SON DAKİKA

logo

Elmalı’da gazetemizi ziyaret eden Başkan Tütüncü, Yazı İşleri Müdürümüz Ferudun Özgünsür’e konuştu : ANTALYA KAZAN, BİZ KEPÇE DOLAŞIYORUZ

“Ben bir belediye başkanı olarak 14 yıldır hiç anket yaptırmadım. Anket sokaktaki insandır, elini sıktığınız insandır” diyen Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Elmalı’da gazetemizi ziyaret etti ve Yazı İşleri Müdürümüz Ferudun Özgünsür’e önemli açıklamalarda bulundu. “Antalya kazan, biz kepçe dolaşıyoruz” diyen Başkan Hakan Tütüncü, “Vatandaş gelin diyor, daha sık gelin diyor. Ben gezdiğim yerlerde bizden en fazla beklentinin bu yönde olduğunu görüyorum.Vatandaş daha fazla gelin diyorsa o zaman o vatandaşın gönlü bizdedir. Bizimde onlarla daha fazla beraber olmamız lazım” derken, “Bugüne kadar Muratpaşa, Konyaaltı dahil tüm ilçeleri bir kaç kez gezdim gördüm. Benim arazide gördüğüm şey şu . Evet ekonomik sıkıntılar yaşanıyor. Bunu görüyoruz. Ama bunun ulusal çapta yaşanan ekonomik sıkıntılar olduğunu anlatıyoruz. Günden güne daha iyiye gideceğimizi görüyorum. bende ki trent bu yönde” dedi.

