SON DAKİKA
header-ad

Zeytin sıkma makinesi satın alınacaktır

GÜNDOĞMUŞ BELEDİYESİ FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ

10 Ton/Gün Kapasiteli Kontinü Sistem Zeytin Sıkma Makinesi mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek olup, teklifler sadece elektronik ortamda EKAP üzerinden alınacaktır.

Basın İlan Kurumu’nun ilan portalı ilan.gov.tr’de yer alan ilana göre İhale 29.09.2022 - 11:00'da: Belediye toplantı salonu adresinde yapılacaktır. * DETAYLAR İÇİN TIKLAYIN



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.09.08 21:49:49
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kepez’den kadınlara güç veren “Farkındalık Atölyesi”

Kepez Belediyesi’nin kadınlara yönelik düzenlenen Farkındalık Atölyesi’nde, şiddetin yalnızca fiziksel darp olmadığı vurgulanarak günlük yaşamda sık karşılaşılan ancak çoğu zaman şiddet olarak fark edilmeyen davranışlara dikkat çekildi. Telefona el konulması, özgürlüğün kısıtlanması ve ekonomik olarak zor durumda bırakılmanın da şiddet kapsamında değerlendirildiği anlatıldı.

Kepez Belediyesi, kadınların psikoloji ve hukuk alanlarında karşılaştıkları konulara ilişkin farkındalık oluşturmak, bilgi paylaşımını artırmak ve dayanışmayı güçlendirmek amacıyla “Farkındalık Atölyesi” düzenledi. Haziran ayı boyunca farklı mahallelerde gerçekleştirilecek olan atölyelerin ilki, Zübeyde Hanım Kadın Eğitim ve Sosyal Tesisi’nde yapıldı. Uzman Klinik Psikolog Gamze Gökkaya Kaşlıca ile Avukat Ayşe Evrim Zeybek Akçay, katılımcıları toplumsal cinsiyet rolleri, kadın ve erkeklerden beklenen davranışlar, şiddet türleri, şiddet karşısında izlenebilecek hukuki yollar ve 6284 Sayılı Kanun hakkında bilgilendirdi.

Kepez AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Ayşe Evrim Zeybek Akçay, programın açılışında Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün sevgi ve selamlarını ileterek, katılımcılara teşekkür etti.

TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİ ANLATILDI

Farkındalık Atölyesi’nde toplumsal cinsiyet kavramının, kız ve erkek çocuklarından beklenen davranışları ifade ettiği anlatıldı. Bu rollerin doğuştan gelmediği, toplum tarafından öğretilen davranış kalıpları olduğu vurgulandı. Ev işleri, çocuk bakımı ve iş hayatındaki beklentilerin bu toplumsal rollerin yansımaları olduğu belirtilirken, söz konusu kalıpların esnek ve değiştirilebilir nitelikte olduğuna dikkat çekildi. Atölyede erkeklerden güçlü olmak, aileyi koruyup geçindirmek, karar vermek, duygularını göstermemek ve liderlik etmek gibi beklentiler bulunduğu ifade edilirken; kadınlardan ise ev işlerini yapmak, itaatkar olmak, bakım verme rolünü üstlenmek, sessiz ve uyumlu davranmak ile fedakarlık göstermelerinin beklendiği aktarıldı.

ŞİDDETİN GÖRÜNMEYEN YÜZLERİ

Farkındalık Atölyesi’nde şiddetin yalnızca fiziksel saldırılardan ibaret olmadığı vurgulanarak günlük yaşamda sıklıkla karşılaşılan ancak çoğu zaman şiddet olarak tanımlanmayan davranışlara dikkat çekildi. Bir kişinin kolundan sertçe tutulması, bir yere gitmesinin engellenmesi, önünün kesilmesi, odadan çıkmasına izin verilmemesi, üzerine yürünmesi, korkutacak şekilde kişisel alanına girilmesi, eşyaların etrafa fırlatılması, kapıların sert şekilde çarpılmasının da şiddet kapsamına girdiği belirtildi. Araçtan inilmesine izin verilmemesi, anahtarlarının alınması, telefonuna el konulması, yanında duvara yumruk atılması, sürekli nerede olduğunun sorgulanması, ekonomik olarak zor durumda bırakılması ve kadının çalışmasının engellenmesinin de şiddet örnekleri arasında yer aldığı ifade edildi.  

ŞİDDET TÜRLERİ 5 ANA BAŞLIKTA ELE ALINDI

Atölyede şiddet türleri psikolojik, ekonomik, dijital, cinsel ve fiziksel şiddet olmak üzere beş ana başlık altında değerlendirildi. Psikolojik şiddetin; eleştiri, küçümseme, tehdit, izolasyon ve duygusal manipülasyon gibi görünmeyen ancak derin yaralar bırakan davranışları kapsadığı belirtildi. Ekonomik şiddetin; para üzerinde kontrol kurma, çalışmaya engel olma, geliri gizleme ve maddi kaynaklara erişimi kısıtlama gibi uygulamalarla ortaya çıktığı ifade edildi. Dijital şiddetin; sosyal medya hesaplarının takip edilmesi, kişisel bilgilerin izinsiz paylaşılması, telefon ve mesajlara müdahale edilmesi gibi davranışları içerdiği anlatıldı. Cinsel şiddetin; rıza dışındaki her türlü cinsel davranış, taciz, zorla evlilik ve kişinin cinsel dokunulmazlığını ihlal eden eylemleri kapsadığı aktarıldı. Fiziksel şiddetin ise vurma, itme, yaralama gibi bedensel bütünlüğe yönelik saldırılar ve fiziksel güç kullanımı şeklinde ortaya çıktığı belirtildi.

