SON DAKİKA

OSB Başkanı Bahar'dan, SEKTÖR ÇÖKER uyarısı

Gübre üreticileri, Ticaret Bakanlığı tarafından getirilen ihracat yasağına isyan etti. Sanayiciler ihracat yasağının birçok firmayı iflasa sürükleyeceğini savunarak, kararın iptalini talep etti.

    Bir süre önce ihracatı kayda bağlı mallar listesine alınan gübre ve gübre hammaddeleri için bu kez doğrudan ihracat yasağı getiriliyor. İhracatçı birliklerine ve gümrüklere gönderilen yazıyla söz konusu ürünlerin ihracat işleminin kayda alınmayacağı bildirildi. Ticaret Bakanlığı’nın gübre ihracatını yasaklaması, sektörde infiale neden oldu. Gübre üreticilerialınan kararının birçok firmayı iflasın eşiğine getireceğini belirtti. Gübre üretiminde Türkiye’nin öncü firmalarının yer aldığı Antalya Organize Sanayi Bölgesi sanayicileri, sahaya sorulmadan, sektör temsilcileri ile istişare edilmeden masa başında alınan bu kararın, hem ülke ekonomisinde, hem ihracatta hem de istihdamda çok büyük kayıplar yaşanmasına neden olacağını aktardı.

SEKTÖR ÇÖKER

    Yasak kararını değerlendiren Antalya Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Ali Bahar, konunun önemini ‘Burada bir sektörün çöküşünden bahsediyoruz’ sözleri ile özetledi. Söz konusu yasak kararının fiyatları düşürmeyeceğini tam aksine bir artışa neden olacağına dikkat çeken Başkan Bahar, “Sektörün ihtiyacı olan toplam hammaddenin yüzde 95’i yurt dışından temin edilmektedir. Dolayısıyla ithalat yapmaya mecburuz. Bu ithalatını yaptığımız hammaddelerin fiyatları tüm dünya piyasalarında enerji, lojistik ve temel girdi fiyatlarına bağlı olarak yüzde 300 ile yüzde 500 arasında artmıştır. Ayrıca son zamanlarda döviz kurunda yaşanan yükselişler de gübre fiyatlarının artmasında önemli bir etken olmuştur. Yurtiçindeki gübre fiyatlarının artışının temel sebepleri bunlardır” dedi.

LİDERLİĞİ ALTIN TEPSİDE SUNUYORUZ

    İthal edilen ürünlerin ülkede işlenerek ihraç ediliyor olmasının, cari açığı kapatan önemli bir faktöre dönüştürüldüğünü anlatan Bahar, “Sektör yıllarca emek vererek hammaddesini tedarik ettiği Çin gibi çok zor bir pazara dahi ihracat yapar hale gelmişken, bu kazanımları yok etmek değil kendi ayağımıza, kafamıza kurşun sıkmakla eş değerdir. İspanya dünyada pazarlideri konumdayken, Türk gübre üreticileri son zamanda yaptığı çalışmalar ile Avrupa’daki firmalara rakip olmuşlardır. Yasak kararı ile liderliği yabancı firmalara altın tepsi içinde sunuyoruz. Bunun nedenini anlamak mümkün değildir” şeklinde konuştu.

SANAYİCİ BATSIN MI?

    Sektörün uzun uğraşlar sonucunda ihracat alanında büyük başarılara imza attığını aktaran Bahar, “Yıllarca çalışılıp yurt dışında yeni pazarlar yaratıldı. Devlet diyor ki ‘ihracat yapın, döviz kazandırıcı hizmetleri artırın’ benim sanayicim de bunu gerçekleştirmek için makinalar alıyor, istihdam sağlıyor, borçlanıyor, yeni yatırımlar yapıyor, tam ihracata başlıyor ve siz bunu yasaklıyorsunuz. Ne yapsın benim sanayicim, batsın mı? Böyle şey mi olur” diye sordu.

SANAYİCİ TAZMİNAT ÖDEMEK ZORUNDA KALACAK

    Şu an ihracat yapılan ülkelerde dikim zamanı olduğuna vurgu yapan Bahar, “Sanayicinin taahhüdü var, sanayici ön ödeme almış, sözleşme imzalamış, bunu sabahtan akşama iptal ederseniz benim sanayicim tazminat ödemek zorunda kalacak. Bu ülke ekonomisine zarardır, dolayısıyla hepimizin cebinden çıkacaktır. Sektörün kullandığı birçok emtia borsada işlem görmektedir. Bakır sülfat, çinko, mangan ve demir gibiemtiaların borsada fiyatı artıyorsa, diğer bir yandan da enerji ve lojistikte maliyetler artıyorsa, yurt dışından getirilen bu ürünler, nasıl daha ucuza temin edilebilir?Hiç kimse fiyatı sürekli artan bir ürünü daha ucuza satmaz. Bu ticaretin kanununa aykırıdır” ifadelerini kullandı.

TARIMDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

    İhracatın ülke tarımında sürdürülebilirliği sağladığını söyleyen Bahar, “Sanayici ihracattan sağladığı kaynak ile yurtiçinde çiftçimize vadeli verdiği ürünü sübvanse ediyor, yani tarımın sürdürülebilirliğini sağlıyor. İhracat olmazsa elindeki finansman gücünü kaybedecek, maliyet yükü artacak, bunu da çiftçiye yansıtmak zorunda kalacaktır. Ülkece, fiyat düşürmeye çalışırken tam aksine fiyatların artmasına neden olacak bir yanlışın eşiğindeyiz. Bu yasak uygulanırsa fiyatların artması kaçınılmazdır. Bu gerçekleşirse kapanan işletmeler olacak istihdamda zarar görecektir. Bu riski nasıl göze alıyorsunuz?” şeklinde konuştu.

GÜMRÜK VERGİSİ SIFIRLANSIN

    Konu hakkında çözüm önerilerini sıralayan Başkan Bahar, “Eğer bir yasak konulacaksa bu yasak katma değer sağlanmış ürünlere konmamalıdır. GTİP numaraları detaylandırılmalı, hammaddeler buradan ayrıştırılmalı, gerekirse Devletimiz ithal edilen hammaddelerin gümrük vergilerini belirli bir süreliğine sıfırlamalı, gelecekse sadece hammaddelerin ihracatına yasak getirilmelidir. Ancak hammaddeler katma değerli özel bir ürüne dönüştürülmüşse buna yasak getirilmesi büyük bir yanlış içermektedir.Çiftçinin yoğun olarak kullandığı taban gübrelerinin sübvanse edilmesi de bir başka çözüm odaklı hamle olacaktır.Ayrıca gübre üreten büyük tesislerin hammaddelerine sübvansiyon uygulanarak fiyat artışı önlenebilir. Bu kadar çeşitli GTİP numarası ile ihracat engeli dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Yabancı ülkeler hammaddeler üzerinden engellemeler ile kendilerine bir koruma kalkanı oluşturmaktadır. Rakip ülkelerin bir araya gelip bize yapamayacağı kötülüğü şu an biz kendi elimiz ile ülkemizin başına musallat ediyoruz” dedi.

HİSARCIKLIOĞLU İLE GÖRÜŞTÜLER

    Yasak kararının neden olacağı sorunları ve çözüm önerilerini bir rapor halinde, bir dizi programa katılmak için Antalya’ya gelen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı RifatHisarcıklıoğlu’na sunan Başkan Ali Bahar’a, Antalya OSB’de gübre üretimi yapan sanayiciler ile sektör temsilcileri de eşlik etti.Gübre Üreticileri İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği Başkanı Metin Güneş, Antalya OSB’de gübre üretimi yapan firmaların yönetim kurulu başkanları Osman Bahçe, Barış Büyükyörük, Hakan Pakalın, Harun Öztürk ve Sami Dilek, Başkan Ali Bahar ile birlikte alınan kararın firmalarda, sektörde, ekonomide ve Türk tarımında neden olacağı tahribat ile ilgili Hisarcıklıoğlu’na kapsamlı bilgiler verdi. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.10.21 09:35:17
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya’da 41 ayrı suçtan 24 yıl 5 ay hapis cezasıyla aranan firari yakalandı

Antalya’da 41 ayrı suç kaydı bulunan ve 24 yıl 5 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan firari şahıs, jandarma ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla, Antalya İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Döşe..

Antalya’da 41 ayrı suç kaydı bulunan ve 24 yıl 5 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan firari şahıs, jandarma ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla, Antalya İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Döşemealtı İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince nitelikli suçlardan uzun süredir aranan ve hakkında kesinleşmiş 24 yıl 5 ay hapis cezası bulunan şahıs, yapılan çalışmalar sonucunda kullandığı araç durdurularak yakalandı. Gözaltına alınan şahıs karakola götürüldü.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.06 13:40:06
Son Düzenlenme Tarihi :





ENFLASYONDA SINIRLI DÜŞÜŞ SÜRERKEN MALİYET BASKISI DEVAM EDİYOR

ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Haziran ayı enflasyon verilerini değerlendirerek, eğitim ve konut fiyatlarındaki artışların enflasyonu yukarı taşıdığını belirtti. Gıda fiyatlarındaki sakin seyirin manşet enflasyonu baskılasa da, üretici maliyetlerindeki yükselişin maliyet baskısını sürdürdüğünü vurguladı.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Haziran ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Haziran ayında tüketici fiyatlarının yüzde 1,17 oranında artış gösterdiğini dile getiren Başkan Hacısüleyman, “Yıllık TÜFE’nin yüzde 35,05 seviyesine gerileyerek sınırlı da olsa düşüş eğilimini sürdürdüğünü görüyoruz. Bu süreçte, eğitim ve konut kalemlerinde dikkat çekici artışlar yaşanırken, gıda grubunda fiyatların aylık bazda gerilemesi manşet enflasyonu baskılamıştır. Ancak üretici fiyatlarında gözlenen yüzde 2,46’lık artış, önümüzdeki dönemler için maliyet baskısının sürdüğünü göstermektedir” ifadelerini kullandı.

