SON DAKİKA

logo

Büyükşehir Elmalı’da 22 Ağustos’ta aşure ikram edecek

Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı birlik, beraberlik ve paylaşmanın arttığı Muharrem ayında vatandaşlara aşure ikramı yapıyor.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi merkez ve Alanya aşevleri tarafından hazırlanan aşureler Gazipaşa’dan Kaş’a kadar 19 ilçede vatandaşlara ikram edilecek. İlk olarak Muratpaşa İlçesi Kapalı Yol’da dağıtıma başlayan ekipler yaklaşık 3000 kişiye aşure ikramında bulundu. Kapalı Yolda kurulan stantlarda gerçekleşen ikramlara vatandaşlar ve kenti gezmek için gelen yabancı turistler büyük ilgi gösterdi. Antalya genelinde 40 bin kişiye aşure ikram edilecek.

     Elmalı’da 22 Ağustos 2022 Pazartesi günü saat 12.00 de Kapalı Pazar Yeri önünde aşure ikramı olacak.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.08.12 11:43:05
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Bir kıvılcım geleceğimizi yakmasın, ormanlarımız hep yaşasın!

Türkiye’nin bazı bölgeleri günlerdir aşırı rüzgarın etkisi altında kalırken, bugünden itibaren ise içerisinde Antalya’nın da bulunduğu bazı şehirlerde aşırı sıcak hava uyarısı yapıldı.
Ülkemizde orman yangınları açısından en riskli dönemin temmuz-eylül ayları arasında olduğunu hatırlatan TEMA Vakfı, iklim krizinin de etkisiyle, küçük bir kıvılcımın çok büyük orman yangınlarına dönüşebilme tehlikesine dikkat çekiyor. 
Orman yangınlarının %88’inin insan kaynaklı olduğunun altını çizen Vakıf, havaların ısınmasıyla birlikte artan orman yangını riskine karşı tüm vatandaşları dikkat göstermeye çağırıyor.
TEMA Vakfı’nın, Türkiye’deki orman yangınlarının çok büyük bir kısmının insan kaynaklı olduğu gerçeğinden hareketle geçen yıl başlattığı Orman Yangınları Farkındalık Projesi 2’nci yılında da devam ediyor. Başarılı 1 yılı geride bırakan projede bu yıl, orman yangınlarının daha çok yaşandığı yaz aylarında insanların ihmal ve dikkatsizliklerinden kaynaklanan yangınların önüne geçmek için farkındalığın artırılması hedefleniyor.
Projenin yeni döneminde hazırlanan “Cam Şişe”, “Mangal Ateşi” ve “Anız” konulu 3 adet film bulunuyor. Yangın temalı şarkılarla başlayan filmlerin sonunda  ‘Bu yaz yangınlar şarkılarda kalsın, doğaya cam şişe bırakma/ ormanda ve yakınında ateş yakma/anız yakma ormanlarımız hep yaşasın’ mesajı veriliyor ve izleyenler yangın öncesinde alınması gereken önlemlerin hatırlatıldığı DahaYanmadan.com web sayfasına yönlendiriliyor.
“Proje büyük ilgi gördü, farkındalık arttı”
Orman Yangınları Farkındalık Projesi’nin ilk yılında yoğun ilgi gördüğüne değinen TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Geçen yıl #DahaYanmadan çağrısıyla başlattığımız projede, televizyon, radyo ve dijital platformlarda yaygın iletişim çalışmaları gerçekleştirdik. Proje kapsamında hazırlanan farkındalık filmlerimiz ile gerçekleştirdiğimiz TV kampanyası ile yaklaşık 24 milyon kişiye eriştik, basında geniş yer aldık.
Yine proje kapsamında hayata geçirdiğimiz DahaYanmadan.com web sayfası üzerinden paylaştığımız bilgilendirme metinleri, görseller ve farkındalık filmleri ile orman yangınlarının önlenmesi için bireylere, kurumlara ve yetkililere düşen sorumlulukları hatırlattık. Tüm bu çalışmalarımızla çok sayıda insana ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kampanyamız ile ilgili aldığımız çok sayıda olumlu dönüşler sonucunda da kamuoyunda büyük bir farkındalık yarattığımıza inanıyoruz. Tüm bu güzel sonuçların ışığında daha fazla insana ulaşabilmek adına projemize ikinci yılında da devam ediyoruz ” ifadelerini kullandı.
Orman yangınlarının %88’i insan kaynaklı
