SON DAKİKA

Gıda ürünleri satın alınacaktır

MURATPAŞA BELEDİYESİ DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ

Gıda Ürünleri mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek olup, teklifler sadece elektronik ortamda EKAP üzerinden alınacaktır.

 Basın İlan Kurumu’nun ilan portalı ilan.gov.tr’de yer alan ilana göre İhale 21.01.2022 - 11:00'da Komisyon Toplantı Salonu Tekelioğlu Cad. Fener Mah. No:63 ANTALYA 07160 MURATPAŞA/ANTALYA adresinde yapılacaktır. *detaylar için TIKLAYIN



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.12.30 18:45:33
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Türk Kültürü Türkmen çadırlarında buluşacak

Alanya Belediyesi tarafından bu yıl 2-3 ve 4 Haziran 2023 tarihleri arasında 21.’si düzenlenecek Alanya Uluslararası Turizm ve Sanat Festivali’nde Türk Kültürü, festival meydanına kurulacak Türkmen Çadırlarında binlerce ziyaretçi ile buluşacak.
Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılına rastlayan 21. Alanya Uluslararası Turizm ve Sanat Festivali’nin bu yıl ki ana teması “Cumhuriyetimizin 100. Yılında Türk Cumhuriyetleri” olarak belirlendi. Festivalde, ülkemizin değerlerinin yanı sıra el sanatlarıyla, yemeğiyle, müziğiyle, folklorik değerleriyle dünya geneline yayılan kadim Türk kültürü de tanıtılacak.
BAŞKAN YÜCEL: “ORTAK DİLİMİZ TÜRK MİSAFİRPERVERLİĞİ”
21. Alanya Uluslararası Turizm ve Sanat Festivali’yle ilgili hazırlıkları tamamladıklarını belirten Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, “Türk milleti köklü bir tarihe sahiptir. Tarih boyunca din, dil, ırk ayrımı yapmadan çok kültürlü yaşamı ve hoşgörüyü prensip edinmiştir. Bizim ortak dilimiz her zaman Türk misafirperverliği olmuştur. Bu yıl ki festivalimiz de yine bu anlayışla çok renkli geçecek.” dedi.
Turizm ve Sanat Festivali’nde çok güzel etkinliklere imza atacaklarını vurgulayan Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, “Festival kapsamında Cumhuriyetimizi ve Türk Kültürünü; sanatla, gastronomi ile, el sanatları ve performans sanatlarıyla, edebiyat ve müzikle, geleneksel oyunlar gibi özel ögelerle tanıtacağız. Bu faaliyetlerimizle aynı zamanda uluslararası düzeyde kültürel paylaşımımızı da güçlendirmeyi; Türk dünyasının zengin kültürel mirasını geniş kitlelere duyurmayı amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu.
TÜRK CUMHURİYETLERİNİN KÜLTÜREL MİRASININ TANITILACAĞI OTAĞ VE 8 MUHTEŞEM ÇADIR FESTİVALE HAZIR
Festivalin orta meydanına Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından kurulan büyük otağ çadırı ve onun etrafına yerleştirilen 25’er metrekarelik 8 ayrı çadırda, Türk Cumhuriyetlerinin kültürel mirası ve folklorik değerleri tanıtılacak; “Türk Cumhuriyetleri” temasıyla Türk kültür mirasına ait ekinlikler geleneksel ve çağdaş yöntemlerle ziyaretçilere sunulacak.
Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkelere (Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan) ve gözlemci statüsünde olan ülkelere (Macaristan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkmenistan) tahsis edilen çadırların her birinde farklı etkinlikler düzenlenecek. Bu çadırlarda ülkeler kendi kültürlerine ait geleneksel el sanatlarını (resim, keçe, kumaş, kilim, yazma baskı vs.) gastronomi ve mutfak kültürleri tanıtılacak.
CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA ÖZEL 11 FARKLI SERGİ DÜZENLENECEK
Festival kapsamında Cumhuriyetimizin 100. Yılına özel, festival meydanındaki otağ çadırı, sergi sokağı ve Kızılkule’de 11 ayrı sergi düzenlenecek.
100. Yıl Hatıra Para Basımı, Minyatür Atatürk Kıyafetleri Sergisi, “Yer Gök Kırmızı Beyaz Bayrak” Giysisi Sergisi, Tarihteki Türk Devletleri Pul Sergisi, Cumhuriyet Arşivi Fotoğraf Sergisi, Tarihteki Türk Devletleri ve Bayrakları Sergisi, Türk El Sanatlarından Esintiler Sergisi, Bir Zamanlar Alanya Siyah Beyaz Fotoğraf Sergisi, Dünden Bugüne Uluslararası Fotoğraf Yarışması Ödül Alan Fotoğraflar Sergisi, Geleneksel El Sanatları Sergileri ve Cumhuriyetin 100. Yılında 100 Eser Cumhuriyet Sergisi hazırlanarak festivali ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlere sunulacak.
* Bld. Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.02 17:27:38
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya’nın deprem künyesinde Hatay ve Kahramanmaraş detayı

