Geçtiğimiz günlerde, yerel basını es geçerek ulusal bir gazetede gazetecilerin sorularını yanıtlayan Antalyaspor başkanı Aziz Çetin, Korkuteli halkına adeta müjde verdi. Antalya’nın yayla bölgelerine iki adet tesis yapacaklarını kaydeden Çetin, “Feslikan Güreşleri’nin yapıldığı alan Hazine’nin. Buraya yayla tesisi yapıyoruz. Projesi çizildi, 3 tane saha ve 200 yatak kapasiteli bir otel olacak. Konyaaltı Belediyesi bu tesisi 1 yıl içerisinde yapacak, 2 ay ücretsiz konaklamamız olacak ve cirodan pay alacağız” dedi. “Korkuteli Seyir Parkı’nda 90 yer tespit ettik” diyerek sözlerine devam eden Aziz Çetin, “Oraya Antalyaspor için Norveç tipi evlerle Antalyaspor oteli yapacağız” dedi.
Havası ve doğası ile özellikle yaz aylarında çevre il ve ilçeden vatandaşların akın ettiği Elmalı’da ise Çamkuyuları gibi bir fırsat değerlendirilemedi. Yerli ve yabancı yüzlerce futbol takımlarının özellikle yaz aylarında kampa girmek ve antrenman yapabilmek için Türkiye’ye akın ettiği ve bu tesislere sahip olan ilçelerde çok büyük ekonomik kazanç elde edildiği düşünüldüğünde Antalyaspor başkanı Aziz Çetin’in Korkuteli Seyir Parkı yanındaki alan yerine Çamkuyuları bölgesinde yapılabilecek bir tesis ile ilgili fizibilite çalışması yaptırıp yaptırmadığı ya da Elmalılı yetkililerin Antalyaspor başkanının bu düşüncesinden haberdar olup yeni yapılacak Antalyaspor tesisleri için Elmalı’dan bir yer önerip önermedikleri bilinmiyor.
Bölgede bulunan Bungalov tipindeki evlerin doğayla uyumlu şekilde çoğaltılabileceği alan ile birlikte, hali hazırda bölgede bulunan evlerin yan tarafında futbol sahası yapımına uygun ağaçsız geniş bir alan da bulunuyor. Bu tesis ile birlikte Elmalı merkezinde yer alan Güreş Sahası’nın da yenileme ve kapasite artırımı da eş zamanlı hayata geçirilse ve gelen takımların burada hazırlık maçları yapma ihtimali, bunun yanında Elmalı’ya gelecek taraftarların ilçe merkezinde yapacakları alışverişler ve getirecekleri hareket göz önüne alındığında, Elmalı’nın ne kadar büyük bir ekonomik gelirden mahrum kaldığı da gözler önüne seriliyor.
Haber: Salih ÖZGÜNSÜR
Doğduğunda üzerine kazan kapatılıp tarlada ölüme terk edildi, şimdi ise herkese ilham kaynağı oluyor
Antalya’da doğuştan elleri olmadığı için bebekken ölüme terk edilen 2 çocuk babası 30 yıllık esnaf Mehmet Temel’in hayat mücadelesi görenlere örnek oluyor.
Antalya’da 30 yıldır esnaflık yapan ve doğuştan elleri olmayan 65 yaşındaki Mehmet Temel, yaptıklarıyla görenleri hayrete düşürürken hayat mücadelesiyle de birçok kişiye ilham kaynağı oluyor. Tarihi Kaleiçi girişinde yerli ve yabancı tatilcilere hediyelik eşya satan Temel, ayaklarıyla yaptığı kahveyi yine ayaklarıyla tutup yudumladıktan sonra mesaisine başlıyor. Ayaklarını elleri gibi kullanarak tespih çeken ve gözlüklerini temizleyen Mehmet Temel, cep telefonunu kullanabiliyor, yazı yazabiliyor, hatta yelpaze ile kendini serinletiyor. Satış gerçekleştirdiği müşterilerinden parayı ayağıyla alıp para üstünü de yine ayağıyla veren Temel’i gören tatilciler ise şaşırıyor.
Henüz bebekken annesi ölüme terk etti
Doğumuyla birlikte hayat mücadelesi başlayan Temel, yaylada doğduğunu dile getirerek, “Komşular anneme ‘Bunu öldür. Başına bela olur, kolu-bacağı yok’ demişler. Annem de genç ve cahil olduğu için beni öldürme kararı vermiş. Tarlaya beni atmışlar ve üzerime bir kazan kapatarak ‘Burada ölsün’ demişler. Kimisi 5 gün diyor, babam 7 gün diyor. Babam köydeymiş ve uzak bir noktaymış. Beni ölüme terk etmişler. Adamın birisi varmış ve babama ‘Senin oğlun oldu ama kadınlar öldürmeyi planlıyordu, kolu bacağı yokmuş’ demiş. Babam bunu duyunca 6-7 saatlik yolu yaya olarak gitmiş. Babam anneme sorunca annem nereye bıraktığını tarif etmiş. Babam dizine kadar çamura girerek benim yanıma ulaşmış. Kazanı kaldırmış ve beni ceketine sarmış. ‘Üzerinde bir çamur dahi yoktu’ dedi. Ben yürüyemiyordum ve yemeğimi onlar yediriyordu. Tuvalete onlar götürüyor. Zaman içinde annem bu duruma katlanamıyor ve babam bir gün beni katıra bindirip bahçeye götürüyor, çadır kuruyor bana bir süre bakıyor. Zamanla her şeyi kendim yapmaya başladım. Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli” şeklinde konuştu.