Orman yangınlarının büyük bölümünün önlenebilir yangınlar olması nedeniyle Orman Yangınları Farkındalık Projesi’nde insan kaynaklı yangınların azaltılmasına odaklandıklarını belirten Deniz Ataç, “Ülkemizde, son 25 yıldaki orman yangınlarının çıkış sebebinin % 12’sinin doğal, %88'sinin ise kasıt, ihmal ve kaza ve sebebi bilinmeyen olarak tanımlanması yangınlarda insan etkisinin büyük olduğunu kanıtlıyor. Orman yangın istatistikleri göstermektedir ki; her yıl çıkan orman yangınları doğrusal olarak artıyor. 2000-2010 yıllarında yılda ortalama yaklaşık 2.000 orman yangını çıkarken, 2010 yılından günümüze bu sayı %28 artarak 2.600’ü aştı. Bu artış da hiç şüphesiz yangın sezonunda orman-insan etkileşiminin artıyor olmasından kaynaklanıyor. Orman varlıklarımızın %60’ı yangın riskinin en yüksek olduğu yerlerde yer alıyor. Bu durum da ülkemiz için hayati olan ormanların korunması adına yangınlara karşı çok dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor. Ancak bu dikkati yeterince gösteremediğimiz ne yazık ki çok açık” diye konuştu.
Ormanlarımız hep yaşasın
İklim krizinin orman yangınlarının yayılma hızını ve şiddetini artırdığına vurgu yapan Ataç, “Artık Bir kıvılcım çok büyük orman yangınlarına dönüşebiliyor. Bu nedenle çok daha dikkatli olunmalı, ormanlarımızın korunması için yangın riski yüksek dönemlerde bırakın ormanda ateş yakmayı, bir kıvılcım bile çıkarılmamalıdır. Unutulmamalıdır ki; ormanlar sadece ağaç topluluğu değil, bir ekosistemdir. Orman yangını sadece ormandaki bitkileri yakmıyor, içinde barındırdığı çok sayıda canlıyı da yok ediyor. Karbon yutağı olan ormanlarımız, yangınlar nedeniyle karbon salımı yapar hale dönüşüyor. Mevcut karbon depolama kapasitelerine ulaşabilmeleri için ise onlarca yıl gerekiyor” şeklinde konuştu.
Orman yangınlarına sebep olmamak için izmarit ve cam şişe atma, anız yakma, mangal ateşini söndür!
“Ormana ya da ormana yakın alana atılan bir izmaritin çevresindeki otları ve bitkileri yakmaya başlayacağı, iyi söndürülmemiş bir mangal ateşinin rüzgarın etkisiyle tekrar tutuşabileceği, ormana atılan bir cam şişenin ya da benzer özelliklerdeki bir atığın, güneş ışınlarının mercek etkisi ile ateş oluşturabileceği unutulmamalı. Aynı şekilde anız yakılmasının da orman sınırına yakın alanlarda yapıldığında, bir orman yangınına dönüşebildiği göz önünde bulundurulmalı” diyen Ataç, “Bu sebeple orman alanlarında ve orman sınırlarına yakın alanlarda kesinlikle ateş yakılmamalı, ormanlarda izin verilen piknik alanları dışında piknik yapılmamalı, yakılan piknik ateşlerinin tamamen söndürüldüğünden emin olunmalı ormana çöp, plastik, cam şişe ve cam parçaları atılmamalı, ormanlık alanlarda sigara içilmemeli ve orman kenarı karayollarına, ormana yakın alanlara sigara izmaritleri kesinlikle atılmamalı, anız yakmaktan vazgeçilmeli. Yangın riski görülen durumlarda ise hemen Acil Çağrı Hattı 112 veya Orman Yangını İhbar Hattı 177 aranarak ihbarda bulunulmalı” diyerek orman yangınlarının önlenmesi için vatandaşlara düşen sorumlulukları hatırlattı.
Ataç “TEMA Vakfı olarak küçük ihmallerin felaket getirdiğini hatırlatıyor, havaların ısınmasıyla birlikte artan orman yangını riskine karşı tüm halkımızı dikkat göstermeye çağırıyoruz” dedi.
* TEMA Vakfı

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.10 13:30:19
Son Düzenlenme Tarihi :





Yılkı atlarının Toroslar’ın yeşil çayırlarında görsel şöleni

Antalya’nın İbradı ilçesi Ormana Mahallesi sınırları içerisinde yıllar önce doğaya bırakılan ve bugün sayıları bin 200’ü bulan yılkı atları, yurt edindikleri Eynif Ovası’na güzellik katarak ziyaretçilerine görsel şölenler sunuyor.
Toroslar’ın, Akdeniz ile İç Anadolu’yu bıçak gibi kestiği bölge..

