SON DAKİKA

670 nci Tarihi Yeşilyayla Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin ardından

Bu yıl 670 ncisi düzenlenen Tarihi Elmalı Yeşilyayla Yağlı Pehlivan Güreşleri; gösterilen yoğun ilgi, bir yıl sonraki güreşlerin ağalık ihalesinin 11 milyon 777 bin lira gibi bir rakamla sonuçlanması, sakatlığı nedeniyle zor ve sıkıntılı günler yaşayan Ali Gürbüz’ün “başpehlivanlık” kürsüsüne çıkması, siyasiler arasında dışa vuran soğuk rüzgarlarla geride kaldı.

    Güzel, sıkıntısız başarılı bir organizasyondu, emeği geçenleri kutluyorum.
    Bu yıl ki tarihi güreşler gösterdi ki, ister belediye tarafından açıklanan proje olsun, ister Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın projesi olsun, Elmalı’nın biran önce modern, 20-30 bin seyirci kapasiteli çok amaçlı bir güreş kompleksine ihtiyacı var, artık bu konuda adımlar peşpeşe atılmalı.
     669 ncu Tarihi güreşlerde yaşananlar ve büyük tepki çeken bazı olayların  bu güreşlerde yaşanmaması Elmalı için iyi olmuştur, tarihi güreşlere gölge düşmemesini sağlamıştır.
    Güreş fiyatlarının 200 lira olarak belirlenmesi, güreşseverlerce pahalı bulunurken, para vererek güreşi izleyenler davetlilerin bedavaya, hem de ardı ardına yapılan ikramlarla güreşleri izlemesine haklı olarak tepki göstermişlerdir. 
    Tarihi güreşlerde ağalık ihalesindeki lık ihalesindeki 11 milyon 777 bin liralık rekor rakam önümüzdeki güreşlere kadar konuşulmaya devam edecek, sonrada unutulup gidecek. 
    SMA hastası Eren bebeğin tedavisi içinde ciddi bağış toplanırken, keşke ağalık ihalesine katılanlarla ön görüşme yapılsaydı da, ağalık ihalesini kazanan ağanın ödeyeceği paranın bir bölümü Eren bebeğin hesabına aktarılması sağlansaydı.
SİYASİLERİN İLGİSİ YİNE FAZLAYDI
    Bu yıl 670 ncisi düzenlenen Tarihi Elmalı Yeşilyayla Yağlı Pehlivan Güreşleri’ne siyasilerin ilgisi her zamanki gibi yoğundu. 
    Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, güreşleri izlemek üzere kendisine ayrılan yere dar bir alanda yürümek zorunda kalırken, İYİ Parti Antalya Milletvekili Ferudun Bahşi’nin hiç istifini bozmaması pek yakışık almadı. (hani rahat geçilebilsin diye şöyle bir toparlanılır ya) 
    Keza Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, elini sıkmak ve hoşgeldin demek için ayağa kalkan Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e soğukluğu da ayrıca dikkatimi çekti.
KIRKPINAR AĞASINA GÜZEL SÖZLER
    Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yılki güreşlerde de ağalık ihalesi sırasında Belediye Başkanı Halil Öztürk’ün, Kırkpınar Ağası Seyfettin Selim’e dönerek güzel sözler söylemesi anormal değil ama o cümlelerin Elmalı ağalık ihalesinin, Kırkpınar ağalık ihalesininin çok çok üzerinde rakamlara ulaşıldığı anlarda söylenmesi geçmişte ağızdan çıkan “ Türkiye’nin 1 numaralı güreşi Elmalı güreşi oldu siz Elmalı’yı eleştirmek için yapıyorsunuz ne oldu her zaman Kırkpınar’ı söylüyorlardı ne oldu bu sene Kırkpınar yalan oldu” cümlesinin halen bir özrü mü ?
GENEL BAŞKANLAR YOKTU
    670 nci Tarihi Elmalı Yeşilyayla yağlı Pehlivan Güreşleri’ne siyasilerin genel başkan düzeyinde katılımları olmadı. Başkan Halil Öztürk, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’le birlikte CHP Genel başkanı Kılıçdaroğlu’nu, il başkanı Mehmet Başaran’la da İYİ Parti Genel Başkanı Merak Akşener’i makamlarına kadar gidip tarihi güreşlere davet etmesine karşın ittifakın iki büyük ortağının genel başkanları güreşlere katılmadı. Kılıçdaroğlu ve Akşener gibi ittifakın diğer ortaklarının genel başkanları da güreşlerde yoktu.
GÜREŞLERE MADDİ DESTEKTE BULUNANLAR AÇIKLANSIN
    Kimi zaman bizzat Halil Öztürk, kimi zaman Hasan Aydın ve Hüseyin Erdemci bazı kişilere davetiyeleri bizzat elden ulaştırdılar ve sosyal medyada da “maddi destekte bulunan” ifadelerini kullandılar.
    Ayaklarına kadar gidilip davetiyeleri elden teslim edilen bu kişilerin maddi destek miktarları açıklanırsa, Elmalı kamuoyu da takdir eder.
* Erkin ÖZGÜNSÜR


