SON DAKİKA

Kepez Belediyesi, sokak hayvanları için mama üretti

Kepez Belediyesi, belediye yemekhanesinden çıkan organik yemek atıklarından kedi ve köpek maması üretti. Elde edilen mamalar hem sokaktaki, hem de belediye veterinerlik servisinde bulunan hayvanların beslenmesinde kullanılıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca başlatılan ‘Sıfır Atık Projesi’ni destekleyen Kepez Belediyesi, örnek bir projeye daha imza attı. Kompost çalışmalarıyla bahçe ve sera atıklarından organik gübre üreten Kepez Belediyesi, şimdi de sokak hayvanları için kedi ve köpek maması üretiyor. Belediye yemekhanesinden çıkan organik yemek atıkları Temizlik İşleri Müdürlüğü şantiyesindeki kompost makinesinde kedi ve köpek mamasına dönüştürülüyor. Üretilen mamalar hem sokaktaki, hem de belediye veterinerlik servisinde bulunan hayvanların beslenmesinde kullanılıyor.

Üretilen mamalar sokak hayvanlarına

 Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’de, belediye yemekhanesinden çıkan organik atıklardan sokak hayvanları için kedi ve köpek maması üreten personelini kutladı. Tütüncü, “Arkadaşlarımız yemek atıklarından kedi köpek maması yapmayı başardı. Onların ürettikleri mamalar sokak hayvanlarına enerji oluyor. Bütün arkadaşlarımla gurur duyuyorum. “ dedi. Kepez Belediyesi’nin çevreci bir belediye olduğunu da vurgulayan Başkan Tütüncü, “Bu hassasiyetimizi sürekli bir biçimde güçlendirerek, kuvvetlendirerek, çok farklı yeni uygulamalara dönüştürerek, yolumuza ve yolculuğumuza devam ediyoruz. Sıfır atıkla ilgili en önemli nokta; geri dönüşüme verilen değerdir. “ diye konuştu.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.11.23 07:28:40
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Tercihlerini ‘son dakikaya’ bırakan üniversite adaylarına öneriler

