SON DAKİKA

logo

Kalorifer yakıtı satın alınacaktır

20 TON (20.000 KG) KALORİFER YAKITI SATIN ALINACAKTIR (Antalya PTT Başmüdürlüğünden) PTT’nin ihtiyacı için 20 TON (20.000 kg) kalorifer yakıtı alımı açık ihale usulü ile ihale edilecektir.

 Basın İlan Kurumu’nun ilan portalı ilan.gov.tr’de yer alan ilana göre İhale 11.11.2021 - 14:00'da Antalya PTT Başmüdürlüğü Deniz Mah. Güllük Cad. No:5 Kat:7 Küçük Toplantı Salonu Muratpaşa /ANTALYA adresinde yapılacaktır. *detaylar için TIKLAYIN



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.10.28 20:35:54
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






"ANLAYIŞI VE ZİHNİYETİ DEĞİŞTİRMEKTEN BAŞKA ÇARE YOKTUR"

Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, Gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Düzen, “Milyonlarca vatandaşımız her gün derinleşen problemlerle karşı karşıya kalırken iktidar partisinin yaptığı gibi tatil amacıyla 1 Ekim tarihini bekleyecek değiliz!” dedi
Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, Gündemle ilgili açıklamalarda bulundu.
Düzen, Siyasette konfor arayanlardan hiç olmadık! Siyaseti bugüne kadar para, makam ve şöhret için yapanlardan olmadık, olmaya da asla niyetimiz yok diyerek; “Siyaseti inandığımız değerler çerçevesinde yapma gayreti içindeyiz. Şimdiye kadar milletin derdine derman olmak, ülkemizin problemlerine çözüm üretmek için siyaset yaptık. Bundan sonra da böyle yapmaya devam edeceğiz” diye ifade etti
Düzen, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Milyonlarca vatandaşımız her gün derinleşen problemlerle karşı karşıya kalırken iktidar partisinin yaptığı gibi tatil amacıyla 1 Ekim tarihini bekleyecek değiliz!... 7 bin 500 lira maaşla geçinmeye çalışan yüz binlerce emeklimize; “ne yapalım biraz daha bekleyin de Meclis açılsın, sonra bakarız.” deme lüksümüz yok. Kimsenin de yok. “Geçinemiyorum, ayın sonunu artık getiremiyorum” diye haykıran çiftçimize, üreticimize, işçimize, memurumuza, esnafımıza “yıl sonu gelsin de yeni bir düzenleme yapılır.” demekten de denilmesinden de hayâ ederiz! 
Gün, bugündür! Her ne kadar Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Meclis aritmetiği muhalefet partilerinin ve TBMM’nin etkinliğini kısıtlamış olsa da; biz üzerimize düşen sorumlulukları hakkıyla yerine getirme gayreti içinde olacağız.”
ANLAYIŞI VE ZİHNİYETİ DEĞİŞTİRMEKTEN BAŞKA ÇARE YOKTUR
Düzen, açıklamasını şöyle devam ettirdi: “Son 5 yıldır hiçbir öngörüsü tutmayan, sürekli olarak öngörülerini revize eden, etmek zorunda kalan iktidar, ekonomide ferahlama için şimdilerde 1,5 yıl sonrasını, yani 2025 yılı ortalarını işaret etmeye başladı. Başkanlık sistemi gelecek ve havalanıp “uçacaktık”; ancak her geçen gün irtifa kaybettik, kaybetmeye de devam ediyoruz. “2023’te şahlanışa geçecektik”; 2023 adeta “ekonomik bunalım” yılı oldu! Geçen hafta da belirttiğimiz gibi milletimiz önünü göremediği bir “belirsizlik ortamı”na sürüklendi. 14 ve 28 Mayıs seçimlerinin ardından “enflasyon canavarı” zapt edilemez hale geldi ve 2,5 ayda milletimizin boynunu büktü, belini doğrultamaz duruma getirdi. Şimdi Yerel Seçimler yaklaşıyor; buradan halkımıza bir uyarıda bulunmak istiyoruz: İktidarın seçim öncesi söyledikleri konusunda dikkatli olun. İkinci kez kanmamanızı salık veririz.