“Şu an yapamayacağım hiçbir iş yok”
Şu anda sakal tıraşını bile kendi kendine olduğunu aktaran Temel, “İlkokula gittim ve şu an yapamayacağım hiçbir iş yok. 8 sene ayaklarımla ayakkabı boyacılığı yaptım. İnsanlar önümde kalabalık oluştururdu, polis gelir beni kaldırırdı. Zabıtaya gittim izin almak için ve o zamanın zabıta müdürü bana, ‘Sen bu şekilde çalışmak istiyorsun da biz sana izin vermeyecek miyiz’ dedi, hatta her gün öğle yemeğimi de onlar getirdi. Zamanla kaset satmaya başladım, hepsini ayaklarımla yaptım. Bir televizyon kanalına çıktım ve evlenmek istediğimi söyledim. Yüzlerce teklif geldi ve bana ilk teklifi yapan kişi şu an eşim. 2 çocuğum, bir de torunum var” dedi.
“Baba, elimi ayağımı kesip sana vereyim”
Hayatında en çok iz bırakan anları da dile getiren 65 yaşındaki Temel, kızı doğduğunda çok mutlu olduğunu aktararak, “Henüz 4-5 yaşlarındayken kızım bana ‘Baba neden elin ayağın yok?’ diye sordu. ‘Baba bir kolumu, bir ayağımı kesip sana vereyim’ dedi. Ben zaten o an koptum. Bir de ben küçükken kardeşim olduğunda benim sorduğum ilk soru ‘Eli ayağı var mı’ olmuş. Var demişler ve benim yüzüm gülmüş, mutlu olmuşum. Küçükken ‘Neden bunun eli ayağı yok?’ dediklerinde bana dokunurdu, ama ben 9 yaşlarında yürüdüm ve her şeyin üstesinden geldim” şeklinde konuştu.
“Mücadele etmeden hiçbir şey olmaz”
Hayat zorluk ve mücadelelerle süren Mehmet Temel, günümüz gençlerine de tavsiyelerde bulundu. Gençlerin kendisini örnek almasını isteyen Temel, “Önce şükretmesini bilsinler, sonra da mücadele etsinler. Mücadele etmeden hiçbir şey olmaz. Engel beyindedir. Benim kolum yok ben çalışamam dememeleri lazım. Önce yokuşu çıkacaksın, sonra inişe geçeksin. Beni örnek alsınlar” diyerek sözlerini noktaladı.
Antalya’da 30 yıldır esnaflık yapan ve doğuştan elleri olmayan 65 yaşındaki Mehmet Temel, yaptıklarıyla görenleri hayrete düşürürken hayat mücadelesiyle de birçok kişiye ilham kaynağı oluyor. Tarihi Kaleiçi girişinde yerli ve yabancı tatilcilere hediyelik eşya satan Temel, ayaklarıyla yaptığı kahveyi yine ayaklarıyla tutup yudumladıktan sonra mesaisine başlıyor. Ayaklarını elleri gibi kullanarak tespih çeken ve gözlüklerini temizleyen Mehmet Temel, cep telefonunu kullanabiliyor, yazı yazabiliyor, hatta yelpaze ile kendini serinletiyor. Satış gerçekleştirdiği müşterilerinden parayı ayağıyla alıp para üstünü de yine ayağıyla veren Temel’i gören tatilciler ise şaşırıyor.
Henüz bebekken annesi ölüme terk etti
Doğumuyla birlikte hayat mücadelesi başlayan Temel, yaylada doğduğunu dile getirerek, “Komşular anneme ‘Bunu öldür. Başına bela olur, kolu-bacağı yok’ demişler. Annem de genç ve cahil olduğu için beni öldürme kararı vermiş. Tarlaya beni atmışlar ve üzerime bir kazan kapatarak ‘Burada ölsün’ demişler. Kimisi 5 gün diyor, babam 7 gün diyor. Babam köydeymiş ve uzak bir noktaymış. Beni ölüme terk etmişler. Adamın birisi varmış ve babama ‘Senin oğlun oldu ama kadınlar öldürmeyi planlıyordu, kolu bacağı yokmuş’ demiş. Babam bunu duyunca 6-7 saatlik yolu yaya olarak gitmiş. Babam anneme sorunca annem nereye bıraktığını tarif etmiş. Babam dizine kadar çamura girerek benim yanıma ulaşmış. Kazanı kaldırmış ve beni ceketine sarmış. ‘Üzerinde bir çamur dahi yoktu’ dedi. Ben yürüyemiyordum ve yemeğimi onlar yediriyordu. Tuvalete onlar götürüyor. Zaman içinde annem bu duruma katlanamıyor ve babam bir gün beni katıra bindirip bahçeye götürüyor, çadır kuruyor bana bir süre bakıyor. Zamanla her şeyi kendim yapmaya başladım. Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli” şeklinde konuştu.
