SON DAKİKA

Basım, tanıtım ve duyuru hizmeti alınacaktır

MANAVGAT BELEDİYESİ KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ

MUHTELİF BASILI MALZEME VE TASARIM HİZMETİ ALIMI İŞİ hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.

 Basın İlan Kurumu’nun ilan portalı ilan.gov.tr’de yer alan ilana göre İhale 07.01.2022 - 11:00'da  YUKARI PAZARCI MAH. 4010 SOKAK NO:1 - MANAVGAT / ANTALYA (İHALE ODASI) adresinde yapılacaktır. * detaylar için TIKLAYIN



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.12.16 20:52:50
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






LGS’ye girecek çocuğunuza ‘güven hissi’ aşılayın

Eğitim uzmanları yaklaşan Liseye Geçiş Sınavı LGS öncesi adaylara ve velilere sınavda başarı için tüyolar verdi. Adayların sınava girerken soğukkanlı ve yüksek moralli olmaları gerektiği belirtilirken, bu zor süreçte velilerin ise sınava girecek çocuklarına ‘güven hissi’ aşılaması gerektiği vurgulandı.

1 milyona yakın öğrenci 2 Haziran Cumartesi Günü Liseye Geçiş Sınavı’na (LGS) girecek. Öğrenciler kadar velileri de bir nevi etkileyen sınav öncesi Eğitimci Yasemin Pakkan ve Ebeveyn Koçu Zeynep İşman sınav stresi ve uygulamaları hakkında önemli detaylar verdiler. Adayların sınava yüksek moral ve soğukkanlılıkla girmelerinin altı çizildi. Sınav öncesi velilere de bazı görevler düşüyor. Özellikle ebeveynlerin sınava girecek çocuklarına güven hissi aşılamaları gerektiği vurgulandı.

 

Eğitimci Yasemin Pakkan, sınav sisteminin yıl içinde değişmesinin öğrencilerin motivasyonunu bozduğunu belirterek, “2 Haziran Cumartesi Günü 8’inci sınıflar sınava girecekler. Tabi biliyorsunuz sınav sistemi bu yıl çok değişiklik gösterdi. Önce Kasım’daydı sonra birden iptal oldu. Çocukların motivasyonları da bozuldu. Önceleri bir Kasım bir de Nisan sınavı oluyordu. Şimdi sadece Haziran olunca açıkçası motivasyonları biraz kayboldu ama toparladılar diye düşüyorum. Hepsi için bir dönüm noktası, sakin olup soğukkanlı bir şekilde sınava girmeleri çok önemli” dedi.

 

Bu yıl sınavın çok zor olmayacağını düşündüğünü aktaran Pakkan, “Sınava 980 binin üzerinde öğrencinin gireceği söyleniyor. Bu kadar çok çocuk sınava gireceği için zannediyorum ki çok zor bir sınav olmayacak. Ben çocukların moralle, soğukkanlılık sınava girmelerini öneriyorum. Sınava girecek tüm öğrencilere başarılar diliyorum” diye konuştu.

 

“Sakinliğe bürünmek bence sonucu çok etkileyecek”

 

Eğitimci Pakkan, sınav öncesi aileleri önemli uyarılarda da uyardı. Pakkan, “Bazı aileler sınavdan önceki son birkaç günde aşırı heyecanlanıyorlar ve farkında olmadan da çocukları etkileri altına alıyorlar. ‘Gıdaya dikkat edelim zihni açılsın, balık verelim bu hafta başka bir şey yemesin ya da sınavdan bir gün önce çok erken yatıralım iyi dinlensin’ gibi düşünceler çok yanlış.  Bence herşey olduğu gibi sakin, sanki bir deneme sınavına gidiyormuş gibi bir sakinliğe bürünmek bence sonucu çok etkileyecek” şeklinde uyarılarda bulundu.