Seçim sonrası yaşananlar ortada. Aslına bakılırsa, şimdi yaşadıklarımız Mart 2024’te yapılacak Mahalli seçimlerinin ardından yaşanacakların sadece kısa bir özeti gibi görünmektedir. Bugün, dünü nasıl arar hale gelmişsek, bu anlayış ve politikalar devam ettiği sürece yarın da bugünleri arar hale gelebiliriz. Sn. Erdoğan çok doğru söylemiştir: “bu kötü gidişata son vermek için” anlayışı ve zihniyeti değiştirmekten başka çare yoktur!
İSİMLERİ DEĞİL POLİTİKALARI SİL BAŞTAN DEĞİŞTİRMEK ŞARTTIR
İsimleri değiştirmek değil politikaları sil baştan değiştirmek gerektiğini belirten Düzen, Bu olmadığı takdirde, Ahmet gitmiş Mehmet gelmiş; hiçbir önemi yoktur ve defalarca görülmüştür ki bunun bir faydası olmuyor diye belirterek; “Borç-faiz-borç sarmalından çıkaracak somut adımlar atılmadığı takdirde, dün IMF’den bugün de başkalarından borç dilenmeye devam edilecektir. Sadece borçlu olduğun yer değişir, borçluluk hali ise değişmez. Hem de nesiller boyu devam eder. Adına dün başka bir şey dersin, bugün Kur Korumalı Mevduat dersin; milletin alın terini bir avuç insana faiz olarak aktarırsın. İsminin ne olduğunun önemi mi var? Çiftçimizin toprağa döktüğü alın terinin hakkını birkaç büyük şirkete aktarmaya devam ettiğin sürece; bankanın adı Ziraat olsa ne olur, olmasa ne olur? Asgari ücretli, zamlı maaşını daha eline almadan açlık sınırının altında kalıyorsa; asgari ücret 8500 lira olsa ne olur, 11 bin 400 lira olsa ne olur?”
KİRACILAR İLE EV SAHİPLERİNİ BİRBİRİNE DÜŞMAN EDİYOR
Düzen, açıklamasında şunları konuştu: “Kira fiyatlarına kalıcı çözüm bulmadığın takdirde, sözde %25 sınırı getirerek sadece kiracılar ile ev sahiplerini birbirine düşman etmiş olursun. O kadar. Çiftçiyi, besiciyi, üreticiyi desteklemediğin sürece; yaz günü meyve-sebze fiyatları 30-40 liranın altına düşmez!  Türkiye gibi bir ülkede, “Yaz geldi ama daha bir karpuz alıp da yiyemedik.” diyen binlerce vatandaşımızı, bir dilim karpuza imrenir hale getirmiş olursun.
Bu cümlenin ne kadar ağır olduğunun farkındayım. Evet, bu cümlenin ağırlığı bir iktidarı sarsmaya, kendine getirmeye yeter de artar bile; ama hisler mefluç hale gelmişse yapılacak fazla bir şey yoktur. Bir annenin “Çocuğumu parka götürüyorum, dondurma istiyor alamadan geri dönüyorum.” cümlesi, iktidarda bulunanların uykusunu kaçırtacak ağırlıkta bir cümledir; ama nedense daha fazla, daha derin uyumayı tercih ediyorlar. “Kaç senedir tatile gidemiyoruz” diyen on binlerce ailenin olduğu bir ülkede “Meclis de tatil yapmasın, problemlerimize çözüm üretsin” beklentisi karşısında iktidar blokunun milletvekilleri ne hissediyorlar, ne düşünüyorlar doğrusu merak ediyoruz.”
MECLİS’TE KAÇSANIZ PAZARDA YAKALAYACAĞIZ