“Şu an yapamayacağım hiçbir iş yok”
Şu anda sakal tıraşını bile kendi kendine olduğunu aktaran Temel, “İlkokula gittim ve şu an yapamayacağım hiçbir iş yok. 8 sene ayaklarımla ayakkabı boyacılığı yaptım. İnsanlar önümde kalabalık oluştururdu, polis gelir beni kaldırırdı. Zabıtaya gittim izin almak için ve o zamanın zabıta müdürü bana, ‘Sen bu şekilde çalışmak istiyorsun da biz sana izin vermeyecek miyiz’ dedi, hatta her gün öğle yemeğimi de onlar getirdi. Zamanla kaset satmaya başladım, hepsini ayaklarımla yaptım. Bir televizyon kanalına çıktım ve evlenmek istediğimi söyledim. Yüzlerce teklif geldi ve bana ilk teklifi yapan kişi şu an eşim. 2 çocuğum, bir de torunum var” dedi.
“Baba, elimi ayağımı kesip sana vereyim”
Hayatında en çok iz bırakan anları da dile getiren 65 yaşındaki Temel, kızı doğduğunda çok mutlu olduğunu aktararak, “Henüz 4-5 yaşlarındayken kızım bana ‘Baba neden elin ayağın yok?’ diye sordu. ‘Baba bir kolumu, bir ayağımı kesip sana vereyim’ dedi. Ben zaten o an koptum. Bir de ben küçükken kardeşim olduğunda benim sorduğum ilk soru ‘Eli ayağı var mı’ olmuş. Var demişler ve benim yüzüm gülmüş, mutlu olmuşum. Küçükken ‘Neden bunun eli ayağı yok?’ dediklerinde bana dokunurdu, ama ben 9 yaşlarında yürüdüm ve her şeyin üstesinden geldim” şeklinde konuştu.
“Mücadele etmeden hiçbir şey olmaz”
Hayat zorluk ve mücadelelerle süren Mehmet Temel, günümüz gençlerine de tavsiyelerde bulundu. Gençlerin kendisini örnek almasını isteyen Temel, “Önce şükretmesini bilsinler, sonra da mücadele etsinler. Mücadele etmeden hiçbir şey olmaz. Engel beyindedir. Benim kolum yok ben çalışamam dememeleri lazım. Önce yokuşu çıkacaksın, sonra inişe geçeksin. Beni örnek alsınlar” diyerek sözlerini noktaladı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.01 15:01:21
Son Düzenlenme Tarihi :
Borç Karmaşası
Son 2 Genel Kuruldur açıklanması gerektiği halde açıklanmayan Antalyaspor A.Ş bilançosu ile ilgili her gün yeni bir iddia ortaya çıkıyor.
Son olarak mevcut Antalyaspor A.Ş başkanı Sinan Boztepe’nin yerel bir gazetede verdiği röportajda, kırmızı beyazlıların güncel borcunun, Ali Şafak Öztürk’ün alacakları düşülmüş hali ile 25 milyon Euro seviyesinde olduğunu belirtmişti.
Başkan Boztepe’nin açıklamasından sonra ise akıllara önceki başkan Sabri Gülel’in istifa ettiği gün, dönemin Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Boztepe’nin ve diğer yöneticilerin yer aldığı Whatsapp grubundan gönderildiği iddia edilen ve Mart 2023/ Eylül 2023 arası kapsayan Durum Karşılaştırma Tablosu geldi.
Yaklaşık 1400 satırdan oluştuğu iddia edilen Durum Karşılaştırma Tablosu’nda, Antalyaspor’un 13 Mart 2023 tarihinde 23 Milyon Euro’luk bir borcu bulunduğu ibaresi yer alırken; 30 Eylül 2023 tarihinde ise bu borcun 16 Milyon Euro’ya düşürüldüğü ifadelerinin yer aldığı iddia edildi.
Dönemin başkanı Gülel ve yöneticilerin verdikleri şahsi kefaretleri geri almalarının sonra oluşan mevcut tabloda kırmızı beyazlıların 6 ay içerisinde 6.8 Milyon Euro’luk bir borç azalması sağladığı kaydedilirken; geçtiğimiz günlerde Başkan Boztepe tarafından yapılan açıklama ise kafalarda soru işareti oluşturdu.
Kırmızı beyazlı taraftarlar ise ortaya atılan bu iddiaların ve kafalarda oluşan soru işaretlerinin; Mali Bilanço’ların kulüp resmi sitesinden yayınlanmasıyla ve Genel Kurul Üyeleri ile paylaşılmasıyla birlikte netlik kazanması gerektiğine vurgu yapıyor.

