1.034 yatak kapasitesiyle Antalya’yı sağlık üssü haline getirecek olan Antalya Şehir Hastanesi’nin devam eden inşaat alanında incelemelerde bulunan Vali Yazıcı, yetkililerden bilgi aldı. Hastanenin özellikle sağlık turizmi noktasında Antalya’ya önemli katkılar sunacağını söyleyen Vali Yazıcı; “Hastanemiz hizmete açıldığında turizmin ve tarımın başkenti Antalya, sağlık turizminin de merkezi olacak.” dedi.
Hastane koridorunda çocukları ölümle burun buruna getiren sıra dışı koleksiyon
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nde çocukların yuttuğu ve yemek borusundan ameliyatla çıkarılan cisimler, aileler duyarlılık kazansın diye hastane koridorundaki panoda sergileniyor. Panoda mıknatıs, kalemtıraş, vida, iğne, pil, çivi, bozuk para, küçük oyuncak parçaları, k..
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Güngör Karagüzel, kısa süre önce emekli olan Prof. Dr. Mustafa Melikoğlu ile birlikte çocukların oyun oynarken yemek ya da soluk borularına kaçan cisimleri toplumda duyarlılık kazandırmak hedefiyle ilginç bir koleksiyona dönüştürdü. 30 yıllık birikim sonucu oluşturulan koleksiyonda kalemtıraş, vida, çivi, kolye ucu, yorgan iğnesi, mıknatıs, pil, oyun hamuru, küpe gibi çeşitli maddeler yer alırken, rafta özellikle bozuk para ve kuruyemiş parçalarının fazla olması dikkat çekiyor. Yaklaşık 120 çeşit maddenin yer aldığı koleksiyon, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi H Blok binasındaki Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı Bölümü’nde oluşturulan ’Sindirim ve Solunum Yolundan Çıkarılan Cisimler’ yazılı panoda sergileniyor.
"0-3 yaş arası çocuklara dikkat"
Prof. Dr. Güngör Karagüzel, solunum ve sindirim yollarındaki yabancı cisimlerin çocuklar için ciddi bir sağlık sorunu oluşturduğunun altını çizdi. Solunum yollarındaki yabancı cisimlerin yaşamı tehdit eden boyutlara gelebildiğine değinen Karagüzel, “Bu yaş aralığındaki çocuklar 6 ay ile 3 yaş arasındakilerden oluşuyor. Henüz çiğneme fonksiyonunu yerine getiremeyen özelliklede kuruyemiş, fındık, fıstık ceviz gibi kuruyemişleri ya da ağızda kolaylıkla kayganlaşabilen meyve çekirdekleri karşımıza çıkabiliyor. Bunların klinik tablosu ise iki şekilde karşımız acıkıyor. Birincisi çok acil durum yaşamı tehdit eden solunum durması morarma, solunumun kaybolmasıyla bize gelebiliyor. Bunların mutlaka bilinçli şekilde yapılması gerekir, ani ve erken müdahale önemli yaşam kurtarıyor” diye konuştu.
"Kapalı ameliyatla çıkarıyoruz"
İkincisinin ise kronik denilen geç zamanda kendilerine gelen çocuklar olduğuna değinen Karagüzel, “Bazen alerjiyle karşılaşabiliyor. Uzun süreli öksürük, hırıltılı solunum şekilde yakınmalarda çocuk hekimleri tedavi sonucunda başarı sağlanamazsa bize sevk ediliyor. Ardından yabancı cisim ön tanısı ile biz değerlendiriyoruz. Sonuçta bunlar hastaneye geldikten sonra kapalı ameliyat ışıklı bir boruyla genel anestezi altında solunum yollarına girilip veya bronşlardaki yabancı cisimleri çıkartıyoruz” dedi.
"Para ve pile dikkat"
Mide, bağırsak sistemine kaçan yabancı cisimlerin de olduğunu belirten Karagüzel, “Bunlar solunum yollarına kaçan yabancı cisimler kadar ciddi bir hayati risk oluşturmasa da yabacı cisimler yutulduğunda sindirim yollarında tıkanıklığa yol açabiliyorlar. Günümüzde para, oyuncak ve saat pillerini yutma şeklinde sindirim yollarındaki cisimleri görüyoruz. Piller içindeki enerji nedeniyle yemek borunda yanıklara yol açabiliyor. Yakınması olan çocukların ilgili hastaneye başvurması gerekir” dedi.
Hastane koridorundaki sindirim ve solunum yollarından çıkarılan cisimlerin sergilendiği panolardan bahseden Karagüzel, “Buradaki yabancı cisimler 30 yıllık bir çalışmanın ana ürünüdür. Prof.Dr. Mustafa Melikoğlu hocamız başlatmıştır. Sindirim yolunda daha çok künt cisimleri görüyoruz. Bunlar para, jeton, piller, çiğnenmeden yutulan besin maddeleri, et ve meyve parçaları, toplu iğne, kilitli iğne, oyuncak parçaları olabiliyor. 3 yaş bitimine kadar küçük oyuncak parçalarından çocukları uzak tutmak gerekir. Solunum yollarında ise daha çok orada organik maddeleri görüyoruz. Kuruyemiş türleri şeklinde karşımıza çıkıyor. Fındık, fıstık, ceviz gibi. Diş gelişimi bu dönemde tamamlanmadığı için çocuklara kuruyemiş verilmemelidir. Sindirim yolundaki gibi solunum yola kaçan küçük oyuncak parçalarından da çocuklar uzak tutulmalıdır” ifadelerine yer verdi.
