SON DAKİKA

336 adet araç için sigortacılık hizmeti alınacaktır

AFYONKARAHİSAR İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ

Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılmakta olan muhtelif marka ve modelde 336 adet aracın yıllık Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Trafik Sigortası Hizmeti Alımı işi açık ihale usulü ile ihaleye çıkarılmıştır. İhaleye son teklif verme  tarihi 31 Ocak 2022, saat 10.30'dur. * Detaylar için TIKLAYIN


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.01.16 17:15:27
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kök hücre tedavisi bu 6 eklem rahatsızlığına iyi geliyor

Kök hücre tedavisi son dönemlerde özellikle ortopedi ve travmatoloji alanında yaygın olarak kullanılan işlemler arasında yer alıyor. 
Bu tedavide vücudun kendi hücreleriyle iyileşme sağlanıyor. Kemik iliğinden ya da yağ dokusundan elde edilen kök hücre, anestezi gerektirmeyen yarım saatlik bir işlemle eklem rahatsızlıklarında kullanılıyor ve hastaya önemli konfor sağlıyor. 
Memorial Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Murat Baloğlu, kök hücre tedavisi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.
Pek çok hastalıkta ilk başvurulan yöntem oluyor
Kök hücre yaygın olarak pek çok durumda kullanılmaktadır. Ortopedi ve travmatoloji alanında özellikle erken dönem kireçlenmeler, kıkırdak hasarları ya da kısmen çapraz bağ yaralanmalarında kök hücre uygulamasına başvurulmaktadır. Ayrıca menisküs yırtıkları, omuzdaki özellikle rotator kuf yırtıkları, yine omuzdaki tendon yaralanmaları ve ayak bilek eklem rahatsızlıklarında çok yaygın olarak kök hücre tedavisi uygulanmaktadır. Kök hücrenin tercih edilmesinin başlıca nedeni kısa süren ameliyatsız bir yöntem olmasıdır. Bu sayede hasta kısa sürede normal yaşantısına döner.
Bazı hastalıklarda ameliyata alternatif olarak uygulanıyor
Kök hücrenin hangi hastalığa ve hangi hasta grubuna uygulanması gerektiğine doğru şekilde karar verilmesi çok önemlidir. Kök hücrenin uygulandığı alanlar şu şekilder:
* Diz ekleminde erken dönem kireçlenmelerde uygulanabilir.
* Kısmi ön çapraz bağ yaralanmalarında fayda sağlamaktadır.
* Parsiyel menisküs yırtıklarında çok yaygın ve etkili bir tedavidir. Bu rahatsızlıklarda ameliyatın alternatifi ya da ameliyat olamayacak hastalara sunulacak bir tedavi metodudur.
* Omuzda lif yırtıklarında neredeyse çok yaygın olarak kullanılan kök hücre tedavisi diğer hastalıklarda koruyucu olarak da tercih edilir.
* Ayak bileğinde özellikle avasküler nekroz diye adlandırılan kıkırdak yaralanmalarında erken dönemde kök hücre uygulanırsa hastalık tamamen tedavi edilebilir.
* Kas yırtıklarında da kök hücreye başvurulur ancak genellikle PRP ya da ACP uygulaması yapılır.  
Tek dozda iyileşme sağlanabiliyor
Kök hücre birkaç kez uygulanabilir ama genelde tek dozda elde edilen iyileşme yüzde 50’nin üzerinde olmaktadır. Ek tedavi ve rehabilitasyon ile tam iyileşme çoğunlukla sağlanabilmektedir.
Lokal anestezi altında steril ortam hazırlandıktan sonra göbekten kabaca 50 – 60 cc arasında bir yağ dokusu alınır. Bu doku santifürüj işleminden geçirilir. Alınan dokuya göre değişmekle birlikte, ortalama 8-9 cc’lik bir hücre elde edilir. Kök hücre işleminden sonrası buz uygulaması yapılır. Tüm işlem yaklaşık yarım saat sürmektedir.  
Kök hücre tedavisinden sonra bunlara dikkat edin
- Kök hücre tedavisinden 2-3 gün öncesinde alkol alınmamalı, sigara kullanılıyorsa azaltılmalıdır. Bu sayede elde edilen hücrelerin sayısının artırılması amaçlanır.
- Kök hücre tedavisi yapıldığı gün ve takip eden 3 gün içerisinde antiinflamatuar ilaçlar içilmemelidir. Hasta uygulama yapıldığı gün dinlenmeli ve sadece kişisel ihtiyaçlarını karşılamak için hareket etmelidir.
- Eğer mümkünse  2-3 gün evde dinlenme önerilmelidir.
- Eğer kök hücre göbek yağ dokusundan alındıysa hasta kabız olmamalı ya da ıkınmayı gerektirecek aktiviteler yapılmamalıdır. 
- 3 gün sonrasında hasta iş yapmamak koşuluyla normal yaşantısına devam edebilir.
- İşlemin bir hafta ve 3 hafta sonrasında doktor kontrolü ihmal edilmemelidir.
Ne kadar erken yapılırsa o kadar çok hücre elde ediliyor
Kök hücre özellikle 18- 20 yaşından sonra her yaş grubuna yapılabilir. Buradaki en önemli nokta hangi hastalığa ve hangi evrede yapıldığıdır. Yaş arttıkça elde edilen hücrelerin miktarı da azalır. Bu yüzden erken dönemde ve genç hastaya yapılırsa tedavinin etkinliği artar. Ayrıca hasta seçimi ve doğru yöntem dışında kök hücre uygulaması yapılırken kullanılan malzemeler de önem taşır. Her preparat ile aynı sonuç alınmaz. Malzemenin kalitesi elde edilen hücre miktarını ve dokunun da kalitesini etkiler. Bu nedenle tam donanımlı merkezlerde bu konuda deneyimli uzmanlar tarafından yapılması kök hücre tedavisinde altın kuraldır.
* Memorial Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.21 13:00:39
Son Düzenlenme Tarihi :





