SON DAKİKA

Kırcami referandumu her açıdan Uysal’ın elini rahatlattı

Tam 41 yıldır yaşanan ve bugün adeta kangren haline gelmiş bir sorun, Kırcami İmar Planı. .

    Kırcami, ilk kez 2019’da geçerli bir imar planına sahip olurken, bu planla bölgede inşaat ruhsatları verilmeye de başlandı.  Ancak planlar, Antalya 1. İdare Mahkemesi’nce iptal edilince herşey “dön başa” oldu, Konya Bölge İdare Mahkemesi de istinaf başvurusunu reddetti. Şu anda hukuki süreç Danıştay’da devam ediyor.
    Geride bıraktığımız pazar günü Kırcami olarak adlandırılan yaklaşık 27 bin nüfusa sahip Güzeloluk, Doğuyaka, Yeşilova, Kırcami, Mehmetçik, Tarım, Zümrütova, Topçular mahalleleriyle birlikte Fener ve Çağlayan mahallelerinin belli bölümlerini kapsayan bölgede Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın da desteklediği hali hazır planların ana esasları üzerinden planlama sürecinin devam edilmesi oya sunuldu.
    Oylamanın sonucunda 4 bin 527 ‘Evet’, 692 ‘Hayır’ oyu çıkarken, Başkan Uysal “Komşularımızla omuz omuza kolkola mücadelemiz devam edecek” mesajını paylaştı ve bir bakıma sadece Kırcamililerin desteğini almadı, aynı zamanda yapılan çalışmaların doğruluğunu ve devamını da tasdik ettirdi.
*****
    Kırcami planı konusunda Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın düşüncesi ve 8 yıllık mücadelesi biliniyor. Buna rağmen özellikle bazı çevreler ( Ki bu çevreler Kırcami’deki arazilerine konut alanına döndürmek isteyenler) tarafından çözümsüzlüğün faturasının kendisine de kesildiğinden sanıyorum Ümit Uysal’ın da bilgisi vardır.
    Referandum öncesi yerel televizyon kanallarını dolaşan ve Kırcami süreci ve referandumla ilgili düşüncelerini ve gelişmeleri paylaşan Başkan Uysal’ın “Kırcamililerle daha sık biraraya gelmesi mi gerekiyor” düşüncesi bende oluşurken, Kırcami planına taraf olan Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi ile de  Kırcami konusunda artık ortak bir noktada buluşulması da olmazsa olmaz noktasına gelmiştir.
******
    Danıştay’da hukuki süreci devam eden Kırcami planında, Kırcamililerin yüzde 87’si hali hazır  planların ana esasları üzerinden planlama sürecine  ‘Evet’ derken, böyle bir referandumun mahkemeye nasıl etki edeceğinden ziyade, gelişmelerin Kırcami aleyhine devam etmesi hatta sonuçlanması durumunda Başkan Ümit Uysal’a  yöneltilecek eleştirilerin de önüne geçilmesi açısından yerinde olduğunu vurgularken...
    Sonuç olarak yapılan referandumun her açıdan Başkan Ümit Uysal’ın elini rahat rahatlattığı ve rahatlatacağı da kesindir.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.01.04 08:07:04
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Eğitim Bir Sen Toplu Sözleşmeye kilitlendi

Eğitim Bir Sen 57. Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda Toplu Sözleşme sürecinin masaya yatırıldığını belirten Eğitim Bir Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, “Toplu sözleşme masasındaki mücadelemiz, kamu görevlilerinin en yüksek faydayı elde etmesi, memnuniyetinin artması için olacaktır.” dedi.
TEKLİFE SON ŞEKLİ VERİLDİ
Memur Sen İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, Eğitim-Bir-Sen 57. Başkanlar Kurulu Toplantısı’na katılarak 1 Ağustos tarihinde başlayacak olan 7. Dönem Toplu Sözleşme süreci öncesi eğitim çalışanlarının mesleki sorunlarına yönelik görüş ve düşüncelerini paylaştı. Ankara’daki EBS Otel’de Şube Başkanlarının katılımıyla Genel Başkan Ali Yalçın riyasetinde gerçekleştirilen buluşmada, eğitim, öğretim ve bilim hizmet kolunun 2024-2025 yıllarını kapsayan mali, sosyal, özlük haklarına ilişkin toplu sözleşme tekliflerine son şekli verildi.  Eğitim çalışanlarının sorunları ve çözüm önerileri de görüşüldü.
REFAH PAYI TALEP EDİLECEK
Enflasyon baskısı nedeniyle oransal zammın direncinin azaldığını kaydeden Başkan Eyüp Bülent Miran, “Enflasyon, ne yazık ki bizim aldığımız oransal zammı kısa bir sürede eritiyor. Bu nedenle, oransal zam ve enflasyon farkının yanı sıra, refah payını da mutlaka talep edeceğiz. Kamu görevlilerinin ücretlerini ve çalışma şartlarını iyileştirmek adına elde edeceğimiz diğer mali ve özlük hakları da en az oransal zam kadar kıymetli görüyoruz. Toplu sözleşme masasındaki mücadelemiz, kamu görevlilerinin en yüksek faydayı elde etmesi, memnuniyetinin artması için olacaktır.” dedi.
KANUNDA DEĞİŞİKLİK TALEBİ 
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun, kamu görevlilerinin mali, sosyal, özlük haklarının korunması ve geliştirilmesi, çalışma şartlarından kaynaklanan sorunlarının toplu pazarlık masasında çözümü konusunda yetersiz kaldığının görüldüğünü dile getiren Başkan Miran, “Sendikal hak ve özgürlükler ile örgütlenme ve toplu pazarlık hakkının, ILO ve uluslararası hukuk normları ekseninde, emeğin değeriyle ve akıtılan terle uyumlu hâle getirilmesi amacıyla 4688 sayılı Kanun’da kapsamlı bir değişiklik yapılmalıdır” diye konuştu. 
Toplu sözleşmenin tüm memur kesimini mutlu edecek, refahın adil paylaşımı fırsatı olarak görülmesi gerektiğini belirten Miran, “Bunu ispatlayacak bir anlayış ve içerikle hareket edilmesi, kamu görevlilerinin, eğitim çalışanlarının ücretlerinde yapılacak iyileştirmeler bütçeye yük olarak görülmemesi gerektiğini savundu. Öte yandan Eğitim Bir Sen’in toplu sözleşme teklifi Pazartesi günü açıklanacak, ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na teslim edilecek.  -BLD.BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.23 12:24:59
Son Düzenlenme Tarihi :