Üniversite tercih süreci 8 Ağustos’ta sona eriyor. Adaylar, 24 tercih haklarını kullanarak istedikleri üniversiteleri sıralayacaklar. 
İstinye Üniversitesi (İSÜ) Kurum Psikoloğu Saime Serpil Özgül, tercihini  son günlere bırakan adaylara önerilerde bulundu. “Değerler hayattaki pusulamızdır” diyen Özgül, adaylara ihtiyaçlarına bakarak, hayattan nasıl keyif alacaklarını gözlemleyerek tercih yapmalarını öneriyor.
Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) 17-18 Haziran’da tamamlanmasının ardından, sınav sonuçları 20 Temmuz’da açıklandı. Üniversite adayları için en heyecanlı dönemlerden biri olan tercih süreci ise devam ediyor. YKS tercihlerinde adayların 24 hakkı bulunuyor. Üniversite adayları 8 Ağustos’a kadar tercih listelerini oluşturacaklar. İstinye Üniversitesi (İSÜ) Kurum Psikoloğu Saime Serpil Özgül, tercihini son günlere bırakan adaylara önerilerde bulundu.
“Tercihler konusunda kararsızlığın birçok nedeni olabilir”
Tercih sürecinde adayların üniversite tercihleri sırasında kararsız kalmalarının temel nedenleriyle ilgili bilgi veren İstinye Üniversitesi (İSÜ) Kurum Psikoloğu Saime Serpil Özgül, şunları söyledi:
“Öğrencilerin üniversite tercihleri konusunda kararsız kalmalarının nedenleri arasında birden farklı konu söz konusu olabilir. Üniversite bölümü konusunda kararsızlık duymaları, şehir dışına ya da şehir içerisinde burslu olarak okulda okumaya dair kararsızlıkları ve sadece bir üniversiteye girmiş olma istekleri bunlardan bazılarıdır.”
İstedikleri puanı alamayan öğrencilerin suçluluk duygusu hissedebileceğine dikkat çeken Özgül, “Eğer ki sadece bir üniversiteye girme isteğiyle tercih yapılırsa, olumsuz duygular ilerleyen süreçte eşlik edebilir ve öğrenciler bölümlerinden mutlu olmayabilirler. Bu sebeple, gerçekten istedikleri meslekleri düşünerek tercih yapmaları ya da bir sene daha hazırlanmalarını öneririm. Aldıkları puandan memnun olmayan öğrencilerin zihninde ‘keşke daha çok çalışsaydım,’ gibi düşünceler belirebilir. Buna eşlik eden suçluluk duyguları olabilir. Burada zamanı değiştiremeyeceğimiz için, onun yerine duygusal sorumluluk alıp, ona göre karar vermelerini öneriyorum.” dedi. 
“Adaylar kendilerini nerede görmek istediklerine net karar vermeliler”
Adayların kendilerini nerede görmek istediklerine dair net karar verdiklerinde daha sağlıklı bir tercih süreci geçirdiklerini belirten Özgül, şöyle konuştu:
“Kararsız kalan öğrencilerin kendilerine yönelik beklentileriyle ilgili bir aralıkta olduklarını düşünüyorum. Çünkü ne istedikleri ile ilgili netliğe sahip olunmadığında yapılan tercihler hatalı tercihler olabiliyor. Bu noktada yapılacak olan şey, öğrencinin ne istediğine net bir şekilde karar veriyor olması. Bu tereddütler beş yıl sonrasında kendisini nerede görmek istediğini kendine sorarak aşılabilecek durumlardır. Hayattan beklentilerinin ne olduğuna karar verip, kendilerini nerede görmek istediklerine net karar verirlerse süreç daha sağlıkla ilerleyebilir.” 
“Değerler hayattaki pusulamızdır”
Adayların, kendi değerlerine göre karar verdiklerinde, seçtikleri alandan daha büyük keyif alabileceklerini belirten İSÜ Kurum Psikoloğu Özgül, “Kendi ilgilerini fark etmelerine yardımcı olabilmek için değerleriyle çalışmayı tercih ediyorum. Değerler hayattaki pusulamızdır, yönümüzü kaybetsek bile yolculukta bize yardımcı olurlar. Ama hedefler varıldıktan sonra biter ve tek yönlü bir yerdir. İkisi arasındaki fark çok önemli, çünkü bir değeri doğrultusunda öğrenci tercih yaptığında hayattaki idealleriyle ilerler. Örneğin; insanlara yardım etmeyi seven bir öğrenci için yardımseverlik anlamlı bir değerdir. Buna bağlı olarak meslekî açıdan hemşirelik ya da psikoloji seçebilir. Bu tercih değerleri doğrultusunda olduğu için iki bölüm de ona keyif verecektir” dedi.
“Meslek, bazen hayatımızın tüm alanını kaplayabiliyor”
Adayların hayattan nasıl keyif alacaklarını gözlemleyerek tercih yapmalarını öneren Özgül, şöyle konuştu: “Amaçlarının kendileriyle ilgili yolculukta kendilerini daha iyi tanımak olduğunu unutmadan, kendi ihtiyaçlarına bakarak, hayattan nasıl keyif alacaklarını gözlemleyerek tercih yapmalarını öneriyorum. Çünkü meslek bazen hayatımızın tüm alanını kaplayıp kendi ihtiyaçlarınızı bile unutmanıza neden olabiliyor. Ancak bir mesleği severek yaptığınızda, bu, hayatınızdaki devamlılıktan başka bir şey olmuyor.”

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.03 09:49:32
Son Düzenlenme Tarihi :





Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden yenilikçi eğitim modeli

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Semptom Temelli Eğitim Modeli hayata geçirildi. Türkiye’de bir ilk olan uygulama ile öğrenciler hastanın hekime başvuru şikayetleri, nedenleri üzerinden başlayarak tanı koyma sürecine doğru süren bir eğitim üzerinden eğitimlerini gerçek hayata uygun şekilde alacak. İlk derste senkop ile başvuran hastaya yaklaşım, ilgili öğretim üyeleri tarafından teorik dersler ardından farklı vaka örnekleri ile öğrencilere anlatıldı.
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi yenilikçi eğitim uygulamalarına bir yenisini daha ekledi. 2022-2023 eğitim öğretim yılı başında, tıp eğitim programının tümünde Ters Yüz Eğitim Modeline başlayan Tıp Fakültesi şimdi de Semptom Temelli Eğitim Modelini hayata geçirdi. Tıp Fakültesi öğrencileri için Semptom Temelli Eğitim Modelinin ilk dersi Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlendi. Toplantıya Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Turhan, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erol Gürpınar, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, Tıp Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Hastanın hekime başvuru şikayetleri üzerinden başlayarak tanı koyma sürecine doğru süren bir eğitimin hedeflendiği programın ilk dersinde senkop (bayılma) şikayetiyle başvuran hastaya yaklaşım, ilgili öğretim üyeleri tarafından farklı vaka örnekleri ile öğrencilere anlatıldı.