    “Ben bir belediye başkanı olarak 14 yıldır hiç anket yaptırmadım. Anket sokaktaki insandır, elini sıktığınız insandır. Biz örneğin Elmalı’da ve diğer ilçelerde tüm gün geziyoruz. İşyerlerine, kahvehanelere hatta evlere girdik. Her türlü insanın her türlü derdiyle dertlendik. Az önce kahvehanede oturan bir ağbimiz ile bir hadise yaşandı. 9 aydır ruhsat alamadıklarını söyledi. Hemen bilgilerini alıp ilgilenmek istedik. Ama bilgilerini vermek istemedi. Bizim hatamız varsa çözelim dedik. Ama hata söz konusu proje müelliflerinin hatalarından kaynaklanmış dedik. 
    Biz buna varana kadar herkesin derdi ile dertleniyoruz. Sabahtan beri gezdiğimiz Elmalı’da görüştüğümüz insanlar anket için bir örneklem değildir. 
    Biz geçen hafta Gazipaşa’da idik. Gazipaşa bizim zorlandığımız, zor bölgelerden birisidir. Bizi sevgi ile bağrına basan o esnaf, turizmciler, meydanda 2 saat oturduğumuz, dertleştiğimiz vatandaşla herşeyi konuştuk.  Her gittiğimiz yerde milletin teveccühünün bizde olduğunu gördük. Algıya kapılıpta ekonomi kötü gidiyor diye düşünen insanlarında gerçekleri daha iyi anladığını, gerçeklerle yüzleşme noktasında bir cesaret içerisinde olduğunu görüyorum.
ÖNCELİKLİ ÇALIŞMAMIZ 2023 SEÇİMLERİ İÇİN 
    Bizim ziyaretlerimiz, gezilerimizin arka planında yatan en önemli hakikat şu. Biz bu çalışmalara başlamadan önce genel merkezimizde milletvekillerimizle, İl Başkanımızla, teşkilatımızla yaptığımız çalışmalar neticesinde 2023 seçimlerine yönelik bir heyecanın var olması bakımından bir çalışmanın yapılması ve yaz dönemin de bu anlamda çok önemli olduğu konusunda bir görüş birliğine vardık. Şu an içinde bulunduğumuz yaptığımız çalışmalar 2023 seçimlerine yönelik bir heyecan oluşturmaya yönelik çalışmalar.
2023 SEÇİMLERİNDE BAŞARI SAĞLAMALIYIZ Kİ 2024'DE BAŞARILI OLALIM
    Evvela tabi bunun bu şekilde algılanması gerektiği kanaatindeyim. Elbette 2024'te de Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkanlıkları seçimi yapılacak. Bizim  bu yaptığımız çalışmaların dışardan bakıldığı zaman ilk algısının sanki 2024 seçimleriymiş gibi algılanması durumu söz konusu. Merdivenin basamakları tek tek çıkılır. İlk hedefimizin 2023 seçimleri olduğunu söylüyorum. Biz 2023 seçimlerinde başarı sağlamalıyız ki, 2024 seçimlerine de başarımızı taşıyalım. 
    Bugün Elmalı’da yaptığımız çalışma bireysel bir çalışma değil, teşkilat çalışmasıdır.
    2024 seçimlerine de daha bir hayli var olduğunu düşünüyorum. Dereyi dörmeden paçayı sıvamayalım diye bir söz var. Daha önümüzde 2023 seçimleri varken , tüm motivasyonumuzu buraya toplamışken, başka konuları konuşmamız, kendi içimizde bile mütala etmenin, müzakere etmenin bize bile faydası olmayacağını, zararının olacağı kanaatindeyim. 
SEÇİM ÇALIŞMALARINA 2019'DA BAŞLADIK
    2024 seçimleri bizim partimizin gündemini şuan işgal eden bir konu değil. Ama bu şu anlamda bizim 2024 seçimlerine çalışmaya başladığımız tarih 2019 dur. Seçimi kazandığımız tarihtir. Yani ben 2009'da belediye başkanlığı ikinci kez kazandım. Arkadaşlarıma o gün ifade ettiğim ilk şey şudur. 2024 seçimlerinin kampanya günü bugün itibariyle başlamıştır dedim.
    5 yıllık bir dilim, bir takvim var. Bu dilimin içinde seçimi ilk kazandığınız andan itibaren gösterdiğiniz tepkiyi seçmen unutmaz. Mesela seçimi kazanmış kendinizi kaybetmişsinizdir, çılgınlar gibi eğlenmişsinizdir. Vatandaş bunu bir kenara yazar. Ama seçimi kazanmışsınızdır, bir vakar içerisinde kendi arkadaşlarınızla sessizce kucaklaşıp evlerinize dağılın demişsinizdir. Sabah namazında bir camiye gidip dua edip, Allah’ım bizi bu insanlara mahçup etme demişsinizdir herkes bunu da bir kenara yazar. O kampanya bizim için bir önceki seçimi kazandığımız dakikadan itibaren başlamıştır. 
    2019-2024 yılı bizim planlamamız çok iyi hatırlıyorum belediye sağlık merkezinde bizim küçük bir seçim ofisimiz vardı. Arkadaşlarla gece 1-1,5 gibi geldik, kucaklaştık, kutladık birbirimizi ve hadi arkadaşlar herkes evlerine sessizce dağılsın dedik. Sabah namazında da Çelebi Sultan Camisi’ndeydik, ellerimizi açıp dua ettik Allah’ımıza “bizi utandırma, beş yılda bizi mahçup etme” diye. Verdiğimiz sözler var, onların planlamaları var. Onları yerine getirebilmek için yola devam ediyoruz.
    2024'e kadar yapmamız gereken ne varsa hepsi planlı ve proğramlı şekilde devam ediyor.
  PARTİMİZ YENİDEN İVME KAZANDI
    Partimizin durumu günden güne iyiye gidiyor. Antalya kazan biz kepçe dolaşıyoruz. Bugüne kadar Muratpaşa, Konyaaltı dahil tüm ilçeleri bir kaç kez gezdim gördüm. Benim arazide gördüğüm şey şu . Evet ekonomik sıkıntılar yaşanıyor. Bunu görüyoruz.  Ama bunun ulusal çapta yaşanan ekonomik sıkıntılar olduğunu anlatıyoruz. Günden güne daha iyiye gideceğimizi görüyorum. bende ki trent bu yönde. Ben gittiğim yerlerde saygı ile sevgi ile karşılandım. Biz yere yere girip çıkıyoruz. Çünkü söyleyebileceğimiz o kadar çok şey var ki hem yerelde hem de genelde. Genel seçime yönelik bizim söyleyeceğimiz çok şey var. İnsanların makul bir seviyede meseleyi değerlendirebilecekleri bir ortamı onların zihinlerine sunmak en önemli vazifemiz ve biz şimdi onu yapıyoruz.
    Partimizin durumu her geçen gün daha iyiye gidiyor. Ben bunu görüyorum. Size de anketler geliyordur. Yalan yanlış anketlerde bile trentlerin yükseldiğini görüyoruz. En iyi anket seçimlerdir. 
KAHVEHANELER MİLLETİN MECLİSLERİDİR
    Ben diyorum ki kahvehaneler milletin meclisleridir. Biz şu ana kadar kahvehanede hem uzun sürelerle oturduk. Kahvehanelere girip toplantı yapmıyoruz, sohbet ediyoruz. Derdi olan varsa derdini dinleyip, çözebileceksek çözmeye çalışıyoruz. Biz nutuk çekecek değiliz. Ama biz insanları dinlemek, oradaki insanların banzını utmak, oradaki insanların varsa iyi ya da kötü söyleyecekleri sözleri dinlemekle mükellefiz. 
