Kepez’de birçok güzel projeye imza atan ve belediye başkanlığı döneminde ilçeyi modern ve çağdaş bir şehir haline getiren Başkan Hakan Tütüncü, çalışmaları ile takdir topluyor. Ancak yapılan bu çalışmalar 5 Temmuz Kurtuluş Caddesi’nde olduğu gibi bazı sorulara da neden oluyor.
Kepez Belediyesi’nin sorumluluğunda olan Cezaevi kavşağından, Cezaevi’ne kadar olan 5 Temmuz Kurtuluş Caddesi’nin kuzey tarafında başlatılan kentsel dönüşüm çalışmaları devam ederken, sözkonusu caddede yapılan çalışmalar kapsamında adeta sil baştan yeniden ele alındı. Artacak olan araç trafiği dikkate alınarak gidiş ve geliş 2 olan şerit sayısını 4’e çıkarıldı, sıcak asfalt ile cadde kaplandı. Kaldırım, bisiklet yolu ve yeşillendirme çalışmalarının yapılmasıyla birlikte 5 Temmuz Kurutuluş Caddesi’ndeki çalışmalarda tamamlanmış olacak.
Çevresindeki fabrikayı, cezaevini ve 3 mahalleyi, Antalya Bulvarı’na bağlayan ve sıcak asfalt çalışması yapılan 1356 metrelik bölümde Hakan Tütüncü’nün resminin yeraldığı 16 tabela bulunurken, 36 adette resimsiz tabela olmak üzere 52 tabela ile ne anlatılmak istendiği merak edilirken, resimsiz tabelalarda Kepez Belediyesi- Asfalt çalışması- Hakan Tütüncü yazısı, resimli olanlarda ise başkanın resminin yanısıra Kepez Belediyesi- Yol Çalışması- ibaresi yer alıyor. * Erkin ÖZGÜNSÜR
Boş ardiye dükkanları değerlendirilsin
Boş ardiye dükkanları değerlendirilsin
Hanönü ve Demircilik Projeleri ile ilçenin bu bölgesine sadece tarihi bir kimlik kazandırmakla kalmayan Elmalı Belediyesi, bu bölgede ticaretin de canlanabilmesi için üzerine düşen görevi yerine getirmiş oldu. Her ne kadar cephe giydirmesi yapılan bölgede, özellikle Demircilik İçi’nde bazı dükkanların kullanılmadığı ve dolayısıyla ticari yaşamın bölgede daha da canlanmasına ciddi engel teşkil ettiği gözleniyor.
Kapalı Pazar Yeri’nde üst tarafta değerlendirilmeyen ardiyelerinde değerlendirilmesini ve bu bölgenin de ilçe ekonomisine katkı sunar hale getirilmesini öneren bazı vatandaşlar ise bu ardiyelerin gerekirse ücretsiz tahsis edilmesini önerdiler.
Elmalı merkezdeki ticari hareketliliğin ilçenin genelinde yayılması için bu konuda yapılacak çalışmalar arasında ardiye dükkanlarının da değerlendirilmesinin bulunduğunu kaydeden sözkonusu vatandaşlar, “Burası köylülere tahsis edilebilir. İsteyen gelsin tezgah açsın, isteyen el emeği göz nuru ürünlerini satsın. Belki ilk başlarda bir hareketlilik olmaz ama ilerleyen süreçte burası ilçenin en hareketli noktası olabilir. Biraz tanıtım bile o bölgeye insan sirkülasyonuna yeter ” dediler.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2018.11.24 08:48:15
Son Düzenlenme Tarihi :
Anadolu propolisi üreticisi kadın girişimci Samancı’ya inovasyon ödülü
Sürdürülebilirliğe katkılarıyla tanınan kadın girişimci Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, geliştirdiği patentli ve TÜBİTAK ödüllü özütleme teknolojisi ile Türkiye’de ilk kez üretimini gerçekleştirdiği patentli saf Anadolu propolisi ile "Gıdada İnovasyon" kategorisinde ödüle layık görüldü.
Türkiye..
Sürdürülebilirliğe katkılarıyla tanınan kadın girişimci Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, geliştirdiği patentli ve TÜBİTAK ödüllü özütleme teknolojisi ile Türkiye’de ilk kez üretimini gerçekleştirdiği patentli saf Anadolu propolisi ile "Gıdada İnovasyon" kategorisinde ödüle layık görüldü.
Türkiye’de ilk kez uygulamaya geçirdiği “Sözleşmeli Arıcılık” modeliyle, yine Türkiye’de ilk kez propolisin üretimini gerçekleştiren BEE’O Propolis Kurucusu ve Genel Müdürü Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, TÜBİTAK’tan inovasyon ödüllü ve patentli özütleme teknolojisi ile ürettiği Suda Çözünebilir Propolis Damla ile Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından düzenlenen Sürdürülebilir Gıda Ödülleri’nde inovasyon ödülüne layık görüldü.
