SON DAKİKA
header-ad

Düşük tonajlı kamyonetlerin kantara girme zorunluluğu kaldırıldı

Haluk başkan dile getirdi, Ethem başkan çözdü

    Ak Parti Elmalı İlçe Başkanı Haluk Altunkaya’nın  uzunca bir süredir gündeminde olan ve takibinde bulunan Elmalı’da özellikle üreticinin tepkisine neden olan ve adeta bir kanayan yaraya dönüşen düşük tonajlı kamyonetlerin kantara girme zorunluluğu, İl Başkanı Ethem Taş’ın Antalya ve Ankara bazında ilgili kurum ve bakanlıklar nezdinde yaptığı çalışmalarla çözümlendi ve bu araçların Antalya’da kantara girme zorunluluğu kaldırıldı.
    Konu ile ilgili olarak Toros Gazetesi’ne bir açıklama yapan Ak Parti Elmalı İlçe Başkanı Haluk Altunkaya, yetiştirdiği sebze ve meyvaları kendi araçlarıyla Antalya’ya getirmek isteyen üreticilerin artık Antalya- Korkuteli karayolunda yeni açılacak olan Bayatbademleri mevkiindeki Karayolları Denetim İstasyonu başta olmak üzere kantara girmeyeceklerini kaydederek, “Karayolları Genel Müdürlüğü, Karayolları 13. Şube Müdürlüğü’ne bir yazı göndererek azami yüklü ağırlığı 3.500 Kg. ve altında olan kamyonet, panelvan vb. olarak tescil edilmiş araçların ağırlık ve boyut kontrolüne zorunlu girişten muaf tutulması, Karayolları Denetim İstasyonları öncesinde araçların istasyonlara yönlendirilmesi için konulmuş olan düşey trafik işaretlemelerinde bulunan kamyonet figürlerinin kaldırılması ve denetimlerin yeni karar doğrultusunda yapılması talimatını vermiştir. Bir yıldır bu kararın alınması konusunda mücadele vermekteyim. Ve alınan bu yeni kararda üreticimizi bu konuda rahatlatmıştır. Ben, bize yardımcı olan ve kararın alınmasını sağlayan İl Başkanımız İbrahim Ethem Taş başta olmak üzere Ak Parti Antalya milletvekillerimize şahsım ve Elmalılı üreticilerimiz adına çok teşekkür ederim.”


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.04.21 22:18:16
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali 22 Eylül’de başlıyor

Mersin’de bu yıl, ’Dayanışma, iyileşme ve aydınlanma’ temasıyla 22-24 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek 21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali tanıtım programında konuşan Festival Yürütme Kurulu Başkanı Nuran Kurtuluş, “Ana hedefimiz, ‘müzik, insanlığın uluslararası dilidir’ ilkesinden yola çıkarak kentimiz, bölgemiz, ülkemiz ve tüm insanlığın, evrensel müzikle buluşmasını sağlamaktır” dedi.
21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali için geri sayım başladı. ’Dayanışma, iyileşme ve aydınlanma’ temasıyla bu yıl 22-24 Eylül 2023 tarihleri arasında düzenlenecek festivalin tanıtım programı, bir otelde gerçekleştirilen toplantıyla açıklandı. Genç yetenek Ecmel Neva Bildik’in keman dinletisinin ardından programın tanıtımını yapan 21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali Sanat Kurulu üyesi Caner Akgün, 7 etkinliğin 3 gün boyunca süreceğini ifade etti. Akgün, “Bir şehri sanatla diri tutmanın en önemli faktörü sağlam kent kimliğinin oluşmasıdır. Bu yıl ’Festival Kent Ödülü’, şüphesiz Mersin’in bilinirliğine katma değer sağlayan, kentimizin sanatla anılmasında her daim ışığımız olan, kıymetli büyüğümüz Selma Yağcı’ya verilecektir” dedi.
Akugün, ’Festival Sanat Ödülü’nün ise 20 yılı aşkın bir süre film müziği besteciliği yaparak aralarında ’Keşanlı Ali Destanı’, ’Yılanların Öcü’, ’Umutsuzlar’ gibi 50’yi aşkın Türk filminin müziğine imzasını atan, müzik felsefecisi Yalçın Tura’ya verileceğini belirtirken, ’Prof. Nevit Kodallı Genç Yetenek Ödülü’nün de henüz 4 yaşında sanat yaşamına adım atan Ecmel Neva Bildik’e verileceğini söyledi.
21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali Yönetim Kurulu Başkanı Nuran Kurtuluş da konuşmasında, cumhuriyetin 100. yılına vurgu yaparak, “Anadolu’da çok sesli müziğin fitilini ateşleyen Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını şükran ve özlemle anıyoruz. Mersin Uluslararası Müzik Festivali’nin ana hedefi, ‘müzik, insanlığın uluslararası dilidir’ ilkesinden yola çıkarak kentimiz, bölgemiz, ülkemiz ve tüm insanlığın, evrensel müzikle buluşmasını sağlamaktır” ifadelerini kullandı.
Geçen 21 yılda uluslararası sanat kurumları ile olan ilişkilerin gözle görülür bir şekilde artış gösterdiğini ve festivalde yer almak isteyen sanatçılardan da önemli başvurular alındığını kaydeden Kurtuluş, "Yakalanan bu ivme ile Mersin Uluslararası Müzik Festivali kültür ve sanat ortamında daha bilinir hale gelmiştir. Bizler bu sorumluluk bilinci ile 21.’sini düzenleyeceğimiz festivalimizde hepimizin hassasiyetini gözeterek yolumuza devam etmek istedik. Bu bağlamda katkı sunan herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum” diye konuştu.
Mersin Vali Vekili Alp Eren Yılmaz da festivalin kente hayırlı olmasını temenni ederek, “Biz ekonomide, tarımda, ticarette, turizmde atak yapmış marka şehirlerden biri haline geldik. Bunu kültür sanat ve sporda da aldığımız büyük başarılarla perçinleyip, gerçekten Türkiye’nin incisi olmak konumunda hızla ilerlediğimizi belirtmek istiyorum. Ciddi bir kültürel mirasa sahibiz. Çok ciddi adımlar atıyoruz. Böyle bir şehirde idarecilik yapmaktan gurur duyuyorum. 21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali’nde de emeği geçen herkesi tebrik ediyorum" dedi.
Konuşmaların ardından program, 21. Mersin Uluslararası Müzik Festivali’ne katkı sunanlara teşekkür belgesi verilmesiyle sona erdi. Festival, warner classic sanatçısı Lucienne Renaud Vary’nin açılış konseri ile perdelerini açacak. Genç yıldız, 22 Eylül saat 20.00’de Mersin Kültür Merkezinde sanatseverlerle bir araya gelecek.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.13 21:24:48
Son Düzenlenme Tarihi :