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.09.09 08:37:55
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Başkan Sert: Antalya, kamu hizmeti verenler için adeta sürgün yerine dönüşmüştür

Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD) Başkanı Osman Sert, "ÖTV ve KDV artışları, ek vergiler, parasal sıkılaşma gibi akşamdan sabaha önümüze konan adımlar belimizi bükse de bunun bir plan dahilinde yapıldığını bilmek ve önümüzü görmek istiyoruz" derken, Antalya’nın enflasyonu ülke geneline göre çok farklı olduğuna dikkat çekti ve Devlette çalışan bir öğretmenin, polisin, memurun ortalama enflasyona göre aldığı maaş İç Anadolu’daki, Doğu Anadolu’daki bir ilçede yaşayan için gayet tatminkâr iken Antalya’da aynı maaş ile geçinebilmek mümkün görünmemektedir. Bu şartlar altında Antalya, kamu hizmeti verenler için adeta sürgün yerine dönüşmüştür" dedi

Son dönemde yaşanan ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD) Başkanı Osman Sert, ekonomide yol haritasını ortaya koyacak Orta Vadeli Planı dört gözle beklediklerini söyledi. TÜİK enflasyon verilerine göre maaş artışlarının Antalya gibi illerde anlamını yitirdiğini kaydeden Başkan Sert, İç Anadolu’da bir ilçede yaşayan için gayet tatminkâr olan bir maaşla Antalya’da geçinmenin mümkün olmadığını belirterek, çalışanların maaşlarına Bölgesel enflasyon esas alınarak barınma ve eğitim destekleri eklenmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye’nin ekonomik göstergelerin iyi sinyaller vermediği bir süreçte Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinin gerçekleştirildiğini söyleyen Başkan Sert, “seçim sonrasında ise 7’den 77’ye gündelik yaşamın hâkim konusu ekonomi olmuştur. Mehmet Şimşek koordinasyonundaki ekonomi yönetimin rasyonel politikalara vurgu yapan mesajı iş insanları ve toplumun geneli tarafından benimsenmiştir. EYT’lilere haklarının verilmesi, ancak bunun iş insanlarına getirdiği ek yükler, yüksek enflasyon ortamı, krediye erişimin önündeki setlerin yükseltilmesi, KDV ve ÖTV’ye dair yeni düzenlemeler ve ek vergiler, maaş zamlarının belirlendiği süreçteki toplumsal tartışma iklimi ekonomi üzerinde stres yaratan ana faktörler olmuştur.” dedi.