Meclis, millet iradesinin tecelligâhıdır. Bu zorlu dönemlerde Meclis’i tatile sokmak kabul edilebilir bir şey değildir diye vurgulayan Düzen, açıklamasını şöyle devam ettirdi: “TBMM tatili bırakıp bir an evvel toplanmalı ve Birinci Meclis ruhuyla çalışmalıdır. Milletimizin gözü üzerinizdedir. Bunca sıkıntıdan gözü açılan milletimizin gözünden kaçamayacaksınız! Milletimiz, kendisini mahkûm ettiğiniz yoksulluğun hesabını gün gelecek soracaktır Bir dönem IMF’nin acı reçeteleri meşhurdu. Şimdi ise AKP’nin acı reçeteleri. IMF ve AKP reçeteleri aynı anlama gelecek şekilde nitelik bakımından özdeşleşti. Bakmayın siz, “IMF’ye olan borcu bitirdik, hatta biz IMF’ye borç veriyoruz” edebiyatı yaptıklarına…
Hepsi boş! Hepsi masal! İnanın bu iktidarın reçeteleri, IMF’in reçetelerinden de beter. IMF’den eksiklikleri yok, fazlaları var! Şundan emin olabilirsiniz: IMF gelse, bu kadarını bizden isteyemezdi! İstemesine isterdi de bu kadarı aklına gelmezdi. 
Hep birlikte hatırlayalım; ne vardı IMF reçetelerinde? “Üç şeyi artıracaksın”: Vergileri arttıracaksın, zamları arttıracaksın ve faizi arttıracaksın! Peki seçimden bu yana iktidar ne yapıyor? Durmadan vergileri arttırıyor, zamlar zaten yağmur gibi yağıyor; iğneden ipliğe fiyatı artmayan hiçbir şey kalmadı. Faize gelince; “nas var nass!” diyen arkadaşlar, şimdi yeniden “faiz, dünya gerçeğidir” anlayışına sarıldılar. Tek seferde, Cumhuriyet tarihinin en yüksek faiz artış oranını gerçekleştirdiler. Yine IMF reçetelerinde, “üç şeyi de azaltacaksın” diye yazar ve borçlu ülkeleri rejime sokar. Çalışanın ücretini azaltacaksın, çiftçinin ürününe düşük taban fiyatı uygulayacaksın böylece ucuza kapatacaksın, yani çiftçinin - üreticinin gelirini azaltacaksın ve halkın alım gücünü düşüreceksin. 15 milyondan fazla emekli bugün açlık sınırının altında; 7.500 lira maaşla geçinmek zorunda bırakılan milyonlarca emekli var. Bu açlık da değil artık “hiçlik sınırı!” Ve ilginçtir, bu iktidar emekliye yapılacak artışı yük olarak görüyor. Ancak, iktidar şunu bilmelidir ki, bu ülkenin sırtındaki asıl yük; yanlış politikalarla ülkeyi bir uçurumun kenarına getirmiş ve kendi iş bilmezliğinin faturasını garip gurabaya ödetmek isteyen  iktidarın bizzat kendisidir.  IMF bunlara şapka çıkarmaktadır! Marifet, ne IMF ne de uluslararası tefecilere muhtaç olmadan, “milli görüş” bakış açısıyla fiziki ve beşeri sermaye kaynaklarını çok iyi kullanarak ülkeyi maddi ve manevi yönden kalkındırmaktır. 
Gelin, algıları değil bunları konuşalım; gerçekleri masaya yatırıp, uçurumun kenarına gelmiş ülkemizi birlikte bu çıkmazdan kurtaralım. Milletin derdine derman olacak kanunları, düzenlemeleri hep birlikte hızlı bir şekilde çıkaralım. Gelin, sırf Mart 2024’te birkaç tane daha belediye başkanlığı kazanabilmek için, her geçen gün daha da büyüyen bu ekonomik yangının üstüne benzinle gitmeyelim!
Bilelim ki, Türkiye, artık kesin ve keskin bir yol ayrımındadır: Ya ekonomideki problemler görmezden gelinmeye devam edilecek, ya da bu süreçten ders alınarak köklü yapısal reformlar gerçekleştirilecek. Ya israf ve tüketim ekonomisi devam edecek, ya da üretim ve istihdam ekonomisine bir an evvel geçilecek. Ya yanlış yatırım anlayışıyla kalan son kaynaklarımız da çarçur edilecek, ya da hızlı ve yaygın kalkınma hamleleriyle ülkemiz bir bütün olarak ayağa kaldırılacak. Bu işin ortası yoktur, bu işin lamı cimi de artık kalmamıştır!”
* SP Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.10 19:12:06
Son Düzenlenme Tarihi :