    Bize varsa talepleri iletilirken, merhaba dediğinizde gözlerinin içine baktığınızda bir siyasetçi karşısındaki insanın gönlünün sende olup olmadığını bilir. Biz elimizi tutan bir adamın gönlünün bizde olup olmadığını biliriz. 
VATANDAŞ BİZİ DAHA ÇOK SAHADA GÖRMEK İSTİYOR
    Vatandaş bizi daha çok arazide görmek istiyor. Esnaf dükkanında görmek istiyor, evlerde görmek istiyor, kahvehanede görmek istiyor, yanında istiyor.
    Pandemi ile birlikte  bu biraraya gelmeler bir miktar azaldı. Ben de ilçe başkanı arkadaşlarıma hep bunu söylüyorum. Bu gezilerimiz bir çok arkadaşımızı hareketlendirdi. Bizim ziyaretlerimiz, vekillerimizin ziyaretleri teşkilatlarımızı da hareketlendirdi. Biz geliyoruz, bir kaç gün sonra bir milletvekilimiz geliyor, sonra bir başka milletvekilimiz geliyor, daha sonra yine biz geliyoruz. Bunları üstüste koyduğunuz zaman Elmalı’daki teşkilat kahvehanede, sokakta, işyerlerinde, evlerde, köyde, serada oluyor.
    Vatandaş gelin diyor, daha sık gelin diyor. Ben gezdiğim yerlerde bizden en fazla beklentinin bu yönde olduğunu görüyorum.Vatandaş daha fazla gelin diyorsa o zaman o vatandaşın gönlü bizdedir. Bizimde onlarla daha fazla beraber olmamız lazım. 
PİL FABRİKASI’NA SANAYİ MÜZESİ
    Pil Fabrikası ile ilgili karar alındı. MKE’den hazineye devrine ilişkin. MKE, özel hukuk tüzel kişisi. Yani bir anonim şirket , bir ticari şirket. Dolayısıyla hazineye devri ile ilgili karar alındı. Mesele tapu aşamasında . Tapunun devri yapıldıktan sonra TOKİ eliyle Pil Fabrikasının içerisine bir millet bahçesi inşa edilecek.
    Oranın içerisindeki yapılar tescillendi. O binaları tescil ettirdik. Anıtlar Kültür Varlıkları Kurulu’na. Tescil işlemleri çok önemli bir aşamaydı. Şimdi sıra oranın ihya edilmesinde.
    Hedefimiz şu : Biran önce Pil Fabrikası’nın millet bahçesi olması. Arada ince bir duvar var. Birleştirilecek. Oraya 130 dönüm daha ilave edilecek. 250 dönümde Pil Fabrikası alanı. Şehrin merkezinde 380 dönümlük yeşil alan ve sosyal donatı alanı  yaratmış olacağız.
    Bir hayalim var burası ile ilgili. Pil Fabrikası alanı içerisindeki fabrika binasının nasıl Dokuma’da bilim merkezi kurduysak, Türkiye’nin en önemli bilim merkezlerinden birisi olduysa, en büyüğü olduysa Pil Fabrikasının içine de Türkiye’nin sanayi tarihini anlatan bir “Sanayi Müzesi” kurmak , Türkiye’nin sanayi tarihini anlatan en özel müzesi olmasını istiyoruz, planlıyoruz. “
* FERUDUN ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.09.11 21:39:28
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Dijital bağımlılık ve obezite ile mücadele edeceğiz"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Çocuklarımızda dijital bağımlılık başta olmak üzere her türlü bağımlılıkla, obezite gibi rahatsızlıklarla mücadele edilmesi için özellikle okul bahçelerini etkin kullanmak üzere bir çerçeve program başlattık" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Antakya’da Şehit Ömer Faruk Adaş İlkokulu’nda 2023-2024 eğitim öğretim yılı açılış törenine katıldı. Bakan Tekin, sabah Hatay Valisi Mustafa Masatlı ile toplantı yaptıklarını belirterek, "İnşallah ödevlerimizi yerine getirip en kısa zamanda bizim üstümüze düşen kısmıyla Hatay’daki aksaklıkları giderip yaraları saracağız. Bizim hesaplarımıza göre Hatay’da 2 bin 500’e yakın dersliğimiz deprem sebebiyle kullanılamaz duruma gelmiş, yıkılanlar veya ağır hasarlı olanlar açısından söylüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı en kısa zamanda bu eksikliklerin giderilmesi yönünde. Biz şu ana kadar bu 2 bin 500’e yakın dersliğin yaklaşık bin 700’ünü en azından planlamış durumdayız. Büyük oranda tamamlanmış olanlar var. Ama şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Önümüzdeki eğitim öğretim yılında bu eksiklikler giderilmiş olacak inşallah. Ben bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın özel hassasiyeti olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim. Biz de her kabine toplantısında Sayın Cumhurbaşkanımıza deprem bölgesiyle ilgili yaptıklarımız konusunda bilgi veriyoruz. Mutlaka kabine toplantılarının bir kısmı bu bölgedeki aksaklıklar, eksiklikler, yapılanlar, yapılması gerekenlerle ilgili bir koordinasyon toplantısına dönüşüyor. O yüzden onu da paylaşmış olayım" dedi.
Genel anlamda bütün Türkiye’de eğitim-öğretim yılının bugün başladığını anlatan Tekin şöyle devam etti:
"Yaz aylarının başından itibaren Milli Eğitim Bakanlığı’nda gerek mevzuat düzeyinde yani ikinci mevzuat düzeyinde gerek bakanlık içi düzenlemeler anlamında kamuoyunda çokça tartışılan, çokça gündeme gelen ve önemli oranda da takdir toplayan düzenlemeler yaptık. En son bu hafta sonu yayınlanan bir yönetmeliğimiz var. O yönetmeliğin ana felsefesi şu kıymetli misafirler. Önce biz bu yılı bütün öğrencilerimizin Türkçeyi, dört beceri temelli olarak yani ana dilini konuşabilen, kullanabilen, ana dilinde kendisini ifade edebilen bir öğrenci profiline kavuşmak istediğimizi deklare etmiş olduk. Ana dil eğitimini bu yıl önemli oranda gündemimizi aldık. Ana konularımızdan bir tanesi bu yaptığımız değişikliklerin de özellikle belki daha çok tartışılan konular işte test sınavlarının kaldırılması vesaire gibi konular tamamen buna odaklanmış durumda. İkinci olarak yaptığımız önemli bir felsefe ya da mantık değişikliği olarak şunu söyleyebilirim. Bütün öğrencilerimizin sosyal sorumluluk bilincini yükseltmek için müfredatımızda, mevzuatımızda önemli değişiklikler yaptık. Gerekçemiz şu, bakın asrın felaketi dediğimiz bir felaketi yaşadık. Eğer bu çocuklarımıza biraz önce bahsettiğim sosyal sorumluluk düşüncesini, algısını yerleştirmezsek Allah korusun bundan sonraki felaketlerde yaşadığımız geçtiğimiz süreçte yaşadığımız toplumsal dayanışma şuurunu, bilincini tekrar görememe riskiyle karşı karşıya kalabiliriz ve o yüzden biz bakanlık olarak bunu da önümüzdeki yılın önemli etkinlik alanlarından bir tanesi olarak tanımladık."

