SON DAKİKA

logo

KIRKGÖZ GÖLÜ’NE KORUMA OPERASYONU

Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç, 32 mahalle muhtarıyla birlikte Antalya Su ve Atıksu idaresi (ASAT) Genel Müdürü İbrahim Kurt’u ziyaret etti. CHP Döşemealtı İlçe Başkanı Reşit Doğan ve İYİ Parti İlçe Başkanı Ali Özbey’in de eşlik ettiği ziyarette Kırkgöz Gölü masaya yatırıldı.

HAYAT DAMARIMIZ

    Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç, kentin en önemli su kaynaklarından olan Kırkgöz Gölü’nün koruma altına alınması ve setlerin yükseltilmesiyle ilgili olarak DSİ Bölge Müdürlüğü ve ASAT Genel Müdürlüğü ile görüştüğünü söyledi. Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de çeşitli coğrafi bölgelerde göllerde suların azalması, hatta kurumasını endişeyle izlediklerini belirterek, “Kırkgöz Gölü bizim hayat damarımız. Ekolojik dengenin bozulmaması gölün korunmasına bağlıdır” dedi.

SU KAYBI ÖNLENECEK    

    Kırkgöz Gölü’nün  su seviyesinin azalmasını önlemek için tüm imkanlarıyla çalıştıklarını söyleyen ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt ise, “Kırkgöz Gölüne yapılacak barajlama ile suyun kaybı önlenecek. En verimli ve temiz su zaten tarımsal alanda kullanılacak. Bizim amacımız Kırkgöz Gölü’nün yüzyıllar boyu kente hizmet etmesini sağlamak” diye konuştu. Muhtarların sorularını da yanıtlayan Kurt ilçeye yapılacak yatırımlar ve devam eden çalışmalar hakkında bilgi verdi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.12.24 09:29:14
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Döşemealtı Kabağı, coğrafi işaret yolunda ilk kez 53 özgün lezzetle vitrine çıktı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “Coğrafi İşaret başvurumuzla Antalya Döşemealtı Kabağımızı tescilleyerek hem ürünümüzün değerini korumayı hem de üreticimizin emeğini hak ettiği yere getirmeyi hedefledik. Yerel üreticimizi destekleyerek tarımımızı güçlendirmek ve kırsal kalkınmayı teşvik etmek önceliğimiz” dedi.

Antalya’nın bereketli topraklarında yetişen Döşemealtı Kabağı, coğrafi işaret yolunda ilk kez 53 özgün lezzetle vitrine çıktı, yerel üretim, gastronomi ve turizm aynı sofrada buluştu.

 

Antalya’nın tarımsal üretim çeşitliliğine ve köklü gastronomi kültürüne dikkat çekmek amacıyla, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından coğrafi işaret tescil başvurusu yapılan Antalya Döşemealtı Kabağı için lansman ve tadım günü etkinliği, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Antalya Valisi Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin’in yanı sıra Döşemealtı Kaymakamı Ünal Çakıcı, Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, ATSO Geçmiş Dönem Başkanı & Geçmiş Dönem CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, sektör paydaşları, şefler ve gastronomi alanından davetliler katıldı. Şefler tarafından Döşemealtı Kabağı kullanılarak hazırlanan başlangıçlardan ana yemeklere ve tatlılara uzanan seçkin menü, katılımcıların beğenisine sunuldu.

 

“ANTALYA’NIN YEREL LEZZETLERİNİ GASTRONOMİK BİR DENEYİME DÖNÜŞTÜRDÜK”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkan Yusuf Hacısüleyman, etkinliği gastronomik bir deneyim olarak kurguladıklarını belirterek, organizasyonun Antalya’nın coğrafi işaretli ürünleri ve yerel malzemeleri odağına alan yeni çalışmaların başlangıcı niteliğinde olduğunu ifade etti. Şeflerin dokunuşuyla 53 farklı lezzetin bir araya geldiğini ifade eden ATSO Başkanı Hacısüleyman, “Bugün gurme tatlardan oluşan bir menüyü deneyimleme fırsatı bulduk. Başlangıcından ana yemeğine, tatlısına kadar özenle hazırlanmış tüm lezzetleri hep birlikte görüyoruz ve tadıyoruz. Bu güzel organizasyonda emeği geçen herkese; hazırlayanlara, katkı sunanlara, destek veren tüm paydaşlara yürekten teşekkür ediyorum. Gerçekten çok büyük bir emek var” dedi.

 

“DÖŞEMEALTI KABAĞI BU YOLCULUĞUN İLK ADIMI”

Antalya Döşemealtı Kabağı ile ilgili coğrafi işaret süreci hakkında bilgi veren Başkan Hacısüleyman, “Coğrafi İşaret başvurumuzla Antalya Döşemealtı Kabağımızı tescilleyerek hem ürünümüzün değerini korumayı hem de üreticimizin emeğini hak ettiği yere getirmeyi hedefledik. Yerel üreticimizi destekleyerek tarımımızı güçlendirmek ve kırsal kalkınmayı teşvik etmek önceliğimiz” dedi.