Başkan Sert açıklamasını şöyle sürdürdü:

Her başarılı ekonomi modeli, beklenti yönetimi ve güven üzerine kuruludur

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz’ın Orta Vadeli Plan (OVP)’ın Eylül ayında açıklanacağına dair mesajı bizleri mutlu etmiştir. ÖTV ve KDV artışları, ek vergiler, parasal sıkılaşma gibi akşamdan sabaha önümüze konan adımlar belimizi bükse de bunun bir plan dahilinde yapıldığını bilmek ve önümüzü görmek istiyoruz. Enflasyonla mücadele edildiğine dair bir yol haritası görmek arzusundayız. Bu noktada OVP en azından ekonominin tüm aktörleri için bir çıpa, gidilecek yolu gösteren bir pusula olacaktır. Bilindiği üzere her başarılı ekonomi modeli, beklenti yönetimi ve güven üzerine kuruludur. Yeni ekonomi yönetimimizden de beklentimiz ekonomi gemisinin güvenilir ve rasyonel ellerde olduğu mesajını bizlere ve tüm dünyaya güçlü şekilde verebilmesidir.

TÜİK güven kazanmalı, madde sepetini ve bölgesel enflasyon verilerini yayımlamalı

Ekonomide güveni tesis etmek üzere  sorumluluğu bulunan referans kurumlardan birisi de Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’dur. Başta enflasyon olmak üzere TÜİK verileri, toplumun tüm kesimlerini doğrudan etkileyen sonuçlar doğurmaktadır. Bizler iş insanları olarak sözleşmelerimizi, ürünlerimizin fiyatlarını, maliyet değişimi ve enflasyon beklentilerini esas alarak düzenliyoruz. Geleceğe ilişkin yol haritamızda, yatırım kararlarımızda devletin resmi istatistik kurumunun bize güvenilir verilerle destek olmasını istiyoruz. Ancak geldiğimiz noktada TÜİK verilerinin güvenilirliğinin şiddetle sorgulandığını görüyoruz.

TÜİK için kaybedilen güveni geri kazanmanın yolu bellidir; özellikle enflasyon hesabı şeffaf bir çerçevede yapılmalı ve ilan edilmelidir. Yakın zamana kadar biz TÜİK enflasyon sepetinin tamamını, tüm kalemlerdeki fiyat değişimlerini görebiliyorduk, bölgesel enflasyon verilerine göre planlamamızı yapabiliyorduk. Bugün bu verilerin hiçbirine ulaşamıyoruz. TÜİK, madde sepetini ve Bölgesel enflasyon verilerini yayımlamaya tekrar başlamalıdır.

Antalya’da enflasyon Türkiye genelinden çok farklı

Maaş zamlarını TÜİK verilerine göre alan insanlarımızın, memurlarımızın, emeklilerimizin Antalya’da enflasyon canavarının altında ezildiklerini görüyoruz. Biliyoruz ki; Antalya’nın enflasyonu ülke geneline göre çok farklı. 2020’nin birinci ayından bugüne konut fiyatları ülke genelinde 7,3 katına çıkarken örneğin TR72 (Kayseri, Sivas, Yozgat) bölgesinde 5,7 katına çıkmış, Antalya’nın da içinde olduğu TR61 (Antalya, Burdur, Isparta) Bölgesinde ise 9,9 katına çıkmıştır. Kira fiyatları da benzer bir seyir izlemiştir. Konut kaleminde hissettiğimiz bu aşırı yükselişe aldığımız göçün de etkisi ile gıda, eğitim, giyim, sağlık, lokanta gibi enflasyon kalemleri de eşlik etmiştir.

Antalya özel sektörü olarak bizler ilimizdeki enflasyonu bizzat yaşayarak gördüğümüz için TÜİK verilerini esas alamıyor, açıklananın çok üzerinde rakamları konuşuyoruz,çalışanlarımıza resmi enflasyonun üzerinde zam yapıyoruz. Tabi ki bu hesap bizim ürün fiyatlamalarımızı da etkiliyor.  Diğer taraftan doğru rakamları konuşup konuşmadığımızı da bilmiyoruz. İnsanların gelirlerini, ekonomide çarkların dönüş hızını doğrudan ilgilendiren bu durumun kişilerin tahminine, insafına bırakılmaması gereklidir. Sağlıklı bir ekonomi için kamu ve özel sektör çarklarının doğru verilere dayalı olarak birlikte dönmesi gerekmektedir. Bu noktada bölgesel enflasyon hesabının önemi ortaya çıkmaktadır. Devlette çalışan bir öğretmenin, polisin, memurun ortalama enflasyona göre aldığı maaş İç Anadolu’daki, Doğu Anadolu’daki bir ilçede yaşayan için gayet tatminkâr iken Antalya’da aynı maaş ile geçinebilmek mümkün görünmemektedir. Bu şartlar altında Antalya, kamu hizmeti verenler için adeta sürgün yerine dönüşmüştür. Her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapan, turizmin ve tarımın katma değer üretim üssü olan Antalya’da kamu hizmetlerinin önemini tartışmak bile abestir.

