SON DAKİKA

logo

Tel çit satın alınacaktır

ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ PARK VE BAHÇELER DAİRESİ BAŞKANLIĞI

2022 YILI PARK VE BAHÇELER DAİRESİ BAŞKANLIĞININ PEYZAJ DÜZENLEMELERİNDE KULLANILMAK ÜZERE TEL ÇİT ALIMI mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek olup, teklifler sadece elektronik ortamda EKAP üzerinden alınacaktır.

 Basın İlan Kurumu’nun ilan portalı ilan.gov.tr’de yer alan ilana göre İhale 25.08.2022 - 11:00'da Antalya Büyükşehir Belediyesi 4. Kat İhale Salonu-Yüksek Alan Mah. A.Menderes Bulv. No:20 07310 MURATPAŞA / ANTALYA adresinde yapılacaktır. * DETAYLAR İÇİN TIKLAYIN



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.08.03 21:41:54
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Görme bozukluğuyla başladı, 10 yıldır gözlerini kapatamıyor

Antalya’da 22 yaşında dans okulu açmaya hazırlanırken ölümcül bir hastalığa yakalanan Halil Özçelik, 10 yıldır gözlerini kırpmadan yatağa mahkum şekilde yaşam savaşı veriyor. Göz kapaklarını oynatamadığı için gözleri kan çanağına dönen gencin gözlerini, annesi yara bandıyla kapatıyor. Oğlunun 6 yı..

Antalya’da 22 yaşında dans okulu açmaya hazırlanırken ölümcül bir hastalığa yakalanan Halil Özçelik, 10 yıldır gözlerini kırpmadan yatağa mahkum şekilde yaşam savaşı veriyor. Göz kapaklarını oynatamadığı için gözleri kan çanağına dönen gencin gözlerini, annesi yara bandıyla kapatıyor. Oğlunun 6 yıldır da konuşamadığını ifade eden anne Gülsüm Özçelik, "En son sözü ‘Anne hiçbir şey istemiyorum, tamam mı?’ oldu. Pes etti Halil" dedi.
Antalya’da yaşayan İbrahim-Gülsüm Özçelik çiftinin 3 çocuğundan en büyüğü Halil Özçelik (32), 2012 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Konservatuar Bölümü 2. sınıf öğrencisiyken, sağ gözünde görme bozukluğu yaşamaya başladı. İlk olarak Behçet hastalığı teşhisi konulan Özçelik, denge ve konuşma bozukluğu yaşadıktan sonra okulu bırakıp Antalya’daki ailesinin yanına döndü. Burada hastalığı daha da ağırlaşan Özçelik’e SSPE (Subakut Sklerozan Panensefalit) teşhisi konuldu. Bir süre sonra iki gözünde görme kabiliyetini kaybeden Özçelik, ardından konuşma, yemek yeme ve hareket fonksiyonlarını da tamamen kaybetti. Özçelik ailesi, hastalığın tıbben kesin tedavisi bulunmadığını öğrenince ise adeta yıkıldı. Yüzde yüz engeli bulunan genç Halil, dans okulu açmayı planladığı hayatını artık görmeyen gözleri hiç kapanmadan yatakta ölümle savaşarak geçiriyor.

“Pes etti, son sözü ‘Hiçbir şey istemiyorum anne’ oldu”
Durumu stabil olan oğlunun gözlerini bantla kapatmaya devam ettiğini belirten anne Gülsüm Özçelik, “Gözlerini bantla kapatıyorum çünkü dinlenmesi gerekiyor. 2017 yılına kadar konuşabiliyordu ama o zamandan bu yana konuşması. Pes etti Halil. En son sözü ‘Anne hiçbir şey istemiyorum, tamam mı?’ oldu. O pes etti ama ben etmedim. Sadece anne diyebiliyor şu an, o da ihtiyacı olduğunu belli etmek için. İnşallah bir gün düzelecek” ifadelerini kullandı.