Her türlü bağımlılıkla mücadele
Bakan Tekin, her türlü bağımlılıkla mücadele edeceklerini belirterek, "Geleneklerimizin, göreneklerimizin yaşatılması için çocuklarımızın dijital bağımlılık başta olmak üzere her türlü bağımlılıkla, obezite gibi rahatsızlıklarla mücadele edilmesi için özellikle okul bahçelerini etkin kullanmak üzere bir çerçeve program başlattık. İnşallah bu programla da amaç dediğimiz şeye ulaşmış oluruz" diye konuştu.
Tekin, sözlerine şöyle devam etti:
"Türkiye’de kamu görevlilerinin önemli bir kısmı öğretmen. Kamu - özel toplamda yaklaşık 1 milyon 200 bine yakın öğretmenimiz var. Yaklaşık 20 milyon öğrencimiz var. Ve 86 milyon Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşının eğitimle alakalı sözü, önermesi, düşüncesi var. Dolayısıyla biz gerçekten çok büyük bir camiayız. Yaz ayları boyunca şunu özellikle yapmaya çalıştım arkadaşlar. Milli Eğitim Bakanlığı 1 milyonun üstünde öğretmeniyle, idarecisiyle bir ekip ruhu olarak hareket etmeli düşüncesini öğretmen arkadaşlarımızla sürekli paylaşarak bunu ana felsefemizin bu olduğunu paylaşmaya çalıştık. Gerçekten de yaklaşımım bu arkadaşlar."
Eğitimin, Milli Eğitim Bakanlık Merkez Teşkilatı’nın ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın tek başına sorumluluğunda olmadığını dile getiren Tekin, "Gelin hep beraber öğrencisinden, velisinden, öğretmeninden, sivil toplum örgütlerinden siyasetçisine kadar hep beraber bu yükün altına hep birlikte girelim. Hepimiz şuradan başlayalım. Bakanlık şunu yapmalıdır. Evet ama ’ben de şunu yapmalıyım’ diyerek önce herkes kendi sorumluluğunu yerine getirsin. Böylece bu yükü hep beraber kaldırmış olalım diyorum. Bunu da önemsiyorum ve 2023-2024 eğitim öğretim yılında eğitim alanında bir toplumsal seferberlik şuuruyla hareket ettiğimiz bir eğitim öğretim yılı olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kulandı.
Şehit Ömer Faruk Adaş İlkokulu’nda düzenlenen 2023-2024 eğitim öğretim yılı açılış törenine, Hatay Valisi Mustafa Masatlı da katıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.11 17:38:07
Son Düzenlenme Tarihi :





