SON DAKİKA
header-ad

Bir soru sordum !

Önce Ak Parti Kepez İlçe Başkanı Bahattin Bayraktar’a sordum: “Kepez’de onca güzel proje, yatırım ve hizmete rağmen, yerel seçimlerde, Muratpaşa ya da Konyaaltı’ndaki gibi bir oy farkı neden olmuyor ?” Aynı soruyu Ak Partili Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’ye de sordum...Ve akabinde geçtiğimiz haftalarda gazetecilerle biraraya gelen Ak Parti İl Başkanı Ethem Taş’a....

Hatırlarsanız Ak Parti İl Başkanı Ethem Taş, bu soruma “Bunun nedeni idelojik olabilir, belediye başkanını çok seviyor olabilirler, hizmet yapmayın, yani tozu dumanı katmayın altyapı yapmayın, benim evimin balkonunda ki çamaşırlarım kirlenmesin deyip...Hemşehrilerimiz hizmet yapılmamasından da memnun olabilirler, Konyaaltı’nda vatandaş diyebilir, ben belediyede hizmete bakmıyorum, partiye bakıyorum, diyebilir. Bu bir sebeptir. ikinci bir sebep, vatandaş ben belediye başkanını takdir ediyorum, o yüzden ne olursa olsun, ona oy vereceğim diyebilir” cevabının arasına;
“Ama büyük bir hizmet yok, kimse sayamaz. Ben 30 milyon liraya, 50 milyon liraya şu hizmeti yaptım diyen o iki belediye de (Muratpaşa ve Konyaaltı) belediye başkanı görmedim” cümlesini de sıkıştırıvermişti.
Laf olsun diye soru sormam. Sorduğum soruyu ve Ak Parti İl Başkanının cevabını da  hem Toros Gazetemiz’de, hemde sosyal medya hesaplarımızda paylaştım.
Yakından tanıdığım ve mizajını bildiğim Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Ak Parti İl Başkanı Ethem Taş’ın, “Muratpaşa’da büyük bir hizmet yok, kimse sayamaz” eleştirisine mutlaka cevap verirdi. 
Nitekim Belediye Başkanı Ümit Uysal, Ak Parti İl Başkanı Ethem Taş’a ilk cevabını 60 öğrenci kapasiteli 2 nci kız öğrenci yurdunun açılış töreninde yaptığı konuşmada verirken “İkinci öğrenci yurdumuzu da sizlerden aldığımız güçle, Muratpaşalılarının vergileriyle hayata geçiriyoruz. 513 bin Muratpaşalının gücüyle bunu yapıyoruz” dedi.
Ama Başkan Taş’ın, “Ama büyük bir hizmet yok, kimse sayamaz. Ben 30 milyon liraya, 50 milyon liraya şu hizmeti yaptım diyen o iki belediye de (Muratpaşa ve Konyaaltı) belediye başkanı görmedim” cümlesi bu kadar kısa bir cümleyle de geçiştirilemezdi, mutlaka içinin doldurulması gerekliydi. Yoksa, Antalya kamuoyunda farklı yorumlanabilir, Taş’ın bu açıklaması seçmen bazında da puanları arttırabilirdi.
Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın beklediğim çıkışı, meclisin Kasım ayı olağan toplantısında geldi.
Meclis toplantısında bir konuşma yapan ve “son dönemde Muratpaşa’da ve Konyaaltı’nda sabit fikirle oy veriliyor. Yatırım yok, şeklinde bir iddianın dillendirildiği” cümlesi ile sözlerine başlayan Başkan Uysal, “İlla ‘Bir inşaat göstereyim’diyen kamu hizmeti yaklaşımımız yoktur.Bu kafa, çok şey kaybettiriyor. Para, ihtiyaçlara yatırılır”derken, Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi’nin (ASSİM) 73 milyon lira, Türkan Şoray Kültür Merkezi’nin 64 milyon liralık projeler olduğunu kaydetti. Kreşler, spor salonları, yer altı çöp konteynerleri, evde bakım hizmeti gibi daha birçok çalışma için yapılan harcamanın işçilik bedeli de dahil 843 milyon liraya ulaştığını aktaran Ümit Uysal, “Bazılarının yaptığı gibi açık ihale yapsak, yaptığımız her şeyi müteahhitlik hizmeti olarak alsak 2 milyar lira. Rakamlar burada. İsteyen her siyasetçi gelip inceleyebilir.Sahada da doğru mu değil mi kontrol edebilir” dedi. 
Başkan Uysal, Ak Parti İl Başkanı Ethem Taş’ı “Tasarruflu olacaksınız. Milletin bütçesini milletin ihtiyaçlarına harcayacaksınız. O yüzden konuşurken bilerek, aklı başında ve daha ciddi olmakta fayda var”diye uyarmayı ihmal etmezken, “işini ciddiye alıyorsan, milleti ciddiye alıyorsan, gel Muratpaşa’da yapılanları gör” diyerek davet etmesi de bana göre kendine ve yaptıklarına güvenen bir kişinin özgüveninin dışa vurulmuş hali.
Bir başka yazımda aslında Ak Parti Kepez İlçe Başkanı Bahattin Bayraktar tarafından bana samimi bir şekilde anlatılan ve benimde düşüncelerim ile örtüşen  Kepez’de olmayan, Muratpaşa ve Konyaaltı’nda olan bu farkın nedenlerini detaylı bir şekilde ele alacağım. 
Ama ş,imdiden kısaca bir giriş yapmam gerekirse; iş önce Ak Parti’li olanlara sahip çıkmakla başladığını da Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’ye ve Ak Parti İl Başkanı Ethem Taş’a hatırlatmakta fayda görüyorum. Önce o blok küstürülmeyecek ki, Kepez dengesinde mevcut gönül verenlerden de olunmasın. Varolan temelin üzerine inşaat yapmak her zaman kolaydır. Eğer siz o temelden taşları almaya kalkarsanız, yapılan inşaat ne kadar sağlam olur ? 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.11.05 07:12:46
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Ömer Paşa Camii’nin çevresi inşaat şantiyesi gibi !