Akdeniz Üniversitesi genetik alanında da öncü merkez olacak

Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde yenilenen haliyle hizmet vermeye başlayan Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezinde Türkiye’de ilk kez genetik ve patoloji sonuçları bir arada çıkıyor. Rektör Özkan, bu hizmet sayesinde genetik altyapısı olduğu bilinen birçok hastalığın teşhisinde büyük kolaylık sağlanırken kanser tedavi başarısında da önemli bir artış olacağını söyledi.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezine kurulan genetik analiz cihazı ile genetik temelli hastalıkların tanısının konulması, doğru tedavinin belirlenmesi için gerekli olan genetik araştırmaların ve analizlerin yapılması sağlanıyor. Türkiye’de ilk kez genetik ve patoloji sonuçlarının bir arada çıkmasını sağlayan Merkez SMA başta olmak üzere genetik temelli hastalıklar ile kanser, kardiyoloji ve organ nakli alanlarında hastalık teşhis ve tedavi süreçlerinde önemli bir rol oynayacak. Merkez ayrıca giriş işlemlerinden son ana kadar evrak kullanmayarak çevreci bir misyon da üstlenecek.
ANTALYA İÇİN BÜYÜK KAZANIM
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Türkiye’de ilk kez kullanıma başlayan genetik analiz cihazları ile yenilenen Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezini ziyaret etti. Rektör Özkan’a, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, Başhekim Yardımcıları Prof. Dr. Özge Turhan, Prof. Dr. Aslı Bostancı Toptaş, Doç. Dr. Veli Vural, Dr. Öğr. Üyesi Ali Ünal, Merkez Sorumlusu Prof. Dr. Özden Altıok Clark, Merkezde görevli öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Aslı Toylu ve Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gökhan Ertosun eşlik etti. Türkiye’de ilk defa bir tanı merkezine bu denli büyük bir genetik analiz cihazını kurdurabilmenin haklı gururunu yaşadıklarını vurgulayan Rektör Özkan, “Merkezde Türkiye’de ilk kez genetik ve patoloji sonuçları bir arada çıkıyor. Ayrıca Türkiye’nin en büyük genetik analiz kataloğuna da sahibiz. Bu da genetik temelli hastalıkların tanısının konulması, doğru tedavinin belirlenmesi için gerekli olan genetik araştırmaların ve analizlerin yapılmasını sağlıyor.” ifadelerini kullandı.
TÜM BÖLGEYE HİZMET VERECEK
Merkezin tüm bölgeye hizmet vereceğini açıklayan Prof. Dr. Özkan, “Bu tahliller sadece İstanbul’da yapılırken artık Anadolu’da Akdeniz Üniversitesinde yapılıyor olması buranın bir merkez olması tecrübeyi ilerletmek anlamında, araştırmayı geliştirmek anlamında çok kıymetli. Biz burada hem tanı koyacağız, hem tedavi yapacağız hem de yeni gelişmelere rehberlik yapacağız. Araştırma çalışmalarına ciddi katkısı olacak. Çünkü biz aynı zamanda Avrupa’nın en büyük organ nakli merkeziyiz. Bunun da artık araştırma çalışmalarına yansıması gerekiyor. Sadece klinikte kalmaması gerekiyor. Buradaki en önemli adım da laboratuvar kısmı.  Çok güzel bir laboratuvarımız var artık. Bu hafta firmalarla görüştük hakikaten çok güzel işler yapıyor Akdeniz Üniversitesi. Daha da güzel işler yapıp marka haline geleceğiz bu konuda da inşallah.” ifadelerini kullandı. 
KANSERLE MÜCADELEDE ÇOK ÖNEMLİ
Genetik Merkezinde sunulan imkanların pek çok alana katkı sağlayacağını belirten Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, bunlardan bir tanesinin de kanser olduğunu söyleyerek kanser haftasına dikkat çekti. Özellikle kanser hastaları için halk arasında akıllı ilaç olarak bilinen tedavi yönteminin doğru uygulanması için yapılan testlerin çok önemli olduğunu vurgulayan Rektör Özkan, “Onkolojinin alt tiplerinin belirlenmesi ve de tedavi planlanması için oluşturulan algoritma kılavuzlarının günümüzde daha çok genetik temelli olduğunu görüyoruz. Bu da tedaviye yansıyor. Ayrıca ailesinden kanser geçmişi olanlar Tıbbi Genetik Polikliniğine gelerek hekimlerin uygun görmesi durumunda, ailesel bir kanser geçişliliği olup olmadığını merkezimizde öğrenebilir. Böyle bir durumda Tıbbi Genetik hekimi tarafından verilecek genetik danışma doğrultusunda, kontrollerin sıklaştırılması ve de erken tanının şansını arttırılmasına neden olabilmektedir. Ayrıca kişi koruyucu uygulamalara da yönelebiliyor.”şeklinde konuştu. 