Gerçekleştirdikleri etkinliğin bundan sonra yapılacak olan çalışmaların bir başlangıcı olduğunu ifade eden Başkan Hacısüleyman, “Coğrafi işaretli ürünlerimiz, yöresel yiyeceklerimiz, bitki ve meyve türlerimizle ilgili daha pek çok etkinliğin ilk adımını bugün atmış bulunuyoruz. Şimdiden “şunu da yapalım, bunu da yapalım” diye pek çok değerli öneri geliyor. Hepsini değerlendirecek, en doğru şekilde hayata geçireceğiz. Eminim ki Antalya bundan sonra sadece deniz, kum ve güneşle değil; tarihi, kültürü ve zengin mutfak kültürüyle, coğrafi işaretli ürünleriyle de anılan bir şehir olacak. Bugün bu yolda ilk adımı attık. Bundan sonra yürümeye başlamamız gerekiyor” diye konuştu.

 

COĞRAFİ İŞARET SEFERBERLİĞİNDE İKİNCİ AŞAMA

Programda konuşan Vali Hulusi Şahin, Antalya’nın sahip olduğu yerel değerleri tanıtmak ve ekonomiye kazandırmak amacıyla başlatılan coğrafi işaret çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildiğini belirtti. Şahin, daha önce ağırlıklı olarak ürünlerin tespiti ve tesciline odaklanıldığını, artık bu değerlerin işlenmesi, sunulması ve ticarileştirilmesi sürecinin başladığını ifade etti. Antalya Döşemealtı Kabağı’nın, kentin önde gelen şefleri ve gurmeleri tarafından hazırlanan 53 ayrı tabakla tanıtılmasının bu sürecin önemli bir örneği olduğunu vurguladı. Antalya’nın tüm değerlerini tanıtmak amacıyla bir yola çıktıklarını ifade eden Vali Şahin, “Bugünkü etkinlik, bu yolculuğun ikinci aşamasına geçtiğimizi gösteriyor. Bu ikinci aşama; elimizdeki değerlerin işlenmesi, sunulması, potansiyelinin harekete geçirilmesi ve ticarileştirilmesini kapsıyor. Daha önce 19 olan coğrafi işaret sayısını, 200’ü aşan başvurularla önemli ölçüde artırdık. Bu süreç, Antalya’nın zenginliklerinin tespit edilmesi ve tescillenmesini kapsıyordu. Artık bu zenginliklerin işlenme dönemi başladı. Geçtiğimiz günlerde BATEM, Antalya portakallarının hangi çeşitlerinin üretilebileceği ve nerelerde kullanılabileceğine dair örnekler sundu. Bugün ise Antalya Ticaret ve Sanayi Odamız, Döşemealtı kabağını, şehrimizin değerli şefleri ve gurmeleriyle birlikte hazırlanan 53 ayrı tabakla beğenilerimize sunuyor” ifadelerine yer verdi.

 

TESCİLLİ LEZZETLER TURİZME ENTEGRE EDİLİYOR

Coğrafi işaret tescili alan ürünlerin turizm ve gastronomi sektörüne entegre edileceğini söyleyen Vali Şahin, “Bir sonraki aşamada ise turizm işletmelerimizin ve restoranlarımızın menülerinde coğrafi işaretli ürünlere yer verilmesi, hatta oteller bünyesinde coğrafi işaret restoranları ve özel menüler oluşturulması hedefleniyor. Böylece coğrafi işaretli ürünlerimiz, misafirlerimizin beğenisine sunulmuş olacak. Başta Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız olmak üzere; kaymakamlarımıza, İl Tarım Müdürlüğümüze, kıymetli Yavuz Hocamıza ve bu yolculukta emeği geçen tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ederim. Antalya’nın ve Türkiye’nin bu muhteşem ürünleri, hak ettiği değeri yakın zamanda bulacak” diye konuştu.

 

