SON DAKİKA

logo

Elmalı Yuva Mahallesi yayla yolu yenileniyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi Elmalı’nın Yuva, Kızılpınar, Ören Kildenli ve Girdev yaylalarının yolunu yeniliyor. 5 kilometrelik yayla yolunun dar bölümlerinde genişletme çalışması yapılıyor.

Elmalı’nın Yuva Mahallesi yayla yolu kış aylarında da ulaşımım rahat bir şekilde sağlanabilmesi için yenileniyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri yolun uygun görülen yerlerine büzden hatlar döşüyor. Zamanla deforme olan bölgeleri söken ekipler zemin dolgu ve sıkıştırma çalışması yapıyor. Yaklaşık 5 kilometre uzunluğundaki yayla yolu genişletildikten sonra sathi asfaltla kaplanacak. Yolun düzeltilmesiyle Kızılpınar, Ören, Kildenli ve Girdev yaylalarına ulaşım daha rahat ve daha güvenli bir şekilde sağlanacak. 



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.11.17 15:57:13
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Çocuğunuzu 8 adımda okula hazırlayın

Uzman Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, okulların açılmasıyla beraber çocuğun televizyon, tablet gibi görsel cihazlar başında geçirdiği zamanı azaltması gerektiğini söyledi.
Ders zilinin çalmasına çok az bir süre kaldı. Şimdi pek çok evde okula hazırlık telaşının yanı sıra çocukların okula uyumunu sağlamanın yolları da aranıyor. Medline Adana Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, “Okul başlamadan yapılacak birkaç etkili dokunuşla yaz boyunca unutulan okul düzenini yeniden kurmanız mümkün” diyerek ebeveynlere önemli uyarı ve önerilerde bulundu. Psikolog Karaçiçek, ebeveynlere 8 adımda önerilerini sıraladı:
1- Ona mesajınız net olsun
Ebeveynlerin kurallar konusunda birbirleri ile çatışmaya girmeyerek tutarlı davranması gerekir. Bu nedenle esneyen kuralları eski haline getirebilmek için ilk yapmanız gereken şey, anne-baba olarak ortak tavır sergilemeniz ve çocuğunuza beklentilerinizi ve mesajlarınızı net bir şekilde iletmeniz olacaktır.

2- Sorularına cevap verin
Çocuğunuzu karşınıza alarak okula gitme konusundaki duygu ve düşüncelerini bir sohbet havasında konuşun. Sorularını sakin ve açık bir şekilde yanıtlamaya çalışarak rahatlamasına yardımcı olun. Hiçbir sorusunu geçiştirmeyin.

3- Önünü görmesine yardımcı olun
İşleyecekleri ders programını öğrenmesini sağlayın. Ona okulun hangi gün ve hangi saatte başlayıp bittiğini, onu okula kimin bırakıp alacağını anlatarak muhtemel kaygılarını giderin. Hatta gerekirse okul resmi olarak açılmadan önce çocuğunuzla birlikte okula gidip yeni sınıfını gezdirin.

4- Sorun çıkarsa çözeceğinizi hissettirin
Sadece kendisinin değil bütün çocukların ilk gün sebebiyle endişeli olabileceğini, bunun da normal bir durum olduğunu ona anlatın. Ona okulda bir problem olması halinde kendisini yalnız bırakmayıp, sorunu çözmek için öğretmeni ile iletişime geçeceğinizi hissettirin.

5- Okul alışverişini beraber yapın
Okul alışverişine birlikte giderek bazı okul gereçlerinin renk ve model seçimlerinde onun da görüşlerini alıp, tercihlerine değer vermeniz okula uyumlarını sağlamada önemli olacaktır. Ancak bunu yaparken imkânlarınızı fazla zorlamamaya ve aşırıya kaçarak her istediğini almamaya da dikkat edin.

6- Görsel cihazlara kısıtlama getirin
Çocuğunuzun televizyon, tablet vb. görsel cihazlar başında geçirdiği zamanı nedenini söyleyerek azaltın. Doğru kullanılmadıklarında çocukların sosyal, duygusal gelişimlerine olumsuz etkileri bilinen bu cihazların yerine gelişimlerine pozitif katkı sunacak spor, müzik, resim ve benzeri etkinliklere yönlendirme konusunda hızlı adımlar atın.

7- Beslenme çantasına not koyun
Çocuğunuzun beslenme çantasını hazırlarken içerisine onu hep hatırladığınızı ve okuldayken bile düşündüğünüzü belirten küçük bir not koyun. Bu davranışınız onu motive edecek ve ders saatlerinde rahatlamasını sağlayacaktır.

