Elmalı’nın yöresel mimarisinde çok görülen ahşap ve kerpiç kullanılarak yapılan, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde 17. yüzyılda “Hanım” isminde bir şahıs tarafından yaptırıldığı ibaresinin yer alması, caminin bu dönemlerde ibadete açık olduğunu göstermesine rağmen Caminin bugün sahip olduğu mimari özellikler dikkate alındığında 19. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiş olabileceği düşünülen, ilçedeki ahşap tavanlı cami ve mescitler arasında en önemlisi olan Kütük Cami Restorasyonu tamamlanıp ibadete açıldı.
Her ne kadar Camicedit Muhtarı Fatih Memiş Şen, sosyal medya hesabından, “Çok kıymetli mahalle halkımız ve çok değerli Elmalı halkımız. Antalya Valimize müracaatımız neticesinde Mahallemizde bulunan kütük camii yaklaşık iki yıldır tadilattaydı, restorasyon çalışmalarımız bitti ve yarın cuma namazı itibariyle ibadete açılacaktır” (Açıldı) paylaşımının sonunda “Ben Buradan hiçbir zaman bizden desteğini esirgemeyen Belediye Başkanı Halil Öztürk ve ekibine mahalle halkımız ve Şahsım adına teşekkür ederim “dese de, asıl teşekkürü hak eden Vakıflar Bölge Müdürlüğü olsa gerek.
Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü 13 Ağustos 2018 tarihinde Abdal Musa Türbesi restorasyonu ve çevre düzenlemesi, Kütük Cami ile Toklular Camii’nin de restorasyonunu da ihaleye çıkartırken, ihaleyi STC Restorasyon Yapı Endüstrisi A.Ş kazandı. İlgili firmaya yer teslimi yapılıp sözleşme imzalanırken, ilk etapta Abdal Musa Türbesi restorasyonu ve çevre düzenlemesi tamamlandı, ardından da Kütük Cami restorasyonu tamamlanarak ibadete açıldı. Kütük camii,Toklular Mescidi ve Abdal Musa Türbesi restorasyonları için 2018-2021 yılları arasında 4 milyon 468 bin 887 lira harcandı.
Halk Ekmek fabrikası açmak tek çözüm mü ?
Ne yazık ki ekmek yerel siyasetçinin bir numaralı gündemi oldu. Büyükşehir Belediyesi halk ekmek fabrikası açmak için kolları sıvarken, Elmalı Belediyesi yönetiminin de gündeminde halk ekmek fabrikası bulunuyor. Peki olaya fırıncılar ve bakkallar açısından bakılıyor mu ? Fırınlardan doğrudan temin yoluyla ekmek alınması neden düşünülmüyor ? Böyle bir durumda kafadan Büyükşehirin ayda 20 bin lira az ödemesi mümkünken, ihtiyaç sahiplerine ekmeğin bedava verilmesi düşüncesi neden değerlendirilmiyor?
Siyasetçinin deyimiyle halk ekmek fabrikası kurarak zararına vatandaşa ucuz ekmek satmanın artık yerel siyasetçinin bir seçim aracı olduğunu düşünüyorum. Evet, dar gelirli vatandaşın en önemli giderlerinden biri ekmek. Hele hele bazı evlere günde 5-10 ekmeğin girdiğini düşünürseniz, bir ailenin günlük Antalya merkezde ekmeğe ödediği paranın tutarı 15-30 lira arasında değişiyor. Bu rakamları 30’la çarparsanız ortaya da astronomik bir rakam çıkıyor, bu gerçek..
Ama....
Olaya birde fırıncılar açısından bakmak lazım.. Bu açıdan da sağlıklı bir değerlendirme yapmak gerekli. Sonuçta, fırıncı daha az ekmek üretmek zorunda kalacak. Bu da maliyeti dolaylı da olsa arttıracak. Belediyelerin halk ekmek fabrikası kurmasından sadece fırıncılar etkilenmeyecek, yok olma tehditi ile karşı karşıya olan, sayıları her geçen gün daha da azalan bakkalların da en önemli satış kalemini oluşturan ekmek satışları azalacak.
Bu işin, yani ekmek fabrikası kurmanın bir maliyeti var. Mesela büyükşehir Belediyesi’nin kuracağı ekmek fabrikası için 1000 metrekarelik bir yere aylık 20 bin lira kira ödemesi sözkonusu.
Aylık 20 bin lira para az bir para değil. Büyükşehir kendisine ait bir arsaya 1000 metrekare kapalı alan yaptırsa daha kazançlı olmaz mı ? bu da ayrı bir konu...
Yani, fırın ya da siyasetçinin ifadesiyle halk ekmek fabrikası kurmak için araç-ekipmana ihtiyaç var. Bunlar içinde ciddi bir para harcanması gerekiyor. Yeni büfeler yapılacak, maliyet. İşin dağıtım maliyeti var. Elektrik parası var, unu var...