Antalya’nın İbradı ilçesi Ormana Mahallesi sınırları içerisinde yıllar önce doğaya bırakılan ve bugün sayıları bin 200’ü bulan yılkı atları, yurt edindikleri Eynif Ovası’na güzellik katarak ziyaretçilerine görsel şölenler sunuyor.
Toroslar’ın, Akdeniz ile İç Anadolu’yu bıçak gibi kestiği bölgede yer alan ve belgesellere konu olan Eynif Ovası’nın yeşil çayırlarında yeni doğan yavruları ile doğaya ayrı bir güzellik katan atları izlemek üzere her yıl dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler geliyor. Yılkı atları ise ovada yaklaşık 50 sürü halinde yaşıyor. Gruplar halinde yavruları ile aile halinde yaşayan yılkı atlarının yeni doğan yavruları ve kavgaları kameralara yansıdı, vahşi yaşamları dron ile görüntülendi.
Antalya’nın İbradı ilçesi Ormana Mahallesi Eynif Ovası’nda yaşayan ve her yıl yavrulayarak sayıları bin 200’ü bulan yılkı atları, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor. Su ve yiyecek sorunu yaşamayan ve zamanla çoğalan atların sürü halinde geziyor. Ormanları, barındırdığı yaban hayvanları, mağarası ve ovasıyla dikkati çeken bölgenin "vahşi güzelliği" diye nitelendirilen yılkı atları, Eynif’in turizm potansiyeli olarak da görülüyor. Toroslar’ın, Akdeniz ile Anadolu’yu bıçak gibi kestiği bölgede yer alan Eynif Ovası’nda özgürce dolaşan atları izlemek üzere her yıl dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler geliyor.
Yılkı atlarının Osmanlı dönemine kadar dayandığı ve bu atlar Osmanlı’nın süvari birliklerinden gelmekte olan bir at soyu olarak biliniyor. Bu ovada serbestçe dolaşabiliyorlar.

“Özgürlüklerine düşkünler”
Sayıları her yıl artan yılkı atları su aramak için bir araya geliyor. Özgürlüklerine düşkün olmalarıyla bilinen yılkı atları, kendilerine yaklaşılmasına izin vermiyor. Yılkı atlarını fotoğraflamak isteyenler de uzaktan fotoğraflayabiliyorlar. Antalya’nın isyankar çocukları onlar. Her mevsim doğadalar. Yazın tozun içinde, kışın karda, baharda suda benzersiz bir görsel şölene tanıklık etmek isteyenlere 90 bin dönümlük Eynif Ovası’nda yaz kış özgürce koşan yılkı atlarıyla tarifsiz bir görsellik sunuyor.
Özgürlüklerinden taviz vermeyen yılkı atları 10-12 attan oluşan gruplar halinde dolaşıyor. Bu grupların liderleri bir erkek olurken, diğerleri ise kısraklardan oluyor. Kışın zor şartlarında ve kurtların saldırılarına karşı bu şekilde mücadele eden yılkılar, kışları çam ormanlarının altlarını sığınak olarak kullanıyorlar.
Antalya’dan Eynif Ovası’na yılkı atlarını görmeye gelen Alper Uyan, yılkı atlarını haberlerde izlediğini ve özellikle onları izlemeye geldiğini söyledi. Ovaya eşsiz bir güzellik kattığını anlatan Uyan, “Haberlerde sürekli izliyordum. Özellikle buraya yılkı atlarını izlemeye geldim. Çok büyük ovanın içerisinde bu atları görmenin mutluluğunu yaşadım. Antalya’nın doğa turizmi açısından burası inanılmaz bir yer. Geldiğimde şansımdan burada yüzlerce yılkı atları ile karşılaştım. Gerçekten inanılmaz bir güzellik. Tüm doğaseverlerin burayı görmesini isterim. Bizlerin onları izlemesi harika bir olay. Burası yaklaşık 90 bin dönüm bir arazi. Yılkı atlarının yavruları ile dolaşması, ayrıca gruplar halinde aileler halinde dolaşması ve iki ailenin reislerinin birbirleri ile kavga etmelerinin görüntüsünü izlemek çok güzeldi” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.13 11:39:44
Son Düzenlenme Tarihi :