Vatandaşlar Avcılığa Karşı, Fotoğrafçılığı Spor Olarak Destekliyor

Vatandaşlar, avcılık faaliyetlerine olan karşıtlıklarını dile getirerek, vahşi yaşamın korunması ve sporunun avcılık yerine fotoğrafçılık olarak yapılması gerektiğini vurguluyorlar. Geleneksel spor olarak görülen avcılığın yerine, hayvanların en güzel ve özel anlarını fotoğraflayarak onları korumanın ve takdir etmenin daha uygun bir spor etkinliği olduğunu belirtiyorlar.

Avcılığa Karşı Tepki

Ülkemizde uzun yıllardır avcılık, bazı kesimler tarafından geleneksel bir spor olarak kabul ediliyordu. Ancak, son yıllarda çevre bilincinin artması ve doğal yaşamın korunmasına yönelik duyarlılığın yükselmesi, avcılığa karşı tepkilerin de artmasına neden oldu. Vatandaşlar, vahşi yaşamın sürdürülebilirliği için avcılığın sona erdirilmesi gerektiğine inanıyorlar.

Fotoğrafçılığın Yükselen Popülaritesi

Geleneksel spor olarak görülen avcılığın yerini, hayvanların en güzel ve özel anlarını fotoğraflayarak takdir etme eğilimi almaya başladı. Fotoğrafçılığın yükselen popülaritesi, doğa ve hayvan sevgisiyle birleştiğinde vahşi yaşamın korunmasına önemli katkılarda bulunabileceği düşünülüyor. Vatandaşlar, fotoğrafçılığın avcılığa kıyasla daha etik ve sürdürülebilir bir alternatif olduğunu belirtiyorlar.

Doğal Yaşamın Korunması ve Eğitim

Avcılığın yaygın olarak yapıldığı bölgelerde, doğal yaşamın korunması ve sürdürülebilirliği büyük önem taşıyor. Fotoğrafçılık etkinlikleri, insanları vahşi yaşama dair bilinçlendirerek doğal yaşamın korunmasına katkı sağlıyor. Özellikle genç nesillerin eğitiminde fotoğrafçılığın kullanılması, onların doğal yaşama olan merakını artırıyor ve avcılık yerine daha etik bir spor olarak fotoğrafçılığa yönlendiriyor.

Yetkililerin Rolü

Vatandaşların ve doğa koruma derneklerinin artan talepleri, hükümetin de dikkatini çekmiş durumda. Yetkililer, doğal yaşamın korunması ve vahşi yaşamın sürdürülebilirliği için avcılıkla ilgili düzenlemeler yapmayı ve fotoğrafçılığı teşvik etmeyi planlıyor. Bu sayede, doğal zenginliklerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.

Sonuç

Ülkemizde avcılığa karşı artan tepkiler, fotoğrafçılığın spor olarak benimsenmesine ve doğal yaşamın korunmasına yönelik bilinçlenmeye önemli bir ivme kazandırmış durumda. Avcılığın yerini fotoğrafçılığın almasıyla vahşi yaşamın korunması ve sürdürülebilirliği için olumlu adımlar atılacağı düşünülüyor. Hükümetin ve toplumun ortak çabalarıyla, doğal zenginliklerimizin gelecek nesillere aktarılması ve doğal yaşamın devamı için önemli bir adım atılmış olacak. -ABDÜLTALİP GÜNGÖR

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.07.23 11:30:54
Son Düzenlenme Tarihi :