İşçiliği saymıyorum çünkü belediyelerin fırın ya da halk ekmek fabrikası kurmalarının tek güzel yanı, istihdam yaratması.
Belediyeler fırın ya da halk ekmek fabrikaları kurana kadar, fırınlardan ekmek alsa ve bunları ihtiyaç sahiplerine ucuza değil, bedavaya verse daha uygun olmaz mı ?
İhaleye de gerek olduğunu sanmıyorum, doğrudan temin yoluyla da alabilirsin. 15 günlük, ya da 1 aylık periyodikler halinde bu alım ihaleleri tekrarlanırsa, fırıncıda artan fiyatlardan etkilenmez. Şu anda fırında ekmek fiyatı 3 TL ise, maliyetinin çok az üzerine bir rakamla ürettiği ekmeği verecek fırıncı mutlaka çıkar. Kaldı ki, daha fazla ekmek üretmek demek maliyetinde az da olsa aşağıya çekilmesi demektir, bu da fırıncının işine gelir.
Bu konuda bin düşünüp, bir karar vermek en doğrusudur. Madalyonun sadece bir yüzüne bakmamak gerekli. * Erkin ÖZGÜNSÜR
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.02.02 08:09:24
Son Düzenlenme Tarihi :
2 aylık hamile eşini öldüren kocaya müebbet hapis cezası
(İHA) - Isparta'da 2 aylık hamile eşini tabanca ile öldürüp, kayınvalidesini yaraladığı gerekçesiyle tutuklu yargılanan Ayhan Yılmaz’a müebbet hapis cezası verildi.
Hakkında 'tasarlayarak eşini öldürme', 'kasten öldürmeye teşebbüs', 'konut dokunulmazlığını ihlal' ve 'ateşli silah taşıma kanuna muhalefet' suçlarından ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle tutuklu yargılanan Ayhan Yılmaz Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinde Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEBGİS) ile hakim karşısına çıktı. Duruşmaya Rabia Yılmaz’ın annesi Ayfer Aydınlı ve taraf avukatları katıldı.
Duruşmada mahkeme başkanı esas hakkında savcı mütalaasını okudu. Mütalaa sonrası Rabia Yılmaz’ın annesi Ayfer Aydınlı “Mütalaaya katılıyorum. Cezalandırılmasını istiyorum” dedi. Mahkeme başkanı tarafından savcılık mütalaası hakkında savunmasını yapması için sanık Ayhan Yılmaz’a söz verildi. Sanık Yılmaz “Olaydan bin pişmanım. Kolluk kuvvetlerine zaten kendim teslim oldum. Gerekli olan hükümler uygulansın. Diyecek bir şey yok son söz mahkemenin” dedi.
Mahkeme heyeti sanık Ayhan Yılmaz hakkında “kadın olan eşe karşı öldürme” suçundan müebbet hapis cezası, Ayfer Aydınlı’ya yönelik “Kadın olan kadına karşı” öldürmeye teşebbüsten 13 yıl hapis cezası, “konut dokunulmazlığı” ihlalinden dolayı 1 yıl ve “ruhsatsız silah bulundurmaktan ve taşımaktan” dolayı 1 yıl hapis cezası verdi.
Mahkeme sonrası açıklama yapan avukat Erol Taslak, “Kadın cinayetlerinin her geçen yıl arttığı toplumumuzda vicdanları rahatlatan adalete olan güveni sağlayan bir karardı sanık hakkında herhangi bir indirim sebebi uygulanmadı iddia edildiği gibi cezanın azaltılmasını gerektiren haksız tahrik indirimlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildi. Dosya bu haliyle verilen cezalardan dolayı otomatik olarak taraflar temiz ve istinafa gitmese bile mutlaka istinaf ve temiz yolu gözükecek karar bizim tarafımızdan memnuniyetle karşılandı Türk adaletine güven bir kez daha tazelendi” dedi.
Olay, 21 Haziran 2022 tarihinde saat 23.30 sırasında, Hızırbey Mahallesi 111'inci Cadde'deki 3 katlı apartmanın 3. katında meydana geldi. İnşaat işçisi 40 yaşındaki Ayhan Yılmaz, eşi 2 aylık hamile Rabia Yılmaz'ın annesinin evine geldi. İddiaya göre, çift arasında henüz bilinmeyen nedenle çıkan tartışmanın ardından Ayhan Yılmaz, yanında getirdiği tabancayla Rabia Yılmaz'a ateş edip olay yerinden kaçtı. Silah sesini duyan çevredekilerin ihbarıyla eve polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibi Rabia Yılmaz ve karnındaki bebeğinin yaşamını yitirdiğini belirledi. Olay sırasında evde bulunan ve başını sıyıran kurşun nedeniyle hafif yaralanan Rabia Yılmaz'ın annesi Ayfer Aydınlı ise hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildi.Katil zanlısı koca ise yakalanarak gözaltına alındı.