TÜFE ve Yİ-ÜFE’de Temkinli Yavaşlama Sürerken, Bazı Kalemlerdeki Katılık Dikkat Çekiyor
Haziran ayında tüketici fiyatlarının bir önceki aya göre yüzde 1,37 oranında artış gösterdiğini dile getiren Başkan Hacısüleyman, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Altı aylık kümülatif artış yüzde 16,67 olurken, yıllık enflasyon yüzde 35,05 seviyesine gerilemiştir. Yurt içi üretici fiyatlarında ise aylık artış yüzde 2,46 olurken, yıllık artış yüzde 24,45 olarak kaydedilmiştir. Yİ-ÜFE’nin Aralık 2024’e göre artışı ise yüzde 15,71 düzeyindedir. Bu tablo, üretim maliyetlerinde hala güçlü bir yukarı yönlü eğilimin devam ettiğini ortaya koymaktadır.”

Üretici Fiyatlarında Artış Sürüyor: Hizmet Girdileri ve Enerji Belirleyici Rolde
Sanayinin dört ana sektöründe yıllık bazda en yüksek artışın yüzde 61,04 ile ‘su temini’ sektöründe gerçekleştiğini vurgulayan Başkan Hacısüleyman, “Elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 28,25, madencilikte yüzde 25,66 ve imalatta yüzde 23,79 oranlarında yıllık artışlar dikkat çekmektedir. Ana sanayi grupları itibarıyla, ara mallarında yüzde 21,77, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 29,92, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 26,45, enerjide yüzde 24,15 ve sermaye mallarında yüzde 27,40 oranında yıllık artış kaydedildi. Bu durum, üretici fiyatlarındaki artışın sadece enerjiyle değil, geniş tabanlı bir maliyet yapısıyla ilişkilendiğini ortaya koymakta” diye konuştu.

Başkan Yusuf Hacısüleyman: “Enflasyonla Mücadelede Mali Disiplin Öncelikli”
Enflasyonun yapısal ve yapışkan bir karaktere sahip olduğunu belirten Başkan Yusuf Hacısüleyman, “Gıda fiyatlarındaki görece yatay seyir ve bazı kalemlerde gözlenen düşüşler kısa vadede olumlu bir tablo çizse de eğitim, konut ve ulaştırma gibi temel hizmet gruplarındaki fiyat artışları, enflasyonun dirençli yönünü göstermektedir” dedi. Enflasyonla mücadelenin sadece para politikasıyla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çeken Hacısüleyman, “Bu mücadele, eş zamanlı olarak mali disiplin, kamu harcamalarının etkinliği ve arz yönlü reformlarla desteklenmeli” ifadelerini kullandı. Haziran ayı enflasyon verilerinin, yılın ikinci yarısına girerken maliyet temelli baskıların sürdüğünü ortaya koyduğunu belirten Hacısüleyman, “Bazı temel hizmet kalemlerinde katılık sorunu devam ediyor. Bu nedenle enflasyonla mücadelede bütüncül bir yaklaşım şarttır” şeklinde konuştu.

Eğitim ve Konut Fiyatlarındaki Artış Enflasyona Yukarı Yönlü Katkı Verdi
Haziran ayında ana harcama grupları içinde en yüksek artış yüzde 4,48 ile “Eğitim” grubunda kaydedildiğini dile getiren Başkan Yusuf Hacısüleyman, “Bu kalemi yüzde 2,62 ile “Konut” ve yüzde 2,38 ile “Ulaştırma” grupları takip etti. Yıllık bazda ise yüzde 73,33 artışla “Eğitim”, yüzde 65,54 ile “Konut” ve yüzde 38,70 ile “Sağlık” grupları öne çıkarken, lokanta ve oteller grubunda da yüzde 35,59 yıllık artış yaşandı. Ters yönde ise “Gıda ve Alkolsüz İçecekler” ile “Giyim ve Ayakkabı” gruplarında aylık bazda yüzde 0,27 oranında düşüş kaydedildi. Bu iki grup, mevsimsel etkilerle manşet enflasyona sınırlı bir dengeleme katkısı sundu. Haziran ayında 143 temel başlıktan, 112’sinde artış yaşanırken, 5’inde değişim olmamış, 26 temel başlıkta ise düşüş gerçekleşti” diye konuştu. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.07.03 15:10:02
Son Düzenlenme Tarihi :