Restorasyonu yılan hikayesine dönen ve tekrar ibadete açılması için oldukça uzun süre beklenilmek zorunda kalınan tarihi Ömer Paşa Camii ibadete tekrar açıldı.

     Cami avlusunda bulunan medrese ise restorasyon çalışmaları devam ederken, hava şartlarından dolayı burada da ara verildiği gözleniyor. Ancak, Ömer Paşa Camii’nin çevresinin şantiye görünümünde olması dikkatlerden kaçmıyor. Cami bahçesinin dışında moloz ve toprak yığınları halen kaldırılmazken, vatandaşlar ortaya çıkan görüntünün tarihi camiye yakışmadığını belirtiyorlar ve bu durumu eleştiriyorlar.  
                      * Abdültalip Güngör


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.02.03 09:51:36
Son Düzenlenme Tarihi :





Başkan Esen: Güzel denecek hiçbir şey kalmadı

Herkesin güzellemeler yaptığı bir ortamda ülkenin dağınık bir ev gibi göründüğünü dile getiren Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, “Ülkede normal giden, ‘evet bu da batıdaki örnekleriyle aynı’ dediğimiz hemen hemen hiçbir kalmadı” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve Meslek Odaları Komitesi’nin düzenlediği toplantıya CHP Antalya İl Başkanı Nuri Cengiz, Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Garip Erdoğan, CHP Antalya milletvekili adayları Aliye Coşar, Ramiz Ataman, Müge Gezginci Uysal, STK temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı. Toplantıda konuşan Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, ülkenin geldiği noktanın hiç iç açıcı olmadığını kaydetti. Türkiye’nin yeniden toparlanıp çağdaş ülkeler seviyesine gelmesi için bir an önce herkesin elini taşın altına koyması gerektiğine dikkat çeken Esen, ülkede güzel denecek bir şeyin bırakılmadığını dile getirdi. 
ÜLKE DAĞINIK EV HALİNE GETİRİLDİ
Herkesin konuştuğunu ancak ortadaki dağınıklığı toparlamak için çok az insanın çaba sarf ettiğini ifade eden Esen, sözlerine şöyle devam etti: “Herkesi dinlediğiniz zaman hepsi ayrı ayrı güzel konuşuyor. Adeta hepsinden ayrı ayrı bal damlıyor. Ben de bu ortam içerisinde kendimi şöyle hissediyorum; son derece dağılmış, kirlenmiş, mahvolmuş bir ev. Bazen kendi evlerimiz de o hale gelir ya… ‘Ben burayı temizleyeyim’ dersiniz ama neresinden başlayacağını bilemezsiniz. Önce mutfaktan mı başlasak önce bulaşıkları mı yıksak bunu mu yapsak? Ülkemizde de neye nereden başlanacağı konusunda gerçekten büyük bir kafa karışıklığı var. Ülkede normal giden, ‘evet bu da batıda ki örnekleriyle aynı’ dediğimiz hemen hemen hiçbir kalmadı. Bu kurumda çağdaş nitelikleriyle aynı çalışıyor dediğimiz hemen hemen hiçbir kurum kalmadı. Değerli arkadaşlar, neresinden başlarsak başlayalım bir yerinden başlamamız gerekiyor. Ama en son yapılan tahribattan başlayarak düzeltmek, en doğru olanı olacaktır. En son yapılan tahribat hangisiydi ve aslında esaslı tahribattı, referandumla beraber ülkede ki hükümet sisteminin değiştirilmesiydi.”
 TEK ADAM SİSTEMİ DEĞİŞMELİ
Türkiye’deki hükümet sisteminin tek adama bağlanan, adına da ‘Cumhurbaşkanı hükümet sistemi’ denilen bu sistemin dünyada başka bir örneği olmadığını vurgulayan Başkan Esen, hükümet sistemindeki değişikliğin yapılacağı referandumda kapı dolaştıklarını ve bu sistemin uygulanabilir olmadığını anlattıklarını dile getirdi. Gelinen noktada haklı çıktıklarını kaydeden Esen, “Dünyada bir örneğinin olmadığını söyledik ve çok geçmeden hemen hemen 6 sene içeresinde bunun böyle olduğunu gördük.  