8- Uyku saatlerini düzenleyin
Çocukların yaşına göre yeterli gece uykusunu alması onların beyin ve fiziksel gelişimi ile dikkat ve öğrenme süreçleri için kritik noktalardır. Aksi taktirde dikkati sürdürmek ve hafıza sorunları da kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle gece yatış saatini erkene alıp, sabah da daha erken kalkacağı şekilde 2-3 günlük aşamalı bir düzene geçin.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.31 17:49:04
Son Düzenlenme Tarihi :





Dr. Uçar: “Her 17 çocuktan birinde besin alerjisi var”

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gamze Uçar, tüm dünyada da alerjik hastalıkların salgın gibi yaşandığını, Türkiye’de de her 17 çocuktan birinin besin alerjisi yaşadığını belirterek, “5 yaşından sonra yapılacak test ile çocukların neye alerjisi olduğu kolaylıkla bulunabiliyor” dedi.
Acıbadem Adana Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gamze Uçar, modern yaşamın getirdiği çevre kirliliği, daha fazla kimyasal maddeye maruz kalma, aşırı hijyenik ortamlarda yaşama gibi etkenlerin alerjik hastalıkların görülme sıklığını hiç olmadığı kadar artırdığına dikkat çekerek, “Ülkemizde besin alerjisinin görülme sıklığı yüzde 6. Yani her 17 çocuktan biri besin alerjisi yaşıyor. Ayrıca çocukluk çağı astımına yakalanma oranı da yüzde 6-15 arasında. Tüm dünyada da alerjik hastalıkların salgın gibi yaşandığını söylemek mümkün” dedi.
Alerjiyi, vücudun savunma sisteminin, sağlıklı bireylerin reaksiyon vermediği maddelere karşı aşırı reaksiyon vermesi olarak tanımlayan Dr. Uçar, alerjilerin genellikle besin alerjisi, alerjik nezle, ilaç alerjisi başlıklarında toplandığını ifade etti. Kişinin savunma sisteminin, bir alerjenle karşılaştığında ona karşı IgE antikoru üreterek onu hafızasına aldığını belirten Dr. Uçar, “Böylece alerjenle tekrar karşılaştığında onu tanıyor ve hızla reaksiyon veriyor. Bu reaksiyonlar genellikle deride kızarma, kaşıntı, cilt döküntüsü, aksırma, tıksırma, kusma gibi şikayetler olurken bazı alerjiler, ölümcül sonuca yol açabilen anaflaktik şoklara da neden olabiliyor” diye konuştu.

“Saman nezlesi 3-4 ay kadar sürüyor”
Alerjik nezlenin genellikle ağaç, çimen, çalı polenlerine, küf mantarlarına, çeşitli hayvanlara ve ev tozu akarlarına karşı geliştiğinin altını çizen Dr. Uçar, polen nedeniyle oluşan saman nezlesinin 3-4 ay kadar sürdüğünü de söyledi.
Alerjinin nedenleri arasında genetik yatkınlığın yanı sıra her geçen gün artan çevre sorunlarını, hava kirliliğini, iklim değişikliğini, ekolojik ortamın ve hava kalitesinin bozulmasını sayan Dr. Uçar tüm bu etmenlerin alerjen yoğunluğunu artırdığını dile getirdi. Kum fırtınası ve kasırga gibi hava faaliyetleri ile polenlerin uzun mesafelere taşınabildiğini belirtirken astım ve alerjinin, modernleşme ile ilgili olduğu gerçeğini de anımsattı.

“Egzamadan alerjik astıma pek çok türü var”
Alerjinin genetik olarak kendinden sonraki kuşağa aktarılan bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Dr. Uçar, alerjinin yaşamın ilk yıllarında daha çok gıda ve cilt ile ilgili ortaya çıktığını, egzama ya da diğer ismiyle atopik dermatitin ise bebeklikten itibaren büyük sorun oluşturduğunu dile getirdi. Gıda ve beslenmenin, alerjik bebeklerde önemli bir sorun olduğunun altını çizen Dr. Uçar, “Ancak zamanla ve yaşla gıda alerjisinde azalma görülebiliyor. İlkokula doğru solunum yolu alerjileri yani alerjik nezle (rinit), sinüzit ve astım/bronşit ön plana geçiyor. Egzamalıların yaklaşık yüzde 70’i alerjik rinit ve astıma eğilimli oluyor. Tabii bunun tersi de doğru” dedi.

“Kesin tanı alerji testi ile konuluyor”
Çocukların alerjik olup olmadıklarını öğrenmenin eskisine göre daha kolay olduğuna değinen Dr. Uçar, kanda alerji düzeylerinin yüksek olması ve deri testinin, alerji konusunda kesin sonuç verdiğini söyledi. Alerjiden şüphe edilen çocuklarda hangi testlerin uygulanacağına karar verilmesi gerektiğini belirten Dr. Uçar, “Şunu özellikle belirtmek gerekiyor ki her alerjik hastalıkta istenecek testler farklı. Sonucun etkinliği için test yapılan çocuğun 5 yaşından büyük olması da önem taşıyor. Yeni tedavi yöntemleri sayesinde alerjik çocukların ömür boyu ilaç kullanmasına gerek kalmayabiliyor” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.20 21:38:37
Son Düzenlenme Tarihi :