ROLLER DOĞUŞTAN GELMİYOR

Farkındalık Atölyesi’nde Uzman Klinik Psikolog Gamze Gökkaya Kaşlıca, insanların yaşadığı yorgunlukların önemli bir kısmının toplumsal rollerden kaynaklandığını belirtti. Kaşlıca, ailelerde sıkça duyulan “Kız kısmı öyle yapmaz”, “Kızlar öyle oturmaz”, “El alem ne der?”, “Ayıp olur”, “Kadının yeri evidir”, “Erkek eve ekmek getirir”, “Erkek adam ağlamaz” gibi ifadelerin aslında doğuştan gelen özellikler değil, toplum tarafından öğretilen kalıplar olduğunu söyledi.  Türk toplumunda gelenek ve göreneklerle öğrenilen bu davranışların kız ve erkek çocuklarından beklenen rolleri şekillendirdiğini belirten Kaşlıca, “Kız düzgün oturur, erkek güçlüdür, erkek çalışır ve para getirir gibi kalıplar zamanla kadın ve erkeklere farklı sorumluluklar yüklemektedir. Çocuk bakımı ve ev işleri gibi roller çoğunlukla kadınlara verilmektedir. Bunlar değiştirilebilir kalıplardır. Kolay olmasa da değişim bireylerden başlar. Önce kendi çevremizi değiştirmeli, ardından bu değişimin topluma yayılmasını sağlamalıyız” dedi.

İLK MESELE DAVA AÇMAK DEĞİL, GÜVENLİĞİ SAĞLAMAKTIR

Kepez AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Ayşe Evrim Zeybek Akçay da katılımcıları şiddet karşısında izlenebilecek hukuki süreçler konusunda bilgilendirdi. Akçay, şiddet durumlarında öncelikli meselenin dava açmak değil, kişinin güvenliğini sağlamak olduğunu vurguladı. Kadınların bu konuda haklarını bilmelerinin önemine dikkat çeken Akçay, “Eğer şu anda tehlikedeysem önce kendimi güvenli bir yere aldırma hakkım var. Bunun için 112 aranabilir, polise gidilebilir, jandarmaya başvurulabilir, savcılığa müracaat edilebilir ya da aile mahkemesinden koruma talep edilebilir. Burada önemli olan nokta şiddetin mutlaka gerçekleşmiş olması gerekmemesidir. Tehdit varsa, takip varsa, korkutma varsa ya da zarar göreceğine dair bir endişe bulunuyorsa başvuru yapılabilir” dedi.

6284 SAYILI KANUN HAKKINDA BİLGİLENDİRME

Avukat Ayşe Evrim Zeybek Akçay, 6284 Sayılı Kanun hakkında da bilgi verdi. Kanunun şiddete uğrayan ya da şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları ve aile bireylerini korumak amacıyla düzenlendiğini belirten Akçay, “Bu kanun ceza vermek için değil, öncelikle koruma sağlamak için vardır” dedi.

Kadınların bazı konularda yanlış bilgi sahibi olabildiğini ifade eden Akçay, “Ben boşanma davası açmadım ama korunmak istiyorum. Şikayetçi olup olmayacağıma karar vermedim ama şu an güvende değilim. Beni dövmedi ama sürekli tehdit ediyor, kapıma geliyor, mesaj atıyor, takip ediyor. Bu gibi durumlarda da 6284 Sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler talep edilebilir” diyerek kadınlara hakları konusunda önemli uyarıcı bilgiler aktardı.

Kepez Belediyesi tarafından düzenlenen “Farkındalık Atölyesi”, Haziran ayı boyunca farklı noktalarda devam edecek.  

 

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.06.05 14:34:45
Son Düzenlenme Tarihi :





AESOB Başkanı Dere: Ticarette dürüstlük ilk şart

Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere, yapmış olduğu açıklamada 2021 Yılının Ahi Evran Yılı olduğunu hatırlattı. Ahilik kültürünün toplumumuzdaki yeri ve önemine dikkat çekerek ahilik kültürüne ve bu kültürün devamı niteliği taşıyan mesleki eğitime verilen değerin artması gerektiğini vurguladı.