6 farklı kategoride 14 proje ödüle layık görüldü
Sürdürülebilir Gıda Ödülleri’nde 6 farklı kategoride 14 proje ödüle layık görüldü. "Gıda Atık Yönetimi,", "Sürdürülebilir Gıda Tedarik Zinciri", "Sürdürülebilir Gıda İçin İş Birliği", "Sürdürülebilir Gıda İletişimi", "Gıdada İnovasyon" ve "Sürdürülebilir Gıda Ambalajı" olmak üzere çeşitli kategorilerdeki yarışmada büyük ölçekli firmalar, KOBİ’ler, start-up’lar ve belediyeler kıyasıya yarıştı. Projeler, alanında uzman akademisyenler ve lider isimlerden oluşan jüri heyeti tarafından yapılan uzun süreli değerlendirmeler sonucunda seçildi.
Samancı, ödül töreninde yaptığı konuşmada, propolisin, arıların bitki tomurcukları ve ağaç kabuklarından topladığı doğal bir arı ürünü olduğunu ancak insan vücudu tarafından ham haliyle tüketilemediğini belirtti. Bu nedenle, alanında uzman gıda mühendisleri tarafından doğru bir özütleme yöntemiyle propolisin özütlenmesinin gerekliliğine vurgu yaptı. Dr. Samancı, Türkiye’de üretilmeyen propolisi geliştirdikleri patentli ve ödüllü özütleme teknolojisiyle özütleyerek ilk kez ürettiklerini, özütleme işleminin ardından Anadolu coğrafyasından elde ettikleri fenolik ve flavonoid miktarı standardize edilmiş “Anadolu propolisi”nin patentini aldıklarını belirtti.
En az 15 farklı fenolik ve flavonoid bileşen içeren patentli saf Anadolu propolisi özütünün, içeriğindeki fenolik ve flavonoidlerin çeşitliliği sayesinde faydalı etkilerinden yararlanılabildiğine dikkat çeken Dr. Samancı, Anadolu coğrafyasının endemik bitki örtüsü çeşitliliği sayesinde en yüksek miktarda fenolik ve flavonoid bileşimine sahip propolisin elde edilmesine imkan sağlayan eşsiz bir coğrafya olduğunu dile getirdi.
Sözleşmeli arıcılık modeliyle sürdürülebilirliğe katkı sunuyor
Gıda Yüksek Mühendisi Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı ayrıca, Anadolu propolisinin etkinliğini tüm dünyaya duyurmak üzere literatüre pek çok klinik çalışma kazandırdıklarını ve bu alanda yaptıkları çalışmalarla 70’ten fazla ödüle layık görüldüklerinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.
"Yüzde 100 doğal güneş kremleri ile sürdürülebilir deniz yaşamına katkı"
Elif Tanuğur Samancı, geliştirdiği non-nano mineral çinko ve patentli saf Anadolu propolis içeren güneş kremlerinin, yüzde 100 doğal olduğunu belirtti ve böylelikle sürdürülebilir deniz yaşamına katkı sağladığını söyledi.
Dr. Samancı, “Her yıl kimyasal içeren güneş kremleri nedeniyle tonlarca kimyasalın denizlere karıştığı ve bu kimyasalların mercan resiflerine zarar verdiğine yönelik bilimsel veriler mevcut. Deniz yaşamına zarar vermeden güneşten korunmak için uzman önerileri, non-nano mineral çinkonun tercih edilmesi yönünde. Biz de, non-nano mineral çinko ve Anadolu propolisi kullanarak geliştirdiğimiz yüzde 100 doğal güneş koruyucu krem formülasyonları ile bu farkındalığa katkı sağlamayı amaçladık” dedi.
"Propolisten ayrıştırılan balmumu, atık olmaktan kurtuluyor"
“Sıfır Atık” mottosuyla hareket ettiklerine dikkat çeken Samancı, propolisin ekstraksiyonu sonucunda ayrılan balmumunun, dermokozmetik ürün formüllerinde değerlendirilmesini sağladıklarını ifade ederek, "Böylelikle, propolisin değerli fenolik ve flavonoid bileşimi sayesinde saymakla bitmeyen faydalarından yararlanabilmek için gerçekleştirilen ekstraksiyon yani özütleme işlemi sonucunda ayrıştırılan balmumu, atık olmaktan kurtuluyor. Cildin nemi çekmesine ve tutmasına yardımcı olabilen ve genellikle cilt bakım ürünlerinin formüllerinde bu amaçla kullanılan balmumu; yoğun bakım kremi, dudak koruyucular, yaşlanma ve kırışıklık karşıtı yüz bakım kremi gibi birçok üründe kullanılarak değerlendiriliyor" açıklamasında bulundu.
Türkiye’de ilk kez uygulamaya geçirdiği “Sözleşmeli Arıcılık” modeliyle, yine Türkiye’de ilk kez propolisin üretimini gerçekleştiren BEE’O Propolis Kurucusu ve Genel Müdürü Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, TÜBİTAK’tan inovasyon ödüllü ve patentli özütleme teknolojisi ile ürettiği Suda Çözünebilir Propolis Damla ile Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından düzenlenen Sürdürülebilir Gıda Ödülleri’nde inovasyon ödülüne layık görüldü.