Antalya’da antik çağlardan günümüze meydana gelen depremleri inceleyen ve önemli belgeler elde eden Uzman Tarihçi Çağrı Yılmaz, Hatay, Kahramanmaraş ve Adana bölgelerinde meydana gelen büyük depremlerin ardından Antalya’da da depremlerin yaşandığını söyledi. Yılmaz, tarih boyunca yaşanan depremlerin ardından çıkan tsunamilerde ise 3 antik kentin sular altında kaldığına dikkat çekti.
Antalya Düşünce Platformu Genel Sekreteri ve Tarihçi Çağrı Yılmaz, Antalya’da gerçekleşen depremler üzerine Akdeniz Üniversitesi Akdeniz Uygarlıklar Araştırma Merkezi’nde tez çalışmasına başladı. Çalışmasında antik çağlardan günümüze çok sayıda belgeyi inceleyen Yılmaz, çok önemli deprem notları ile karşılaştı. Yılmaz çalışmalarında depremin yanı sıra depremlerin ardından Antalya’da tsunami olaylarının da meydana geldiğini ortaya çıkardı.

“Myra Antik Kenti, Simena, Aperlai antik kentlerinin tsunami sonucu denizin altında kaldığını görüyoruz”
Meydana gelen depremlerde Antalya’da büyük yıkımlar tespit ettiğini belirten Yılmaz, “Çalışmalarımda Antalya’nın deprem tarihinin çok sığ incelendiğini gördüm. Arşiv belgeleri, Antalya’yı ziyaret eden seyyahlar sadece Osmanlı arşivi değil Ermeni kaynaklarını da incelemek açısından tarihçilerin kaynaklarını araştırdığımda çok fazla deprem olduğunu gördüm. Çalışmaya antik çağlardan başladım. İlk olarak Antalya’da depremi Karain Mağarası’nda görüyoruz. Bu depremde Karain Mağarası’nda üzerine kaya parçası düşerek ölen bir kadın cesedi bulunuyor. Yine incelemelerimizde Rodos merkezli Akdeniz’de meydana gelen bir depremde Myra Antik Kenti, Simena, Aperlai antik kentlerinin tsunami sonucu denizin altında kaldığını görüyoruz” dedi.

“Antalya’nın en büyük depremi 1741 yılında Rodos merkezli olmuştur”
Bizans İmparatorluğu kaynaklarında 500’lü yıllarda Antalya’da başka bir depremle karşılaştıklarını belirten Yılmaz, “Bu depremde özellikle can kayıplarının yaşandığı açıkça yazılıyor. Günümüze yaklaştığımız zaman Kıbrıs’ta 1222 yılında gerçekleşen bir deprem yine özellikle Antalya’yı derinden etkilemiştir. Daha yakın tarihe geldiğimiz zaman 1468 yılında ufak çaplı bir deprem meydana geldiğini gördük. Bugünkü liman bölgesinde gerçekleşen büyük bir depremde Leonardo da Vinci kendi notlarında denizin yarıldığını, denizin 3 saat boyunca yok olduğunu not almıştır. Antalya’nın en büyük depremi 1741 yılında Rodos merkezli olmuştur. Bu depremde Finike bölgesinde büyük yıkım olmuştur. Bu depremin yaraları sarılmadan 1743 yılında büyük bir deprem oluyor. Depremlerin şiddeti ölçülemiyor ama 7’nin üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Fransa Büyükelçiliği bunu not almıştır. Bu depremde konsolosluk yıkılarak konsolos ölmüştür” sözlerine yer verdi.