Şifa deposu!

Kırmızı pancar besleyici ve sağlıklı bir gıda olarak hemen hemen her öğünde sofralarda yer alabiliyor. Yemeklerde, mezelerde, salatalarda ya da tek başına hem rengi hem de tadı ile öne çıkıyor. Peki kırmızı pancarın faydalarını biliyor musunuz? 
Memorial Antalya Hastanesi’nden Dyt. Berna Ertuğ pancarın faydaları hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.
Pek çok besinde tercih ediliyor
Kış sebzelerinin baş tacı kırmızı pancar ıspanak ailesinden bir kök sebzedir. Şeker pancarı ile aynı aileden gelir ancak beslenme açısından farklıdır. Şeker pancarı beyazdır ve üreticiler bunları şeker çıkarmak ve işlenmiş gıdaları tatlandırmak için kullanma eğilimindedir. Kırmızı pancarın ise kök veya yaprakları salatalar, çorbalar ve turşularda sıklıkla tercih edilir ve doğal renklendirici olarak da kullanılır. Kırmızı pancar betalain denilen ve pancar kökünde bulunan bir pigment içerir. Bu pigment bitkilere tat ve renklerini vererek, bitkilerin bağışıklık sistemini oluştururlar.
Kırmızı pancarın içerdiği besin değerleri aşağıdaki gibidir;
Enerji: 44 kkal. Karbonhidrat: 8,02 gr. Protein: 1,23 gr. Yağ: 0,52 gr. Lif: 1,28 gr.
Kabızlık ve sindirim problemlerine sorununa iyi geliyor
Kırmızı pancar yüksek oranda vitamin C, A ve folat; minerallerden de potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum ve fosfor içerir. İçerdiği besin değerlerinden dolayı yapılan son çalışmalara göre kırmızı pancarın; kan basıncını düşürmek, sindirimi iyileştirmek, bağışıklığı desteklemek gibi sağlığa katkısı olduğu düşünülmektedir. Yetişkin bir birey için günlük 25-30 gr lif tüketimi gereklidir. 100 gr pancar 1,28 gr lif içerdiği için neredeyse günlük ihtiyacın yaklaşık %4,5’nu karşılamaktadır. Bu yüzden kırmızı pancar tüketimi sindirim sistemini dengeler ve kabızlık problemlerinde destekleyicidir.
Kalp sağlığını destekliyor
Yüksek tansiyon, kardiyovasküler hastalık için birincil risk faktörüdür. Doktor takibinde ilaç kullanımı ile beraber Akdeniz tarzı beslenmeye geçiş ve egzersiz yüksek tansiyonu dengelemeye yardımcı olur. Yapılan çalışmalar beslenmede kırmızı pancara yer verilmesini önermektedir. Çünkü çalışmalar kırmızı pancarda bulunan yüksek nitrat ve potasyumun damarları genişlettiğini, kan dolaşımını kolaylaştırdığını, tansiyonu düşürdüğünü göstermektedir.
Atletik performansı artırıyor
Bazı araştırmalar kırmızı pancar suyu takviyesinin, egzersiz sırasında kasların emdiği oksijen miktarını artırabildiğini bulmuştur. 2019'da yapılan bir araştırmada da, yüksek dozda kırmızı pancar suyunun deneyimli bisikletçilerin zamana karşı deneme sonuçlarını iyileştirdiğini göstermiştir. Sonuç olarak egzersizde dayanıklılığı desteklediği için önerilmektedir.
İdrarın kırmızı renk olması mide asidi yetersizliğine işaret
Kırmızı pancar tüketildiği zaman kırmızı idrar veya dışkıya neden olabilir. Bu durum uzmanlar tarafından “beetüri” olarak adlandırılmaktadır. Kırmızı pancardaki betalain asidik ortamda parçalanır. Eğer mide asidi yetersizse betalain yeterince parçalanamaz ve o şekilde emilemez. Bu yüzden idrar veya dışkı rengi değişebilir. Bunlara ek olarak demir eksikliğinin olabileceğinin bir göstergesi olduğu için kırmızı pancardan gelen kırmızı idrara dikkat etmek önemlidir.
Kırmızı pancarın lezzetli şekilde tüketilmesi için öneriler;
- Çiğ veya haşlanmış kırmızı pancarı rendeleyin veya dilimleyin; lahana salatası veya salatalara ekleyin.
- Lezzetli bir öğün için keçi peyniri ile kavrulmuş kırmızı pancar tercih edilebilir.
- Çiğ kırmızı pancarları dilimleyin, üzerine limon suyu ve bir tutam pul biber serperek servis edin.
- Kırmızı pancar seçerken, boyutuna göre ağır olduğundan ve yüzeyinde hasar belirtisi bulunmadığından emin olun.
- Pancarın üst kısımları hala yeşilse, taze görünmesi ve solmamaso gerekir. Bunları salatalarınızda değerlendirmeyi unutmayın.
- Pancarları birkaç gün saklamak için sıkıca kapatılmış bir torbada buzdolabında bekletin.
- Pancarı pişirirken besin değerlerini kaybetmemesi önemlidir. Bu yüzden haşlama süresi 10 dakikadan az olmasına, fırında da 50 dakikayı geçmeyecek şekilde pişirilmesine dikkat edin.
* Memorial basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.28 11:30:18
Son Düzenlenme Tarihi :