6 farklı kategoride 14 proje ödüle layık görüldü
Sürdürülebilir Gıda Ödülleri’nde 6 farklı kategoride 14 proje ödüle layık görüldü. "Gıda Atık Yönetimi,", "Sürdürülebilir Gıda Tedarik Zinciri", "Sürdürülebilir Gıda İçin İş Birliği", "Sürdürülebilir Gıda İletişimi", "Gıdada İnovasyon" ve "Sürdürülebilir Gıda Ambalajı" olmak üzere çeşitli kategorilerdeki yarışmada büyük ölçekli firmalar, KOBİ’ler, start-up’lar ve belediyeler kıyasıya yarıştı. Projeler, alanında uzman akademisyenler ve lider isimlerden oluşan jüri heyeti tarafından yapılan uzun süreli değerlendirmeler sonucunda seçildi.
Samancı, ödül töreninde yaptığı konuşmada, propolisin, arıların bitki tomurcukları ve ağaç kabuklarından topladığı doğal bir arı ürünü olduğunu ancak insan vücudu tarafından ham haliyle tüketilemediğini belirtti. Bu nedenle, alanında uzman gıda mühendisleri tarafından doğru bir özütleme yöntemiyle propolisin özütlenmesinin gerekliliğine vurgu yaptı. Dr. Samancı, Türkiye’de üretilmeyen propolisi geliştirdikleri patentli ve ödüllü özütleme teknolojisiyle özütleyerek ilk kez ürettiklerini, özütleme işleminin ardından Anadolu coğrafyasından elde ettikleri fenolik ve flavonoid miktarı standardize edilmiş “Anadolu propolisi”nin patentini aldıklarını belirtti.
En az 15 farklı fenolik ve flavonoid bileşen içeren patentli saf Anadolu propolisi özütünün, içeriğindeki fenolik ve flavonoidlerin çeşitliliği sayesinde faydalı etkilerinden yararlanılabildiğine dikkat çeken Dr. Samancı, Anadolu coğrafyasının endemik bitki örtüsü çeşitliliği sayesinde en yüksek miktarda fenolik ve flavonoid bileşimine sahip propolisin elde edilmesine imkan sağlayan eşsiz bir coğrafya olduğunu dile getirdi.
Sözleşmeli arıcılık modeliyle sürdürülebilirliğe katkı sunuyor
Gıda Yüksek Mühendisi Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı ayrıca, Anadolu propolisinin etkinliğini tüm dünyaya duyurmak üzere literatüre pek çok klinik çalışma kazandırdıklarını ve bu alanda yaptıkları çalışmalarla 70’ten fazla ödüle layık görüldüklerinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.
"Yüzde 100 doğal güneş kremleri ile sürdürülebilir deniz yaşamına katkı"
Elif Tanuğur Samancı, geliştirdiği non-nano mineral çinko ve patentli saf Anadolu propolis içeren güneş kremlerinin, yüzde 100 doğal olduğunu belirtti ve böylelikle sürdürülebilir deniz yaşamına katkı sağladığını söyledi.
Dr. Samancı, “Her yıl kimyasal içeren güneş kremleri nedeniyle tonlarca kimyasalın denizlere karıştığı ve bu kimyasalların mercan resiflerine zarar verdiğine yönelik bilimsel veriler mevcut. Deniz yaşamına zarar vermeden güneşten korunmak için uzman önerileri, non-nano mineral çinkonun tercih edilmesi yönünde. Biz de, non-nano mineral çinko ve Anadolu propolisi kullanarak geliştirdiğimiz yüzde 100 doğal güneş koruyucu krem formülasyonları ile bu farkındalığa katkı sağlamayı amaçladık” dedi.
"Propolisten ayrıştırılan balmumu, atık olmaktan kurtuluyor"
“Sıfır Atık” mottosuyla hareket ettiklerine dikkat çeken Samancı, propolisin ekstraksiyonu sonucunda ayrılan balmumunun, dermokozmetik ürün formüllerinde değerlendirilmesini sağladıklarını ifade ederek, "Böylelikle, propolisin değerli fenolik ve flavonoid bileşimi sayesinde saymakla bitmeyen faydalarından yararlanabilmek için gerçekleştirilen ekstraksiyon yani özütleme işlemi sonucunda ayrıştırılan balmumu, atık olmaktan kurtuluyor. Cildin nemi çekmesine ve tutmasına yardımcı olabilen ve genellikle cilt bakım ürünlerinin formüllerinde bu amaçla kullanılan balmumu; yoğun bakım kremi, dudak koruyucular, yaşlanma ve kırışıklık karşıtı yüz bakım kremi gibi birçok üründe kullanılarak değerlendiriliyor" açıklamasında bulundu.