“Antalya’da 3 ve 15 senelik zaman aşımıyla büyük depremlerin gerçekleştiğini gördük”
1926 yılında yine Antalya’da büyük bir deprem meydana geldiğini belirten Yılmaz, “Bu devletin kayıtları devlet arşivimizde vardır. Depremin yıkımının büyük olduğunu yazmaktadır. Biz bu belgeleri incelerken Türkiye’nin tarihsel sismik yapısını da inceledik. İlginç bir detayla karşılaştık. Biz yakın zamanda yaşadığımız büyük Kahramanmaraş depremine bir de tarihsel açıdan bakmak istedik. Araştırmamızda bu bölgede meydana gelen 3 büyük depremin ardından Antalya’da 3 ve 15 senelik zaman aşımıyla büyük Antalya depremlerinin gerçekleştiğini gördük. Örnek olarak 526 yılında meydana gelen Hatay depreminden 17 yıl sonra Antalya’da büyük bir deprem meydana geliyor. 1222 yılında meydan gelen Kıbrıs depreminden 10 yıl önce Adana, Hatay bölgesinde çok büyük bir deprem var. Yakın zamanda ise bizi de korkutan 1738 yılında büyük bir Malatya, Hatay, Adana bölgesini etkileyen ciddi bir depremin 3 yıl ardından 1741 yılında Antalya’da deprem meydana geliyor. 1743 yılında gerçekleşen çok büyük bir depremle karşılaştık. Biz bunu 3 noktada tespit ettik” dedi.

“Özellikle deniz merkezli depremler Antalya’yı çok daha büyük etkileyecek”
Akdeniz Üniversitesi Coğrafya Bölümü Türkiye Coğrafyası Ana Bilim Dalı Başkanı ve Antalya Düşünce Platformu Kurucu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ertürk ise büyük depremlerin ardından Antalya’da yaşanan tsunami gerçeğini anlattı. Antalya’da gerçekleşen depremlerin daha çok deniz merkezli olduğuna dikkat çeken Ertürk, şöyle konuştu:
"Güneybatı Helen Yayı üzerinde meydana gelen depremlerin Antalya’yı etkilediği gördük. Antik dönemdeki depremlere baktığımız zaman ise özellikle bir takım antik şehirlerin depremlerde değil sonrasında meydana gelen tsunamiden etkilendiğini gördük. Antalya için karasal depremleri sayabiliriz ama özellikle deniz merkezli depremler Antalya’yı çok daha büyük etkileyecek. Tsunaminin boyutunun ne kadar olacağını şu an için tahmin etmek çok zor. Nasıl bir alanda tahribat yapacak bilmek güç."

“Antalya sanıldığı gibi deprem bakımından rahat bir bölge değil”
Antalya’da ciddi bir şehirleşme olduğunu belirten Ertürk, "Bunun sonucunda var olan yapı stokumuzun elden geçirilmesi gerekir. 1999 öncesi yapılan bina stoklarının iyi araştırılması lazım. Bazı zeminlere yapılan binaların tekrar araştırılması gerekir. Bunu yapacak olan yer bilimcilere ve gerekli odalardır. Biz sadece bu bölgede meydana gelen depremlerin fotoğrafını çekiyoruz. Bu fotoğrafta depremlerin genetiğini ele alıyoruz. Biz özellikle şunu söylüyoruz; Antalya sanıldığı gibi deprem bakımından rahat bir bölge değil. Geçmişte çok büyük depremler yaşanmış. Depremin Antalya’da olabileceğimi düşünerek yaşamalı ve önlem almalıyız" ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.09 13:13:41
Son Düzenlenme Tarihi :