Dere: Esnaf yeni bir borç yapılandırması istiyor

Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı ve TESK Yönetim Kurulu Üyesi Adlıhan Dere yaptığı yazılı açıklamada bu rekabetçi sistemde varlığını devam ettirmeye çalışan özellikle günümüz ekonomik şartlarında zorlanan esnaf ve sanatkarların SGK ve vergi borcunu ödeyebilmesi için en büyük isteğinin yeni bir borç yapılandırması olduğunu belirtti.

AESOB Başkanı Adlıhan Dere; Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği'nin çatısı altında faaliyet gösteren yaklaşık 100 bin esnaf ve sanatkâr olduğunu aktararak esnaf için sıfır faizli ve uzun vadeli yeni bir borç yapılandırmasının şart olduğunu ifade etti. “Yapılandırma paketi kapsamında vergi, sigorta primi borçları ile adli ve idari cezalar için yapılandırma imkânı sunulmalı. Şirketlere matrah artırımı, kasa ve stok affı imkânı sağlanmalı. Belediyelere olan borçlar, elektrik ve su borçları da yapılandırılmalı. Anapara borcuna eklenen faiz ve gecikme faizi borçlarının bir kısmı silinmeli. Önceki yapılandırmalarda da olduğu gibi peşin ve taksitli ödeme fırsatı getirilmeli ve peşin ödeme halinde borçların büyük bir miktarı silinmeli. Özellikle esnaf ve sanatkarlarımızın borçlarını ödeyebilmesi için kolaylıklar getirilmeli.” Dedi.

 

Ayrıca bu rekabetçi sistemde ve günümüz zorlu ekonomik koşullarında varlığını devam ettirmekte zorlanan esnaf ve sanatkarlarımıza dikkat çeken Başkan Adlıhan Dere ""Sadece kamu bankaları değil, özel bankalar da ekonominin bel kemiği olan esnaf ve sanatkarlar için düşük faizli kredi imkanı sunulmalı. Krediler ile yeni iş yeri açacak olan genç girişimcilerin de önü mutlaka açılmalı" değerlendirmesinde bulundu.

 

“SOSYAL GÜVENLİK DÜZENLEMELERİNDE
ESNAF UNUTULMAMALI”

EYT düzenlemesiyle birlikte birçok vatandaşımızın mağduriyetinin giderildiğini fakat esnafın bu hususta hala umutla müjdeli bir haber beklediğini vurgulayan AESOB Başkanı Adlıhan Dere, sosyal güvenlik düzenlemeleri kapsamında esnaf ve sanatkarlarımızın da mutlaka gündeme alınması gerektiğine dikkat çekti. Başkan Dere; “Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesi kapsamında esnaf ve sanatkarların sosyal güvenlik sorunlarının da çözülmesi gerekiyor. 4 Ekim 2000 tarihinden önce oda ve vergi kaydı olmasına rağmen BAĞ-KUR kaydı olmadığı için emekli olamayan ve bu konuda mağdur olan çok fazla esnafımız bulunmakta. Bununla birlikte esnaf ve sanatkarlarımız 9 bin prim gün sayısı ile emekliliğe hak kazanabiliyorken sigortalılar 7 bin 200 prim gün sayısı ile emekli olabiliyor. Aradaki gün sayısı farkı çok fazla burada bir haksızlık söz konusu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın gündeme aldığı 3600 ek gösterge ve emeklilikte yaşa takılanlar gündemdeyken, BAĞ-KUR’da prim gün sayısı eşitsizliği ve düzeltilmesi gereken diğer konular da unutulmamalı. Anayasa’nın eşitlik ilkesi gereğince sosyal güvenlikteki eşitsizlikler düzeltilmeli, bu farklılık ortadan kaldırılmalı. BAĞ-KUR emeklilik prim günü sayısı 9 bin gün değil, sigortalılarda olduğu gibi 7 bin 200 gün olmalı. BAĞ-KUR kaydı olmayan esnaflarımıza vergi ve oda kaydı dikkate alınarak son kez geriye dönük borçlanma imkanı sağlanmalı.  Diğer yandan esnaf ve sanatkâr 60 gün sigorta primini yatırmayınca muayene olamıyor, ilacını bile satın alamıyor. Esnafımız sağlık sigortasından faydalanamadığı halde sosyal güvenlik primini cezalı yatırıyorsa bu haktan yararlanması olmazsa olmazımız bu konuya da değinmemiz gerekiyor. 2 buçuk milyon insanın istifade ettiği EYT’den esnaf ve sanatkarlarımızın da yararlanması lazım. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan ve Bakanımız Sayın Vedat Bilgin’den bu mağduriyetin çözülmesi ile ilgili çalışma ve müjdeli bir haber bekliyoruz. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.01.20 17:40:39
Son Düzenlenme Tarihi :