“Ev arıyoruz”
Anne Gülsüm Özçelik, şu anda ev konusunda sıkıntı yaşadıklarını ve Antalya’da kiralık ev bulmakta zorlandıklarını dile getirerek, “Kiramızı yükseltmeyi ev sahibimize teklif ettik ama bizim çocuklarımıza lazım dediler. Ev konusunda da Antalya’da fiyatlar çok yüksek. Ev bulmakta zorlanıyorum, kiralık ev yok diyebilirim. 8-10 bin lira arası ya da daha düşük olursa çok iyi olacak. En az 3+1 olması gerekiyor, çünkü Halil’in ayrı bir oda gerekiyor. 2 çocuğum daha var. İş yerimize yakın bir semtte olması bizim için uygun olacaktır” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.04 12:03:05
Son Düzenlenme Tarihi : 2023.10.04 12:03:21





PARMAK EMME, KALEM ISIRMA, TIRNAK YEME VARSA DİKKAT!!

Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir 3 yaş diş bakımı noktasında önemli uyarılarda bulundu. Çocukların süt dişlerinin tamamlandığı, ortalama 36 aylık dönemde, dişlerin ve çenelerin ideal büyüme ve gelişim doğrultusunda değerlendirilmesi için muayenenin şart olduğunu belirten Nurgül Demir parmak emme, kalem ısırma, tırnak yeme gibi durumlara dikkat çekti.

“Süt dişler çıkmaya başladığı andan itibaren, daimi diş dizilimlerinin tamamlanacağı yaşa kadar kontrol etmek büyük önem taşıyor.”   açıklamasında bulunan  Dt. Nurgül Demir sözlerine şöyle devam etti: “Dişlerin çiğneme, konuşma gibi fonksiyonlar sırasındaki görevlerini yerine getirebilmesi, çenelerin birbirleri ile olan kapanış ilişkilerinin fizyolojik sınırlarda korunabilmesi ve dişlerin normal konumlarında düzgün dizilmeleri ile estetik görünümün olması gerektiği gibi idame ettirilebilmesi çocuklarda hem ağız sağlığının hem de büyüme ve gelişim sürecinin önemli unsurlarındandır. Çenelerdeki konum ve yapı bozukluklarının, dişlerdeki dizilim ve şekil problemlerinin erken teşhisi, başarılı bir tedavinin ilk adımıdır.”

 

Diş yapısında hazar bırakabilir

Çocuklarda kötü ağız alışkanlıkları olarak tanımlanan alışkanlıkların ilerde sorunlara yol açabileceğini belirten Dt. Nurgül Demir “Parmak emme, kalem ısırma, tırnak yeme gibi bazı alışkanlıklar, dişler ve dişlerin dizildiği çene kemiklerine sürekli bir kuvvet uygulanmasına sebep olur. Dişlere ve çenelere iletilen bu kuvvetin sıklığı, süresi ve yoğunluğu dişler ve çenelerde oluşabilecek hasarın boyutu için belirleyici rol oynar. Dişlerin fazla önde konumlanması, ‘openbite’ dediğimiz ön ve arka dişlerin arasında çeneler kapandıktan sonra açıklık kalması, çenelerde oluşabilecek gelişim bozukluğunun bir sonucu olarak alt ve üst yüz oranlarının değişmesi çocuklardaki kötü ağız alışkanlıklarından kaynaklanabilecek problemlerden bazılarıdır. Dişler ve çenelere uygulanan kuvvetin süresi ve sıklığı, uygulanan kuvvetin büyüklüğünden çok daha büyük bir risk faktörü olarak karşımıza çıkar.”

 

Gelişimi engelleyebilir

“Dişlerin düzgün diziliminde ve çenelerin fizyolojik gelişimlerinin tamamlanmasında, dudakların, yanakların ve dilin fonksiyon sırasında ve istirahatte doğru konumlanması büyük önem taşımaktadır.” diyen Dt. Nurgül Demir “Dil veya dudakların fizyolojik işlevlerini yerine getirebilmesi için dudak ve dil bağı boyutlarının, yerleşimlerinin ideal olması gerekmektedir. Aynı şekilde, dilin pozisyonlanma farklılıklarına bağlı olarak görülen yanlış yutkunma alışkanlıkları ve dil itimi problemi ile dilin sürekli ön dişlere kuvvetlere uygulaması da çenelerin büyüme gelişim dönemlerinde bozukluklara sebep olabilir.” açıklamasında bulundu.

