Onun için sulak alanların korunmasındaki gayretlerin çabaların daha fazla arttığını söyleyebiliriz” açıklamasında bulundu.

“Su zengini bir ülke değiliz, bu yüzden sulak alanlarımızı korumamız gerekiyor”
Ayrıca konuşmasında Türkiye’nin birçok farklı yerinde sulak alanın bulunduğunu fakat buna rağmen su zengini bir ülke olmadığımızı dile getiren Vali Öksüz, “Şimdi hep dile getirilir, Türkiye’de tabii ciddi sulak alanlar var ama biz su zengini bir ülke olmadığımızı hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla biz çok su fakiri de değiliz ama suyu mutlaka tasarruflu kullanmamız gereken bir ülkeyiz. Bir yandan da çok farklı karakterlerde sulak alanlarımız var dolayısıyla hepsinin korunması için de ayrı yöntemler geliştirilmesi, ayrı yönetim mekanizmalarının oluşturulmasını gerektiği de ortaya çıkıyor. Taraf olduğumuz Ramsar Sözleşmesi’yle ulusal ve uluslararası koruma altına alınmış 14 adet Ramsar alanımızın olduğunu, 59 ulusal, 32 mahalli öneme haiz sulak alan olmak üzere, 105 sulak alanımızın da tescillendiğini ve tescillenmeye de devam ettiğini bu vesileyle ifade etmek istiyorum” dedi.

"Göllerimize ihanet etmeden gelecek nesillere bırakma mükellefiyetimiz var"
Sulak alanların bizlere gelecek nesillerin emaneti olduğunu söyleyen Vali Öksüz, “Göller yöresinin başkenti deniyor Burdur için, hem Burdur hem bölgemizdeki bütün sulak alanlar ve bu sulak alanların çeşitli faydaları hem ekolojik, ekonomik, kültürel faydalarını hayatımızda hissediyoruz, görüyoruz. Onun için bu yönetim planlarının bizim için çok daha önemli olduğunu ifade etmemiz lazım. Biz aslında bütün tabiat, çevremizdeki her şeyi geçmiş nesillerden emanet aldık ve gelecek nesillere de bu emaneti bozulmadan bu emanete ihanet etmeden aslında gelecek nesillere bırakmak gibi bir mükellefiyetimiz var. Biz de bunun için tüm kurum ve kuruluşlarla birlikte hepimiz ortak bir uzlaşı ile katkı göstererek bu yönetim planı konusunda bir üzerimize düşen görevi, sorumluluğu yerine getirmek mecburiyetindeyiz” dedi.
Programa başta Vali Türker Öksüz olmak üzere, İl Emniyet Müdürü Ümit Bitirik, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Mustafa Güder, sulak alanların bulunduğu ilçe kaymakamları, belediye başkanları, muhtarlar ve ilgili kurum müdürleri katıldı.
Çalıştay programı yarın Burdur Gölü, Çorak Göl ve Yarışlı Gölü’nün yerinde incelenmesi ile devam edecek.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.22 17:57:19
Son Düzenlenme Tarihi :