 

Öğrencilere ‘ara’ uyarısı

 

Eğitimci yasemin Pakkan, sınavda verilecek 45 dakikalık arada çocuklara sorular hakkında konuşmamaları konusunda uyarıda bulundu. Pakkan, adayların verilen arada sınavda bir hata yaptıklarını öğrenmesinin ikinci bölüme moralsiz bir şekilde gireceklerine neden olacağını söyledi. Pakkan, “Geçtiğimiz sene TEOG’da her dersin sınavından verilen ara çocukları strese soktu. Bu sınavda da ilk bölümden sonra 45 dakika ara verilecek. Çocuk araya çıktığında bir arkadaşıyla konuşursa ve o sınavda bir hata yaptığını anlamış olursa sonraki bölüme moralsiz girecektir. ‘Ben zaten hatalar yaptım şimdi hepsini yapsam da bir anlamı yok’ diye düşünecektir. Çocuklara tavsiyem sınav arasında sorularla ilgili konuşmasınlar. Verilen arada dinlenin, müzik dinleyin ne yaparsanız yapın ama sorular hakkında konuşmayın” diye konuştu.

 

Önce aileler stresle baş etmeliler

 

Ebeveyn Koçu Zeynep İşman ise sınavda velilerin yapmaları gerekenler konusunda bilgi verdi. Her sınav öncesi yaşanan en büyük problemlerden olan stresin aslında belli bir miktara kadar yararlı olduğunu belirtti.

 

İşman, “Stres kavramından bahsetmek istiyorum. Strese her zaman kötü ve olumsuz bir olgu olarak bakıyoruz. Fakat aslında stresin belli bir miktarı iyidir. Stres insanı harekete geçiren ve motive eden ve vücudumuzun bir savunma mekanizmasıdır. Hele ki hayatlarının geri kalanını etkileme olasılığı olan böyle bir sınavda çocuğun strese girmesi çok doğaldır. Dolayısıyla ailelerin önce bir böyle bakması lazım. ‘Çocuğum strese giriyor’ diye daha fazla kaygılanıyorlar. Bir de herşeyde olduğu gibi anne ve babanın stresle nasıl baş ettiği çok önemli. Strese giren bir annenin çocuğuna ‘sakin kal canım’ demesinin hiçbir anlamı olmuyor” dedi.

 

“Çocuğunuza her koşulda destek vereceğinizi hissettirin”

 

Zeynep İşman’a göre anne ve babalara üşen en önemli şey; sınav gibi yoğun stresli dönemlerde çocuğun her koşulda yanında olduklarına ve destek vereceklerini hissettirmek. Konuyla ilgili olarak İşman, “Bu bir ebeveynlik yaklaşımıdır. Çocuk sınavda başarılı da olabilir, başarısız da olabilir. Ne olursa olsun ‘Seni seviyorum, yanındayım, desteğim sana, sınavlar gelir geçer ama sen her zaman bakisin’ duygularını sözle değil daha çok davranışlarla hissettirmek önemlidir” ifadelerini kullandı.

 

Zeynep İşman, ailelerin yapmaması gereken davranışlar hakkında şöyle konuştu:“Asla başka çocuklar arasında kıyaslama yapılmamalıdır ya da geleceğe dair felaket senaryoları çizmemek, çocuğun yanında olumsuz olasılıklardan bahsedilmemelidir. Bunlar yapılmadığı takdirde çocukların stresi artacaktır. Çocukları doğru dinlemek çok önemlidir. Mesela çocuğumuz bu hafta sürekli ‘sınav çok mu zor olacak acaba, sınavda ne yapacağım’ şeklinde söylemlerine anne baba olarak ‘nereden bileyim sınav zor mu olacak girmedim ki daha önce’ denilmesi veya ‘çalışırsa zor olmaz’ şeklinde verilen cevaplar hiçbir işe yaramayacağı gibi bütün iletişimi de kapatacaktır. Çocuk orada aslında başarısızlık durumunda karşılaşacağı tepkileri öğrenmek istiyor. Ebeveynler olarak bunları anlayabilmek çok önemli. Bu gibi durumlarda çocuklara güven ve destek hissi verilmelidir.”