"Dikkat çekmek istiyoruz"
İki panoyu koridora yaparken ailelerin dikkatini çekmeyi amaçladıklarını kaydeden Karagüzel, “Her zaman bu tür açıklamalara insanlar ulaşılamıyor. Ama buraya gelen ailelerimiz genellikle bu panoyla ilgileniyorlar. Ayrıca öğrencilerimiz için eğitim dede kullanıyoruz” dedi.
"Şok olduk"
Panoyu inceleyen 2 çocuk annesi Zekiye Özer, “Burada çocuklardan çıkan malzemeleri gördükçe çok korktum. Çok tehlikeli şeyler yutmuşlar. İnsan bunları gördükçe korkuyor. Mıknatıs, kalemtıraş, iğne yutmuşlar. Anne baba olarak daha çok d,kkat etmeliyiz. Aklımıza gelmeyen şeyleri çocuklar yutmuş çok olduk. Bundan sonra daha dikkatli olacağız” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.16 15:36:31
Son Düzenlenme Tarihi :
BAİB, kesintisiz ve sürdürülebilir bir ihracat için çözüm önerilerini anlattı
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen TİM Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla İstanbul’da bulunan Dış Ticaret Kompleksi Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda gerçekleşti. İhracatçıların sorunları ve bu sorunlara çözü..
Toplantıda, katılımcılar tüm sektörlerde yaşadıkları sorunları, kesintisiz ve sürdürülebilir bir ihracat için çözüm önerilerini dile getirdi. BAİB Başkan Yardımcısı Ramazan Keskin ise konuşmasında hal kayıt sisteminde ihracatçının bildirim zorunluluğu, Uzak Doğu pazarına Türk kirazı, inciri gibi değeri yüksek ürün ihracatı ile firma çalışanlarının da yeşil pasaport alması hususlarına değindi. BAİB Başkan Yardımcısı Keskin, konuşmasına Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a ve Ticaret Bakan Yardımcılarına görevlerinde başarılar dileyerek başladı.
Hal Kayıt Sistemi çerçevesinde yaş meyve sebze ihracatında bildirim zorunluluğuna değinen Başkan Yardımcısı Keskin, bildirim zorunluluğunun kaldırılmasını isteyerek, “Raf ömrü çok kısa olan yaş meyve sebze ürünlerini hızlı bir şekilde uluslararası pazarlara yetiştirme çabası içindeyiz. Böyle bir ortamda bildirim işlemlerinde zaman zaman sorunlar yaşamaktayız. Bu tarz durumlarda, ihracatçılara cezai yaptırımlar uygulanabilmektedir. Zaten ihracatçı firmalar gümrük beyannamesi ve faturası ile hangi ürünü ne kadarlık bir miktarda ihraç ettiğini Gümrük Müdürlüklerine bildirmektedir. Bu nedenle ihracatçı firmaların Hal Kayıt Sistemi çerçevesinde bildirimden muaf tutulması, ihracat süreçlerinin hızlandırılması ve Türk ürünlerinin pazara taze ve kaliteli bir şekilde ulaştırılması açısından da oldukça önemlidir” diye konuştu.
BAİB Başkan Yardımcısı Keskin, “Uzak Doğu pazarlarına maddi değeri yüksek olan daha fazla Türk kirazı, inciri ihraç etmek istiyoruz. Bunun için Uzak Doğu pazarlarına kiraz ve incir ihracatında hava yolu desteği talep ediyoruz. Kiraz üretiminde dünya birincisiyiz. Kiraz üretiminde rekoltemiz geçen yıla göre 2 kat arttı. Ancak ABD, Uzak Doğu pazarlarına bizden daha fazla kiraz ihracatı yapmaktadır. ABD, firmalarının bu ihracatlar da devletlerinden hava yolu desteği aldığını tahmin etmekteyiz. İhracatımızı artırmak için sezonun sonuna yaklaşıldığı bu günlerde en azından Uzak Doğu pazarları için destek talep etmekteyiz” dedi.
Keskin, firma çalışanlarının yurt dışındaki ithalatçılarla yapacağı görüşmeler, anlaşmalar, pazar araştırması, fuar ve sektörel ticaret heyeti katılımı, rakip ülke firmalarının faaliyetlerinin takibi gibi konularda birçok ülkeye gitmesi gerektiğini belirterek, “Firma çalışanlarının da yeşil pasaport alması hususunda destek bekliyoruz” dedi. Başkan Yardımcısı Keskin, sektör temsilcilerinin taleplerini aktardıktan sonra ihracat ailesine verilen desteklerden dolayı teşekkür etti.
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Başkan Yardımcısı Keskin’in konuşmasının ardından cevaben yaptığı açıklamada, Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün Hal Kayıt Sistemi ile ilgili talebi değerlendireceğini, yeşil pasaportun geniş bir konu olduğunu ve talebin yapılacak değerlendirmede dikkate alınacağını ancak yeşil pasaport sayısını artırmanın vize muafiyeti uygulayan ülkelerde tepkiye neden olduğunu kaydetti.