 

Ağızdan nefes alıp verme diş gelişimini etkiliyor

Çocukların ağızdan nefes alıp verme probleminin çocuklarda diş sağlığı ve çene gelişimini etkileyebilecek bir diğer risk faktörü olduğunu da söyleyen Dt. Nurgül Demir “Burundaki kemik eğrilikleri, geniz eti veya bademcik büyümeleri, alerjiler, üst çenenin normale göre daha geride konumlanması gibi etkenlerle, çocuklar, burundan değil, ağızdan nefes alıp vermeye başlarlar. Ağız solunumuna sebebiyet veren etken ortadan kaldırılmadığı sürece, dil istirahat konumunda üst çeneyi destekleyemez ve üst çene daralmasına, kapanış sırasında alt çene kaymasına, diş diziliminde bozulmalara, yüz yüksekliğinin artmasına ve çene eklemi hasarına neden olabilir.”

 

Diş sıkma yaygınlaştı

Artık yetişkinler kadar çocuklarda da diş sıkma alışkanlığının görülmeye başladığını söyleyen Dt. Nurgül Demir “Diş dizilim ve çene gelişimi bozukluklarındaki etkisine de değinmeden geçmeyelim. Diş sıkma alışkanlığı, duygusal stres, nörolojik problemler, dişlerdeki dizilim bozukluğu gibi etkenlerle oluşabilir ve diş sıkmaya, diş gıcırdatma da eşlik edebilir. Uyku sırasında veya gün içinde, diş yüzeylerine dikey veya yatay yönlerde iletilen kuvvet, çiğneme kuvvetlerine göre çok daha yıkıcı kuvvetlerdir. Zaman içinde çene eklemi problemleri, dişlerde çatlak ve kırıklar, kulak ve baş ağrılarının yanısıra; aynı zamanda diş yüzeylerinde aşınmalara da sebep olarak çenelerin kapanış sırasındaki normal boyutunun azalmasına, alt yüz yüksekliğinde düşüşe yol açabilir” diyerek ebeveynlere özel önerilerini şöyle sıraladı: 

 

1-Çocukların süt dişlerinin tamamlandığı, ortalama 36 aylık dönemde, dişlerin ve çenelerin ideal büyüme ve gelişim paternleri doğrultusunda değerlendirilmesi için, çocuk diş hekimi muayenesi şarttır.  

 

2-Eksik veya fazla dişler, kist, tümör vb. dişlerin düzgün dizilimini ve çenelerin gelişimini bozabilecek patolojilerin erken dönemde tespit edilmesi ve çocuğun yaşına göre ideal tedavinin planlanması gerekmektedir.

 

3-Çocuklarda kötü ağız alışkanlıklarının önüne geçilebilmesi, dil, dişler ve çenelerin ideal olmayan pozisyonlarının erken fark edilmesi, solunum bozukluklarının, diş sıkma probleminin, vücudun genel bütünlüğünü bozan sistemik hastalıkların diş ve çeneler üzerine olan etkilerinin erken teşhisi, uzun dönemde karşılaşılabilecek sorunları engelleyebilmemiz için önemlidir.

 

4-Çocuklarda erken yaşlarda önüne geçilemeyen kötü ağız alışkanlıklarının ve zamanında önlemi alınmayan diğer problemlerin ilerleyen yaşlarda da devam etmesi durumunda, dişlerdeki çapraşıklık ve çenelerdeki bozukluk için bir tedavi uygulansa dahi tedavinin geri dönme riski daha fazla olur. 

 

5-Çocuklarda yapılacak olan diş tedavilerinde başarının anahtarı çocuğun kooperasyonu ve ebeveynlerin tedavi sürecinde aktif ve yapıcı rol almalarıdır. Bu iki koşul sağlandığı takdirde, erken yaşta planlanacak ideal diş tedavileri ile ilerleyen yaşlarda rahat bir nefes almak mümkün olabilir.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.06.29 09:21:26
Son Düzenlenme Tarihi : 2024.06.29 09:24:38