“Öncü misyonumuza yakışan bir eğitim modeli”
Uzun zaman hazırlıkları sürdürülen Semptom Temelli Eğitim Modeline başladıklarını söyleyen Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Öncü misyonumuza yakışır bir şekilde Akdeniz Tıp Fakültesi olarak bu çerçevede bir eğitim modeli ile bir ilki daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Üniversitemize, ülkemize ve bilim camiasına hayırlı olsun” dedi. Nobel ödülü alabilecek işlere imza atacak hekimler yetiştirme hedeflerinin arkasında olduğunu söyleyen Rektör Özkan, “Hayal etmeden, inanmadan başarının mümkün olmadığını düşünüyorum. Bunun için değerli hocalarım, sevgili öğrencilerimiz, lütfen siz de benimle birlikte buna inanın. Geleceği değiştirecek işlere imza atacak isimler sizlerin arasından çıkacak. Sizlere güveniyorum” şeklinde konuştu.

“Değişime en hızlı adapte olan üniversitelerdeniz”
Akdeniz Üniversitesi’nin gelişen teknolojinin eğitime yansımalarına en hızlı adapte olan üniversitelerin başında geldiğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Özkan, “Bu çalışmalardan bir tanesi de bu yıl bir ilk olarak uygulamaya başladığımız Ters Yüz Eğitim modeli. Öğrencilerimiz derslerden önce bu videoları izleyerek derse hazır bir şekilde geliyor. Derste ise konuyla ilgili daha detaylı soru sorma ve konuyu pekiştirme imkânı buluyorlar. Öğrencilerimizden de bu konuda güzel geri dönüşler alıyoruz” dedi. Bu çalışmaların karşılığını şimdiden almaya başladıklarını ifade eden Rektör Özkan, uygulamaya başladıkları TUS Deneme Sınavının rüştünü ispat ettiğini ve deneme sınavlarında birinci ve ikinci olan öğrencilerinin, Türkiye genelinde de ilk 5’te yer aldığını söyledi. Hayata geçirdikleri tüm bu yenilikçi uygulamaların gelecekte mezunlara çok önemli katkıları olacaklarını belirten Rektör Özkan, “Bugün hayata geçirdiğimiz uygulama ile de semptomlar ve keşifler temelinde hastalıkları tanıyarak, tedavi etme becerilerini geliştirmenizi istiyoruz. Böylece klinik karar verme yeteneği kazanacaksınız. Ama bunun da ötesinde analitik ve eleştirel düşünme, problem çözme becerileriniz de gelişecek. Gerçekten heyecanlıyım. Çünkü bu değişimin çok sayıda yaşama dokunacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“En iyisi için çalışıyoruz”
Tıp eğitiminde öğrencilerin geri bildirimlerini çok önemsediklerini ifade eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Turhan ise “Sizler bizim en çok değer verdiğiniz ürünlerimizsiniz. Sizler ne kadar iyi mezun olursanız, bizi ne kadar iyi temsil ederseniz biz de kendimizi o kadar değerli hissediyoruz. Sizlerin eğitiminde özellikle altıncı sınıfı bütün eksiklerin tamamlandığı, aynı zamanda sosyal hayatın güçlü geçtiği, hasta hekim ilişkisini yaşadığımız, gerçekten hekim olarak hissederek o özgüvenle sahaya çıkaracak, önemli bir kısmınızı da TUS’da başarılı olmasını sağlayacak bir ortam sağlamaya çalışıyoruz. Sizlerin görüşlerini önemsiyoruz. İyi bir doktor, Akdeniz Üniversitesi doktoru bu şekilde oluru iyileştirecek her türlü geri bildirimlere açığız ve bunları uygulamaya çalışıyoruz. Gönlümüz her zaman sizin yanınızda. Bu dönemde emeği geçen hocalarımıza, Tıp Eğitimi Ana Bilim Dalında olmasının avantajı ile beraber Tıp Fakültesi Dekanımıza ve bu konularda önümüzü açtığı ve her konuda destek olduğu için Rektör Hocamıza teşekkür ediyorum” dedi.