KATKI SUNANLARA PLAKET

TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu Tarım Gıda Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu Üyeleri ve kurul üyelerinin desteğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, Antalya Döşemealtı Kabağının yalnızca geleneksel tatlılarda değil, farklı mutfak uygulamalarında da değerlendirilebilen nitelikli ve çok yönlü bir ürün olduğu vurgulandı. Etkinlik, Antalya Döşemealtı Kabağının yerel üretimden gastronomiye uzanan yolculuğunu ortaya koyan tadım programının ardından, organizasyona katkı ve destek sunan; ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Bex Coffee sahibi Boğaçhan Göksu, 37. Grup (Restaurant, Yiyecek İçecek ve Eğlence Hizmetleri) Meslek Komitesi Başkanı ve Parlak Restaurant sahibi Güray Parlak, ATSO 4. Grup (Tarım ürünlerinin işlenmesi ve gıda üretimi) Meclis Üyesi ve Byfstk sahibi Fadime Doğan, ATSO 5. Grup (İçecek) Komitesi Başkanı Ayşe Deniz, TOBB Antalya GGK Başkanı ve Dondurma Dükkanı sahibi Ramazan Dikmen, Ekşi Co Artisan Bakery sahibi Ayşen Dereli, Antalya Reçelcisi sahibi Ebru Kocaacar, Limak Hotels şefi Halil Gökmenoğlu, 7 Mehmet Restaurant sahibi Mehmet Akdağ, Mustafa Güloğlu Baklavaları sahibi Mustafa Güloğlu, Zamora Pastanesi sahibi Mustafa Ferman Yaşa, Konak Dondurma Kurucu Ortak Özlem Subaşı, Kötekli Yörükleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Teke Yöresi Avşar Yörükleri Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği adına Veli Altıntaş, Anka Kadın Kooperatifi adına Fevziye Erkan, 7K Kadın Kooperatifleri adına Çiğdem Karaokutan’a plaket takdimiyle sona erdi.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.12.23 08:12:38
Son Düzenlenme Tarihi : 2025.12.23 08:15:11





Isparta’nın karanfilleri Avrupa’yı renklendiriyor

Isparta’nın nüfusunun yüzde 90’ının tarımla uğraştığı merkeze bağlı Deregümü köyünde hasadı yapılan karanfiller, Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor. Köyde bin 500 dekar alanda yaklaşık 200 milyon dal karanfil üretimi gerçekleştiriliyor.
Türkiye’de gül, lavanta, kiraz, domates gibi ürünlerle güçlü bir tarım altyapısına sahip olan Isparta’da karanfil üretimi de gerçekleştiriliyor. Isparta’da 2500 kişilik nüfusunun yüzde 90’nının tarımla uğraştığı merkeze bağlı Deregümü köyündeki seralarda üretilen karanfiller; Hollanda, İngiltere, Romanya, Bulgaristan gibi Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor. Kentte yayla şartlarında her yıl yaklaşık 200 milyon dal karanfil üretimi gerçekleştiriliyor. Üretilen karanfillerin bir kısmı yurt dışı pazarına gönderilerek ülke ekonomisine katkı sağlanıyor.
Karanfil üreticisi Kemal Erdoğan, karanfil çiçeklerinin şubat ayında dikimini gerçekleştirdiklerini belirterek, “Çiçeklerimiz dikildikten dört ay sonra kesime başlanıyor. 100-150 dekar civarında üretim yerimiz var. Karanfillerin cinsleri şeklinde ayrılmış durumda, talebe göre yazlık ve kışlık olarak dikim yapıp elimizde her sezon karanfil bulundurmaya çalışıyoruz” dedi. Serada 15 renk karanfil yetiştiğini söyleyen Erdoğan, “Renk olarak çok çeşidimiz var ama cins olarak iki çeşit karanfil yetiştiriyoruz. Standart ve sprey dediklerimiz tek kafalı ve çok kafalı olarak yetiştirdiklerimiz var” dedi. Geçen yıl 10 cent civarında karanfil satışının gerçekleştiğini belirten üretici Erdoğan, “Bu yıl 15-16 cent civarında fiyatlar gidiyor hemen hemen. Standart dediğimiz karanfilleri Romanya, Bulgaristan ülkelerine gönderiyoruz. Spreyleri İngiltere ve Hollanda civarına gönderiyoruz daha çok bunları tercih ediyorlar” dedi.

“Üretken ve çalışkan bir köyümüz var”
Serada 3 yıldır tarım işçisi olarak çalışan emekli Ali Gülfidan, sabah erken saatlerde hasada başladıklarını vurgulayarak, “Saat beş buçuk altı gibi seralarda çalışmaya başlıyoruz. 10 buçuk gibi çiçek kesimi yapmaya başlıyoruz. Köyümüz karanfil çiçeğinde büyük bir dekar alana sahip. Domateste de aynı şekilde üretken ve çalışkan bir köyümüz var” şeklinde konuştu.

“Yayla şartlarında 200 milyon dal karanfil üretiliyor”
Köyde yaklaşık bin 500 dekar alanda seralar olduğunu söyleyen Isparta Ziraat Odası Başkanı Mustahattin Can Selçuk, “Bu seralarımızda bu yıl 200 milyon dal civarında hasat bekliyoruz. Bu köyümüz hem tarımla geçiniyor, ülke insanına istihdam hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyorlar ve üretim yapıyorlar. Bu köyün yaklaşık 2 bin 500 civarında nüfusu var, hasat sezonunda yaklaşık sekiz dokuz ay boyunca köy nüfusu 5 bini buluyor çalışanlarımızla birlikte. Biraz önce dediğimiz gibi çalışan dediğimiz zaman insan yaşamında yemesinde, içmesinde, giyimine katkı sağlıyor. Ben tarım güzelliğini bizlere yaşattığı için tüm köyümüze teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Tek tek kesilen karanfiller özenle paketlenerek, yurt dışına gönderime hazır hale getiriliyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.19 16:23:31
Son Düzenlenme Tarihi :