Maaşlara Bölgesel enflasyona göre barınma ve eğitim destekleri eklenmeli

Seçim öncesinde gerek bizler, gerekse de siyasiler tarafından dile getirilen çalışanlar için barınma ve eğitim desteği gibi paketler bölgesel enflasyon verileri gözetilerek hayata geçirilmelidir. Ülke enflasyonuna göre yapılan maaş artışları bölgemizin insanının gelirinin reel olarak düşmesine, refahının azalmasına neden olmuştur.

Dolayısıyla özellikle kamu görevlerinde seyyanen ödenen ücretlerin bölgelerin enflasyonuna göre barınma ve eğitim yardımlarıyla güncellenmesi seçeneği gündeme gelmeli, maaşlar her bölge, hatta her şehir için farklılaştırılmalı, özel sektör çalışanları için de Bölgelere göre barınma ve eğitim ihtiyaçlarına destek olacak şekilde farklılaşan gelir vergisi adımları yine işverenler için çeşitli vergi indirimleri gibi işçi maaşlarına yansıtılabilecek SGK teşvikleri gündeme alınmalıdır.

Bu noktada da TÜİK verileri, güvenilir ve referans olmalıdır. Rasyonel ve güvenilir bir ekonomi yönetiminin, iş dünyasının ve tüm ekonomik sistemin dayanak noktasının TÜİK verileri olduğunu söyleyen Başkan Sert; Güçlü Türkiye ekonomisinin ancak herkes tarafından inanılan, güvenilen verilere dayalı olarak inşa edebileceğini belirterek, TÜİK'in atacağı şeffaflık adımlarıyla güvenilirliğini tesis ederek referans kurum imajını güçlendirmesi yönünde ekonomi yönetimi ve TÜİK yetkililerinden yeni adımlar beklediklerini belirterek sözlerini tamamladı.   


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.25 12:22:51
Son Düzenlenme Tarihi :





Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Mehmet Ali Laga sergisini ziyaret etmek için son saatler

Türk sanat tarihinde batılılaşmanın öncüsü nitelemesiyle bir döneme adını vermiş asker ressamların 4. kuşak temsilcilerinden olan Mehmet Ali Laga’nın “Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Mehmet Ali Laga – Asker ve Ressam” sergisi sanatseverlerden büyük ilgi gördü.

Mehmet Ali Laga (1878-1947), Sultan Abdülhamid'in itibar ettiği Şeyh Zâfir Efendi'nin torunu olarak İstanbul Beşiktaş'taki Ertuğrul Tekkesi'nde büyüdü. 
Kuleli Askeri İdadisi'nden sonra Harbiye'den mezun olup hayatını savaş yıllarında asker-ressam, barış yıllarında öğretmen-ressam olarak sürdürdü. Balkan Harbi yıllarından, Çanakkale'de cephede yaptığı resimlere, Trablusgarp'tan Edirne'ye ve esir alınarak götürüldüğü Sofya'ya uzanan çalışmaları, Cumhuriyet'in eşiğinde olan bir toplumu, asker-ressam gözünden aktarıyor. Yaşadığı ve gördüğü yerleri betimleyen sanatçının, ülkemizin savaş yıllarında şehirlerini, meydanlarını, camilerini ve çeşmelerini betimleyen peyzajları, dönemin kaydını tutan tarihi bir belge olarak nitelendiriliyor.
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.02 15:04:47
Son Düzenlenme Tarihi :