Türkiye’de sadece Antalya’da üretiliyor, yüzde 90 yurt dışına ihraç ediliyor

Antalya’da üretilen düğün çiçeği (ranunculus), başta Hollanda ve Almanya olmak üzere yüzde 90 yurt dışına ihraç ediliyor.
Örtü altı üretimde söz sahibi Antalya, kesme çiçek üretiminde de başı çekiyor. Antalya’nın Kundu ilçesinde 200 dekar alanda 7 farklı çeşit kesme çiçek üreten Yasin Başkurt, yıllık ortalama ürettikleri 10 milyon dal çiçeğin 9 milyon dalının ihraç edildiğini söyledi.
Düğün çiçeğinin (rananculus) üretiminin zor ve riskli olduğunu belirten Yasin Başkurt, Türkiye’de sadece Antalya’da üretildiğini belirterek şunları söyledi:
“Düğün çiçeği en zor üretilen tür. Çünkü sıcağı sevmiyor, soğuk da geç oluyor. Yola dayanıklı değil. Piyasada bilinmiyor. Türkiye’de sadece Antalya’da üretiliyor. En çok üretimi biz yapıyoruz. Riskli olduğu için kimse üretmek istemiyor.”

Kış çiçeği
Üretici Yasin Başkurt, “200 dekar alanda 20 yıldır çiçek üretiyoruz. 7 çeşit çiçek üretiyoruz. Ornis, ranakus, dianthus, grintirik, anemon, karanfil ve hüsnü yusuf. Şu an seramızda düğün çiçeği var. Kış çiçeğidir. Eylül ayında soğuk havada bir ay şokluyoruz. Orada filizleniyor. Ekim ayının başlarında da araziye dikiyoruz. 60 gün sonra hasat başlıyor ve bu dönemde de hasat bitiyor. Nisan ayının sonunda hasat tamamlanıyor” dedi.

Dekar başına 100 bin dal hasat
Yurt içinde düğün çiçeğinin tanınmadığını kaydeden Başkurt, “15 dekar alanda ektiğimiz düğün çiçeğinden dekar başına 100 bin dal hasat ettik. Yüzde 90 yurt dışına satışlar yapılıyor. Hollanda ve Almanya ihraç edilen ülkelerin başında geliyor. Ortalama 3-4 TL arasında satış yapılıyor. Yurt içinde İstanbul ve İzmir’e satış yapılıyor. Yurt içinde çok tanınmıyor ve çok özel bir çiçek olduğu için tanınmıyor. Karanfil ve papatyayı yurt içi daha çok tercih ediyor” diye konuştu.
Düğün çiçeğinde sezonun tamamlandığını ifade eden Başkurt, “Şu an ornis çiçeğinin hasadı başladı. Soğanlı bir çiçek. Bir ay boyunca susuz bir şekilde vazoda yaşayabiliyor. Sümbüle benziyor. Yurt dışına gidiyor. Pahalı bir çiçek. Yurt içinde bilinmiyor. 8-10 lira arasında ihraç ediliyor. Yıl içinde 10 milyon dal çiçek üretiyoruz. Yaklaşık 9 milyon dal çiçeği ihraç ediyoruz” şeklinde konuştu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.21 11:42:10
Son Düzenlenme Tarihi :