“Mesleki Eğitime Daha Çok Önem Verilmeli”

Ahilik teşkilatında usta - çırak ilişkisiyle ahlaki ve mesleki eğitimin harmanlandığını ve günümüzde esnafımızın bu geleneği devam ettirdiğini belirten Başkan Adlıhan Dere açıklamalarında, mesleki eğitimin toplumumuzun gelişmesi ve ilerlemesi için çok önemli bir unsur olduğunun altını çizerek; “Meslek sahibi olmak ve zanaat öğrenmek bir ömür boyu kolunuzda taşıyacağınız altın bileziktir. Sanat hiçbir zaman değerini kaybetmez. İnsanlarımız özelliklede gençler mesleki eğitime yönlendirilmeli, mesleki eğitime daha çok önem verilmeli ve geliştirilmelidir. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte fabrikasyon sistemler ve seri üretim ortaya çıktı. Bu durumda tüketim fazlalığı iş gücü ve kalifiye eleman ihtiyacını arttırdı. Fakat bunun yanı sıra fabrikasyon üretim kalitenin azalmasına ve malın değersizleşmesine sebebiyet verebildiği gibi bazı meslek dallarının da yok olmasına neden oldu. Maalesef artık insanlarımız malının değerini bilmiyor. Önceden bozulan bir ürün tamir ettirilir yaptırılabilirdi. Şimdi ise bir ürün eskiyince değiştiriyoruz veya atıyoruz. Esnaf ve zanaatkarlarımız ise yaptığı her işe emeğini alın terini katıyor işte bu paha biçilemez. Ticari hayattaki haksız rekabet ve sermaye kuralsızlıkları nedeniyle esnafımız zorlanıyor. Esnafımıza destek çıkmalıyız. Bu kültürü yaşatmalıyız.” Dedi.

“Ahilik Kültürü Yaşatılmalı Ve Gelecek Kuşaklara Aktarılmalı”

AESOB Başkanı Adlıhan Dere, ahilik kelimesinin kardeş demek olduğunun eli açık ve konuksever anlamlarına da geldiğinin altını çizerek ahilik geleneğinin yardımlaşma ve dayanışmayı esas aldığını belirtti. Birlik ve beraberliğin önemine değinen Başkan Adlıhan Dere, “Ahilik; dostluk, kardeşlik, dürüstlük, hoşgörü, dayanışmanın bilgi, birikim ve sanatla birleşimidir. Bizlere tevazu, barış ve hoşgörüyü öğütleyen dinimizin gerekliliklerinden biri olan güzel ahlak, ahilik geleneğinde iş hayatıyla sentezlenir ve ticarette dürüstlük ilk şart olarak kabul edilir. Ahilik teşkilatının toplumsal, sosyal ve kültürel hayatı düzenleyen bir yapıdır aslında. Usta-çırak ilişkisiyle ahlaki ve mesleki eğitim harmanlanır. Ahilik teşkilatının kurucusu Ahi Evran Veli’nin öğretileri dayanışmayı temel alır. Ticaret ahlakına dayanan ahilik ilkeleri geçmişten günümüze  ışık olmuş esnaf ve sanatkarlarımıza yol göstermeye devam etmiştir.  Esnaflık toplumun sadece ticari olarak değil aynı zamanda kültürel olarak da olmazsa olmaz bir parçasıdır. Toplumumuzun sosyal ve ekonomik açıdan yapı taşlarından biri olan esnaflık ve ahilik geleneği sembolde kalmamalı, yaşatılmalı ve gelecek kuşaklara aktarılmalıdır. Esnaflık anlayışının ahi ahlakıyla korunması bizim birincil hedefimiz. Bizler bunun için çalışıyoruz.” İfadelerine yer verdi.

Ahilik Kültürünün Mirasçısı Olmak Gurur Kaynağı”

Devamında; “Milletimiz kadim tarihi boyunca yardımlaşma ve dayanışmayı kurumsal bir yapı haline getirmiş ve yüzyıllardır devam ettirmiştir. Ve diğer devletlere bu konuda örnek olmuştur. Ahilik teşkilatı Selçuklu döneminden itibaren başlayıp, Osmanlı Devleti’nde devam ederek ve günümüze kadar ulaşmış en önemli toplumsal miraslarımızdan biridir. Geçmişimizin mirası olan ahilik geleceğimizin teminatıdır. Birliğimiz adına söylüyorum ki; ahilik teşkilatının mirasçısı olarak bu kültürün bir parçası olmak bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Bugün bizler tüm esnaf ve sanatkarlar camiası ile birlikte bu geleneğe sahip çıkıyoruz.Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2021 Yılı Ahi Evran Yılı ilan edildi. Geçen sene pandemi şartları sebebiyle gönlümüzce eskiden olduğu gibi şenlikli kutlayamadık. Bu sene Allah’ın izniyle Ahilik Yılını hep beraber kutlayacağız. Ahilik teşkilatı kurucusu Ahi Evran-ı Veli’yi rahmet ve minnetle yad ediyor, bu güzel kültürümüzün her daim devam etmesini temenni ediyorum. Ahi Evran’ın anmak, öğütlerini aktarmak, ahilik geleneğini yaşatmak ve gençlere tanıtmak amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.” Diyerek açıklamasını sonlandırdı.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.09.09 06:11:26
Son Düzenlenme Tarihi :