Galiba buradan başlamamız lazım. Tüm ideolojilerin vazgeçilmez kavramları olarak bahsettiğimiz hukukun üstünlüğü, adalet, eğitim de fırsat eşitliği, gelir dağılımı adaleti gibi kavramlar bugünkü dağınıklık arasında kayboldu. Biz hukuk devleti dediğimizde, hukuk devleti karın doyuruyor mu diyen hukuk devleti mağdurları vardı. Biz adalet dediğimiz de adaletsizlik denildiğinde tüm geleceğini kaybettiği halde adeta paralize olmuş garibanlar vardı. Adalet karın doyurmaz diyorlardı. Bizim buralardan başlamamız lazım. Bizim toplumun en uç kesimine aslında temel kavramların, erdemlerin ve değerlerin hayatın tamamının kalitesini yükseltecek şeyler olduğunu anlatmamız lazım” diye konuştu. 
GEÇİM SIKINTISI İLE BASKI ALTINA ALINDIK
Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden, parlamenter sisteme geri dönüşün mutlaka yapılması gerektiğini belirten Esen, bu süreçte sendikal mücadelenin çok önemli olduğunu belirtti. Sendikaların kendi üyelerine bazı konuları çok iyi anlatmasının zorluklarına değinen Esen, sendika temsilcilerine hitap ederek, “Sizlerin kendi üyelerinize de kendi kitlenize de bazı şeyleri anlatmanız diğer batı ülkelerden çok daha zor. Çünkü fikirlerimiz öylesine baskı altına alınmış, öylesine garibanlık ve parasızlıkla, geçim sıkıntısıyla baskı altına alınmışız ki. Aslında bizim hayatımızı çok çok daha fazla belki birinci derece ilgilendiren konular konusunda sizin üyeleriniz veya emekçi kesimiyle kendi değerinin farkına varamaz noktaya getirilmiş. Geçim mücadelesi nedeniyle neredeyse ses çıkaramaz hale getirilmiş. Bu konuda CHP ve hakka emeğe değer veren partiler elbette sizlerin yanında olacaktır” diye konuştu. 
UCUZ EMEK CENNETİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ
Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimine giderken, alışılmışlığın ötesinde çok kısaltılmış bir kampanyaya dönemi geçirdiklerini ifade eden CHP Antalya İl Başkanı Nuri Cengiz, bu kısa sürede her yere yetişmeye çalıştıklarını söyledi. Ülkenin geldiği noktayı hak etmediğini belirten Cengiz, “Her şeye rağmen bu ülkede kırk yıldan bu yana süregelen, neo-liberal politikalar sonucu gelinen noktada, en son AKP döneminde de ülkemizi ucuz emek cennetine dönüştürülmüş olması hepimizi rahatsız ediyor. Bu ülkede emeğin değerinin bulduğu alın terinin hakkını aldığı bir düzeni hep birlikte kurmak zorundayız. Bugün, 2017’de değiştirilen rejim sonucunda bütün yetkilerin bir kişiye devredilmesi sonucu ekonomi alaşağı olmuş ülkeye 85 milyonla birlikte aynı anda yoksullaşırken yine her zaman olduğu gibi emek cephesi bundan en büyük payı aldı” dedi. 14 Maysı’ı büyük bir heyecanla beklediklerini söyleyen CHP Antalya Milletvekili Adayı Aliye Coşar, “Önümüzde ki seçim çok önemli. Sahalardayız. Tabi ki çok derdimiz var. İşçisinden esnafından kadınlarımızdan, çocuklarımızdan, üreticilerimizden ciddi anlamda sıkıntılarla boğuşan bir ülke haline geldik” dedi. Toplantıda konuşan CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Garip Erdoğan ise, “Eğer bütün bu yaşadıklarımız gerçek olaydı bilime ihtiyaç olmazdı. Doğruluk diye bir şey yoktur. Sadece evrensel bir değişim vardır. Evrensel değişikliklerin içerisinde istesek de istemesek de tarihsel dönemeçlerin içerisinde sendikaların önemi vardır. Sendikaların tarihine baktığımız zaman işçi sınıfı bu ülkede ve dünya da çok ciddi bedeller ödedi” şeklinde konuştu. -BLD.BSN.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.04 17:30:38
Son Düzenlenme Tarihi :