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2018.06.02 02:51:59
Son Düzenlenme Tarihi :





Anamur’daki hortum evleri savaş alanına çevirdi

Mersin’in Anamur ilçesinde dün sabah saatlerinde meydana gelen 13 kişinin yaralandığı ve yaklaşık 2 bin dönüm seranın zarar gördüğü hortum felaketi evleri de vurdu. Akarca Mahallesi Oğuz Apartmanında bulunan bazı evler, savaş alanına dönerken, vatandaşlar can kayıpları olmadığı için mutlu olduklarını ancak büyük maddi hasar yaşadıklarını anlattı.
Mersin’in Anamur ilçesinde fırtına ile birlikte ortaya çıkan hortum, ilçeye bağlı Sultan Alaaddin, Akarca ve Ören mahallelerinde seraları yıktı, çatıları uçurdu, bir iş yerini yıktı, bir tırı devirdi, bir hafif ticari aracı da ters döndürdü. 13 kişinin hafif şekilde yaralandığı felakette, yaklaşık 2 bin dönüm seranın zarar gördüğü öğrenildi. Bugün Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ile Anamur Belediyesi ekipleri tarafından zarar gören evlerde hasar tespit çalışmaları başlatıldı. Akarca Mahallesi Oğuz Apartmanı sakinleriyle bir araya gelen Anamur Belediye Başkanı Hidayet Kılınç, vatandaşlara geçmiş olsun dileklerinde bulunarak, gereken her şeyi yapacaklarını kaydetti.

"Hasar tespit çalışmaları başladı"
Olayla ilgili açıklamalarda bulunan Kılınç, "Gelmiş geçmiş en büyük hortum felaketini yaşadık. 2 bin dönüme yakın muz seramız, 25-30 civarında evde hasar meydana geldi. Bugün de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğündeki arkadaşlarımıza resmi tespiti yaptıracağız hem de mal müdürlüğündeki ekiplerimiz geldi. Onlar zarar ziyan tespiti yaptıktan sonra ilgili yetkililere bildirip, yardım noktasında neler yapılabilir, Cumhurbaşkanımızın dün de söz verdiği gibi yardım noktasında gerekli çalışmaları yapmaktayız. Dün zaten belediye olarak, ön tespit yapmıştık bir hazırlık noktasında. Devletimiz büyüktür, vatandaşlarımızın yaralarını saracak inşallah" dedi.

"Kapıları söküp arka tarafa atmış"
Evi zarar gören vatandaşlardan Hüsamettin Zeybek, "Ben işteyken eşim aradı evde hortum oldu diye. Koşarak geldim ve görecek bir şey yoktu. Çocuklarımda herhangi bir hasar yok sadece maddi hasarımız vardı. Buna da şükür. Gördüğünüz gibi evimizde kapı, penceremiz kırılmış, eşyalar bir birine girmiş. Başka da yapacağımız bir şey yok. Allah’tan geldi diyoruz. Hortum ön taraftan basınç yapmış, muhtemelen tüm kapıları sökerek, arka taraftan çıkartma yapmış. İlk önceki hali bundan daha beterdi. Çocuklar basınçtan etkilenmişler çekyatın üzerine yatmışlar. Anneleri de çocuklara zarar gelmesin diye üstüne yatmış öyle kurtulmuşlar" ifadelerini kullandı.

"Telefon direğine sarıldım"
Evi zarar gören Halil Yıldırım ise hortum esnasında serada dut topladığını belirterek, "Seradan kaçtım buraya geldim, üstümü değişmek için gelecek hali yok. Bu şekilde işte gördüğünüz gibi. Can zayiatımız yok. Ama işte maddi hasar var. Göründüğü gibi her şey. Serada çatırtılar oldu. Hanıma hemen ’sera göçüyor, atından çıkalım’ dedim. Yağmur, kovadan boşalır gibi yağıyordu. Dışarıya çıktık, telefon direğine sarıldım. Yandaki seralar göçtü benim serada az hasar var. Arabanın birisini ters çevirdi attı. Başka bir komşunun ağaç merdiven düştü. Üstümüzü değişeceğiz diye döndük geldik. Burası da böyle" şeklinde konuştu.
Öte yandan, ilçede zarar gören elektrik direkleri yetkililer tarafından onarılıyor.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.07 15:23:58
Son Düzenlenme Tarihi :