Türkiye’de ilk
Semptom Temelli Eğitim Modelinin Türkiye’de tıp fakültesinde ilk kez kullanılmaya başlayacağını belirten Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erol Gürpınar, “Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak, 6 yıl boyunca iyi bir hekim olabilmeniz için yaklaşık 43 anabilim dalı 330 öğretim üyesiyle 352 farklı hastalığı size anlatmaya çalışıyoruz. Hastalıkların, ön tanı, tanı, tedavi, acil müdahale, koruma, izlem süreçleri gibi çok sayıda teorik ve pratik bilgiyi sizlere en iyi şekilde öğretiyoruz. Eğitim programımızın kalitesinden emininiz çünkü mezunlardan aldığımız geri bildirimler çok iyi, bizim mezunlarımız sahada çok başarılı. Ancak, mevcut eğitim programlarımızın en önemli eksiği, altı yıllık tıp eğitimi sürecinde gerçek hayatla bağlantıyı sizlere yeterince vermiyoruz. Meslek hayatınızda, hasta hastalıkla, örneğin ben akut apandisitim, enfarktüs geçiriyorum diye gelmiyor. Göğüs ağrısı ile karın ağrısı şikâyeti ile geliyor. Siz o şikâyetten, yaptığınız fizik muayene, tetkik gibi keşiflerden yola çıkarak 3. 4. 5. sınıfta öğrendiğiniz 352 hastalığı zihninizde birleştirip bir ayırıcı tanı süreci ile doğru tanıyı koymaya çalışıyorsunuz. Meslek hayatında bir süre sonra deneyimli hekimler dediğimiz, hasta daha kapıdan girer girmez postürüne, hareketlerine, rengine bakıp hastayı ilk görüşte bazı tanıları zihninizde eleyip tanıyı daha kolay bulabilen hekimler oluyorsunuz. Semptom Temelli Eğitim Modeli, en özet tanımı ile bu deneyimi sahada değil de Tıp Fakültesi eğitiminde sizlere kazandırmayı hedefleyen bir eğitim programıdır. Eğitimin, semptom ve başvuru nedeni ile başlayıp, bu soruna yol açan hastalıkların ilgili öğretim üyeleri tarafından sizlere aktarıldığı, ardından olgular üzerinde tartışma yaparak deneyiminizi geliştirmeyi, benzer şikayetle gelen bir hastada tanı tedavi sürecini daha başarılı bir şekilde yürütmenizi hedefleyen bir eğitim programıdır. Amerika’da Avrupa’da yaygınlığı giderek artan, ancak uygulanması oldukça zahmetli bir program. O nedenle ülkemizde henüz altı yıllık tıp eğitiminde başlamadı. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak bu yıl bu programa ilk uygulamalar ile başlıyoruz” diye konuştu.

Bir semptom dört branşta ele alındı
Hastane Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete’nin moderatörlüğünü yaptığı panelde senkop (bayılma) semptomuna yol açan hastalıklar branşlar tarafından öğrencilere anlatıldı. Kardiyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Umuttan Doğan, Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan, Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslıhan Yürüktümen Ünal, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Erdoğan önce teorik bir sunum ile senkopa yol açan hastalıkları öğrencilere anlattı. Panelin ikinci oturumunda ise öğretim üyeleri örnek olaylarla semptoma yaklaşım ve ayrıcı tanının yapılması sürecini interaktif şekilde öğrenciler ile birlikte tartışarak gerçekleştirdi. Bu oturumda, ilgili öğretim üyeleri gerçek hastaları üzerinden konuyu örneklendirerek daha görünür hale getirdiler. Prof. Dr. Umuttan Doğan sunum esnasında örnek bir hastasıyla telefonla canlı bağlantı yaparak hastanın hikayesini, şikayetlerini, tedavi sürecinde karşılaştığı olayları ve kat ettiği aşamaları öğrencilerle paylaşmasını istedi. Öğrenciler interaktif bir ortamda hastaya soru sorma imkanı buldu. Prof. Dr. Umuttan Doğan sonrasında öğrencilerle hasta hakkında değerlendirmelerde bulunarak doğru tanı koyma ve tedavi süreci hakkında fikir alışverişinde bulundu. Ders sonunda memnuniyetlerini dile getiren Tıp Fakültesi öğrencileri farklı branşların ortak değerlendirmesinin çok yararlı olduğunu, anlatılan konuda farklı sonuçlar çıkarabilecek seviyeye geldiklerini ifade ettiler.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.05 13:43:46
Son Düzenlenme Tarihi :