SON DAKİKA

logo

Vali Ersin Yazıcı’dan önemli açıklamalar

Antalya Valisi Ersin Yazıcı, gazetecilerle biraraya geldi. Vali Yazıcı, gazetecilerle buluşmasında trafik kazalarından, orman yangınında evleri yananlara, turizmden, sağlığı, AHENK projesinden gazetecilerin sorularına kadar birçok konu hakkında açıklamalarda bulundu.

Covid’le ilgili son 15 gündür yukarıya doğru hafif bir artış var. 

Bu kadar misafire rağmen doluluk itibariyle (yoğun bakım)  yönetilebilir durumda olduğumuzu söyleyebilirim. Birinci doz aşıda 90,7, ikinci doz aşıda da yüzde 78,6 dayız. İkinci doz aşıyı daha da yukarılara çıkartmayı hedefliyoruz. 12 yaş üstünün aşılanmasıyla ilgili okullarımızdaki ikna kampanyalarımızı sürdürüyoruz. Bizi bu illetten uzak tutacak tek şey şu anda aşı olarak gözüküyor. Covid başladığından bu yana Antalya’mız özellikle yoğun bakımda bir sıkıntı yaşamadı. Dün itibariyle ( pazartesi) yoğun bakımlardaki doluluk oranı 60.8’di. Üniversitede  yer bulmakta (neden) zorlanıyoruz, gibi bir soru aklınıza gelebilir. Üniversitemiz sağlık alanında dünya markası, bunun sonucu olarak  bazı artı yükler var. Yoğun bakım kapasitesi, yoğun bakım için ayırdığı yatak sayısı sınırlı olmasından dolayı üniversitemizdeki yoğun bakım doluluğu yüzde 80’lerin altına hiç düşmüyor. Şu anda da yüzde 83,5. Üniversite hastanemiz çevre illere, hatta komşu olmayan illere de hizmet veriyor. Dolayısıyla üniversitedeki yoğun bakımdaki oranımız yüksek, covid’le de direk ilgisi yok. Covid’le ilgili son 15 gündür yukarıya doğru hafif bir artış var. 

Turizmde en iyi Ekim ayını yaşadık, Kasım’da iyi gidiyor. Sektör memnun

Geçen yıl bugünleri 3 milyon 364 bin’le kapatırken, dün itibariyle (Pazartesi) 8 milyon 858 bin gelen yabancı sayımız. Umarım gelecek yıl daha da iyi olacak. En iyi Ekim ayını yaşadık. Kasım’da iyi gidiyor. 4-5 bin günlük turist geliyor, hafta sonları 7-10 bini buluyor.  Ekim ayında hafta sonu 77 bin günlük giriş gördük. Sektör memnun.

Orman yangınından etkilenen evlerin yeniden yapılması ile ilgili süreç
Manavgat, Akseki, Alanya ve Gündoğmuş’ta  (59 yerleşim yerinin etkilendiği orman yangını esnasında) yanan bin 322 konut belirlendi. Konutları ya AFAD kanalıyla ya da kentsel dönüşüm kapsamında yapmayı planlıyoruz. Burada zorlu bir süreç devam ediyor. Tapuyla ilgili çok büyük problemler var. Konutunuz var, siz oturuyorsunuz. 10-15 yıldır fiilen orada oturuyorsunuz, ama tapuyu getir dediğimizde birçok kişi tapuyu getiremiyor. Vatandaşı ilçelere taşıma söz konusu olmayacak. Konutu yanmış ama çeşitli nedenler nedeniyle yer teslimi yapamayan vatandaşlar var.  80 metrekarelik tapu var ama evin yeri 120 metrekare, bir kısmı yola giriyor ya da başka bir alana. Bunları çözmeye çalışıyoruz. Biraz süreç yavaş ilerliyor. Hazine yerlerimiz hazır, hazine ile ilgili sorunların olduğu yerlerde de kamulaştırma yoluna gideceğiz. Hiç yer bulamazsak 2B arazilerinden istifade etmeyi düşünüyoruz.”