SMA RİSKİ ANALİZ EDİLİYOR
Yine son dönemin önemli bir gündem maddesi olan SMA ile mücadele konusunda da merkezin önemli bir rolü olacağını ifade eden Rektör Özkan, Merkezde yapılacak testler sayesinde ailelerin bebek sahibi olmadan SMA taşıyıcısı olup olmadığının belirlenebildiğini belirtti. Başka merkezlerde şüpheli çıkan durumlarda, ileri genetik analizler yapılarak SMA hastalığına neden olan genetik değişimler hakkında net sonuçları da verebildiklerini söyleyen Rektör Özkan, böyle bir durumda tıbbi genetik uzmanlarıyla doğru bir planlama yapılarak sağlıklı çocuk sahibi olmalarına imkân tanındığını kaydetti. 
ORGAN NAKLİNDE DE KULLANILIYOR
Merkezde nefrolojik ve immünoljik alanlarında da hastalığın temelini oluşturan genetik mutasyonların araştırılabilir hale geldiğini belirten Rektör Özkan “Böylelikle organ nakli konusunda dünyada bir marka olan üniversitemizi bir basamak daha ileriye taşımıştır. Merkezimizde yapılan genetik testler doğrultusunda organ nakli bekleyen hastaların hastalık teşhisi daha kesin ve doğru bir yöntem ile konulabilinir duruma geldi. İlaçların genel olarak hastalara uygun olup olmadığı organ naklinin kimden alınması daha uygun, rejeksiyon dediğimiz reddedilmesi kimde daha az, bu açıdan da daha kaliteli hale getirecek yaptığımız ameliyatları. Bu da organ nakilleri prosedürü konusunda çizeceğimiz yol haritasını belirlemede merkezimize oldukça önemli bir avantaj sağlamaktadır.” dedi. 
OLASI RİSKLERİN ÖNÜNE GEÇİLDİ
Bir hasta ile yaşadıkları olaydan bir örnek veren Rektör Özkan, “Genetik temelli olabileceği düşünülen ve de böbrek nakline ihtiyaç duyan bir çocuk hastamızın Genetik Değerlendirme Merkezimizde yaptığımız testler sonrasında kesin teşhisini koyabildik. Böbrek nakli hazırlığı aşamasında hangi ebeveynin verici olacağı araştırılırken çocuğun hastalığının genetik temelli olduğunu unutmamamız gerekiyordu. Hastalık genetik temelli olduğu için, çocuğu bu gen anne ya da babadan geçmiş olmalıydı. Bu nedenle anne ve babaya test yapıldı. Sağlıklı genleri taşıyan ebeveynden böbrek alınarak nakil gerçekleşti. Böylece evladımızda ileri süreçte tekrar bir sorun yaşanmasının önüne geçildi. Genetik hastalığa yatkın olan ebeveyn de verici olarak ekstra riske girmemiş oldu.” dedi. Rektör Özkan çocuk nefrolojisi ve organ nakli biriminde genetik temelli hastalıklar için bu uygulamayı rutine bağlamaya başladıklarını da sözlerine ekledi. 
SMA KONUSUNDA ÖNCÜ LABORATUVAR 
Çalışmalarla ilgili bilgi veren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Özden Altıok Clark, “Yeni nesil dizilim bütün dünyada çok rağbet gören ve uygulanan bir yöntem. Biz de artık bunu uygulamaya başladık nadir hastalıkların tanısını koymak için. Pek çok yeni testle hizmet vermeye başladık. Bunların için de tabi kanser var. Kanser hastalarına da yardımcı olmaya çalışıyoruz. Gerçekten Rektör hocamızın desteği ile çok sofistike bir laboratuvar haline geldik, deneyimli hocalarımız, teknik ekibimizle. Ayrıca SMA ile ilgili de burası öncü laboratuvarlarından biridir. Biliyorsunuz devlet yeni bir düzenleme yaptı aile hekimliklerinde SMA taraması yapılıyor ama SMA’nın doğrulanması ya da taşıyıcı bireylere yardım etme kısmında hem genetik danışma hem de testin doğrulanması aşamasında biz son durağız.”  dedi.  -HABER MERKEZİ


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.07 12:36:58
Son Düzenlenme Tarihi :