Ölümlü trafik kazalarında sicilimiz iyi değil, üst sıralardayız.

Ölümlü trafik kazalarında sicilimiz iyi değil. Antalya olarak üst sıralardayız. Motorsikletli trafik kazalarında ölüm oranları çok yüksek. Antalya Valisi olarak Antalya ve Kaş’ta kask dağıtarak kaskın önemine dikkat çektim.  Kasksız kaza yapanların ölüm oranları, travmaları çok yüksek. Rakamları vermeyeyim ama il olarak durumumuz iyi değil. Denetimlerde kask takmayanları artık ikaz etmiyoruz, direk ceza kesiyoruz.  




Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.11.23 19:32:20
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






ASAT’dan bir değil İKİ YANLIŞ !

ASAT, kanalizasyona bağlı olmayan ve atık sularını Antalyalıların “zerzemin” diye bildiği yeraltına aktaran siteden kanalizasyon bağlantısı olmadığı halde atık su parası tahsil ediyor. İşin ilginç yanı site içerisinde bazı abonelere ait faturalarda atık su parası yer almazken, bazı abonelerden ise kullandıkları su faturaları içinde atık su bedeli de bulunuyor ve tahsil ediliyor.

Sitede yaşanan ve bir kişinin “biz atık su parası ödemiyoruz, kanalizasyon sistemine bağlı değiliz” demesinin ardından, bir çok abone ellerine ulaşan son su faturasına baktıklarında kendilerinden atık su parası tahsil edildiğini gördüler.
Aynı site içerisinden farklı abonelerden atık su parası tahsil edilmezken, bazı abonelerden ise atık su parası alınarak çifte standart uygulandığı gibi alınmaması gereken bir paranın yıllardır alındığı belirlendi. Sadece atık su parası değil aynı zamanda hizmet verilmeden tahsil edilen atık su parasının KDV’si de ödeniyor. Bir aboneye 50 lira atık su parası faturalandırılsa bunun KDV’si ise 4 lira.
Daha önce alınan bazı mahkeme kararlarında, Kanalizasyon sisteminin bulunmadığı yerde atık su bedelinden bahsedilemeyeceğine dikkat çekilen kararda, “Tarifeler yönetmeliğindeki düzenleme uyarınca, kanalizasyon hizmeti verilmiş gibi atık su bedeli tahakkuk ettirilmesi hukuki dayanaktan yoksundur. Mahkemenin davanın kabulüne yönelik direnme kararı yerindedir. Mahkeme hükmünün onanmasına oy birliği ile karar verilmiştir” ifadeleri alınan atık su ücretlerinin abonelere iadesini gerekli kılıyor.
NE KADAR SÜREDİR 
FATURALANDIRILDIĞI BELLİ DEĞİL
Aksu Kemerağzı’nda bir sitede oturup atık su parası ödeyenlerden bu bedelin kaç yıldır tahsil edildiği bilinmiyor. Vatandaşların kendilerine bırakılan su faturalarını saklamamaları, bir çoğunun bankadan kayıtlı sistemle ödemesi, otomatik ödeme talimatları vermesi kaç yıldır fazla para ödediklerinin de bilinmemesine neden oluyor.
ASAT’ın elektrik maliyetlerinin sürekli artması nedeniyle aylık zam yapması su faturalarının çok yüksek oranlarda artmasına neden olurken, suyun tonunun bugün için 16 lira olması nedeniyle de yüksek su faturaları, KDV ve atık su bedelinin de yükselmesine neden oluyor. * FERUDUN ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.12.22 09:20:48
Son Düzenlenme Tarihi :





MİLLETVEKİLİ ATAY USLU: YARALARI HEP BİRLİKTE SARIYORUZ.

AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, “Her zorlukta umudun varlığını biliyoruz. Devlet Millet olarak, hep birlikte yaraları saracağız" dedi

    Akdeniz-PA Türk Grubu Başkanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu TBMM genel kurulunda 6 Şubat depremleri nedeniyle söz alarak, daha önceki Van Depremini bizzat yaşamış ve depremde çalışmış biri olarak afetlerde yaşanmışlıklardan örnekler vererek dönüşler konusundaki görüşlerini ifade etti: 

    “6 Şubat depremlerini yaşadık. Çok büyük bir afet yaşadık. Karalarda görülmüş en yıkıcı deprem. Asrın felaketini yaşadık. Kardeşlerimizi kaybettik, her birine Allah rahmet etsin, onları geri getiremeyiz. Evet biliyoruz ki, Manevi izleri silmek mümkün değil. İnanıyoruz ki, Devletimiz ve Milletimizin dayanışmasıyla maddi olan her şeyi fazlasıyla inşa, imar ve ihya edeceğiz.” dedi.

DEMOGRAFİ DE BOZULMAYACAK, MEDENİYETİMİZİN İZLERİ DE SİLİNMEYECEK.

    Antalya Milletvekili Atay Uslu konuşmasının devamında şunları söyledi: 
    
    “Hatay’da duvar yazısını okuduk. “Umudunu Yitirme geri döneceğiz Hatay”2011 yılındaki büyük Van depremi sırasında Vali yardımcısı olarak şehirde görev yapıyordum. Van depreminde arama kurtarma faaliyetleri sona erdikten sonra yani ilk yirmi günden sonra bazen tek başına şehri geceleri gezerdim ve karanlık sokakları, ağır hasar almış binaları yıkılmış işyerlerini gördükçe, caddelerdeki sessizliği hissettikçe, adeta o vakit hayalet şehre dönüşmüş Van’ın bir daha ayağa kalkması imkansız diye düşünürdüm. Çok değil depremden 40-50 gün sonra konteynerlere yerleşim, kalıcı konutların temeli atılmaya başlayınca, önce küçük sanayi esnafından ve tamirci-tesisatçı-elektrikçi gibi esnaftan başlayarak ciddi bir hareketlilik oluştu. Şehir’de imar ve inşaa hareketliliği ile beraber canlılık başladı ve hızlı bir dönüş oldu.

    Depremden bir yıl sonra Van’ın nüfusu deprem öncesini geçmişti…Hatay’da, Kahramanmaraş’ta, Adıyaman’da, Malatya’da velhasıl depremden etkilenen diğer şehirlerimizde aynısını yaşayacağız. Çok değil bir ay sonra bu canlılığı hissetmeye başlayacağız..  

DAHA CANLI BİR GELECEK KURACAĞIZ
    
    Yıkılan her evin daha iyisini, daha yenisini yapacağız. Zarar gören her fabrikayı, her işletmeyi, her dükkânı tekrar ayağa kaldıracağız. Depremden etkilenen şehirlerimizde; deprem öncesinden daha canlı ekonomi, daha canlı üretim, daha canlı ticaret, daha canlı sosyal hayat, daha canlı tarım velhasıl daha canlı bir gelecek kuracağız.  

    Hiç şüpheniz olmasın duvarda yazılanlar gerçek olacak: Dönüşler olacak, demografi de değişmeyecek, medeniyetimizin izleri de kaybolmayacak. Şehirlerimizi yeniden inşaa edeceğiz, ihya edeceğiz. 

    İnancımız, imkanımız, imanımız, kardeşliğimiz, birlikteliğimiz ile güçlü bir şekilde bu süreçten çıkacağız.
    Yazarın dediği gibi: 
    “Toparlanın! Gitmiyoruz! “
    Her zorlukta umudun varlığını biliyoruz…
    Devlet Millet olarak, hep birlikte yaraları saracağız.  
    Geçmiş olsun Türkiyem…”


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.08 20:06:18
Son Düzenlenme Tarihi :